Resminizi Dijital Dünyada Çizin!

En basit anlamıyla bilgi grafiğidir “infografik” .

Onun sayesinde resimleri, tabloları, rakamları ve kısacık cümleleri bir araya getirip vermek istediğiniz mesajın fotoğrafını çekersiniz.  Hikayesi olan görseller  üretirsiniz. Çok kullanışlı; çünkü  bilgiyi şekillerle ifade ederken, uzun uzun cümlelerle anlatılacak her şeyi tek bir sayfa üzerinde eğlenceli ve renkli biçimde sunma fırsatını sunar. Viral bir içerik oluşturur ve doğru kullanıldığı takdirde sıkıcı değil, akıcı olur; iletmek istediği mesajı hızla etrafına yayar.

İnfografiğin markalara pratik ve etkili bir iletişim fırsatı sunduğu kesin; ancak içerik pazarlamanın önemine sıklıkla değinilen günümüzde yine aynı konu karşımıza çıkıyor: Doğru bir içerik kullanılmazsa eğer,  harcanan zamana ve emeğe yazık olurken, marka algısı açısından da parlak olmayan sonuçlar yaşanır.

İlgi çekici bir başlığa sahip, kaliteli görsellere yer veren, ayrıntılarda kaybolmayan, herkeste olanı değil de olmayanı da kullanabilen ve böylece şaşırtıp ilgi uyandıran, kullandığı renkleri ve fontu doğru seçen  ve bütün bu unsurları başarılı bir tasarım ile toparlayan “ infografik”,  başarıyı büyük ölçüde garantiler.

Ancak daha fazlası gerekiyor. Etkili ve uzun ömürlü bir infografik  dinamik olmalı, interaktif olmalı. Kendisine inceleyene datayla oynama fırsatını verebilmeli. İlgisini çeken noktaya kişi odaklanabilmeli, dikkatini çekmeyen bölümlere ait detayları geçebilmeli. Kısacası markalar nasıl isteklerimize “deneyim” sunarak cevap veriyorsa, başarılı bir infografik de ulaştığı kişilerin merakına ve ilgisine hitap edebilmeli.  Buyrun örnekler… Üzerinde gezinin, dilediğiniz gibi bilgiyi kullanın:

http://futureofcarsharing.com/

http://data-ink.com/wp-content/uploads/2012/02/infographic_dashboard.html

http://data-ink.com/wp-content/uploads/2012/06/infographic_dash6.html

Infografik ve marka ilişkisi devam ederken Intel; kullanıcıların sosyal medya davranışlarını ölçmek ve yayınlamalarını sağlamak için infografik hazırlama aracı geliştirdi. Uygulamanın adı: What About Me. Intel’in sunduğu bu araç Twitter, Facebook gibi sosyal medya profillerinizden topladığı verilerle size ait bir infografik hazırlıyor. Elbette ki kendi infografikleriniz için bu şablona bağlı kalmak zorunda değilsiniz, geniş içeriklere sahip çeşit çeşit uygulamalar mevcut.

Hızın, basitliğin ve yalınlığın çok önemli olduğu günümüzde infografikler artık her yerde. Siz de resminizi çizin! Örneğin; iş başvurularında standart bir CV  yerine infografikle hazırlanmış bir özgeçmiş ne kazandırır? Görüşmelerde  önce ilgiyi çeker, sonra da yaratıcılıkla fark atar. Tabii içeriğin güçlü ve doğru olması şartı ile… Size yardımcı olabilecek adreslerden bazıları:

http://pinterest.com/rtkrum/infographic-visual-resumes/

http://blogof.francescomugnai.com/2013/07/when-infographics-elements-meets-resume/

http://vizualize.me/

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Geleceğin İş Dünyasında Çocuğunuzun En Çok İhtiyaç Duyacağı 10 Beceri

  • World Economic Forum’un “Küresel İnsan Sermasesi Raporu 2017”, günümüzdeki eğitim sistemlerinin çoğunun, iş dünyasında gerekli olan becerilere yönelik olmadığına dikkat çekiyor.
  • 2020 yılında iş dünyasında en çok gereksinim duyulan 10 beceri kompleks problem çözme, eleştirel düşünme ve yaratıcılık olacak.
  • Yeni Zelanda’da yapılan bir araştırmaya göre, yedi yaşındayken okumayı öğrenen çocuklar, beş yaşındayken okumayı öğrenen çocuklara göre daha yüksek bir anlama düzeyi gösteriyorlar. Çünkü çevrelerindeki dünyayı oyun yoluyla keşfetmek için daha fazla zamanları oluyor.
  • Çocuklara oyunlar aracılığıyla yeni beceriler kazandırmalıyız ve geleceğin iş dünyası için gerekli olan becerilerin gelişimi için yaşam boyu oyunun öneminin farkına varmalıyız.
  • İlgili Yazı: Geleceğin İş Dünyasına Yönelik Dikkat Çekici 4 Tahmin

Çocuklar genel olarak oldukça meraklıdırlar ve her şey hakkında bir öğrenme tutkusuna sahiptiler. Ancak çocukların sahip oldukları bu özellikler, okula başlamalarıyla birlikte geleneksel eğitim uygulamaları yüzünden kaybolur.

Torrance Yaratıcı Düşünme Testi ise sık sık çocukların farklı düşünme biçimlerinin zaman içinde nasıl azaldığını gösteren bir örnek olarak gösterilir. Torrance Yaratıcı Düşünme Testi, teste tabii tutulan kişinin sadece kendi yaşam deneyimleri üzerine derinlemesine düşünmesini gerektirdiği için kendi türleri arasında en yaygın şekilde kullanılan ve yüksek derecede güvenilir bir testtir.

World Economic Forum’un bu konuda paylaştığı yazıya göre, anaokulundaki çocukların %98’i yaratıcı dahilerdir ve bir ataşı nasıl kullanabilecekleri konusunda sonsuz sayıdaki durumu düşünebilirler. Ancak çocuklar geleneksel okul sistemi içerisinde yer aldıkça bu yetenek büyük ölçüde azalır ve 25 yaş itibarıyla bu çocukların sadece %3’ü “yaratıcı dahi” olarak kalmayı başarır. Bununla birlikte son 25 yılda, Torrance Yaratıcı Düşünme Testi, küçük çocuklar arasında özgünlüğün azaldığını gözler önüne serdi.

Mevcut Eğitim Sistemi, İhtiyaç Duyulan Becerilerin Gelişmesine Yardımcı Olmuyor

World Economic Forum, geçtiğimiz yıl içerisinde “Küresel İnsan Sermayesi Raporu 2017” başlıklı bir rapor yayımladı. Bu raporda, günümüzdeki eğitim sistemlerinin çoğunun, bugünün iş gücü piyasayalarında çalışmak için gerekli olan becerilerden kopuk olduğu ifade ediliyor. Bunun yanı sıra raporda, okulların problem çözme, yaratıcılık ya da iş birliği gibi becerileri teşvik etmek yerine, öncelikle çocukların bilişsel becerilerini -ya da daha geleneksel konularla alakalı becerilerini- geliştirmeye odaklanma eğilimi de vurgulanıyor.

4. Endüstri Devrimi‘nde gerekli olan beceri grubuna bakıldığında, bu durum, bir endişe kaynağı olarak değerlendirilmelidir. World Economic Forum’un hazırladığı “İşlerin Geleceği” isimli rapora göre, 2015 yılında iş dünyasında en çok gereksinim duyulan 10 beceri şu şekildeydi:

  1. Kompleks Problem Çözme
  2. Başkalarıyla Koordinasyon
  3. İnsan Yönetimi
  4. Eleştirel Düşünme
  5. Müzakere
  6. Kalite Kontrolü
  7. Servis Oryantasyonu
  8. Muhakeme ve Karar Verme
  9. Aktif Dinleme
  10. Yaratıcılık

İşlerin Geleceği raporuna göre, 2020 yılında ise iş dünyasında en çok gereksinim duyulan 10 beceri şu şekilde olacak:

  1. Kompleks Problem Çözme
  2. Eleştirel Düşünme
  3. Yaratıcılık
  4. İnsan Yönetimi
  5. Başkalarıyla Koordinasyon
  6. Duygusal Zeka
  7. Muhakeme ve Karar Verme
  8. Servis Oryantasyonu
  9. Müzakere
  10. Zihinsel Esneklik

Bu iki sıralamaya baktığımızda en dikkat çekici detay, yaratıcılığın 10. sıradan üçüncü sıraya kadar çıkması olarak gösterilebilir. Bununla birlikte “2015 yılında iş dünyasında en çok gereksinim duyulan 10 beceri” arasında yer almayan duygusal zekanın, “2020 yılında iş dünyasında en çok gereksinim duyulacak 10 beceri” listesine altıncı sıradan giriş yaptığı da dikkatlerden kaçmıyor. Ayrıca 2015 listesinde yer almayıp da 2020 listesinde yer alan bir başka beceri de zihinsel esneklik. İşin kötü tarafı, bütün bu beceriler geleneksel eğitim sisteminde belirgin bir şekilde öne çıkmıyor.

Çocukların Becerilerini Oyunlar Yoluyla Geliştirmeye Odaklanmalıyız

Yeni Zelanda’da yapılan bir araştırma, yedi yaşındayken okumayı öğrenen çocuklarla beş yaşındayken okumayı öğrenen çocukları karşılaştırdı. 11 yaşındalarken her iki çocuk grubu da aynı okuma yeteneğini sergiledi. Ancak yedi yaşındayken okumayı öğrenen çocuklar, daha yüksek bir anlama düzeyi gösterdiler. Bu sonuçla ilgili olarak yapılan açıklama ise çevrelerindeki dünyayı oyun yoluyla keşfetmek için daha fazla zamanları olduğuydu.

6 adet standart Lego parçasını birleştirmenin 915 milyondan fazla yolu vardır.

Sonuç olarak eğer çocukları geleceğe hazırlamak istiyorsak, öğrenim ve eğitim kavramlarını yeniden odaklamamız gerekiyor. Giderek artan bir şekilde birbirine bağlı ve dinamik bir dünya, çocukların hayatları boyunca kendilerini birçok kez değişen işlerde -günümüzde var olmayan ve kendilerinin icat etmeleri gereken işler- bulabilecekleri anlamına geliyor.

Buradaki soru şu: Yukarıda bahsettiğimiz becerilerin yayılma alanını genişletebiliriz ve çocukların yaşamları boyunca öğrenmelerini sağlayacak doğal yetenekleri nasıl canlı tutabiliriz? Aslında bunu başarmak, düşündüğünüzden daha kolay. Çocuklar pozitif ve eğlenceli deneyimlere dahil edilerek bu başarılabilir. Farklı oyun biçimleri, zihinsel becerilere ek olarak çocuklara sosyal, duygusal, fiziksel ve yaratıcı beceriler geliştirme olanağı sağlar.

Kompleks problem çözme, eleştirel düşünme ve yaratıcılık gibi becerilerin, yaşam boyunca oyun yoluyla öğrenilerek inşa edildiğinin farkına varmamız son derece önemli. Başka bir deyişle, yönlendirilmiş öğrenme, okullaştırma ya da üç yaşındaki çocuklara alfabeyi ve sayıları yazılı şekilde öğretmeye karşı önlem aldığımızdan emin olmalıyız. Ayrıca çocuklarımızla neşeli ve anlamlı oyun anları oluşturmaya devam etmenin önemini de iyi bir şekilde kavramalıyız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İzlanda Coca Cola Dünya Kupası Reklamını İzlanda Milli Takım Kalecisi Thór Halldórsson Yönetiyor!


Bayram’a karışan Dünya Kupası coşkusu tüm hızıyla devam ederken, karşılaştırmalar kadar heyecan verici detaylar da yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Bu detaylardan bir tanesi de Coca Cola’nın İzlanda reklam filmi ile ortaya çıktı. Dünya Kupası’nda yarışan en küçük ülke olan İzlanda’nın futbol takımı oyuncularının birçoğu futbol kariyerlerinden önce birçok farklı alanda da yeteneklerini sergileme imkanı bulmuşlar. Öyle ki Coca Cola’nın Dünya Kupası’na özel İzlanda reklam filminin yönetmeni de İzlanda milli takımının kalecisi Thór Halldórsson olmuş.

İzlanda milli takımı kalecisi Hannes Thór Halldórsson 2018 Dünya Kupası döneminde kalesini korurken, öncesinde kendi ülkesinde yayına girecek olan Coca Cola reklamını yönetmiş. Futbolu profesyonel bir kariyer olarak görmeden önce Halldórsson film yönetmeni olarak çalışıyormuş. Hatta teknik direktör Halgrimsson’da milli takımı yönetmediği vakitlerde diş hekimliği yapıyor.

Filmde baskın tema Euro 2016’da efsaneleşerek bir milli takım geleneği haline gelen Viking alkışının baştan sona tüm İzlanda halkını günlük yaşamda nasıl sarıp, tek bir noktada bir araya getirdiği olurken, hangi takımı tutuyorsanız tutun, o efsanevi alkışın ritmi sizi reklam boyunca sizi de sarıyor.

Sanıyorum asıl güzel olan da birçok ülkenin milli takımında ülkesini temsil eden milyon dolarlık futbolculara karşın İzlanda gibi daha küçük yüzölçümlü ülkelerin oyuncularının futbolla beraber başka meslek dallarında da başarılı olması.

Öyle ki kale bekçisi Halldórsson bundan dört yıl kadar önce profesyonel bir yönetmenken ikinci iş olarak futbolla ilgileniyormuş. Şimdilerde kariyerini bir Danimarka takımı olan Randers FC’da sürdüren Halldórsson, İzlanda’da yayına girecek bu reklam filmi için bir istisna yaparak yönetmen koltuğuna geri dönmüş ve halkı Dünya Kupası coşkusu ile birleştirecek çok güzel bir işe imza atmış.

Sanırım en iyisi de güzelce kurgulanmış bu reklam filminde birleştirici unsurlarla beraber İzlanda’nın doğal güzelliklerini de seyretmek  oldu. Peki siz ne düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link