[Sektör] Turkcell 2012 Finansal Performansını Açıkladı

Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, 2012 dördüncü çeyrek ve yılsonu finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. 2012’de Turkcell Grup gelirleri, bir önceki yıla göre %12 oranında büyüyerek 10,507 milyar TL oldu. Bu büyümede Türkiye’de %6 oranında artan ses ve %44 artan mobil internet gelirleriyle % 33 oranında büyüyen yurtiçi ve yurtdışı grup şirketlerinin katkısı etkili oldu. Grup AVFÖK, bir önceki yıla gore %11 artışla 3.242 milyon TL olarak gerçekleşti. Ayrıca Turkcell tarihindeki en yüksek çeyrek gelirini de 2012’nin son çeyreğinde kaydetti.

Abone sayısı 2012’de 35 milyonu aştı

Müşteri memnuniyetine ve yeni teknolojilere yaptığı yatırımlar sayesinde Turkcell, 2012 yılında da abone sayısını artırmaya devam etti. 2012’de 590 bin net abone alımıyla toplam abone sayısı 35.1 milyona ulaştı. Turkcell faturalı abone sayısı 1,5 milyon artarak 13.2 milyon oldu. Abone Başı Aylık Ortalama Gelir (ARPU) mobil data servis gelirlerindeki büyümenin de etkisiyle yıllık %6 artarak 20,9 TL olarak gerçekleşti. Artan paket kullanımlarıyla Abone Başı Aylık Ortalama Kullanım 243 dakikaya ulaştı.

Birim fiyatlar düşüyor, mobil internet kullanımı artıyor

Turkcell mobil internet ve mobil servislerin kullanımı ve fiyatlarıyla ilgili karşılaştırmaları da  kamuoyuyla paylaştı. Turkcell’in şebekesindeki mobil internet trafiği 2012’de, bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında 1,9 kat arttı.  Turkcell’in mobil internet gelirleri %44 oranında artarak 2012’de 1.040 milyon TL oldu. Mobil servisler ve mobil internet gelirlerinin toplamı 2.282 milyon TL’ye ulaşarak Turkcell’in ses dışı gelirlerini toplam gelirlerinin %26’sı seviyesine taşıdı.

_K__2669

Grup şirketlerinin katkısı artmaya devam ediyor

Turkcell’in yurtiçindeki ve yurtdışındaki iştirakleri başarılı performansa önemli katkılar sağladı. Yaptığı stratejik yatırımlarla Türkiye’yi fiber internetle tanıştıran Turkcell Superonline, 2012 yılını % 49 gelir büyümesi ile tamamladı. Türkiye genelinde 31 bin kilometrelik altyapısıyla fiber interneti 1 milyon 339 binden fazla evin kapısına getirenTurkcell Superonline’ın fiber internet abone sayısı 425 bine ulaştı. Abone sayısını 2012’de 1 milyon artırarak 8 milyona çıkaran Ukrayna’nın en yenilikçi operatörü olan life:) 2012’de gelirlerini dolar bazında %10 artırarak önemli bir başarıya imza attı.

Ciliv: 2012’deki büyüme hızımızla Avrupa’nın en hızlı büyüyenleri arasına girdik

Turkcell’in 2012 yılı finansal ve operasyonel sonuçlarını değerlendiren Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv “2012 finansal sonuçlarımız konsolide olarak yüzde 12 büyüdüğümüzü gösteriyor. Bu rakamla Avrupa’nın en hızlı büyüyen Telekom gruplarından biri olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. 2012 yılında eşsiz müşteri deneyimi sağlamaya verdiğimiz önem ve teknolojik çözümlerimizle müşterilerin tercihi olmaya devam ettik. 2007 yılında başlattığımız ‘bir GSM şirketinden, iletişim ve teknoloji şirketine dönüşüm’ yolundaki yolculukta, bu yıl da önemli adımlar attık. Türkiye genelinde 43,2 Mbps mobil genişbant ve 1.000 Mbps fiber genişbant hızı ile bilgiye erişimi hızlandırarak dünyanın sayılı örnekleri arasında yerimizi aldık.  Altyapımıza yaptığımız yatırımlar ve Turkcell Akıllı Bulut, Turkcell Cüzdan, Turkcell TV, Sağlıkmetre gibi pek çok iletişim ve teknoloji çözümü ile ekonomiye ve müşterilerimize daha fazla değer yarattık.  En iyi müşteri deneyimi ile birleştirerek yarattığımız bu değeri, inovatif çözümlerimiz ve uygun fiyatlara sunduğumuz Turkcell markalı akıllı telefon ve tablet ile de her geçen gün artırmaya devam ediyoruz” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Listeli İçerikleri Daha Çok Sevmemizin 5 Nedeni

Son dönem trend içerikler sunan birçok sitenin çok sevilmesinin en büyük nedenlerinden biri, oluşturdukları listeli içeriklerdi. Bu içerikler o kadar popüler hale geldi ki, haber sitelerinde, pazarlama bloglarında vb. birçok yerde bu tarz yazılarda patlama yaşandı.

Etkili başlık oluşturmanızı sağlayan 7S kuralından belki de en önemlisi olan sayıların, listeli içeriklerin başlıklarında mutlaka yer alması da bu içeriklerin başarıya ulaşmasını kolaylaştırdı. Peki nedir bu sayıların sırrı? Neden bu tarz içeriklere daha fazla tıklanıyor?

 

1-) Düzeni Seviyoruz

aa

Blog yazıları için “Yazılarınızı paragraflara ayırın”, “Alt başlıklar kullanın” gibi bazı tüyolar vardır. Bu tüyoların altında yatan ana sebep, düzenli yazıların daha fazla okunabilir olmasıdır. Çünkü insanlar okuması kolay ve bölümleri arasında rahat geçişler yapabileceği yazıları daha çok seviyor. Yazı başlığında listeleme yönteminin işareti olan bir rakam (bu yazının başlığındaki gibi) gördüğümüzde, madde madde düzenlenmiş bir yazının çekiciliği bizi yakalıyor.

2-) Netlik İstiyoruz

150413113851_lists_624x351_bbc_nocredit

İnsan beyni her zaman belirsiz olan yerine net olanı tercih eder. Bu yüzden “Güne zinde başlamak için ipuçları” başlığına sahip bir yazı yerine başlığı “Güne zinde başlamak için 7 ipucu” olan bir yazı daha çok ilgimizi çekiyor. Çünkü nettir, yazıya tıkladığında karşınıza 7 tane madde çıkacağını bilirsiniz. Diğer başlık ise içerikle alakalı herhangi net bir şey vaat etmediği için insanlardaki tıklama dürtüsünü daha zor harekete geçirir.

3-) Merak Ediyoruz

merak

Karşımızda içinde sayı içeren bir başlık gördüğümüzde, ister istemez bilinçaltımızda “Neymiş o 4 ipucu?”, “Acaba 8 başarılı örnek hangisiymiş?” gibi düşünceler oluşuyor. Çünkü sayılar, merak duygusunu tetikliyor. Bu merak duygusu yazıya tıklamayı beraberinde getiriyor. Hatta çoğu web sitesi bu merak duygusunu kullanarak, daha fazla sayfanın görüntülenmesi için listeli içeriklerini adım adım (galeri formatında) veriyor. Adeta “makas kesmiyor” diyerek bizden her seferinde 1 tıklama daha istiyor.

4-) Sınırlandırılmak İstiyoruz

sınır

Bu kötü olarak algılanmasın. Gün içerisinde hepimiz koşuşturma halindeyiz ve bu yüzden zamanımız çok değerli. Vakit bulup da internette dolaştığımız zaman da bir yazıyı okumak için çok fazla zaman ayıramıyoruz (istisnalar dışında). Başlıklarda yer alan sayılar ise o içeriğin kapsamı hakkında bize bilgi veriyor. Tabii ki her yazının bir sonu vardır ancak sınırların baştan çizilmiş olmasıçok uzun olmadığını, uzun olsa bile belirtilen sayı kadar başlık olduğunu

5-) Güven Duyuyoruz

Güven verin

Sayılara; gerek sunumlarda, gerek haberlerde, gerek bir şeyi ispatlamaya çalışırken çok fazla ihtiyaç duyarız. Sayılar ilgi çekicidir ve karşı tarafta güven duygusunu uyandırır. Bu yüzdendir ki “Sosyal mecraların kullanım sayıları” vb. yazılar, geçmişte yüzlerce defa yazılmış olsa bile hala ilgileri toplayabiliyor.

Sayıların yarattığı bu güven duygusu, listeli içeriklerdeki başlıklarda da işe yarıyor. “Gripten korunmanın etkili yolları” başlığı yerine “Gripten korunmanın 9 etkili yolu” başlığı daha çok ilgi çekiyor. Çünkü söz konusu maddelerin belli bir araştırma ve emek sonucunda ortaya çıkarıldığı, bazı ispatlara dayandırıldığı hissiyatı oluşuyor.

Sonuç

Listeli içeriklerin başlığını her gördüğümüzde yukarıdaki 5 psikolojik etkinin hepsinin birden devreye girdiğini iddia edemem. Ama her tıklamamızda bu 5 etkenden bir ve birkaçının bizi harekete geçirdiğini düşünüyorum. Yazımı, listeli içeriklerin ne kadar popüler duruma geldiğini gösteren, Serdar Kuzuloğlu’nun sunumundan bir kare ile sonlandırıyorum. =) (Parantezin içine dikkat)

liste içerik serdar k

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link