Sıklıkla Yapılan 5 Google Adwords Hatası

Dijital pazarlama denilince akla ilk gelen araçlardan biri olan Google Adwords, web sitenize ziyaretçi çekmenin yanısıra doğrudan satış kanalı oluşturması ile biliniyor. Doğru ve güncel bir şekilde yönetilen adwords kampanyaları şirketlerin dijital pazarlamadan geri dönüş oranlarını arttıracaktır. Bu yazımda şirketlerin Adwords kampanyalarında geri dönüş oranlarını ciddi şekilde etkileyebilecek,  sıklıkla yaptığı 5 hatayı incelemeye çalıştım.

1-Anahtar Kelimeleri Doğru Gruplamama

Adwords reklamlarında anahtar kelimelerin belirlenmesinin akabinde yapılması gereken iş anahtar kelimeleri doğru bir şekilde gruplayarak kampanyaları oluşturmaktır. Örneğin, Apple gibi çok fazla ürün çeşidi olan bir firma için reklam verdiğinizi düşünelim. Doğru anahtar kelimeler yine doğru sözcüklerle reklamınızı anlatmalı.

Apple adwords reklam örneği
Adwords reklamlarınızda anahtar kelimeleriniz doğru kampanyalarla gruplanmalı

2-Anahtar Kelime Eşleşmesini Doğru Kullanmama

Adwords 3 türlü kelime eşleşme türü sunar. Bunlar ;

  • Geniş Eşleme: Anahtar kelimelerinizde ki kelimeler farklı sırada da olsa yapılan aramalarda yer aldığınızda reklamınız gösterilir.
  • Sıralı Eşleme: Anahtar kelimeniz(” “) işaretleri arasında yer alır. Google Adwords işaretler arasındaki kelimeleri değişmez ve parçalanmaz tek bir kelime gibi algılar. Yapılan aramalarda anahtar kelimeniz sizin belirttiğiniz şekilde yer almalıdır.
  • Tam Eşleme: Yapılan arama tam olarak anahtar kelimeniz ile eşleşmelidir. Yaptığınız listede tam eşlemeli anahtar kelimeniz [ ] işaretleriyle görülür.

Burada adwords uzmanı ile müşteri anahtar kelimeler üzerine ortak çalışarak, anahtar kelimelerin eşleme türünü belirlemeleri gerekir. Ben başlangıç olarak tam eşleme ile kampanyaların başlatılmasını tavsiye ediyorum. Daha sonra, yeterli gösterim veya tıklama alınmaması durumunda sırayla sıralı eşleme ve geniş eşleme kullanılabilir. Yine benzer şekilde geniş eşleme de istenilen sonuçlar alınmadıysa sıralı eşleme ve tam eşlemeye geçiş yapılabilir.

3-Negatif Anahtar Kelime Kullanmama

Kampanyalarınızda kullanacağınız anahtar kelimelere benzer fakat sizin kampanyanızla ilgisi olmayan kelimeler olacaktır. Bu kelimeler boş yere reklamınızın gösterilmesine veya tık almasına neden olabilir. Bu nedenle bu kelimeleri arayan kullanıcıların sizin reklamlarınızı görmemesi için negatif anahtar kelimeler kullanmalısınız. Örneğin kemer satan bir e-ticaret sitesiniz. Antalya Kemer, Su Kemeri, Kemer Belediyesi vb. arayanları düşünerek negatif anahtar kelime kullanmalısınız.

4- Kendi Markanızı Anahtar Kelimelerde Kullanmama

Genellikle markalar kendi websiteleri zaten ilk sırada çıktığı için kendi markasının kelimelerini ıskalar. Ancak şu iki ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekir.

  • Rakip firmalarınız sizin marka anahtar kelimelerinize reklam verip müşterilerinizi çalabilir.
  • İnsanların çoğu ilk sıraya onun bir reklam olduğunu bilmeden tıklarlar. Öte yandan marka anahtar kelimelerin maliyeti genellikle düşüktür. Alacağınız tıklamalar ile düşük fiyata kampanyanızın kalite puanını yükseltebilirsiniz. Böylece diğer kelimeler içinde maliyetinizi düşürmüş olursunuz.
Özellikle kampanyanızın kalite puanını yükseltmek için kendi markanıza reklam vermeniz önemlidir.
Özellikle kampanyanızın kalite puanını yükseltmek için kendi markanıza reklam vermeniz önemlidir.

5-Sayfa Yönlendirmesinin Doğru Yapılmaması

Genelde Adwords reklamlarında tıklamalar doğrudan sitenizin ana sayfasına gider. Ana sayfa potansiyel müşterilerinizin aradıkları şeyleri bulmaları için fazla kalabalık olabilir. Bu yüzden reklamlarınızı daha sonuç odaklı sayfalarınıza yönlendirmelisiniz. Ek olarak, reklamınızı ara ara farklı sayfalara yönlendirerek test etmeniz ve dönüşüm oranlarını karşılaştırmanız doğru yönlendirme sayfasını bulmanıza yardımcı olacaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İTÜ Elektrik Mühendisliği mezunuyum. B2B Pazarlama, Mühendislik ve Marka Yönetimi özel ilgi alanlarım. Şuan Mühendislik firmalarına Pazarlama danışmanlığı yapıyorum.

Bir Cevap Yazın

Hikaye Anlatarak Pazarlamak Neden Önemli?

Hayal etmek, mükemmel bir şey. Yuval Noah Harari’nin “Sapiens: A Brief History of Humankind” adlı kitabında anlattığı gibi; insanı bugünlere getiren şey, hayal kurma yeteneği. Hayal gücümüz sayesinde tarih boyunca medeniyetler inşa ettik, topluluklar oluşturduk ve yiyecek zincirinin en tepesine ulaştık. İmkansız olanı öngörme yeteneğimiz, bizi binlerce yıldır hayvanlardan ayıran en önemli özelliğimiz oldu.

O dönemlerde mağara evlerde anlatılan bu hikayeler, insanlar arasındaki iletişimin primitif örnekleri olarak hayal gücüyle süslendiler ve günümüze kadar uzanan destanlara dönüştüler. Ancak hiçbirimiz, lise dönemlerimizde edebiyat öğretmenlerimizin İlyada ve Odysseia gibi antik literatür destanlarını okutarak insanın ilkel iletişim süreçlerini ve hikayeye olan ihtiyacını anlamamızı istediğini elbette ki düşünmemiştik.

Dijital insanlar olarak, sorunlarımızı çözmesi için en güvendiğimiz kaynağın Google olduğu yalnız bir jenerasyonuz. Arama motoruna kelimeleri yazıyoruz ve o da bizi görmek istediğimiz kişilerin bağlı olduğu ağlara ve internet sitelerine yönlendiriyor. Peki sizce, tüm bu çabamızın nedeni ne? Aslında cevap çok basit: Çeşitli sanal ortamlarda insanlara hikayelerimizi daha iyi anlatabilmek. Çünkü, modern dünyada hepimiz birer hikayeyiz ve her hikaye gibi, bizimkilerin de menşei hayal gücü.

Büyük veya küçük fark etmeksizin, hemen her markanın pazarlama iletişim çalışmalarına önem verdiği günümüz dünyasında tüketicilerin maruz kaldığı mesajlar arasından sıyrılmak oldukça zorlaştı.Tüm bu şartlarda işe girerken insan kaynakları uzmanının, sunum yaparken üniversitedeki hocanın veya herhangi bir mal veya hizmet satarken tüketicinin ilgisini çekmek istiyorsanız ona verdiğiniz bilgiyi kişiselleştirmeniz gerekiyor. Kısacası, verdiğiniz bilgi ile alıcı arasında duygusal bağ oluşturmalısınız. Bu noktada hikaye anlatımı, hem mevcut hem de potansiyel tüketicilerin aklında markaların canlanmasını sağlamanın en güçlü yollarından biri. Eğer markalar, ürün ve hizmetlere insanların dikkatini çekecek bir hikaye verebilirlerse işte o zaman hedef kitleyle birlikte yolculuğa çıkabiliyorlar.

Hikaye Anlatımı Neden İşe Yarıyor?

19. yüzyılın sonlarında Adam Smith ve David Ricardo gibi teorisyenlerin geliştirdiği “homo economicus” terimine dayanarak John Stuart Mill’in ortaya attığı “ekonomik insan” kavramı dolayısıyla insan, ekonomik sistemde faydacı ve menfaati doğrultusunda hareket eden bir varlık olarak ele alındı. Ancak, davranışsal ekonomi modeli geliştirilerek insanın yalnızca kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden bir varlık olarak ele alınmasının dar bir görüş olduğu ortaya atıldı. Nitekim homo economicus modeline göre, herhangi bir vakıfa veya derneğe yardım yapan ya da ekonomik çıkarı olmaksızın toplum için fayda sağlayan işlerde çalışan insanları açıklamak mümkün değildi. Çünkü bizler, salt mantıkla düşünen varlıklar değiliz. Hikayeler, bu noktada mantık dışı beynimize hitap ederler. Tüm bu mantık dışı eylemler, “duygu” adı altında hayatımızda yer alır ve söz konusu duygular olunca insan için her şeyin boyutu değişir.

Bunun yanı sıra, işin bilimsel kısmına odaklanmak gerekirse; düz bir enformasyonu okurken beynimizin yalnızca dil ile ilgili bölgeleri çalışıyor. Ancak bir hikaye okuduğumuzda yalnızca dil bölgeleri değil, aynı zamanda o hikayeyi yaşıyor olma durumunda aktif hale gelecek kısımları da çalışmaya başlıyor. Fast Company’nin yaptığı bir araştırmaya göre; ortalama bir insan günde 100.000 dijital kelime tüketiyor ve bu insanların %92’si, marka reklamlarını hikaye şeklinde görmek istiyor. Çünkü beyin, resimleri kelimelerden 60 kat daha iyi algılıyor. Hal böyle olunca pazarlamacıların hikayelerle tüketicilerin kalbini kazanmaya çalışmaları kaçınılmaz hale geliyor.

2018’de Markaları Hikaye Anlatımıyla İlgili Bekleyen Trendler Nelerdir?

  • CSO (Chief Storytelling Officer) Yükselecek

Evet, yanlış okumadınız. Pazarlama yöneticilerine taptaze bir unvan daha eklendi. United Airlines, kısa zaman önce marka hikayesi oluşturması ve tüm işletmeye entegre etmesi için bir CSO atadı. Görünen o ki, bu unvana sahip yöneticiler, pazarlama masasında daha çok yer bulacak.

  • Daha Fazla Marka, Müşterilerini, Hikayelerini Anlatmaya Teşvik Edecek

Markaların hikaye anlatımı güçlü olsa da kendi deneyimleri hakkında hikayeler anlatan müşteriler her zaman daha etkilidir. Bu hikayeler, gerçek dünyadaki deneyimleri yansıttığı için orijinallik ve inandırıcılıklarıyla kazanırlar. Airbnb ve GoPro gibi markalar, müşteri odaklı hikaye anlatımını oldukça iyi yöneterek ön plana çıkıyorlar.

  • Videolar Daha da Önem Kazanacak

Son yıllarda görsel hikaye anlatımı, kelimelerin değerini düşürdü dersek sanırım yanlış olmaz. İnsanlar fotoğraf, grafik veya videolar üzerinden kısa sürede ve kolayca bilgi toplamak istiyorlar. Yemek tariflerinin bile 60 saniye ile sınırlandığı dünyada uzun videoları izlemek için kimsenin vakti yok.

  • Sanal Gerçeklik Hikaye Anlatımı Ortaya Çıkmaya Başlayacak

Markalar, içerik sunmak için yeni yollar aradıklarından, sanal gerçekliği keşfetmeye ve kucaklamaya başladılar. Intel’in CMO’su Steve Fund, şirketin şimdiden fiziksel ve sanal ortamları bir araya getirdiği, drone’lar ve derinlik algılayıcı kameralar gibi teknolojileri kullanarak yeni içerik biçimleri oluşturduğu “Birleştirilmiş Gerçeklik” adlı bir sanal gerçeklik modelinin peşinde olduğunu açıkladı.

Hepimiz Hansel ve Gretel, Kibritçi Kız, Cinderella ve Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler gibi sayısız masalları dinleyerek ve okuyarak büyüdük. Görünen o ki, dinleme ve okuma kaynaklarımız evrilse de hikayelere olan düşkünlüğümüz çocukluğumuzdaki kadar taze. Öyleyse, en ilginç hikayeyi anlatan kazansın!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Hava Kirliliğine Dikkat Çeken Yaratıcı Billboard Örnekleri

  • Bilinçli tüketici satın alım kararlarına yön veren reklamlarda da duyarlı bir ton arıyor. Bunun belki de en iyi yollarından birisi önemli bir sorun hakkında farkındalık yaratmak.
  • Toyota, Calidda ve Coca-Cola ise bunu başarıyla gerçekleştirmiş örneklere sahipler.
  • Benzeri yazılar için; 25 Yaratıcı Billboard Reklam Örneği

Sadece ihtiyaca yönelik ürünleri satın aldığımız dönemler artık çok çok eskide kaldı, bir ürününüz varsa sizinle aynı ürün ya da hizmeti sunanlardan farklılaşabilmek adına bir şeyler yapmak zorundasınız. Bunun en iyi yolu da harcadığınız reklam bütçenizi önemli bir konu için farkındalık yaratmak adına da kullanabilme ihtimaliniz olabilir. Böylece markanız müşteri gözünde daha farklı ve özel bir yere oturacaktır.

Bilinçli tüketici satın alım kararlarına yön veren reklamlarda da duyarlı bir ton arıyor. Bu tüketici kitlesini yakalamak içinse markalar reklam kampanyalarında önemli meseleleri ustalıkla kullanmaya ve farkındalık oluşturmaya daha dikkat eder hale geliyorlar. Gelin hep beraber birkaç örnek bakalım;

Toyota

California’daki hava kirliliği problemine dikkat çekmek isteyen marka filtre görevi gören billboardlar yaptırdı. Çevre dostu bu billboardlar katalizör görevi görerek çevresindeki kirli havayı temizlemeyi amaçlıyordu. California’nın belirli bölgelerinde yaklaşık 2 ay konumlandırılan billboardlar tahminen 2.318 metrekare bir hava temizleme yüzeyi oluşturdu. Ve bununla beraber markanın hidrojen yakıtlı ve sadece su buharı çıkaran Mirai modelinin de tanıtımı yapılmış oldu.

Calidda

Peru doğal gaz şirketi Calidda başkent Lima’daki hava kirliliğine dikkat çekmek için hava kirliliğini emerek mesaj ortaya çıkaran inovatif bir billboard tasarladı. Bu yolla doğal gazın çevreyi en az kirleten seçenek olduğunun mesajını da veren Calidda billboardları şehrin en yoğun trafiğinin olduğu lokasyonlarda konumlandırdı. Böylelikle billboardla temas eden CO2 gazı bir mürekkebe dönüşerek 15 günlük bir süre içinde mesajını ortaya çıkarıyor. 15 günlük bir karbondioksit solunumu ile billboadda ortaya çıkan mesaj ise “Bu bana çok fazla nefese mal oldu.”


Coca-Cola

Coca Cola ve WWF işbirliği sonucu Filipinler’de yaratılan bu dev ağaç billboard hava kirliliğini absorb etme özelliğine sahip. Her ağaç yılda 14 kg karbondioksit emen bu ağaçlar ayrıca şirketin “pozitif yaşama” stratejisinin bir parçası olarak görülüyor ve ağaç dışında billboardun kalan kısımları da çevreye zarar vermeyen materyaller kullanılarak üretilmiş.

Sizin aklınıza gelen başka örnekler var mı?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link