“Sell Me This Pen” ve İçerik Pazarlaması 0

Hey sen. Evet SEN.

Merhaba. Çok sıkı çalışan ve başarıya aç birine benziyorsun. Her ne iş yapıyor olursan ol, tüm vizyon sahibi insanların taşıdığı basit bir araca her zaman ihtiyacın var: Bir Dolma Kalem.

Ama herhangi bir dolma kalem değil, BU KALEM; şık tasarımlı, eline ve cebine uygun, ergonomik tutuşu ile kısa notlar almak için de uzun el yazıların için de mükemmel.

Sıradan ellerde, bu kalemin içindeki şey belki de sadece mürekkeptir. Ama senin elinde, fikirlerini, hatta belki de “bir sonraki büyük şeyi” kaydetmek için harika bir araca dönüşecek.

“Ama ben klavye ile yazmayı tercih ediyorum.” Tabii, bilgisayarlar iyidir. Ama bir anda ortaya çıkan eşsiz fikirleri yakalamak ve kaydetmek gerektiğinde hep yanında olmazlar, öyle değil mi?

“Eh, akıllı telefonum her zaman yanımda..” Elbette, ama seni gün boyunca her dakika oyalayıp duran o cihaza mı güveniyorsun? Bir kalem ve not defteri seni daima fikirlerinle baş başa bırakır ve rahat bir yazma deneyimi yaşarsın. Göreceksin!

“Peki ya bu kurşun kaleme ne diyeceksin? Bende bir sürü var.” Dostum, kurşun kalemler hata yapmaktan korkan insanlar içindir. Bu dolma kalemi ise eylemlerini daima ölçen, akıllı insanlar kullanır.

Evet, ne diyorsun? Satın alacak mısın?

Sizce Kalemi Satabildi mi?

Sanmam. Çünkü bu “soğuk pazarlama” yöntemini kullanmaya çalışarak yapılan ve karşılaştığım en net ‘kötü satıcılık’ örneklerinden biriydi.

Leonardo Dicaprio’nun muhteşem oyunculuğuyla The Wolf of Wall Street filminde canlandırdığı Jordan Belfort karakteri tarafından yaygınlaştırılan “sell me this pen” yaklaşımını biliyorsunuzdur.

sell-me-this-pen

“Sell me this pen” aslında ikna ve satış sanatına çok iyi bir örnektir ve tamamen soğuk bir müşteri adayına nasıl satış yapılabileceğini eğlenceli bir şekilde gösterir:

  • Müşteri adayının ihtiyaçlarını ve onları geceleri uyutmayan problemlerini belirlemek üzere sorular sormak
  • İtirazları tahmin etmek, ortaya çıkarmak ve onların üstesinden gelmek
  • Ürünün değerini gösterebilmek ve özelliklerini doğru açıklamak
  • Sonuçta, konuşmayı kendiniz hakkında değil müşteri etrafında sürdürmek

Bazılarımız “sell me this pen” yaklaşımını artık modası geçmiş ve günümüzle ilgisi kalmamış bir örnek olarak görebilir. Ama eğer şu kısa sahneyi bir kere daha izlerseniz, koca bir salon dolusu “profesyonelin” dahi bu konuda başarısız olabileceğini göreceksiniz.

Neden birçok insan “kalemi satmakta” başarısız oluyor

Gerçek şu ki insanlar çıkarcıdır!

Tamam, izin verin daha yumuşak ifade edeyim. İnsanlar kendileriyle ilgilenirler; müşterilerimiz kendileriyle ilgilenirler. Yani kendi çıkarlarını, kendi avantajlarını, kendi ilgi duydukları şeyleri önemserler. Biz de onları önemsemeli ve onların ilgilendikleri şeyler hakkında konuşmak için elimizden geleni yapmalıyız.

Ve Jordan Belfort’a göre (gerçek Wall Street kurdu) “sell me this pen” yarışının doğru cevabı şu soruda gizli: En baştan balıklama ürüne mi dalıyorsunuz, yoksa önce kime satış yaptığınızı anlamaya mı çalışıyorsunuz?

İçerik pazarlaması da buna benzer bir sebeple başarısız olur. Özellikle Türkiye’de çoğu zaman hedef kitle merkezli olmak ile şirket merkezli olmak arasındaki çizgiyi doğru ayırt edemez. Ve bu çok kötü, bariz bir kayıp.

Bırakın doğru bir içerik pazarlaması stratejisini, bugün hala ‘Türkçe webde’ büyük bir kitlenin içerik pazarlaması stratejisi bile yok. Doğru ve etkili içerik pazarlaması belki her tür iş ve işletme için kesin bir zorunluluk olmasa da, bugünün bilgi edinme ve sosyal etkileşim bağımlılığı ortamında insanları kazanmak için çok önemli bir araç ve ihtiyaçtır.

Şunu düşünün: Bugün herhangi bir şeyi satın alan müşterilerin yolu %70’lere varan oranlarda dijitalden geçiyor. Hergün daha fazla insan araştırmaları sırasında daha çok ve daha faydalı içerik arıyor; zamanımızın çoğunu mobil cihazlarımızda, sosyal medyada haber içerikli sitelerde ve bloglarda geçiriyoruz.

Bu yüzden yeni bir Content Marketing Institute araştırmasına göre yurt dışındaki B2B organizasyonlarının %86’sının şu anda içerik pazarlamasına yatırım yapıyor olması bir sürpriz değil. Üstelik bu markaların %60’ı da “ilgi çekici içerik oluşturmak” konusunun en öncelikli hedefleri olduğunu açıklıyorlar. Ve bu konu içerik pazarlamasında hep süregelen bir zorluk olarak gözüküyor.

Bunun sebebi de içerik pazarlamasının tanımındaki can alıcı bir noktayı gözden kaçırmakla ilgili:

İçerik Pazarlaması (isim):

Net bir şekilde belirlenmiş bir hedef kitleyi yakalamak ve korumak -en nihayetinde de gelir getirici bir müşteri eylemi elde etmek amacıyla değerli, ilgili ve sürekli içerik üretmeye ve dağıtmaya odaklı stratejik bir pazarlama yaklaşımı.

İçeriğiniz kime hitap ediyor?

İçeriğimizi kim için oluşturduğumuzu -ya da kalemimizi kime sattığımızı- bilmemek, “sell me this pen” yarışındaki asıl zorluk noktamızdır.

Bir web içerik danışmanı olarak şimdiye dek okuduğum en güzel içerik pazarlaması tavsiyesi Joe Pulizzi’ye ait:

“Eğer içerik pazarlamanız herkese hitap etmeye çalışıyorsa, hiç kimseye hitap etmiyordur.”

Webeditoryal.com ve isteveyap.com kurucusu. Web İçerik Danışmanı. Her türlü markaya ve bireysel girişimcilere, küçük ve orta ölçekli işletmelere içerik pazarlaması çalışmalarında yardım etmeyi seviyor. Pazarlama ve reklamcılığa aşık.

Bir Cevap Yazın

Facebook’tan YouTube’a Hamle: Facebook Creator App 0

Facebook Creator App

Kullanıcı sayısı dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i bile geçen Facebook, geliştirdiği Facebook Creator App uygulaması sayesinde, izleyici kitlesi arasındaki kanaat önderleri (influencer) ile yayınlanan yapımlar arasındaki mesafeyi daha da kısaltmayı hedefliyor.

Uygulama, internet “fenomenlerine” video oluşturma, video düzenleme ve canlı yayın için yeni bir alan açmış olacak. Ayrıca takipçileriyle mesajlaşmalarına ve videolarına dair istatistikleri takip etmelerine de imkân sağlayacak. Uygulama kişisel profiller için geçerli olmayacak, yalnızca Facebook sayfası sahipleri kullanabilecek.

Creator App
Facebook Creator App’ten bir ekran görüntüsü

Facebook’un “fenomenler” için duyurduğu bu yeni ürünü aslında, daha fazla insana ulaşarak başarısını artırmak isteyen birçok internet ünlüsü için hâlâ en önemli sıçrama tahtası olan YouTube ile rekabet etmek istemesi olarak yorumlayabiliriz. Anlaşılan o ki hem YouTube’un bu konumu hem de Snapchat’in içerik üretenler için daha fazla ürün ve hizmet sunacağını açıklaması, Facebook’u harekete geçirmiş görünüyor.

Facebook Ürün Müdürü Fidji Simo, geçtiğimiz günlerde yazdığı blog yazısında, YouTube ünlüsü Markian Benhamou ve Facebook’ta komik içerikler paylaşan Jay Mendoza ile bir araya geldiklerini belirtti. Simo, internette içerik oluşturanların ihtiyaçlarının ve hedeflerinin çeşitlendiğini ve bu kişilerin takipçi kitlesini beslemek için gereken araçlara sahip olmalarının önemli olduğunu yazdı. Facebook bunun yanında, Facebook Creator App uygulamasının içerik üreticileri tarafından nasıl kullanılacağına dair bir internet sitesi de hazırlamış.

Facebook Creator App uygulamasının, YouTube’un hakimiyetindeki video pazarlama alanında Facebook’un da var olması için önemli bir hamle olmması bekleniyor.

Her ne kadar bu uygulamanın geliştirilmesi Facebook için rekabet anlamında önemli bir adım olsa da YouTube’un, platform üzerinde kanalı olanlar için benzer bir kanal yönetimi ve videolardan elde edilen gelirlerin paylaşılmasını sağlayan bir ortak programı var. Ne var ki politik ve kültürel konulara odaklanan birçok YouTube ünlüsünü kapsayan YouTube fenomen topluluğunda, reklamverenlerin reklamların nerede görüldüğü konusuna daha fazla eğilmesinden bu yana, ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Özellikle de platformun, reklamverenleri düşünerek videoların uygun olmayan içerik taşıyıp taşımadığı noktasındaki aşırı hassasiyeti, YouTube’daki video üreticileri tarafından gelirlerine bir darbe olarak görülüyor.

Faecbook’un, bu yıl başlattığı YouTube benzeri video platformu Watch sayesinde, canlı yayın içinde reklam verme ve talep üzerine video üretimiyle, içerik üretenler ve platformun kendisi için yeni bir gelir kaynağı yaratmayı başarmıştı. Öyle ki Watch, internet ünlüleri için gelecek vadeden bir özellik olarak öne çıktı. Basketbolda ünlü Ball ailesinin Facebook’un Watch platformu üzerindeki şovu Ball In The Family, Jody Steel’in Body Art’ı ve Jay Mendoza’nın Elote Man’ini, bunun ilk işaretleri olarak kabul edebiliriz. Creator App’i de bu stratejinin yeni bir parçası olarak da düşünebiliriz.

Uygulama, canlı yayınlarıyla öne çıkan video içerik üreticilerini çekmede Facebook’un işine yarayabilir.

Gen Z dijital medya ağı bünyesindeki DanceOn’un Yetenek Direktörü ve İnternet Ünlüsü Yöneticisi Cameron Moody ise diğer platformlarla karşılaştırıldığında internet ünlüleri ve içerik üreticiler için Facebook’un hâlâ en az işe yarar platform olduğunu düşünüyor. Moody, her ne kadar Facebook’un YouTube’daki internet ünlülerini çekmesinin zor olacağını söylese de yeni çıkan uygulamanın dev sosyal ağ için önemli olduğunu, özellikle de canlı videolar konusunda onların dikkatini çekebileceğini de sözlerine ekliyor.

Moody canlı yayın yönetiminin yanında uygulamanın ayrıca, video içerik üreten fenomenlerin hem Facebook hem de Instagram üzerinden takipçileriyle mesajlaşmasını sağlamasının da önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, böylece içerik üreticilerinin takipçileriyle konuşurken uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmayacağını vurguluyor. Uygulama bunun yanı sıra, Facebook’un hikaye özelliğindeki özel çerçeveler ile efektlerini de içerik üreticilerinin yararına sunuyor.

snapchat
Aslında içerik üreticiler ve markalar arasındaki bu kârlı ilişkinin dikkatini çeken yalnızca Facebook ve YouTube değil. Snapchat de bu konuda yeni ürün ve hizmetler sunacağını açıklaması, rekabetin kolay olmayacağını gösteriyor.

Öte yandan Facebook, özellikle de videoda bir yerleştirme için markaların para ödediği içerikleri üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni reklam ürünleri oluşturuyor. İnternet ünlüleri (influencers) pazarlama şirketi olan WHOSAY’in CEO’su Steve Ellis’e göre, içerik üreticileri ve internet fenomenleri, kullanıcıların kayda değer bir deneyim için bu platformları ziyaret etmesi adına cazibe yaratıyor. Ona göre Facebook’un yeni uygulamasının toplayacağı ilgi, markalarla çalışarak gelir elde eden kişilere için işe yaradığı ölçüde gerçekleşecek.

Bakalım Facebook Creator App, Facebook’un video içerik konusunda YouTube ile başa baş bir şekilde yarışmasını sağlayabilecek mi?

2018’e Damgasını Vuracak Dijital Trendler Neler Olacak? 0

Dijital Dönüşüm Danışmanı ve Me Consultancy kurucusu Murat Erdör, 2018 yılında dijital alanda öne çıkacak trendleri açıkladı. Trendlerle ilgili bilgi veren Murat Erdör, tüm dünyada öğrenmeye programlanmış yazılımların ve mobil kullanımının hızla artmasının, yaklaşık 2.5 milyar insanın aktif olarak kullandığı sosyal medya ağlarının çoğalmasının, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi teknolojilerdeki büyük yükselişin, 2018 yılında dijital alandaki pazarlama uygulamalarının önemini daha da artıracağının altını çizdi.

2018 yılına damgasını vurması beklenen dijital trendler şu şekilde:

Fijital pazarlama
Dünya’da bu süreç yaklaşık beş sene önce başlamış olsa da Türkiye’de fijital kavramının geçmişi henüz çok yeni. Yaklaşık 3-4 senedir Türkiye’de konuşulan fijital kavramı, fiziksel ile dijital deneyimleri harmanlayarak tüketiciye en doğru yoldan ve ölçümlenebilir şekilde ulaşılmasını sağlayacak yöntemlerden biri olacak.

Yapay zeka
Artık birçok alanda hizmet vermeye başlayan makineler ve yazılımlar da, tıpkı canlılar gibi topladıkları verileri işleyerek yeni şeyler öğreniyorlar. Öğrenen makinelere en yakın örneği, hemen her gün girdiğiniz Facebook. Yazılım, okuma alışkanlıklarınızı, kimin profilinde daha fazla vakit geçirdiğinizi, hangi gruplara ya da sayfalara yorum yaptığınızı sürekli kontrol ederek öğrenme sürecini geliştiriyor. Gelecek yıllarda Facebook örneğinde olduğu üzere öğrenmeye programlanmış yazılımların sayısı giderek artacak. Bu yazılımlar pazarlama ve dijital sektörler başta olmak üzere, birçok sektörün hedef kitlelerini doğru tespitine bir adım daha yaklaşılmasına olanak sağlayacak.

Mesajlaşma aplikasyonları
MIRC ile başlayan mesajlaşma geleneği, son dönemde Whatsapp ile hızla yükselişini sürdürüyor. Dünya genelinde aynı anda milyarlarca ileti bir kullanıcıdan, kullanıcı ya da kullanıcılara iletiliyor. Baş döndürücü sayıların olduğu bu alanda mesajlaşma aplikasyonlarının sayısının ve içerisindeki reklam alanlarının artması bekleniyor.

Live streaming videolar
İçerik her zaman kraldı ancak şimdi videolu içerikler daha da bir kral. Tüm sosyal medya platformlarının “live streaming” destekli bir altyapıya dönmeleri ile birlikte “izle ve geç” kavramı bu alanda iyice oturmaya başlayacak. Facebook’un ardından Twitter’ın da video içeriklerine dair düzenlemeleri, kullanıcıların ve bu alana ilgi duyan markaların daha sık şekilde video paylaşmalarını sağlayacak.

AR pazarlama
Augmented Reality (Artırılmış Gerçeklik) son zamanların öne çıkan, pazarlama ve reklam sektörlerinin popüler konularından biri. Cihazların cisim tanıma özelliği kullanılarak, sanal nesnelerin gerçek görüntülerin üzerine bindirilmesi olarak tanımlayabileceğimiz Artırılmış Gerçeklik, müşterilerle bağlantı kurma ve katılımı artırma açısından yenilikçi ve yaratıcı bir yol olarak kabul ediliyor. Bu teknolojinin yaratacağı pazarın, 2022 yılına kadar 117.4 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Kısa süreli içerik
Periscope ile başlayan ve Snapchat, Scorp gibi uygulamalarla devam eden kısa süreli içerik kavramı, sosyal medyaya yön vermeye devam edecek. Paylaşılan içeriklerin belirli bir süre ile yayında kalması, markaların da stratejilerini bu hızlı tüketim çağına göre düzenlemesini gerektiriyor. Facebook’un canlı yayınları, Instagram Stories gibi uygulamalar “hızlı ve sonlu içerik” kavramını destekliyor.

VR pazarlama
Son dönemde teknolojisi ve popülerliği iyiden iyiye artan Virtual Reality (Sanal Gerçeklik) ve 360 derecelik videolar sayesinde pazarlama uzmanları, hedef kitleleri ile nasıl empati kuracaklarını ve onların davranış biçimlerini nasıl daha iyi anlayacakları öğrenmeye çalışıyorlar. Müşteriye sunulacak deneyimin önceden görülmesine ve hissedilmesine olanak sağlayacak sanal gerçeklik deneyimleri sayesinde birçok kurum, müşterisiyle daha sıkı bağlar kurma yoluna gidecek.

Chatbots
Yapay zeka formlarının hayatlarımıza girmesi şeklinde tanımlayabileceğimiz Chatbotslar, telefon ve bilgisayarlarımızı kullanma biçimimizi kesin olarak değiştirecek gibi gözüküyor. Chatbotslar, gelecekte kullanıcıların söylediklerini çok kısa sürede analiz edecek ve kullanıcıların isteklerini yerine getirmek için onları yönlendirecek uygulamalar olarak daha fazla hayatımıza girecek.

Sanal paralar
Baş döndürücü düzeydeki hızlı yükselişiyle sanal paranın web dünyasında popüler olmasına yol açan Bitcoin, hiçbir merkezi otoriteye bağlı olmamasıyla dikkat çekiyor. Adını sıkça duysak da Bitcoin tek dijital para birimi değil. Günümüzde Bitcoin dışında oldukça popüler hale gelen ve altocin olarak adlandırılan Ethereum, Litecoin, Namecoin, Primecoin, Zcash gibi birçok yeni sanal para birimi mevcut. Bitcoin ve altcoin gibi sanal paralar popülerliklerini artıracak ve dijital alanın yükselen trendleri olmayı sürdürecek.

Daha öncesinde de sizler için 2017’deki İnternet, Mobil ve Sosyal Medya Trendleri‘ni araştırmıştık.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link