Sağlıklı Yaşam Trendi ile Yeni Ürün ve Pazar Fırsatları

Ne içiyorsak, ne yiyorsak biraz da oyuz.

Obezite çağın en büyük problemlerinden biri,  Türkiye’de 15 yaş üstü nüfusun %17’si obez, %33’ü ise fazla kilolu. 25 milyon kişi aşırı kilolu ve obezite sorunu ile karşı karşıya. (TÜİK 2013)

Dünya’da ise 18 yaşından büyük 1.9 milyarı aşkın insan aşırı kilolu, 5 yaş altında olan 42 milyon çocuk ise obez olarak belirlendi.

Obezitenin kendisi sorun olmakla birlikte yol açtığı diğer hastalıklar da önemli bir sorun. Obez insanların, kanser ve kronik hastalıkların yakalanma oranı normal insanlara göre oldukça yüksek.

Bu sorunlar dünyada oldukça gündem tutmakta ve bu da sağlıklı yaşam trendini oluşturmaktadır. Sağlıklı yaşam trendi, dışarıda yeme-içme kültürünün artmasına, hizmet sektörünün yaygınlaşmasıyla, beden gücü yerine akıl gücüyle çalışan insanların artmasıyla, daha öncesinde 50 farklı yere giderek yaptığımız işlere mobil üzerinden erişebilmemiz ve hantallaşmamıza çözüm olarak ortaya çıktı.

Mobil ve teknoloji gündelik hayatımızı pratikleştirdi, bu açıdan olumlu bir etkiye sahip. Ancak, asansörler, yürüyen merdivenler, ekran başında harcanan uzun zaman ve hemen hemen tüm işlerimizi mobil kanallar üzerinden halledebilmemizin getirdiği hareketsizlik sağlığımızı olumsuz etkiledi. Ancak mobilleşmenin yarattığı bu olumsuzluğu telefonumuza sağlık uygulamaları indirerek, sosyal medyada sağlıklı yaşam sayfaları takip ederek yine mobil ile çözmeye çalışıyoruz. Tabii bu bir çözüm ise…

Sağlıklı yaşam trendine girmiş insanların sayısı oldukça fazla, sonuçta bir konunun trend olabilmesi bu şekilde mümkün oluyor. Ancak sağlıklı yaşam bilincine sahip insanların sayısının o kadar çok olmadığını etrafımıza şöyle bir baktığımızda gayet iyi anlayacağımızı düşünüyorum. Bu konunun popülerleşmesi sonucu sağlıksız yaşamaya devam ederken bir yandan da içimizi rahatlatabilmek için bir lokmada sağlıklı yaşam trendine bandırmaya başladık.Yani sabah kahvaltısında yenilen hamur işlerini, öğle yemeklerinde içilen kolaları, ekmek arası dönerleri, fast foodları, ofise inip çıkarken merdivenin yüzüne bile bakmayıp asansör kullanmayı tercih ediyoruz.

Bunlara karşılık ise, bir spor salonuna yazılmakla, marketten organik elma almakla, telefonumuza adımsayar yüklemekle, sosyal medyada sağlıklı yaşam sayfaları takip etmekle sağlıklı yaşayabileceğimizi düşünüyoruz. İşteyken 10 saat boyunca bilgisayar ekranına bakıyor, eve geldiğimizde de buna devam ediyoruz, ayrıca kafamızı eğip telefonumuza da saatlerce bakıyoruz, işin özü şu ki hayatımız ekranlarda geçiyor. Bunun zararını farkettiğimizde ise bir adet havuç yiyerek içimizi rahatlatmaya çalışıyoruz.

assad

Yeni Ürünler, Yeni Pazarlar

Marketlere gittiğimizde elmanın yanında organik elma, reçelin yanında organik reçel yazdığını, hatta vücut kremleri ve sabunların üstünde bile “organik” yazdığını görüyoruz.  Eskiden tükettiğimiz ürünlerden şüphe etmekle birlikte, bu “organik” kelimesinin sadece bir pazarlama hamlesi olup olmadığını düşünüyoruz. Caddelerde veya İnternet sitelerinde gördüğümüz kaliteli yaşam, sağlıklı yaşam veya wellness merkezleri reklamları da bizi bu trendin içine çekiyor. Dışarıda ise daha sağlıklı yemek alternatifleri bulabileceğimiz, ev yemekleri, vejetaryen restoranlar gün geçtikçe artıyor. Fitness salonlarının da geçmişe oranla arttıdığını, bu alanda markalar ve hatta konsolidasyon oluştuğunu görüyoruz.

sdasdTüm bunların getirdiği çıktılardan biri de, Diyetisyenlik mesleğinin popülerleşmesidir. Öyle ki, 2015 yılının ortalarında Sağlık Bakanlığı, her mahalleye bir diyetisyen verileceğini ve aile sağlığı merkezlerinde hekimlerle birlikte bir diyetisyenin de görev alacağını belirtmişti. Sağlıklı yaşam trendinin artması hekimlere olduğu kadar diyetisyenlere de ilgiyi arttırıyor, bu da üniversitelerde ki  bu bölüme ekstra bir talep yaratıyor ve her geçen gün yeni bir üniversite bu bölümü açıyor, hali hazırda bölüm olan üniversitelerde kontenjanlarını arttırmaya çalışıyor.

Obezite gibi önemli sağlık sorunlarını ancak sağlıklı yaşam bilinciyle aşabiliriz. Ortaya çıkan tüm bu sağlıklı yaşam, organik, fitness konuları umarım bu bilincin oluşmasına katkı sağlar. Ne de olsa bu firmaların varlığı da bu bilincin oluşumuna bağlı :)

adsasdasd

Önemli bir soruyla bitirelim, peki sağlıksız ürünler sattıklarını düşündüğümüz büyük markaların (Coca cola, pepsico, mc donalds vb.) bu trend karşısında ki tutumları nasıl ? Bu da bir sonraki yazımızın konusu olsun.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sağlık yönetimi mezunu. Üniversite yıllarından itibaren Unilever, Turkcell Superonline, Acıbadem ve Medipol Hastanelerinde çalıştı. Şuan Okan Üniversitesi Hastanesinde Pazarlama Sorumlusu olarak yoluna devam etmektedir. Büyük Sağlık Yönetimi Zirvesi, Sağlık Hizmetlerinde Pazarlama Zirvesi gibi organizasyonlar düzenledi. İlgi alanları, sağlıkta marka, pazarlama, sağlık politikaları. Eğitim gönüllüsü.

Bir Cevap Yazın

Sırmagrup’tan Çalışanlarına Mola Yasağı

Birgün’ün haberine göre, Sırmagrup’un İnsan Kaynakları Müdürlüğü‘nün şirket çalışanlarına skandal bir mail attığı iddia edildi. Sosyal medyada paylaşılan mailde çalışanların suistimal ettikleri öne sürülerek 15’er dakikalık dinlenme molaların kaldırıldığı belirtildi.

Mailde ayrıca çalışanların sigara içme alanına ve kafetaryaya inmesinin de yasaklandığı iletildi.

Şirket çalışanlarının sosyal medyada paylaştıklarına göre “molaların suistimali” ile kast edilen mola sırasında çalışanların aralarında konuşması.

Şirkette çalışanların günde 2 kez 15’er dakikalık dinlenme molası hakkı bulunuyordu.

4857 sayılı kanuna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda verilmesi gereken ara dinlenmesi en az 15 dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat, günlük yedi buçuk saati aşan ve 11 saate kadar olan çalışmalar için en az 1 saat ve günde 11 saatten fazla çalışmalarda ise en az 1,5 saat.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Oscar Adayı Film Londra’da Gerçek Oldu

Bu yılki Akademi ödüllerinde En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (iki adaylık), En İyi Özgün Senaryo, En İyi Kurgu, En İyi Film Müziği olmak üzere tam 6 kategoride Oscar adayı olarak, sinema dünyasının en saygın ödülü için favori gösterilen Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri) filmi, Londra’daki Grenfell Kulesi yakınında gerçek oldu.

Tecavüz edilerek öldürülen kızının katilini bulmak için adalet arayan bir annenin, olayın yaşandığı yerdeki üç reklam panosunu kiralayarak mücadelesini kamusal alana açmasını anlatan filmden ilham alan Justice4Grenfell adlı bir grup, kendi üç panolu kampanyasını başlattı.

Başrolde Frances McDormand’ın harika bir performans sergilediği filmden esinlenen grup, her biri bir reklam panosu taşıyan üç kamyon kiralayıp “Nasıl oldu da hâlâ kimse tutuklanmadı? 71 ölü.” ifadesini söz konusu bölgede dolaştırıyor. Oscar adayı da olmasıyla iyice ünü yayılan filmin rüzgârını arkasına alan projenin, grubun köklü reklam ajansı Bartle Bogle Hegarty’nin Londra ekibiyle yaptığı iş birliğiyle hayata geçtiğini de belirtelim.

Geçen yılın Haziran ayında Grenfell Kulesi’nde çıkan yangında 71 kişi hayatını kaybetmiş, daha çok işçilerin ve göçmenlerin kaldığı bu sosyal konuttaki ihmaller zinciri ve soruşturma sürecindeki adaletsizlikler, Birleşik Krallık’ta büyük tepki uyandırmıştı. Avukatlar tarafından kurulan grubun diğer isteği ise hem sevdiklerini hem de evlerini kaybetmiş sakinler için binanın onarılması ve yeniden yaşanacak bir hâle getirilmesi. Justice4Grenfell (Grenfell İçin Adalet) grubu, şehri yöneten yetkilileri ve hükümeti, kurbanların evsiz kalan aileleri için konaklama imkânı sunmasını ve olay yeri civarındaki yangına dayanıksız 297 binanın güvenliğini sağlamasını da talep ediyor.

Binada çıkan yangından bir kare.

Bu açık hava çalışması hem sosyal sorumluluk anlamında en iyi örneklerden birini alarak harekete geçmesi hem de Oscar ödül törenine çok yaklaştığımız bu dönemde harika zamanlamasıyla övgüyü hak ediyor.

Oscar
Film, bu yılki Oscar adayları arasında en büyük favorilerden biri olarak kabul ediliyor.

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri filmi baskın ve muhafazakâr kasaba kültürünün, güvenlik güçlerinin ve adalet sisteminin nasıl kör olabileceğini göstermesi ve olayı örtbas etmeye çalışan yozlaşmış, hatta ırkçı sisteme dikkat çekmesiyle pek çok kesim tarafından beğeniyle karşılanmıştı. Filmin, Hollywood’daki pek çok kadın oyuncunun Harvey Weinstein tarafından taciz ve tecavüze uğradığını öne sürmesiyle başlayan #metoo (ben de) hareketinin de etkisiyle Oscar gecesinden ödüllerle döneceğine kesin gözüyle bakılıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link