Sağlıklı Yaşam Trendi’nin İçecek Sektörüne Etkileri: Sorry Coke ! 0

coke-skitch-image

Meşhur bir söz vardır, “Geçmişi bilerek geleceği görebiliriz” diye.

1963 yılında Coca Cola gelene kadar Türkiye’de en yaygın meşrubat gazozdu. Ancak Türkiye çapında meşrubat pazarı henüz oluşmamıştı. İstanbul’da Çamlıca, Bursa’da Uludağ gazozları bölgesel pazar olarak Marmara’da biliniyordu. Ancak her şehrin kendi gazozları vardı. Soğutma ve soğuk hava depolaması da henüz emekleme döneminde olduğu için gazozlar buz kalıplarıyla soğutulan soğuk muhafazalarda tutulurdu. Coca Cola’nın bir yıl içinde güney bölgelerine de açılması meşrubat işinde ulusal pazarın hızla gelişmesinde, dağıtım kanallarının kurulmasında ve soğuk muhafaza ve depolama alanında da önemli gelişmelere ortam sağladı. Kola’yı ülkeye getiren Kadir Has ve arkadaşları, başlangıçta, halkın alışkanlıkları nedeniyle Coca Cola’ya tam olarak güvenememiş olacak ki onun yanına bir de gazozu eklemişti; Elvan gazozları. Bu iki isim uzun süre birlikte anıldı. Elvan ulusal gazoz markası haline geldi. Dönemin yöneticilerine göre,  hatta bir süre Coca Cola’yı  dahi sırtladı. Coca Cola’nın peşinden Türkiye’ye giren Pepsi Cola da aynı yolu izleyecek, Fruko gazozları da ulusal pazara çıkacaktı. Sonra zaman içinde damak tadları değişti. Elvan’lı Fruko’lu günler unutuldu; Kola zamanları başladı. Detay için Tıklayınız! 

Şimdi ise kola zamanları bitmeye başladı. Analistlerin Coca Cola Türkiye’nin 2016 yılı 1.çeyrek kar tahmini 70 milyon TL seviyesinde oluştu. Şirket’in 2015 yılı 1.çeyrek net karı 90,7 milyon TL olarak gerçekleşmişti. Coca Cola 2015 yılının ilk çeyreğinde ise bir önceki yıla göre %8,0’lık bir hacim daralması yaşamış, ikinci çeyrekte bu oranı %1,4’e çekerek yılın ilk yarısını %4,2 daralma ile 285 milyon ünite kasa satışı ile tamamlamıştı.

Enerji içecekleri, meyve suları ve soğuk çaylara artan talep ile Gazsız içecek (su hariç) departmanı ise aynı dönemde %6,7’lik bir hacim artışı kaydetmiş, su kategorisinin hacim artışı ise %4,7 oranında olmuştu.

Düşüşün kaynağını görebilmek için asitli içeceklerin çıkış noktası ABD’ye bakmak gerekiyor. Ülkede tüm asitli içecek satışları 2004’den 2014’e gelinceye dek %14 oranında düşüş yaşamış.

sorry coke

Geçtiğimiz haftalarda “Üzgünüz Coke”, “Soda’nın Asiti Kaçtı”, “Soda’yı Müşterisi Terketti”, “Suyun Yükselişi”, “Su Tüketimi Sonunda Soda’yı Yakaladı”,” Amerika Tercihini Değiştirdi” gibi sloganları gördük. Bunun nedeni Şişelenmiş Su satışının 2016 yılında ilk kez Gazlı İçecek Satışını yakaladığının görülmesiydi.

(*)Soda, gazlı içecekler anlamına geliyor.

last update

Pepsico Ceo’su Indra Nooyi ise 18 Nisanda gerçekleşen yatırımcılar toplantısında, 2016’nın ilk çeyreğinde Lipton çay ürünlerinde %10, Naked meyve sularında da  %60 oranında büyüme kaydettiklerini ileterek, paydaşlara “Rahat Olun!” mesajı verdi.

New York University Beslenme Profesörü ve Forbes’a göre dünyanın en etkili ikinci gurmesi olan Marion Nestle (Nestle markasıyla ilgisi yok) ise “Coke ve Pepsi’nin ilerleyişi bitti. İnsanlar şekerli su içmemeli, bu kötü bir fikir” demiştir.

USA Today gazetesi ise durumu “Amerikalı tüketiciler, şeker ve şuruplu gazlı içeceklerden vazgeçiyor.Yeni trendler, şişelenmiş su, meyve suyu, içilmeye hazır soğuk kahve ve çaylar” olarak özetlemiştir.

-1x-1

Coke ve Pepsi neredeyse 2000’li yılların başından beri esas ürünleri olan kola için bir yandan çok sıkı pazarlama çalışmaları yapıp, bilimsel araştırmalar yaptırarak kolayı aklamaya çalışırken, bir yandan da devamlı ürün çeşitlendirmeleri ve satın alma faaliyetleri içinde yer alıyorlar.

2014 yılında Coke su markası Dasana ile %7,1 Pepsico ise  Aquafina ile %7,4 oranında büyüme gerçekleştirmiş. Nestle ise su piyasasında ki en büyük şirket, ayrıca Poland Spring, Perrier ve ülkemizde de Erikli Suyun sahibi konumunda.

dasani

2015 yılında Coke ABD Su Pazarında %10, Pepsico %9,5 Nestle ise iki ayrı markasıyla toplamda %15 pay sahibiydi.

ABD’de Enerji içecek sektörü hacmi de son 5 yılda ortalama her yıl %10 arttı. Bu piyasadaki en önemli oyuncu tabii ki Red Bull, ikinci sırada ki Monster’ın %17 hissesi ise Coke’a ait. Ayrıca Coke %4 Pazar payına sahip NOS’unda üreticisi. Pepsico ise %11’lik Rockstar’ın şişeleme ve dağıtımcısı ve %4’lük Amp’nin üreticisi.

Not: Enerji İçecekleri de Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlığa zararlı olarak gösterilmektedir.

Energy-drink-volumes-horzss

Önemli bir diğer Pazar ise Soğuk Çay. Bu pazarının en önemli markası olduğunu düşündüğüm Lipton Ice Tea’yi Unilever ile Pepsico birlikte piyasaya sürdüğünü söyleyelim ayrıca Pepsico – Starbucks işbirliğiyle Kuzey Amerikada şişelenmiş kahve içeceği satışı yapıyor. Şirketin, çecek sektörü dışında çerez pazarında da olduğunu biliyoruz. Yine yakın dönemde Chobani içinde Hamdi Ulukaya’nın kapısını çalmış ancak anlaşma gerçekleşmemişti.

Coca Cola’nın da aynı şekilde Chobani için hamlesi olduğunu biliyoruz. Coke’da, soğuk çay, soda, meyve suyu pazarında. Ayrıca Coke, Green Mountain Coffee’nin %10’lik hisse alarak kahve sektörüne de giriş yapmıştı. Anadolu Holding’in büyük hissedarı olduğu Coca Cola Türkiye Şirketi de, 2008 yılında Doğadan Markasını satın olarak bitki çayı sektöründe de yer almaya başlamış, son yıllarda şişelenmiş, soğuk bitki çaylarıyla buzdolaplarında da yer almaya başlamıştı.

Dogadan

Coke, bünyesinde yer alan her marka şüphesiz daha geniş dağıtım ağlarına, yeni pazarlama kanallarına erişebiliyor. Türkiye’de su pazarı, oyuncusu ve rekabeti bol bir sektör. Özellikle şirketin su markası olan “Damla” Coca Cola lobisini oldukça güçlü kullanıyor. Gittiğim birçok restoranda karşılaştığım ve istemediğim halde masama Damla su getirilmesi olayının, sadece benim başıma gelmediğini düşünüyorum. Birçok yerli su markamız varken ve tatları Coke’un suyuna göre çok da lezzetliyken, masaya illa bir su getirilecekse yerli markaların getirilmesini tercih ederim. Sürekli gittiğim bir restorandaki abiyle geçen muhabbetimizi aktarayım.

“Siz yine bu suyu getirdiniz ama ben içmiyorum. Müşteri geldiği anda masaya hemen Damla Su getiriyorsunuz. Bunu yapmak zorunda mısınız ?” dedim.

“Vallahi öyle. Şirket, kola alıyorsanız bu suyu da alacaksınız diyor ve her masaya da koymamızı istiyor. Gelir de koymadığımızı görürse para cezası kesiyor. Müşteri de bu suyun tadını sevmiyor. Anlamadım bende, garip bi tadı var” diye cevap verdi garson abi. Damla’nın Coke tarafından Turkuaz’ın kötü ününden sonra çıkarılan ikinci su markası olduğunu da unutmamak gerekir.

Bir restoran gayet tabii  hala Coca Cola’yı dükkanında bulundurmak isteyecekti. Pepsi’nin Türkiye Pazar payının %20’lere düştüğü 2000’li yılların başlarında ve Cola Turka’ya dahi geçildiği 2005 yılında, bir restorana gidip kola istediğimde garsonun “Kola yok pepsi var” deyişini hala hatırlıyorum.

Bir diğer söylenti ise, Coke alan her restorana bu suların ücretsiz verildiği.

İçecek sektöründe dengeler değişiyor. Dünya asitli, içeriğinin ne olduğunu bilmediği ürünlerden uzaklaşıyor. Ancak yılların getirdiği damak tadı hemen silinip gitmediği gibi büyük firmaların, reklam hamleleri, süpermarketler üzerinde ki etkileri de bu değişimi yavaşlatıyor.

rampapapmDünya genelinde asitli içecek satışlarında Coke %48,6 paya sahip en yakın rakibi Pepsico ise %20,5. Coke, içecek sektöründeki hakimiyetine rağmen, Wall Street’teki yatırımcıları en büyük rakibi Pepsi’ye kaptırmak tehlikesiyle karşı karşıya. Yiyecek profilinin genişiliği Pepsi’nin gazlı içecek tüketimindeki düşüşlerden daha az etkileneceği beklentisiyle yatırımcılar Pepsi’ye hücum ettiler. Geçtiğimiz iki yıl içinde Coca Cola’nın hisse fiyatları % 4.7 artaraken, Pepsi’deki yükseliş % 23’ü buldu. Yatırımcıların kurduğu bir cümle oldukça önemli “The Future Of PepsiCo Is Not Pepsi”.

J.P. Morgan içecek analisti John Faucher “En büyük hata, dünyanın değiştiğini fark etmemek” diyor.

İki şirketin de trend pazarlar olan, su, soda, meyve suyu, kahve, çay, enerji içecekleri sektörlerinin tamamında önemli markaları ve işbirlikleri var ve şüphesiz büyük olmaya devam edeceklerdir.

Dünya üzerindeki her insana sorulabilecek bir soru; “Coca Cola mı Pepsi mi ?” Belki, ilerleyen yıllarda cevap ikisi de olmayacaktır.

Konu konuyu açtığı için, yazının bizi ilgilendiren kısmı olan “Sağlıklı Anadolu Ürünlerimizin” global pazarda kendine yer bulup bulamayacağı sorusuna gelemedik. Bu konuya da fazla zaman geçmeden değinelim.

Sağlık yönetimi mezunu. Üniversite yıllarından itibaren Unilever, Turkcell Superonline, Acıbadem ve Medipol Hastanelerinde çalıştı. Şuan Okan Üniversitesi Hastanesinde Pazarlama Sorumlusu olarak yoluna devam etmektedir. Büyük Sağlık Yönetimi Zirvesi, Sağlık Hizmetlerinde Pazarlama Zirvesi gibi organizasyonlar düzenledi. İlgi alanları, sağlıkta marka, pazarlama, sağlık politikaları. Eğitim gönüllüsü.

Bir Cevap Yazın

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

SOR’UN Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programını Başlattı 0

Chat botları kullanarak şirketler ve müşterilerin iletişimlerini düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlayan SOR’UN, şimdi de platformda sivil toplum destek programını başlattı. Bu program ile sivil toplum kuruluşları platformda bulunan SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini kullanabilecek.

2015 yılında kurulan SOR’UN geçen iki yılda platformda 10 farklı markaya 15 chat botla hizmet vermeyi başardı ve platform üzerinde 750 bin civarı konuşma gerçekleştirildi.

SOR’UN / Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programı

SOR’UN olarak Sivil Toplum Kuruşları Destek Programını başlattık. Bu program çerçevesinde Sivil Toplum Kuruluşları SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini tüm süreçlerinde kullanabilecek. Bu desteğimizi ilk olarak Türk Eğitim Vakfı ile başlattık. Onların da platform hakkında görüşlerini rica ettik. Aşağıda yorumları bulabilirsiniz.

TEV SOR’UN Açıklaması

“Çağımızın gerçeği internet devrimi ve dijital platformların kullanımı nasıl bireyler ve markalar için hızlı ve köklü değişimler yaratıyorsa sivil toplum kuruluşlarını da yeniden şekillendiriyor. Online platformlar aynı anda birden fazla kişiye hızlı ve az maliyetle ulaşmak gibi önemli avantajlar sağlıyor. SOR’UN platformu ile vakfımıza sunulan ‘’canlı destek’’ uygulaması bunun en güzel örneklerinden biri. SOR’UN, ayrıntıları iyi düşünülmüş, ara yüzleri oldukça estetik ve kullanıcı dostu olan, raporlama anlamında tüm ihtiyaçlara cevap veren çok kullanışlı bir uygulama. Bursiyerlerimize, bağışçılarımıza ve vakfımızla çift yönlü iletişim halinde olmak isteyen kişilere tek bir çatı altında hizmet verebiliyoruz. “SİZ SOR’UN BİZ CEVAPLAYALIM” mottosu ile sunduğumuz bu platform, kendimizi tam anlamıyla ifade edebilmemizi ve hedef kitlemize güncel olanı ulaştırmamızı sağlıyor. Vakfımız kadar diyalog sağladığımız kişiler de bu sinerji ile kendilerini en iyi şekilde ifade edebilme fırsatı bularak sorularını açıkça sorabiliyorlar. Faaliyetlerimize ve kurumumuza katma değer yaratan bu uygulama için çok teşekkür ediyoruz.” 

Yeni SOR’UN Ürünleri

SOR’UN Chat, Social & Help SOR’UN olarak kanal sayımızı arttırmaya devam ediyoruz ve yeni entegre kanallarımızı 2 yeni ürün olarak iş ortaklarımızın kullanıma sunduk.

SOR’UN Social & SOR’UN Help: SOR’UN Social iş ortaklarımız bundan sonra Facebook, Twitter ve Instagram kanallarındaki kullanıcı yorum ve taleplerini SOR’UN üzerinden yapabilecek. Sosyal medya kanallarına ek olarak SOR’UN Help ile ise sitelerinde yer alan iletişim formlarını ve e-posta kanallarını da SOR’UN’a entegre edebilecekler. Bunun yanı sıra bu süreçleri SOR’UN AI altyapısı ile entegre edip, mevcut operasyonlarına göre daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecekler. Bu iki ürün ile ilgili tüm özellikleri yenilediğimiz internet sitemiz www.sorun.com.tr adresinden inceleyebilirsiniz. Sorularınız için bizimle bu sitede yer alana SOR’UN WebChat üzeriden iletişime geçebilirsiniz

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link