Sen Coca Cola’sın Büyük Düşün

Coca Cola dünyanın gelmiş geçmiş en büyük markalarından biri. Dolayısıyla dünyanın en nitelikli pazarlama stratejisi uzmanlarını bünyesinde barındırdığına dair hiçbir kuşkum yok. Markanın tarihi boyunca yaptığı efsane pazarlama hamleleri de bunu zaten kanıtlıyor. Ancak böyle olduğu için hiç hata yapmayacaklar veya biz onları hiç eleştirmeyeceğiz diye bir şey yok.

Coca Cola, tarihindeki en yanlış pazarlama hamlesini 1985 yılında yaptı. Formülü bildiğimiz Coca Cola’dan farklı, yeni bir ürün yaratıldı. Tüketiciye tadım testleri yaptırıldı. Focus gruplarda “bu tadı beğendiniz mi?” diye soruldu ve büyük ölçüde “evet” cevabı alındı. Bunun üzerine New Coke piyasaya çıktı. Tahmin edilenin aksine Coca Cola, eskisinin yanında yeni bir ürün çıkarma niyetinde değildi. Amaçları orijinal formülü değiştirmekti. Bunu yapınca tarihlerindeki en büyük hezimeti yaşadılar. Tüketiciler orijinal Coca Cola tadını daha çok seviyordu. Satışlar birden düştü. Hatta orijinal Coca Cola piyasaya geri dönene kadar birçok insan Coca Cola içmeyi bıraktı. Bunun üzerine tüm planlar iptal oldu ve eski formüle geri dönüş yapıldı. Tüketiciler ikna olsun diye ismi “Coca Cola Classic” şeklinde değiştirildi.Bana göre Coca Cola, elbette ki New Coke olayı kadar vahim olmasa da bugünlerde yanlış bir pazarlama stratejisi örneği sergilemekte. Daha önce Avustralya, ABD ve İngiltere gibi ülkelerde de uygulanan kampanyada ambalajların üzerinde Coca Cola yerine farklı farklı insan isimleri yer alıyor. Kişiye özel pazarlama olarak tanımlayabileceğimiz bu kampanyada “Her tüketici bizim için biriciktir” anlayışından yola çıktıklarını düşünürsek baya bir çuvalladıklarını söyleyebilirim. Acaba “Fırat” isminin yazdığı bir ambalaj yaptılar mı? Yaptılarsa her bölgeye eşit dağıttılar mı? Rastgele girdiğim bir marketteki buzdolabını açtığımda “Ahmet”, “Hüseyin”, “Ayşe”, ”Rabia” gibi isimleri bulabiliyorken “Fırat”ı bulamıyorsam Coca Cola benim nazarımda değer kaybetmiş demektir. Böyle bir kampanya hiç yapılmasaydı ismi ne olursa olsun herkesin Coca Cola’ya olan yaklaşımı nötr kalacaktı. Bu kampanya sonunda ismine özel ambalajı neredeyse her markette bulabilen “Hasan”ın markaya olan sempatisi 100 üzerinden 30 puan arttıysa; ismini ülkenin hiçbir marketinde bulamayan “Dürdane”nin markaya olan antipatisi 70 puan artmıştır. İsmine özel kutu bulup durduk yerde Coca Cola alanlar kadar bulamadığı için almaktan vazgeçenler var. Her pazarlama stratejisi elbette ki bünyesinde belli bir risk barındırır ancak Coca Cola gibi bir markanın böyle bir riske girmesi bana oldukça gereksiz geldi.

bu-cocacola-senin-icin

Kampanyanın Almanya versiyonunda isimler sadece 1 lt’lik ambalajlara basılmış. İsteyenler internetten sipariş vererek istedikleri boyuttaki şişeye istedikleri isimleri belli bir ücret karşılığında yazdırabilmişler. Türkiye’de de bu yola gidilseydi bu yazıyı yazmamış olacaktım.

Sonuç olarak yıllardır Starbucks’ın yaptığı ambalaja isim yazma ritüelini seri üretime taşımayı amaçlayan Coca Cola kötü bir taklitten öteye gidememiş. Coca Cola gibi bir devin karşımıza çok daha orijinal, çok daha yaratıcı pazarlama stratejileriyle çıkması lazım. Çıtayı kendileri yükseltti, düşürmek yakışmıyor.

Not: Bildiğiniz gibi Coca Cola’nın CEO’su Muhtar Kent. Acaba “Muhtar” isminin yazılı olduğu bir ambalaj yaptılar mı? Yaygın bir isim olmadığı için yapmadılarsa Muhtar Kent’in “ne yani ismi yaygın olmayanlar Coca Cola müşterisi değil mi? Biz müşteri ayrımı mı yapıyoruz?” demesi gerekmez mi? Merak işte…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markam Danışmanlık'ta Marka Stratejisti. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü mezunu. Fikir sever, strateji yazar...

1 Comment

  1. Tam da yerinde bir tespit.Özel isimler yerine ”Annem , Babam , Aşkım”vs. gibi daha genelde kalınsaydı daha başarılı olunabilirdi.

Bir Cevap Yazın

Haftanın Gündemi #66

Pazarlama, marka ve reklam dünyasında, ulusal ve global çapta yankı bulan tüm gelişmeleri yorumladığımız Haftanın Gündemi’nde bu hafta 7 – 13 Ekim arasını konuşuyoruz.

Haftanın Gündemi’nin ses kaydına iTunes Podcast üzerinden buraya tıklayarak ulaşabilirburadan indirebilir ya da aşağıdan dinleyebilirsiniz.

 

Soru, görüş ve önerilerinizi #haftaningundemi hastagiyle bize iletebilir, bilgi@pazarlamasyon.com’a mail gönderebilirsiniz.

Keyifli seyirler.

Bu haftanın konuları:

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tasarım Pazarlamayı Öldürecek mi?

Ikea’nın eski tasarım şefi Marcus Engman, son 6 yıldır Ikea tasarımlarını başarılı bir şekilde yürütmüştü. 2012’den beri Ikea’ya benzersiz tasarımlar yapan Engman geçtiğimiz günlerde kendi tasarım danışmanlığını kurmak için işten ayrıldığını belirtti.

[Fotoğraf: Ikea]

Engman bu ay kendi tasarım danışmanlığını yapmaya hazırlanırken, Bloomberg Businessweek’e tasarım, iş ve şeffaflığın önemi hakkında konuştu, biz de sizler için Engman’ın tasarım ve pazarlamayla ilgili öngörülerini sizler için derledik.

Reklam satın alımlarında para harcamak yerine, Engman şirketlere tasarımlarıyla kendilerini pazarlamayı öğretmek istiyor.

Engman şöyle diyor; “Gerçekten de tasarım olan bir pazarlama alternatifinin olduğunu göstermek istiyorum. “Eğer tasarım ve iletişim ile doğru bir şekilde çalışıyorsanız, medyaya o kadar ihtiyacınız olmadan pazarlamanızı gerçekleştirebilirsiniz.”  Tasarım her zaman ön planda ön planda olmuştur. Artık işlerin nasıl yapıldığına odaklanma biraz değişmiştir, en büyük başarılarımızdan biri, tasarımımızın ortak bir diline benzeyen, kendi tasarım anlayışımızla (demokratik tasarım olarak adlandırdığımız) çalışmaya başladığımızı düşünüyorum. Birçok büyük şirketin tasarım uğraştığı bir sorun ve şirketin farklı bölümlerinin birbirini anlamadığı yönünde olduğunu düşünüyorum. Tasarımı ifade etmek için 5 temel özellik sayabilirim [biçim, işlev, kalite, sürdürülebilirlik ve satın alınabilirlik] herkesin ürün hakkında konuşmasını kolaylaştırmak böylelikle daha kolay bir hal alır.

Tüketici Odaklı Bir Dünyada Tasarım Büyük Bir Satış Noktası Haline Geldi

Tüketici-odaklı bir dünyada tasarım büyük bir satış noktası haline geldi. Tüketiciler, satın aldığımız ürünlerin arkasındaki niyet ve motivasyonu duymak için bu ürünleri tercih etmekte.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link