Şahin Sucukları: “Dede bak onlar da sanat yapıyormuş!” 1

Şahin Sucukları bugüne kadar yayınladığı reklamlarla, genelde, gündeme bomba gibi düşmeyi başarmış bir markadır. Bu bomba etkisi iyi yönde midir ya da kötü yönde midir bilinmez ama mutlaka o patlama yaşanır. Geçtiğimiz yıllarda yayınlanan Turkcell’le Şahin Sucuk işbirliğinden ortaya çıkan ‘aslanlar gibi konuşturan kampanya’sı da çok ses getirmişti hatırlarsanız. Şahin Sucuk ve Turkcell arasındaki ilişkinin hala çözülememiş olması ise ayrı bir yazının konusu olmaya aday…

http://www.youtube.com/watch?v=nf9qRhx6lFQ

Marka bu yıl da prime timeda etkili bir giriş yapmayı düşünmüş olacak ki, bayram süresince ekranlarda olan ve çok ses getiren bir reklam filmine daha imza attı. Tabii bombayı patlatmayı da başardı… Bomba patladı ama bu sefer kötü yönde ses getirdiği kesinlik kazanmış gibi görünüyor. Bu filmin akılda kalma oranı yüksek olabilir, marka bilinirliğini arttırmış da olabilir ama bu sayısal verilerin markaya satışları arttırma konusunda nasıl geri döneceği tartışılır. Eğer amaç marka bilinirliğini artırmaksa da “imaj her şeydir” diyor ve sizleri konu üzerinde düşünmeye davet ediyorum.

Gelelim tüketicinin bir ramazan bayramı reklamını bu kadar itici bulmasındaki sebeplere:

Reklam dünyasında saniyelerin altın değerinde olduğu hepimizin bildiği bir gerçek. Hal böyleyken bu reklam filminin 2 dakika olması Şahin Sucuk’un reklam için iyi para harcamaya niyetli olduğunu gösteriyor. Fakat reklam filminin bu kadar uzun olması izleyicide olumlu bir etki bırakmıyor aksine ‘dizi izliyoruz sandım’ tarzı yorumlara neden oluyor.

‘Less is more’ sözüyle bir reklam filmi hazırlamak bir reklamcının öncelikli görevidir, en azından bize öyle öğretildi. Yapılan tüketici araştırmaları da bu yöntemin doğruluğunu ortaya koymaktadır. Tüketici çok fazla mesaja maruz kaldığında bunların hepsini algılamakta güçlük çeker ve dikkati dağılır. Bu yüzden anlatılmak istenen şey en sade biçimde anlatılamıyorsa, anlatılmaması daha iyidir. Zaten gereğinden fazla uzun olan Şahin Sucuk ramazan bayramı filmi için ise bu felsefe sadece bir sözden ibaret… Erciyes’in eteklerinden Evliya Çelebi’ye, bayram ziyaretinden sanata kadar her konu çorba biçiminde önümüze sunuluyor. Bu da reklamı izleyen kişinin bir süre sonra ilgisini kaybetmesine ve verilmek istenen mesajın vurgusunu kaybetmesine yol açıyor…

Tabii bunu söylemişken ortada tek bir mesajın olmaması da reklamın eksilerinden. Birden çok mesaj söz konusu… Öncelikle her bayramda her markanın yapmaya çalıştığı duygusal bayram efekti verilerek aile bağları, geleneklerimiz gibi kavramlar işlenmiş. Daha sonra sucuğun ana vatanının Kayseri olduğu anlatılmış. Sonra Şahin Sucuklarının Türkiye’nin en iyi sucukları olduğu vurgusu geliyor. En sonunda da sucuk yapmanın bir sanat olduğu. Bir de sanatı yiyorlar ki bu konu beni aşıyor…

Reklam filmini hangi ajansın hazırladığı herkes açısından merak konusu. Bazı öngörülere göre marka medya satın alma kısmına çok fazla para harcadığı için metin ve prodüksiyon kısmına gereken harcamayı yapamadı ve ortaya bu sonuç çıktı… Açıkçası ben de böyle düşünmek istiyorum. Yoksa daldan dala atlayan bir metine sahip olan filmde sucukların üzerinde uçuşan sinekleri ve berbat oyunculukları başka türlü nasıl açıklarlar bilemiyorum.

Açıklanamayan bazı şeylere değinmişken, reklamda çok fazla tutarsızlık söz konusu. Babası ve annesi esmer olan bir çocuğun sapsarı olması ülkemiz insanında var olan ‘ben küçükken sarışınmışım’ savunmasıyla atlatılabilir olsa da saat daha 09.00 iken dedenin çocukları ve torunu gelmediği için üzülmesi, aralarda gösterilen sucuk, pastırma ve kavurmanın amatör bir biçimde kesilmeye çalışılması, anne ve babanın sucuğun gelişiminin anlatılmasından duyduğu rahatsızlık belirtisi olan ifadelerini hiçbir şey kurtaramaz diye düşünüyorum. Fakat en önemli tutarsızlık Sucuk yapmak çok mu zor dede? sorusundan sonra. Sucuk yapmak zor değil cevabı geliyor. Bu noktada tüketicinin zihninde sucuk yapmak zor değilse sizin farkınız ne sorusu belirebilir. Ayrıca cümlenin devamında etin en iyi yerlerinin seçilmesi, kullanılan baharatlar ve kurutma yöntemlerinin anlatılması da tutarsızlığı devam ettiriyor. Bunların zor işler olduğu ve işin uzmanlarınca yapılması gerektiği etkisi verilmeye çalışılırken metnin başında kolay olduğu söyleniyor.

Kısacası neresinden tutarsak tutalım elimizde kalan bir reklam olmuş. Bence reklam camiası açısından sevindirici bir gelişme. Yöneticilere reklamın ne kadar önemli olduğunu ve uzmanlarca yapılması gerektiğini anlatır belki. Satışları ve marka bilinirliğini arttırmak ne kadar önemli olsa da bir reklamın içinde biraz da yaratıcılık ve sanat olmalı. Benim de yöneticilere konuyla ilgili son sözüm: Dede bak biz de sanat yapıyormuşuz…

http://www.youtube.com/watch?v=UlDdSlNa5Y4

Anadolu Üniversitesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunu. Bölümünün adı ne kadar uzun olsa da işin özünde o bir ‘iletişimci’. En büyük hayali, bir gün dünyayı yeniden keşfetmek.

1 Comment

  1. Reklamda metin ve prodüksiyona para harcanmadığı kesinken cast kısmında da yeterince cimri davranılmış doğrusu… Dedenin konuşurken kameranın birden babaya dönüşü ile baba ifadesinin yorgun ve mutsuz bir tavır içinde olduğunu göreceksiniz.

Bir Cevap Yazın

2016-2017 Sezonunda Türkiye Süper Lig’in Gelir Oranları 0

Türkiye’nin en büyük özel sermayeli yatırım bankası Aktif Bank, Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomisi Raporu EkoLig’in ikinci sayısını yayınladı.

Türk futbolunun finansal verilerini Avrupa’nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapora göre, Süper Lig; maç günü gelirleri, naklen yayın gelirleri ve ticari gelirler açısından son iki sezonda yüzde 15 büyüdü. 2015-2016 futbol sezonunda yaklaşık 2 milyar TL olan Süper Lig’in gelirleri, 2016-2017 futbol sezonu sonunda 2,3 milyar TL’ye ulaştı.

Ceyhun Kazancı: “Futbol ekonomisi son bir yılda yüzde 15 büyüdü”

Raporun öne çıkan sonuçlarını basın mensupları ile paylaşan Passolig Genel Müdürü Ceyhun Kazancı ise, “Türk futboluna ilişkin elimizde bulunan önemli bilgi birikimini sektör ve kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl gördük ki, EkoLig futbol ekonomisi için çok önemli bir ihtiyacı karşıladı. Bu yıl daha da derinleştirdiğimiz bu rapor, futbol kulüplerinin de mali yapıları ve gelir kalemleri açısından doğru strateji izlemeleri için bir kaynak rapor niteliğinde olacaktır.

Kazancı, bu yılki raporda yer alan veriler çerçevesinde, Türk futbolunun gelir yapısı hakkında şu bilgileri verdi: “Rapora göre, Türk futbol ekonomisi büyümeye devam ediyor. Süper Lig’in toplam geliri 2,3 milyar TL’ye ulaştı. Dört büyükler geçtiğimiz sezon 1,4 milyar TL, son 3 futbol sezonunda ise toplam 3,8 milyar TL gelir elde etti.

Süper Lig, 3 büyük gelir kaleminden biri olan naklen yayın gelirlerinden 2016-2017 futbol sezonunda 1 milyar TL’lik gelir elde ederek Avrupa’nın en fazla yayın geliri kazanan 6. büyük ligi oldu. Yenilenen naklen yayın ihalesi rakamlarını dikkate aldığımızda, bu sezon sonunda da Süper Lig’in naklen yayın gelirlerindeki artışın devam edeceğini öngörmekteyiz. ”

Toplam gelirlerde Beşiktaş öne geçti

Rapora göre; Beşiktaş, üst üste elde ettiği 2 şampiyonlukla birlikte bütün gelir kalemlerinde ciddi bir yükseliş elde etti. 2016-2017 futbol sezonunu hem sahada hem de finansal tablolarda lider tamamladı. 2015-2016 futbol sezonuna göre toplam gelirlerini yüzde 61 oranında artıran siyah beyazlılar, gelirlerini 521 milyon 100 bin TL’ye ulaştırdı.

Trabzonspor yeni stat ile gelirlerini katladı

Trabzonspor, Şenol Güneş Spor Kompleksi Medical Park Stadyumu’nun açılmasıyla birlikte maç günü gelirlerinde ciddi bir artış elde etti. 2015-2016 futbol sezonunda 3,1 milyon TL kazanan bordo mavili ekip, 2016-2017 futbol sezonunda maç günü gelirlerini 18,7 milyon TL’ye ulaştırdı.

Sezon sonunda toplam gelirlerde yüzde 81’lik oranda bir artışla 147 milyon 700 bin TL kazanan

Trabzonspor, sadece dört büyükler arasında değil ligin tamamında gelirlerini en fazla artıran kulüp oldu.

Medipol Başakşehir FK başarı öyküsüne imza attı

Süper Lig’i 2016 – 2017 sezonunda ikinci sırada bitiren Medipol Başakşehir naklen yayın ve maç günü gelirlerinde yüzde 41,6’lık bir artış elde etti. Naklen yayın gelirlerinde üç büyüklerden sonra en fazla

kazanan takım oldu. Seyirci ortalamasını 2 bin 285’den 3 bin 271’e çıkararak, yüzde 43 oranında seyirci artışı elde etti ve Lig’in başarı öyküsüne imza attı.

Rakamlarla EkoLig

  • Son iki sezonda toplam 5,2 milyon kişi Süper Lig maçlarını stadyumlarda seyretti.
  • Süper Lig’in 2015-2016 futbol sezonunda 8.395 olan seyirci ortalaması, 2016-2017 futbol sezonunda yüzde 6 oranında artarak 8.940 oldu.
  • 2015-2016 futbol sezonu sonunda 2 milyon olan Passolig Kart adedi, 2016-2017 futbol sezonu sonunda 2,8 milyona ulaştı.
  • 2016-2017 futbol sezonunda Süper Lig pastasının büyüklüğü 2,3 milyar TL’ye ulaştı.
  • Dört büyükler 2016-2017 futbol sezonunda 1,4 milyar TL gelir elde ettiler.
  • Beşiktaş 30.446 seyirci ortalaması ile ligin en fazla seyirci ortalamasına sahip takımı oldu.
  • Süper Lig’in en fazla gelir elde eden takımı: Beşiktaş’ın toplam geliri: 521 milyon 158 bin TL
  • Süper Lig’in maç günü gelirleri en fazla olan takımı Beşiktaş oldu (69,9 milyon TL).
  • Süper Lig’in ticari gelirleri en fazla olan takımı Fenerbahçe oldu (208 milyon TL).
  • 2015-2016 sezonunda olduğu gibi, 2016-2017 futbol sezonunda da ligin en fazla naklen yayın gelirleri elde eden takımı (Ziraat Türkiye Kupası dahil) Fenerbahçe oldu (114,3 milyon TL).
  • 2015-2016 futbol sezonuna göre naklen yayın gelirlerini yüzde 42 oranında artıran Medipol Başakşehir FK, Süper Lig’in yayın gelirlerini en fazla artıran takımı oldu.
  • Süper Lig’in en fazla seyirciye ev sahipliği yapan stadyumu: VODAFONE PARK – 825.968 kişi.
  • 4 büyüklerin bilet başına elde ettiği ortalama gelir: 99,5 TL.
  • 4 büyükler dışındaki takımların bilet başına elde ettiği ortalama gelir: 35,2 TL.
  • Son 3 futbol sezonunda 4 büyük takım 3,8 milyar TL gelir elde etti.

Axe’dan Deri ve Kurabiye Kokulu Yeni Deodorant: Evet Deri ve Kurabiye! 0

Alt nota, üst nota, odunsu çiçeksi gibi parfüm terimleri hepimizin hayatında bir şekilde karşılık buluyordur eminim. Ve ideal bir parfümde alt nota ile üst notada kullanılan koku mikslerin birbirleri ile uyumlu bir beraberlik yakalaması isteriz. Ancak erkek deodorant markası Axe, deri ve kurabiye kokusunu mikslediği ilginç bir ürün ile karşımıza çıkarak bildiğimiz tüm kuralları yıkıyor.

Kişisel bakım dünyasının kadınlara fazlaca yoğunlaştığı sıradan bir dönemde “erkeklere özel” sloganı ile gelerek tabiri caizse kendi küçük devrimini yaratan deodorant markası Axe, ‘Collision’ ismini verdiği ürün hattının ilk ürünü tanıttı.

Deri ve kurabiye kokusu dediğimizde sizlerde ayrı ayrı deri ve fırından yeni çıkmış taze kurabiye kokusunu düşünüp onları bir araya getirmeye kalktınız mı bilmiyoruz ama oldukça merak uyandırıcı olduğu konusunda hemfikiriz gibi.

Axe Collision ismi verilen ürün hattı deodorant ve duş jeli olarak iki farklı ürünle tüketicisini selamlamaya hazırlanırken, marka tarafından bu beklenmedik koku beraberliği aslında biz bu ikiliyi bir karıştıralım ya kokusu gerçekten güzel olursa mentalitesi ile üretilmiş ve  “ tamamen farklı dünyaların taze ve sıcak kokuları ” olarak tanımlanmış.

Bu sonbaharda tüm Avrupa’ya tanıtılması planlanan Axe Collision Leather + Cookies ülkemize de gelir mi bilmiyoruz ancak tanıtımı için hazırlanan ve hepimizin akılında acaba güzel kokacak mı sorusunu yanıtlamaya çalışan eğlenceli reklam filmini aşağıda izleyebilirsiniz.

Genelde deri kokusu, yeni tanıtılan arabalarda kullanılıyor ancak kurabiye kokusu ile karıştırıp deodorant olarak kullanmak aklımıza gelmezdi. Peki siz Axe’ın sıradanlıktan uzak, tabuları yıkan yeni deri ve kurabiye kokulu yeni Collision serisi hakkında neler düşünüyorsunuz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link