Sağlıklı Yaşam Trendi’nin İçecek Sektörüne Etkileri: Sorry Coke ! 0

coke-skitch-image

Meşhur bir söz vardır, “Geçmişi bilerek geleceği görebiliriz” diye.

1963 yılında Coca Cola gelene kadar Türkiye’de en yaygın meşrubat gazozdu. Ancak Türkiye çapında meşrubat pazarı henüz oluşmamıştı. İstanbul’da Çamlıca, Bursa’da Uludağ gazozları bölgesel pazar olarak Marmara’da biliniyordu. Ancak her şehrin kendi gazozları vardı. Soğutma ve soğuk hava depolaması da henüz emekleme döneminde olduğu için gazozlar buz kalıplarıyla soğutulan soğuk muhafazalarda tutulurdu. Coca Cola’nın bir yıl içinde güney bölgelerine de açılması meşrubat işinde ulusal pazarın hızla gelişmesinde, dağıtım kanallarının kurulmasında ve soğuk muhafaza ve depolama alanında da önemli gelişmelere ortam sağladı. Kola’yı ülkeye getiren Kadir Has ve arkadaşları, başlangıçta, halkın alışkanlıkları nedeniyle Coca Cola’ya tam olarak güvenememiş olacak ki onun yanına bir de gazozu eklemişti; Elvan gazozları. Bu iki isim uzun süre birlikte anıldı. Elvan ulusal gazoz markası haline geldi. Dönemin yöneticilerine göre,  hatta bir süre Coca Cola’yı  dahi sırtladı. Coca Cola’nın peşinden Türkiye’ye giren Pepsi Cola da aynı yolu izleyecek, Fruko gazozları da ulusal pazara çıkacaktı. Sonra zaman içinde damak tadları değişti. Elvan’lı Fruko’lu günler unutuldu; Kola zamanları başladı. Detay için Tıklayınız! 

Şimdi ise kola zamanları bitmeye başladı. Analistlerin Coca Cola Türkiye’nin 2016 yılı 1.çeyrek kar tahmini 70 milyon TL seviyesinde oluştu. Şirket’in 2015 yılı 1.çeyrek net karı 90,7 milyon TL olarak gerçekleşmişti. Coca Cola 2015 yılının ilk çeyreğinde ise bir önceki yıla göre %8,0’lık bir hacim daralması yaşamış, ikinci çeyrekte bu oranı %1,4’e çekerek yılın ilk yarısını %4,2 daralma ile 285 milyon ünite kasa satışı ile tamamlamıştı.

Enerji içecekleri, meyve suları ve soğuk çaylara artan talep ile Gazsız içecek (su hariç) departmanı ise aynı dönemde %6,7’lik bir hacim artışı kaydetmiş, su kategorisinin hacim artışı ise %4,7 oranında olmuştu.

Düşüşün kaynağını görebilmek için asitli içeceklerin çıkış noktası ABD’ye bakmak gerekiyor. Ülkede tüm asitli içecek satışları 2004’den 2014’e gelinceye dek %14 oranında düşüş yaşamış.

sorry coke

Geçtiğimiz haftalarda “Üzgünüz Coke”, “Soda’nın Asiti Kaçtı”, “Soda’yı Müşterisi Terketti”, “Suyun Yükselişi”, “Su Tüketimi Sonunda Soda’yı Yakaladı”,” Amerika Tercihini Değiştirdi” gibi sloganları gördük. Bunun nedeni Şişelenmiş Su satışının 2016 yılında ilk kez Gazlı İçecek Satışını yakaladığının görülmesiydi.

(*)Soda, gazlı içecekler anlamına geliyor.

last update

Pepsico Ceo’su Indra Nooyi ise 18 Nisanda gerçekleşen yatırımcılar toplantısında, 2016’nın ilk çeyreğinde Lipton çay ürünlerinde %10, Naked meyve sularında da  %60 oranında büyüme kaydettiklerini ileterek, paydaşlara “Rahat Olun!” mesajı verdi.

New York University Beslenme Profesörü ve Forbes’a göre dünyanın en etkili ikinci gurmesi olan Marion Nestle (Nestle markasıyla ilgisi yok) ise “Coke ve Pepsi’nin ilerleyişi bitti. İnsanlar şekerli su içmemeli, bu kötü bir fikir” demiştir.

USA Today gazetesi ise durumu “Amerikalı tüketiciler, şeker ve şuruplu gazlı içeceklerden vazgeçiyor.Yeni trendler, şişelenmiş su, meyve suyu, içilmeye hazır soğuk kahve ve çaylar” olarak özetlemiştir.

-1x-1

Coke ve Pepsi neredeyse 2000’li yılların başından beri esas ürünleri olan kola için bir yandan çok sıkı pazarlama çalışmaları yapıp, bilimsel araştırmalar yaptırarak kolayı aklamaya çalışırken, bir yandan da devamlı ürün çeşitlendirmeleri ve satın alma faaliyetleri içinde yer alıyorlar.

2014 yılında Coke su markası Dasana ile %7,1 Pepsico ise  Aquafina ile %7,4 oranında büyüme gerçekleştirmiş. Nestle ise su piyasasında ki en büyük şirket, ayrıca Poland Spring, Perrier ve ülkemizde de Erikli Suyun sahibi konumunda.

dasani

2015 yılında Coke ABD Su Pazarında %10, Pepsico %9,5 Nestle ise iki ayrı markasıyla toplamda %15 pay sahibiydi.

ABD’de Enerji içecek sektörü hacmi de son 5 yılda ortalama her yıl %10 arttı. Bu piyasadaki en önemli oyuncu tabii ki Red Bull, ikinci sırada ki Monster’ın %17 hissesi ise Coke’a ait. Ayrıca Coke %4 Pazar payına sahip NOS’unda üreticisi. Pepsico ise %11’lik Rockstar’ın şişeleme ve dağıtımcısı ve %4’lük Amp’nin üreticisi.

Not: Enerji İçecekleri de Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlığa zararlı olarak gösterilmektedir.

Energy-drink-volumes-horzss

Önemli bir diğer Pazar ise Soğuk Çay. Bu pazarının en önemli markası olduğunu düşündüğüm Lipton Ice Tea’yi Unilever ile Pepsico birlikte piyasaya sürdüğünü söyleyelim ayrıca Pepsico – Starbucks işbirliğiyle Kuzey Amerikada şişelenmiş kahve içeceği satışı yapıyor. Şirketin, çecek sektörü dışında çerez pazarında da olduğunu biliyoruz. Yine yakın dönemde Chobani içinde Hamdi Ulukaya’nın kapısını çalmış ancak anlaşma gerçekleşmemişti.

Coca Cola’nın da aynı şekilde Chobani için hamlesi olduğunu biliyoruz. Coke’da, soğuk çay, soda, meyve suyu pazarında. Ayrıca Coke, Green Mountain Coffee’nin %10’lik hisse alarak kahve sektörüne de giriş yapmıştı. Anadolu Holding’in büyük hissedarı olduğu Coca Cola Türkiye Şirketi de, 2008 yılında Doğadan Markasını satın olarak bitki çayı sektöründe de yer almaya başlamış, son yıllarda şişelenmiş, soğuk bitki çaylarıyla buzdolaplarında da yer almaya başlamıştı.

Dogadan

Coke, bünyesinde yer alan her marka şüphesiz daha geniş dağıtım ağlarına, yeni pazarlama kanallarına erişebiliyor. Türkiye’de su pazarı, oyuncusu ve rekabeti bol bir sektör. Özellikle şirketin su markası olan “Damla” Coca Cola lobisini oldukça güçlü kullanıyor. Gittiğim birçok restoranda karşılaştığım ve istemediğim halde masama Damla su getirilmesi olayının, sadece benim başıma gelmediğini düşünüyorum. Birçok yerli su markamız varken ve tatları Coke’un suyuna göre çok da lezzetliyken, masaya illa bir su getirilecekse yerli markaların getirilmesini tercih ederim. Sürekli gittiğim bir restorandaki abiyle geçen muhabbetimizi aktarayım.

“Siz yine bu suyu getirdiniz ama ben içmiyorum. Müşteri geldiği anda masaya hemen Damla Su getiriyorsunuz. Bunu yapmak zorunda mısınız ?” dedim.

“Vallahi öyle. Şirket, kola alıyorsanız bu suyu da alacaksınız diyor ve her masaya da koymamızı istiyor. Gelir de koymadığımızı görürse para cezası kesiyor. Müşteri de bu suyun tadını sevmiyor. Anlamadım bende, garip bi tadı var” diye cevap verdi garson abi. Damla’nın Coke tarafından Turkuaz’ın kötü ününden sonra çıkarılan ikinci su markası olduğunu da unutmamak gerekir.

Bir restoran gayet tabii  hala Coca Cola’yı dükkanında bulundurmak isteyecekti. Pepsi’nin Türkiye Pazar payının %20’lere düştüğü 2000’li yılların başlarında ve Cola Turka’ya dahi geçildiği 2005 yılında, bir restorana gidip kola istediğimde garsonun “Kola yok pepsi var” deyişini hala hatırlıyorum.

Bir diğer söylenti ise, Coke alan her restorana bu suların ücretsiz verildiği.

İçecek sektöründe dengeler değişiyor. Dünya asitli, içeriğinin ne olduğunu bilmediği ürünlerden uzaklaşıyor. Ancak yılların getirdiği damak tadı hemen silinip gitmediği gibi büyük firmaların, reklam hamleleri, süpermarketler üzerinde ki etkileri de bu değişimi yavaşlatıyor.

rampapapmDünya genelinde asitli içecek satışlarında Coke %48,6 paya sahip en yakın rakibi Pepsico ise %20,5. Coke, içecek sektöründeki hakimiyetine rağmen, Wall Street’teki yatırımcıları en büyük rakibi Pepsi’ye kaptırmak tehlikesiyle karşı karşıya. Yiyecek profilinin genişiliği Pepsi’nin gazlı içecek tüketimindeki düşüşlerden daha az etkileneceği beklentisiyle yatırımcılar Pepsi’ye hücum ettiler. Geçtiğimiz iki yıl içinde Coca Cola’nın hisse fiyatları % 4.7 artaraken, Pepsi’deki yükseliş % 23’ü buldu. Yatırımcıların kurduğu bir cümle oldukça önemli “The Future Of PepsiCo Is Not Pepsi”.

J.P. Morgan içecek analisti John Faucher “En büyük hata, dünyanın değiştiğini fark etmemek” diyor.

İki şirketin de trend pazarlar olan, su, soda, meyve suyu, kahve, çay, enerji içecekleri sektörlerinin tamamında önemli markaları ve işbirlikleri var ve şüphesiz büyük olmaya devam edeceklerdir.

Dünya üzerindeki her insana sorulabilecek bir soru; “Coca Cola mı Pepsi mi ?” Belki, ilerleyen yıllarda cevap ikisi de olmayacaktır.

Konu konuyu açtığı için, yazının bizi ilgilendiren kısmı olan “Sağlıklı Anadolu Ürünlerimizin” global pazarda kendine yer bulup bulamayacağı sorusuna gelemedik. Bu konuya da fazla zaman geçmeden değinelim.

Sağlık yönetimi mezunu. Üniversite yıllarından itibaren Unilever, Turkcell Superonline, Acıbadem ve Medipol Hastanelerinde çalıştı. Şuan Okan Üniversitesi Hastanesinde Pazarlama Sorumlusu olarak yoluna devam etmektedir. Büyük Sağlık Yönetimi Zirvesi, Sağlık Hizmetlerinde Pazarlama Zirvesi gibi organizasyonlar düzenledi. İlgi alanları, sağlıkta marka, pazarlama, sağlık politikaları. Eğitim gönüllüsü.

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link