Sigorta Şirketleri İçin Farkı Kurum Kültürü Yaratacak

PwC’nin araştırmasına göre, yüksek performans sergileyen bir kurum kültürü, “Yeni Normal” dönemde sigorta şirketlerinin rekabet gücünün artmasında kritik öneme sahip.

Sigorta 2020: Değerlerden değer yaratmak (Insurance 2020: Unleashing the value from values) isimli PwC’nin hazırladığı raporda, başa çıkılması gereken çok fazla ekonomik, yapısal ve piyasa kaynaklı zorluk varken, sigorta şirketleri için kurumsal kültürün bazen akla sonradan gelen bir unsur olduğu belirtiliyor. Dönüşüm gerektiren çeşitli konuları etkin bir şekilde hayata geçirmek için, kültür açısından da benzer bir değişikliğe gidilmesi gerekiyor.

İş dünyasındaki yeni bakış açısına göre rekabette fark yaratan öncelikli unsur olarak hızlı, yenilikçi, risk odaklı ve müşteri merkezli bir kültür karşımıza çıkıyor. Değişimi harekete geçirmek ve gerçek değeri yaratmak amacıyla sigorta şirketlerinin hizmet sundukları müşterilerini ve faaliyet gösterdikleri ortamı iyi anlamalılar. Ayrıca, birçok düzenleyici kurum sigortalılara daha çok risk farkındalığı kazandırmak ve daha sıkı güvenlik önemleri getirmek istedikleri için bugünkü ajandalarının en başına kurum kültürünü koymuş durumdalar.

PwC Türkiye Sigorta Sektörü Lideri Talar Gül rapor sonuçlarını şöyle değerlendirdi:

“Dünya genelinde insanların daha uzun yaşaması ve korunması gereken varlıkların artması nedeniyle artık sigorta şirketlerinin önünde daha büyük bir pazar bulunmakta. Şirketlerin söz konusu dönüşümü yakalayabilmeleri halinde daha parlak bir ticari geleceğe erişme imkânları var. Sonsuz bir değişimin hâkim olduğu bu dönemde kurum kültürü, sigorta şirketlerinin en önemli değeri veya en büyük düşmanı olabilir. Sigorta şirketleri kurum kültürlerini aktif olarak yürüterek bu durumu rekabet avantajına dönüştürebilirler.”

Rapora göre; pek çok sigorta şirketi kültürlerini yeni pazar koşullarına göre yeniden şekillendirmenin yollarını ararken, birçoğu da kişilerin davranış ve karar veriş şekilleri nedeniyle stratejik amaçlarını gerçek değişikliklere dönüştüremiyor. Rapor, iletişim ve eğitimin tek başına değişikliklerin yönetimi için yeterli olmadığını ortaya koyuyor.

Bu nedenle kurumların çalışanlarının en etkili alışkanlıklarını ve rutinlerini (“önemli anlar”) belirleyip bunları aktif bir biçimde şekillendirmeleri gerekiyor. Rapora göre, bu konuda başarıya ulaşılmasında ise yüksek performans gösteren kurum kültürlerine ait beş altın kural geçerli:

  • Amacınızın, vizyonunuzun ve değerlerinizin net, somut ve eyleme geçirilebilir olduğundan emin olun
  • Önemli anları belirleyin ve bu anlara odaklanın
  • Aktif liderlik ve örnek teşkil eden üst düzey yönetimin varlığını sağlayın
  • Yüksek performans gösteren kültürlerin tüm unsurlarının bir araya getirilmesi için aktif destek ve yatırım sağlandığından emin olun
  • Ölçün, geribildirim alın ve değiştirin
Paylaş
Türkiye ve Dünya ekonomisinin nabzını tutan her konuya duyarlı bir ekonomist.

CEVAPLA