Sadakat Programları ve Mobilin Karadelik Etkisi 0

Mobilin karadelik etkisi, mobil çerçevede yenilenen katma değer zincirlerini yeniden gözden geçirilmesinin gerekliliğini vurguluyor… Mobil bugün insanların dünya ile iletişim kurmasını sağlayan ana mecra haline gelmiş durumda. Fred Wilson, (Amerikalı VC) birçok şeyin insanlar tarafından anlık olarak talep edilebileceği iş modellerinin yakın gelecekte yaygınlaşacağı görüşünde. Bu bağlamda verdiği en büyük örnek Uber’leşme… Fred’in belirttiği yapılar “Shared Economy” & “Referal Economy” olarak adlandırılan, birçok verimsiz aracının yerine P2P platformların direkt insanlarla & kaynaklarla buluştuğu, insan bağlantıları & paylaşımları üzerinden türeyen ekonomik tüketim yapılar. Tüketimi değiştirebilecek, gelecek vadeden en değerli konulardan biri olarak öne çıkan özetle, insanın kendi çevresinde yaydığı paylaşımların çevresindekiler tarafından önemsendiği anlık ihtiyaçları karşılayabilecek sosyal yapıların mobil çerçeve içinde yayılacağını söyleyebiliriz. Örneğin, insan kaynağı platformu üyesiyseniz bir organizasyonda tanıştığınız yöneticilerden size uygun niteliklerde birini aradığını öğrenebilir, sıcağı sıcağına kişilerle iletişime geçerek yeni fırsatları değerlendirme imkanına erişebilirsiniz.

Aslında bundan sonrası için yakın gelecekte mobilden sağlanan dataların arka planda yaşayan verilerle harmanlanarak size hizmet eden, ihtiyaçlarınıza göre biçimlenen aracılara dönüşeceğini öngörmek mümkün.

Mobile Convergence olarak popüler olan terim mobilin yarattığı yapışkanlık, bu bağlamda herşeyi içine çeken karadelik etkisiyle Telekom&Mobil teknoloji odaklı çıkan yeniliklerin tümünü aşağıdaki halkalar çerçevesinde konumlandırılıyor. (İçerik, Sadakat, Veri, Pazarlama, Ödeme, Sosyal)

mobilin karadelik etkisi, mobile convergence
mobilin karadelik etkisi, mobile convergence

Tüketici alışkanlıklarını takip etmek için markaların çeşitli yatırımlar yaparak bu katmanları öğrenmeye veya katma değerli hizmetler çerçevesinde ihtiyaçlarınızı karşılayacak firmalardan destek alarak mobili kullanmaya başlaması gerekiyor. Dijital verilerin anlamlandırılarak tekil platformda kullanıcıları özel hissettirecek iletişim çözümleri sunmak & farklılık yaratacak tüketiciyi çekecek faydaları “consumer locked-in” dediğimiz rekabet stratejileri kapsamında kullanmak markanızı farklı kılacağından sadakat bu katmanlar içerisinde farklı bir değer arz ediyor. Sadakat anlamında bu çerçevede neler yapılabileceğini kısaca özetleyecek olursak;

  • Kişiselleştirme: Yeni veritabanları inşa etmek. Satış, sosyal, dijital ve mobil verileri tek bir düzlem üzerinden analiz edilebilecek platformlara geçiş yapmak.
  • Müşteri davranışları analizi: Müşteri davranışlarını ve ihtiyaçlarını analiz edebilecek sadakat & üyelik çatısı altında konumlandırılmış kampanya & kupon çalışmalarıyla ürün/hizmet yelpazenizin dijitale taşınabildiği katma değerli bir deneyim dünyası oluşturmak. Bu yapı gereği arka planda bütünsel bir deneyim haritası çıkarmak, bunu raporlayabilmek mümkün hale geliyor. –holistic approach-
  • Mobil entegrasyon: Müşterilerinize 7/24 ulaşabileceğiniz tek kişisel mecra olarak, veri analizi yaparak sadakat programınızı bu ekran üzerinden konumlandırmanız şart gibi gözüküyor. Özellikle insanların hızla mobilleşen tüketimleri de gözlemlendiğinde; CRM çalışmalarınızın yeni yeteneklerle donanması ve böylelikle pazarlama faaliyetlerinizin özel deneyimler haline getirilmesi için tüm iletişimin mobile entegre biçimde ilerleyebilmesi şart.
  • Entegrasyon ve çoklu sadakat: Operatörlerin hızla yaygınlaştırdığı katma değerli sadakat programları giderek diğer sektör ve markalarda da yaygınlaşacak. ABD ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerdeki çoklu sadakat şirketlerinin yeni bir trend olarak yaygınlaştığı gözlemleniyor. Yukarıda belirttiğim Referal Economy & Shared Economy kapsamında değerlenecek yapının sadakate uyarlanmış hali denebilir. Kolektif bir sadakat yapısının yaygınlaşması; çoklu sadakat programlarını üzerinden geçiren Bellycard benzeri hizmetler Türkiye’de de yaygınlaşacak ve müşterilere sadakat konusunda tek noktada yardımcı olmaya çabalayacak. B2B tarafında markaları ikna etme, networking gücü ile beraber yayılabilecek dinamik, Türkiye’deki rekabet ortamının az olması nedeniyle pazarlama ve yeni fikirlerin değerlendirilmesi konusunda başlangıçta girişimcilere ağır yol kat ettirebilir. (Gelişmiş ülkelere oranla.)
  • Fayda ve fırsatları akıllı hale getirmek: Program dahilinde kaçınılmaz olan sadakat programlarının fayda & fırsat yönetimi olarak kullanılması ile tek bir platform üzerinden bütçelendirilmesi konusunda uygulamaların markanıza sunacağı akıllı yetenekleri gözlemlemek gerek. Kişiye özel iletişim & değer zincirleri oluşturmak bu bağlamda sadakat programlarının ana konusu, diğer yandan “impulsive buying” dediğimiz o an bir ihtiyaç olmamasına rağmen sunulan fayda ile satışı tetikleyebilen, fayda zinciri ile beraber kullanılacağı iletişim yeteneklerinin varlığını sorgulamak gerekli. Aslında mobilde yapacaklarınız basit bir tasarım veya iletişim çözümünün ötesinde, uçtan uca sizin ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek yaşayan platformlara yönelik olmalı.

Markalar kendi sadakat ve iletişim projeleri dışında başka markaları yastık olarak kullanabilecekleri interaktif iletişim araçlarına ihtiyaç duyabiliyorlar. Gerek ana iş alanlarının bu olmaması, gerekse ayrı bir özveri ve ekip gerektirmesi bu noktada kolaylık sağlayacak platformlara itiyor. Platformların, markaların sadakat & fayda yönetimlerine destek olacak ve diğer yandan birçok akıllı yeteneği kendi üzerinden sağlayarak yeni bir satış kanalı yaratacağını söylemek gerekli. Bu platformlar aynı zamanda zenginleşmiş müşteri deneyimleri de sağlayabilecek network yapısında olduğundan markanızın başka markalarla ortaklaşa fayda kampanyaları yürütmesine katkı sağlayan networkler olacaktır. Örneğin, bir ayakkabı satıcısı olarak ayak bakımı & ayakkabı konusunu farklı ürün ve hizmetlerle birleştiren 360 dereceyi çerçeveleyecek kampanyalar tasarlayabileceksiniz.

Peki bu kadar faydalı ve yetenekli bir platform neden ve nasıl kullanılacak?

Bu noktada da müşteri açıkça faydanın çekiciliğinden programlara katılacak. Ama bunun ötesinde bu tip fayda networklerinin içerik anlamında zengin olması ve P2P etkileşimlerinin olması gerekli… Bunların projelerde katalizör etkisi gösterecek araçlar olduğunu eklemek gerek.

Bazı başarılı sadakat programları

Starbucks, My Starbucks Reward

Starbucks sadakat kartı ile ödeme yapılan ürünlerden yıldızlar kazanılıyor. Biriken yıldızlar içecek, yiyecek & hediyelik ürünler için kullanılabiliyor. Ayrıca 2 adet sadakat seviyesi var. Green & Gold seviyelere yükselen kullanıcıları daha farklı ayrıcalıklar veriliyor. Mobile entegre edilen bu yapı ABD’de çok başarılı oldu. Öyle ki Starbucks pazarlama ekibi projeyi tüm dünyaya yaymak istemekte, hatta birkaç köşe yazarı sadakat programlarını firmalara ayrıca bir hizmet olarak satmak istediklerini belirtiyor. Yaklaşık 10 milyon kullanıcısı var.

JC Penney, Privilege Loyalty Program

Alışveriş yapan kullanıcılara puanlar veriliyor. Her 10 bin puan karşılığı 100 dolarlık hediye çeki kazanılabiliyor. Üyeler, yıl boyu belirli günler 2-3 kat puan, ücretsiz kargo, çekilişler gibi ek faydalardan yararlanabiliyor. Sadakat programı üyelerine doğum günleri & ilgi alanlarına yönelik kampanyalar yapılıyor. Yaklaşık 20 milyon kullanıcısı var.

Sephora, Beauty Insider

Online & Offline alışverişlerden puanlar biriktiriliyor. Benzer biçimde özelleştirilmiş iletişim & duyuru mekanizmaları var. Buna ek, yeni çıkan ürünlerin duyuruları & ücretsiz eşantiyonların iletilmesi sadakat kartı üyelerine özel sunuluyor.

Walgreens, Balance Rewards

Yukarıdakilerle paralel iletişim özellikleri taşıyan sadakat programı, özel olarak sadakat kartı üyelerine, kendilerine bakım uyguladığında, yürüyüş ve kilo kaybı ya da fiziksel etkinliklere katılım yaptıklarında puanlar kazandırıyor. Bunlar karşılığı üyeler hediye çekleri kazanıyor. Bu program diğer programlardan farklı olarak, hayatlarımızda önemli giderek artan wellness konseptini de sahiplenen sadakat üyeleri arasında sahiplenerek kendini farklılaştırmış oluyor.

Markanın sadakat programını değerleriyle ölçüşen bir içerikle konumlandırması, sadakati de basit bir kart bilgisi olmanın ötesinde sosyal-dijital-mobil eksenlerde kullanarak tüketiciye göre şekillenen programlar inşa edebilmek büyük bir farklılık yaratıyor.

Montaigne'in bir sözünü benimserim. " bütün söylediklerim karşılıklı bir sohbettir ve hiçbiri öğüt niteliğinde değildir. Bu kadar serbest konuşabiliyorsam bu, başkalarını kendime inandırmak zorunda olmadığım içindir."

Bir Cevap Yazın

Varan Turizm İcra İle Satışa Çıkarılıyor 0

Merhum iş adamı Nevzat Pekuysal’ın 1946 yılında temelini atığı Varan, sektörün önde gelen firmalarından biri konumundaydı. Varan’ın, Kadıköy-Pendik arasında başlayan taşımacılık serüveni, 6 yıl önce el değiştirmesi ile yeni bir aşamaya geçti. Yılların markası Varan’ı, sektörün bir diğer büyük oyuncusu Ulusoy Seyahat satın almıştı. Ancak, Türkiye Futbol Federasyonu eski Başkanı Haluk Ulusoy’un sahibi olduğu şirket içine girdiği mali darboğazı aşamadı.

Seferleri durduruldu
Şirketin yaşadığı mali krizi nedeni ile geçen yıl Varan’ın seferlerine son verildi. Ulusoy Seyahat Nakliyat A.Ş. için geçen Haziran ayında iflas kararı çıkarken, Varan markası da icradan satışa konuldu.

Satışı, alacaklı banka istedi
İstanbul 9. İcra Dairesinin düzenlediği ihalenin ilki 21 Kasım günü yapılacak. İlk ihalede alıcı çıkmaması durumunda ihale Aralık ayı başında bir kez daha yapılacak. Varan’ın 17 tescilli markası için icradan satışı, alacaklı konumdaki bir bankanın istediği anlaşıldı. Anılan markaların bankaya rehin sözleşmesi ile rehin verildiği tarih ise 6 Haziran 2014 olarak kayıtlara girdi. Alacaklı banka 17 Nisan 2015’te borçlu firmalara ihtarname gönderdi. Bankanın asıl alacağı ise 5 milyon 919 bin TL. Söz konusu alacak tutarı, işlenen faiz ile 10,3 milyon TL seviyesine çıktı.

Marka değeri 3 yıl içinde eridi
İcra dosyasında yer alan bilgilere göre, bilirkişi 17 marka için değer tespiti yaptı. Varan, Varan Kargo, Varan Turizm, Varan Konaklama, Ceylan Kız Şekil gibi 17 marka için 30 Mayıs 2014’te sunulan marka değerleme raporunda Varan’ın marka değeri 19 milyon 484 bin 729 TL olarak belirlendi. Ancak 15 Ağustos 2017 tarihli bilirkişi raporunda ise toplam marka değeri 5 milyon 887 bin TL olarak belirlendi. Böylece, 3 yıllık sürede efsane marka dörtte bir seviyesine geriledi.

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link