Renklerle Pazarlama Sanatı

Değişen tüketici karakteri pazarlama dünyasını duyuların keşfine yönlendirmiştir. Tüketici görmek, işitmek, koklamak, dokunmak ve tatmak ister. Yüzde olarak duyuların oranları değişiklik gösterse de tüketicinin duyusal karakteri dikkate alınmalıdır. Duyuların harekete geçirilmesi tüketici ile marka arasındaki köprülerin kurulmasını sağlar.

‘’Duyusal markalandırma’’, marka ve tüketici arasında uzun soluklu marka sadakatinin oluşması için temel oluşturabilecek özelliğe sahiptir. Tüketicinin markaya yönelik alışkanlık kazanması için duyuları çok ince bir ayrıntıda kullanmak gerekir. Renkler görme duyumuza hitap etmekte ve hayatımıza anlam katarlar. Her şeyin simsiyah olduğu bir dünyada işletmeler de tüketiciler de heyecanını yitirecek ve hissizleşecektir. Dolayısıyla satın alma eylemlerimizde etkili olan renklerin ne anlama geldiğini anlamak oldukça önemlidir. Bu nedenle bazı temel renklerin tüketiciye hissetirdiklerini sizler için derledik:

Mavi

  • Okyanus rengini anımsatan mavi soğuk, sakinleştirici, rahatlık sağlayan vehuzur veren bir renktir.
  • Başarıyı çağrıştırır.
  • Sonsuzluk, otorite ve verimliliğin sembolü olan bu renkten yola çıkılarak tasarlanan logolar mavi renklidir.
  • Mavi ile  büyüklük vurgulanmaktadır.
  • Mavi yemek yeme ihtiyacını azaltan bir renktir.
  • Deterjan firmaları, yapılan araştırmalar sonucunda mavi rengin temizlikolarak algılandığını ortaya koymuş ve temizlik ürünlerinin ambalajlarında mavi rengi kullanmıştır. Benzer bir şekilde deterjan firmaları  kırmızı rengin  tehlike ,  sarı rengin ise mavi ile paralel şekilde tüketicilere  temizliğiçağrıştırdığını fark etmiştir.

Kırmızı 

  • Dinamik bir renk olan kırmızı hareket, girişkenlik, liderlik ve gücü temsil eder.
  • Kırmızının kan akışını hızlandıran ve nabzı yükselten bir renk olmasını fırsat bilen Levi’s, Nike ve Puma gibi spor malzemesi ve rahatlığı simgeleyen jean kıyafet satan firmalar kırmızı rengi logolarında ya da ürünlerinde kullanmıştır. Ayrıca spor arabalarda da göze çarpan ilk renk kırmızıdır.
  • Kırmızı renk iştah açıcı özelliğe sahiptir. Coca-Cola bunun en güzel örneğidir. Ayrıca Pizza Hut, McDonalds, Burger King ve Ülker gibi gıda ve fast food zincirinde lider olan bu firmalarda ürün ambalajlarında ve logolarında kırmızı rengi kullanmaktadır.
  • Kırmızı ‘’Zamanı unutun, iştahınız açılsın,  daha çok için ve uykusuz kalın’’mesajını vermektedir.

Sarı

  • Canlılığı, iyimserliği, coşkuyu ve hareketi vurgulamasına rağmen geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin rengidir. Örneğin ticari taksiler sarı renktedir çünkü geçici olarak taksiye ihtiyaç vardır ve trafikteki arabaların içerisinde sarı rengi ile anında dikkat çekerler.
  • Geçici bir renk olma özelliğinden dolayı bankalar sarı rengi tercih etmemeye dikkat eder.

Turuncu

  • Sıcak kanlı, girişken, yürekli, iyimser ve coşkulu bir renktir.
  • Turuncu renk bir ürün ya da marka da kullanılmışsa ürün ya da markanınherkes için olduğu imajını verir. Örneğin Pınar markası kaşar peynirlerin ambalajında turuncu rengi kullanmaktadır. Uludağ gazoz markası da turuncu rengi ambalajlarında en çok kullanan firmalardan biridir.
  • Turuncu rengin hakim olduğu işletmelere giren insanlar o kapıdan içeri rahatça girebileceklerini hissederler. Hollanda menşeli ING Bankası turuncu rengi logosunda, kartlarında ve banka içi atmosferde başarıyla kullanmaktadır.

Yeşil

  • Doğayı çağrıştıran bir renktir. Sessizliği , huzuru, iyimserliği  ve öz güvenivurgular. Doğadan markası bitki ve dökme çaylarının ambalajında yeşili kullanmaktadır.
  • Güven verdiği için bankalar tarafından tercih edilen bir renktir. Buna en iyi örnek Garanti bankası ve bankanın kullandığı yeşil yonca logodur.

Mor

  • Korku, stres ya da şok durumlarında tercih edilen bir renktir. Güvensizlik durumunda bu renk kullanılır.
  • Asalet ve kraliyet rengi olan bu renk yapılan bir araştırmada maddi durumu iyi olan ailelerin çocuklarının oyuncak seçiminde mor rengin baskın olduğu oyuncaklara yöneldiğini ortaya koymaktadır.
  • “Var mısın kalpleri yumuşatmaya?” sloganıyla herkesin duyarlı ve sevecenyönünü ortaya çıkarmaya çalışan Milka çikolata, ‘’ Kalpleri Yumuşatma Hareketi’’ni reklam kampanyasında  kullandığı mor renkli Milka ineği  ile insanları esprili ve sevecen bir dille birbirine yakınlaştırır. Çikolatayı bireysel tüketimden ziyade bir sosyalleşme aracı olarak gösterir.

Siyah                                                           

  • Oldukça güçlü bir renktir. Karanlığı ve geceyi çağrıştırmasından dolayı gizemli, güçlü, klas ve şık bir renk olarak algılanmaktadır. Pahalı ürünlerin rengi olan siyah, Mercedes ve  BMW gibi otomobil markalarının ağırlıkta kullandığı bir renktir.
  • Resmiyetin de rengi olan siyah makam arabalarında da tercih edilmektedir.
  • Ağır bir renk olan siyah düşme ya da batma izlenimi verebileceği için uçak ve gemilerde kullanılmamakta ancak tezat bir şekilde Japonya’da mutluluğun rengi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Pembe

  • Güven hissi verir. İngiltere’deki Boots ve Marks&Spencer mağazalarının çalışanları pembe renk kıyafet giymektedir.
  • Pembe renk özellikle kadınlara yönelik ürünlerde sıkça kullanılır. Bunun en güzel örneği tam anlamıyla kadınlara yönelik ürünler üreten ve pembe renk ile  tonlarını en iyi şekilde kullanan Victoria Secret’tır. Amerikalı kadınlar için güzelliğin her şey demek olduğunu kültür kodlarında çözen marka, iç çamaşırından oluşan ürün gamını genişletmiş parfüm, ruj ve benzeri kozmetik ürünleri de ürün gamına yerleştirmiştir.

Kahverengi

  • Kahverengi tutarlılığın, sürekliliğin ve zenginliğin sembolüdür. Toprak rengiolmasından dolayı insanlara güven veren bir renktir. Ev ve yemek sektöründe kullanılan bu renk sağlık, doğa ve organik ürünleriçağrıştırmaktadır.
  • Kahverengi iştah açıcı bir renk olmadığı için McDonalds gibi fast food ürünler satan firmalar mağaza içi dekorlarında kahverengi rengini kullanarak insanların hemen yemeklerini yiyip kalkmalarını sağlamakta  dolayısıyla hızlı yemek yeme konseptini güçlendirmektedirler.

Beyaz

  • Temizlik, parlaklık, sadelik ve masumiyetin simgesi olan beyaz, özellikle çocuk ve sağlık ürünlerinde kullanılır. İlaç kutularının çoğu beyaz renkli ambalajlardan yapılır.
  • İnsan gözü beyaz rengi hemen algılar dolayısıyla beyaz işaretlerde, paketlerde ve satış stantlarında zıtlık oluşturacak şekilde kullanılmaktadır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi İşletme Anabilim Dalı Pazarlama Bölümü yüksek lisans öğrencisi

Bir Cevap Yazın

Facebook ve Google’ın Siyasi Reklamlarla Başı Dertte

Facebook

Facebook, Google ve diğer çevrimiçi platformlarda yayınlanan siyasi propaganda içerikli reklamlar, artık Federal Seçim Komisyonu tarafından çizilen çerçeve kapsamında ve daha sıkı kurallarla denetlenmek isteniyor.

Komisyonda Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Demokrat Parti üyesi Ellen Weintraub’un paylaştığı teklif radyoda, televizyonda ve basılı reklamlarda yayınlanan siyasi içerikli reklamlarda olduğu gibi, internette yer alan politik reklamların da kaynağının açıklanmasını şart koşuyor. Kongre, konuyla ilgili ciddi bir düzenleme olarak kabul edilen tasarıyı, 8 Mart’taki halka açık oturumda tartışacak.

Siyasi içerikli internet reklamları ABD’de oldukça popüler durumda.

Hatırlayacağınız üzere, Rusya’nın Donald Trump’ın kazandığı 2016 yılındaki ABD Başkanlık Seçimi‘ni sosyal ağlarda ve dijital ortamlarda manipüle ettiğine, Amerikan halkı üzerinde algı operasyonu yaptığına, hatta belli yöndeki propagandalara seçim sonuçlarını değiştirecek derecede maddi destek verdiğine dair iddialar hâlen sürüyor.

Kongrenin gündemine getirilen tasarı buradan hareketle, hem bu iddiaları daha yakından inceleyebilmek hem de benzer şüphelerin tekrarlanmaması için Facebook ve Google gibi dijital alandaki dev platformların, yayınladıkları siyasi içerikli reklamların sponsorlarının kim olduğu, bu reklamlara ne kadar para harcandığı, reklamların hangi kesimleri hedeflediği ve benzeri birçok noktada hem Beyaz Saray’a hem de Kongre’ye açıklama yapması kuralını getiriyor.

Federal Election Commission
Federal Seçim Komisyonu’nun gündeme getirdiği tasarı, siyasi içerikli internet reklamlarına sıkı denetim getiriyor.

Federal Seçim Komisyonu’nun teklifi, siyasal propaganda çalışmalarını, siyasi partileri ve teknoloji şirketleri de dahil olmak üzere federal seçimleri etkileyebilecek diğer kurumları kapsıyor. Bu durumda, söz konusu kapsamda faaliyet gösteren taraflara ait platformların ilgili mevzuata uyum sağlayacak hâle gelmesi gerekecek.

Yine de hikâyenin burada başlamadığını, konunun tâ 2011’e kadar uzandığını da belirtmemiz gerekiyor. Facebook o yıl, reklamlardaki “sponsorlu” ifadesinin sponsorun kimliğine dair bilgi vermediğini ve sponsorun internet sitesine yönlendirme yapmadığını belirterek Federal Seçim Komisyonu’ndan bu konuda muafiyet talep etmişti. Konu komisyonda görüşülmüş ama herhangi bir karar bağlanamamıştı.

Vladimir Putin
Rus manipülasyonuyla ilgili başı en çok ağrıyan platformlardan biri de Facebook.

2015 ve 2016 yıllarında Facebook, Google ve diğer bazı önemli internet sitelerinin Ruslar tarafından, Amerikan halkını politik konularda etkilemek amacıyla kullanıldığının ortaya çıkması, doğal olarak bu konunun komisyon tarafından yeniden gündeme getirilmesine yol açtı. Açıkçası komisyon bu sefer, sert kurallar koymakta ve sıkı denetim getirmekte kararlı görünüyor.

Nitekim söz konusu tasarı, internette metin veya görsel grafik biçimindeki siyasi içerikli reklamlarda reklamverenin adının yeterli büyüklükte ve açıkça okunabilir harflerle yazılmasını zorunlu tutuyor. Dijital müzik platformları ve internet radyolarında verilen politik reklamlar da düzenlemeden nasibini alacak. Zira buralarda verilen siyasi reklamlar sözlü feragatnameleri içermek zorunda olacak ve çevrimiçi video ve sesli mesaj yoluyla reklam veren adayların ad ve soyadlarını tam olarak belirterek “Bu mesajı onaylıyorum” ifadesini ekleyecek. Tasarı yasalaşırsa, internetteki ücretsiz içerikleri de etkileyecek. Örneğin YouTube’a ücretsiz bir şekilde video yükleyen siyasi kuruluş veya kişi, içerikten sorumlu olduğunu belirtecek. Mevcut yasada bu durum yalnızca reklamlı olarak paylaşılan politik videolarda sınırlı.

Tasarı yasalaşırsa, yeni düzenlemeden YouTube da derinden etkilenecek. Sponsorlu ya da sponsorsuz her siyasi reklamda yeni kıstaslar aranacak.

Komisyondan geçmesi için Cumhuriyetçi Parti’nin desteği gereken tasarı, sanal ve artırılmış gerçeklik konuları da dahil olmak üzere, teknolojik gelişmelerin yasal çerçevede düzenlenmesi yolunda önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

Federal Seçim Komisyonu’nun (FEC) internetteki politik reklamların yasal yönden düzenlenmesine ilişkin ilk girişimi elbette bu değil. Komisyon 2006 yılında Youtube’dan, bu platformda bireyler veya kimi gruplar tarafından satın alınan çevrimiçi siyasi reklamların ne kadara mal olduğuna dair bilgi vermesini istemişti. Hatta bu istek, başka sitelerde banner olarak bulunan ücretli politik reklamların tamamını da kapsar nitelikteydi. Komisyon, blog ve benzeri kişisel görüş içeren bazı dijital iletişim kanallarını ise bundan muaf tutmuştu.

Görünüşe göre, 2011 yılında FEC’in taleplerine direnen Facebook’u bu sefer daha zor bir mücadele bekliyor.

Tasarının yasalaşıp yasalaşmayacağı şimdilik meçhul. Fakat kendi durumumuza dönüp baktığımızda, bilişim hukuku konusunda henüz yeterli sayıda ve nitelikte insan kaynağının bile olmadığı ülkemizde, buna benzer çalışmaları görmek şimdilik yalnızca bir hayal olarak duruyor. Çünkü bilişim hukukunun genellikle sansüre yasal dayanak olarak kullanıldığı ve bunun kanıksandığı bir ortamda, politik reklamların kaynağını sorgulamak üst düzeyde bir şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışı ile özel uzmanlık gerektiren kalifiye insan kaynağına ihtiyaç duyar.

Peki, ABD’de gündeme gelen bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Siyasi amaçla verilen çevrimiçi reklamların kaynağının ayrıntılı bir şekilde sorgulanması ve en derin noktalarına kadar devlet kurumlarına bilgi verilmesi bir şeffaflık göstergesi mi, yoksa siyasi propaganda özgürlüğünü gelecekte kısıtlayabilecek bir düzenleme mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tüketicilerin %72’si Videolu İçerikleri Tercih Ediyor

Yeni bir yılın başlangıcıyla önümüzde ki bu 12 aylık sürenin, video pazarlamacılar açısından  nasıl bir süreç olacağını görmenin zamanı geldi.

Sizler için tam dört yıllık video pazarlama anketi sonuçları Wyzowl’da yayımlandı. Ortaya çıkan sonuçlara göre hem video pazarlamacılar hem tüketiciler açısından bu yıl büyük bir yıl olacak.

Paylaşacağımız istatistikler 2017’nin Aralık ayında 570 tane farklı katılımcıyı araştırarak toplandı. Katılımcılar hem pazarlama uzmanlarından hem çevrimiçi tüketicilerden oluşuyordu. Katılılımcılar pazarlamacılar ve tüketiciler olarak iki kategoriye ayrıldı.

Video kullanımı artıyor

İşletmelerin %81’i videoyu pazarlama aracı olarak kullanıyor. (2017)

Video kullananların %99 ise 2018’de de kullanmaya devam edeceğini söylüyor.

Video kullanmayanların %65’i ise 2018’de başlayacaklarını söylüyor.

Birçok video izliyoruz

İş yerinde izlediğimiz video içeriğine, çevrimiçi gösterilen video hizmetlerine kadar video hayatımızın bir parçası haline geldi. Bizde katılımcılara özellikle tipik bir günde ne kadar video izlediklerini sorduk. Sonuçlarda günde ortalama 1.5 saat video izlendiği sonucunu bulduk. Ayrıca katılımcıların %15’i ise günde 3 saatten fazla video izlediklerini söylediler.

Pazarlamacılar işlerini yapmalarına yardımcı olmak için videoya güveniyorlar

 Pazarlamacıların %97’si videonun ürün veya hizmetlerin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olduğunu söylüyor.

%76’sı ise videonun satışları arttırmada etkili olduğunu söylüyor.

%47’sı video sayesinde gelen soruların azaldığını söylüyor.

%76’sı trafiğin artmasına yardımcı olduğunu söylüyor.

%80’i videonun web sitelerinde kalma süresini arttırdığını söylüyor.

%95’i insanlar bir ürünü almak istediklerinde onun hakkında daha fazla bilgi almak için açıklayıcı videolara ihtiyaç duyuyorlar.

%81’i insanlar bir markanın videosunu izleyerek onu almaya daha kolay ikna oluyorlar.

%85’i markalardan daha fazla video görmek istediklerini söylüyor.

Tüketiciler videoyu seviyor

Videolar müşterilerimiz gibi bizler için önemli değere sahip. Hem videonun hem yazının bulunduğu bir sayfada müşterilerin %72’si videoyu tercih ediyor.

Paylaşmayı seviyoruz

İnsanlar genelde eğlenceli videoları paylaşmayı seviyorlar. Yapmanız gereken ise belirli bir kitlenin ilgileneceği video içeriğini oluşturmak. Bu sayede tüketicilerin %83’ü bunu kendi sitelerinde arkadaşlarıyla paylaşacaktır.

Linkedln 2018’de uçmak için hazır

Katılımcılarımıza farklı platformlar hakkında sorular sorduk. Facebook, Youtube, Snapchat, linkedln gibi… Şaşırtıcı bir şekilde ilk sırada linkedln geldi. Şuanda pazarlamacıların yalnızca  %38’i videolarını linkedln üzerinden paylaşırken 2018’in devamında %55’inin yani yarısından fazlasının da kullanacağını söylediler.

Kaynak: blog.hubspot.com

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link