Sahi, Pazarlama Ne İçin Var?

Tarih 2013 Kasım…

Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerinde son moda, vahşi ve güçlü hayvanlar beslemek.

200 kiloluk bir aslan, çıta veya kaplan. Hem maddi gücün hem de fiziksel gücün simgesi olan bu hayvanların her biri 50 bin dolar. Çekilen fotoğrafların sosyal medyada paylaşılması zenginliğin ve gücün tabandan tavana herkese gösterme arzusunun açık bir göstergesi. Artık hayvanların da bir meta olarak kullanılması pazarlanacak daha ne kaldı sorusunu getiriyor akıllara. Daha önce de Paris Hilton yanından ayırmadığı köpeği Tinkerbell’i çantasında taşıdığı ve onu insan gibi giydirmesinden dolayı bolca eleştiri almıştı. Zengin hayvanların özlerinde var olan içgüdüleri sahipleri tarafından yavaşça törpüleniyor ve onlara farklı roller yükleniyordu. Her yeni zevk, yeni bir ihtiyacı doğuruyor ve bu ihtiyaç yeni bir endüstriyi de beraberinde getiriyordu. 

Çok eskilerden kedi-köpek beslemek merhametin ve hayvanseverliğin bir temsiliydi. Ve bu dışarıda, evin dışında yapılıyordu. Sonralardan, yalnız kişilerin yalnızlıklarını paylaşan arkadaş görevini üstlendiler. Birer birer petshoplar yaygınlaştı ve kediler köpekler evlerimizin içine girmeye başladı. Hatta birlikte uyuyanlar bile oldu. Sosyal hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen/getirilen konuşamayan dostlarımız artık sahip oldukları değerin çok üstündeydiler.

Aristokrat bir görünüşe ve hayata sahip olan zengin dostlarımız artık bir sokak hayvanı gibi olamazlardı. Beraberinde lüks hayvan barınakları, hayvan hastaneleri, içeriği zengin hayvan gıdaları, hayvan eğitim merkezleri ve hayvan giyim modası oluştu. Prestijli yarışmalar düzenlenerek sahip olunan en bakımlı, en şık, en besili, en eğitimli hayvanlar seçilmeye başlandı. Sahibine de kimlik kazandıran bu durum, hem pazara hizmet ediyor hem de sahiplerini merhametli, hayvanlar konusunda cömert, iyi bir insan yapıyordu. Artık 10 bin dolarlık Louis Voitton çantaları, 5 bin dolarlık Chanel marka parfümler, 20 bin dolarlık Prada gece elbisesi ve 50 bin dolarlık Vertu telefonlar bizi yüceltmek için yetmemeye başladı.

Kimlik doğrulamasında hep sahip olamadıklarımızı arzular hale geldik. Matematikteki limit hesabında olduğu gibi x sonsuza giderken 1/x hiçbir zaman sıfır olmuyor fakat sıfıra çok yaklaşıyordu. Tüketim ekonomisinde her şey en güzeli işaret ediyor ancak hiçbir zaman en güzel olamıyordu. Doğanın – daha dürüst ifadeyle pazarın – yapısına tersti.

Güzeli sunan, arkasından daha güzeli gösteriyor, sonra en güzeli satıyordu. Sonra, bak bu daha en güzel, bu çok daha güzel, bu hepsinden güzel diyerek vahşi kapitalist sistemin sarmalında sarhoş ediyordu insanları. Tüketim ekonomisinde ürünler gibi semboller, değerler, gelenekler de tüketiliyordu. Eskimeyen hiçbir şey yoktu artık. Ve pazarlama her boşalan şeyin yerine yenisini koymak için vardı.


Bu yazı konuk yazarımız Yıldırım Yıldırım tarafından kaleme alınmıştır.

CEVAPLA