Reklamlarda Ünlü İş Birlikleri Artık Neden İşe Yaramıyor?

İlk reklamın nerede yapıldığı ile ilgili çalışmalar bizi Roma’daki gladyatör ilanlarına götürür. Modern reklamın ise Avrupa ve Amerika’da aynı anda çıktığı düşünülüyor. İlk reklamlardan günümüze kadar değişmeyen tek şey ise reklamlarda kullanılan ünlüler.

Reklamcılar genellikle ürünün ne olduğundan çok kime hitap ettiğini bulmaya çalışır ve bunun üzerine kafa yorarlar. Örneğin çikolata 90’lı yılların sonuna kadar Türkiye’de çocuklara hitap ediyordu. Ünlü kadınların rol aldığı reklamlar ile bu algı yıkıldı ve çikolatanın her yaşa, her gruba ait olduğu, çikolata yemenin çocukça bir davranış olmadığı algısı toplum tarafından kabul edildi. Bunu başaran ise toplumun rol model aldığı ünlülerin bu kampanyalarda sıklıkla kullanılmasıydı. Ancak son dönemde insanların bilinçlerinde bıraktıkları olumlu etkiye rağmen reklamlarda ünlü kullanımından vazgeçiliyor. Peki, neden?

demet evgar browni ile ilgili görsel sonucu

Tüketicilerin geleneksel reklamlara ve geleneksel reklamlarda kullanılan tekniklere güveni kalmadı. Bunun sebebi ise reklamların abartılı ve gerçek hayattan uzak olmaları. Eskiden sevdiğimiz, beğendiğimiz, idol olarak gördüğümüz ünlülerin rol aldığı reklamlardaki ürün ya da hizmet o ünlüyle özdeşleştirilerek markayla bir bağ kurmamızı sağlayabiliyordu. Ancak tüketiciler bilinçlendikçe bu teknik etkisini kaybetmeye başladı. Ürünle özdeşleşen ünlülerin günlük hayatlarında aslında o ürünü kullanmadıkları ve belli bir bütçe karşılığı reklamda “rol” aldıkları gerçeği inanılırlığı ve güvenilirliği büyük ölçüde zedeledi.

Ünlülerin reklamlarda kendi kimlikleriyle oynamaları yani bir karaktere bürünmemeleri samimiyet sıkıntısı doğurmaya başladı. Örneğin; Kıvanç Tatlıtuğ’u Mavi Jeans reklamlarında baştan ayağa Mavi’den giyinen, bildiğimiz karizmatik Kıvanç Tatlıtuğ olarak izliyoruz. Ancak bu tüketiciye inandırıcı gelmiyor. Evet insanlar bir süre Kıvanç Tatlıtuğ ile Mavi Jeans’ı özdeşleştirebiliyorlar ama bu çok çabuk değişebilecek bir durum. Daha önce de Kıvanç Tatlıtuğ Mavi Jeans ile anlaşmıştı. Sonrasında Mavi, Serenay Sarıkaya, Kerem  Bursin, İlker Kaleli gibi pek çok ünlü isimle çalıştı. Şimdi tekrar Kıvanç Tatlıtuğ ile anlaştılar. Benzer bir  örneği Çağatay Ulusoy’un Taylor Marie Hill ile oynadığı Colin’s reklamları için de verebiliriz. Reklamı izleyenler Çağatay Ulusoy’un Colin’s giymesinin inandırıcı olmadığını söylüyorlar.  Bu da reklamı izleyenler ve markayı tüketenler için marka sadakatini etkileyebilecek ve güven sarsabilecek bir durum. Bir dönem Britney Spears, Pepsi-Cola ile anlaşmalıyken Coca-Cola içerken görüntülendiği için Pepsi ile anlaşması sona ermişti örneğin. Markaların reklamlarında kullandıkları ünlülerin marka sadakatleri ve güvenleri yoksa tüketicide bunu oluşturmayı bekleyemezler.

Buna karşın yine Kıvanç Tatlıtuğ’un oynadığı başarılı ünlü kullanımına örnek olarak Akbank reklamlarını verebiliriz. Akbank’ın seri olarak yayınladığı Ali ve Nuri kardeşler üzerinden hikayelediği reklam dizisinde Kıvanç Tatlıtuğ-Ali, İlker Ayrık-Nuri karakterlerine bürünüyorlar. İnsanlar Kıvanç Tatlıtuğ’un veya İlker Ayrık’ın değil reklam filmindeki Ali’nin veya Nuri’nin  nakit sıkıntısı çekebileceğine inanabiliyorlar böylece. Bir şeyler havada kalmıyor.

akbank kıvanç tatlıtuğ reklamı ile ilgili görsel sonucu

Yazımızda reklamların senaryoları hakkında değil, ünlüleri konumlandırmaları hakkında konuştuğumuzu belirtmekte fayda var tabi.

Reklamlarda ünlü kullanımıyla ilgili farklı sıkıntılar da olabiliyor. “Vampir Etkisi” ünlü kullanımının en büyük risklerinden birisi. Vampir etkisi; reklamda kullanılacak olan ünlünün reklamı yapılan ürün ya da hizmetin önüne geçmesi durumudur. Son zamanlarda buna en iyi örneklerden biri ise Koton. Yeni kampanyalarında sürekli Fahriye Evcen’i kullanan Koton, yakında markanın ismi de değişip Fahriye Evcen yapabilir. Çünkü bütün kozlarını onun üzerinden oynuyor. Reklamlarda, üründe, her yerde Fahriye Evcen’in ismi markadan önce geliyor.

İlgili resim

Ünlüler markaların önüne geçebildiği gibi markalar da ünlülerin üzerine etiket gibi yapışabiliyor. Örneğin Turkcell reklamlarında oynayan Nil Karaibrahimgil, bu reklam dizisinden sonra başka reklamlarda, filmlerde oynamış olmasına rağmen hala ‘Özgür Kız’ olarak biliniyor.

Peki ünlü kullanımının yerini ne aldı?

Ünlü kullanımının etkisi ve güvenilirliği azaldıktan sonra yeni pazarlama tekniklerinden en çok kullanılanı; Influencer Marketing. Influencer’ları sosyal medyada tanınırlığı, bilinilirliği ve takipçi sayısı çok olan kişiler olarak tanımlayabiliriz. İnandırıcılıkları, sosyal medyayı aktif olarak kullanmaları nedeniyle markalar tarafından sık sık influencer’lara başvuruluyor.

Influencer’lar neden daha güvenilir?

Sosyal medya ünlüleri de denilen bu insanların en önemli avantajı ise genellikle makyaj, spor, teknoloji, moda gibi bir ya da birkaç konuda bilgiye sahip olmaları ve bu konuda daha önce yayınlarının bulunması. Bir başka avantajları ise ücret alsalar dahi birçoğunun beğenmediği ürünleri ya da daha önceden eleştirdiği hizmetleri tanıtmaması. Dolayısıyla sosyal medyayı aktif kullanan tüketiciler tarafından marka daha görünür hale geliyor.

Aynı zamanda ünlüler kadar ulaşılması zor olmadıkları ve genelde yaptıkları çalışmalarda kendileri gibi davrandıkları için insanlara daha inandırıcı geliyorlar.

Bir diğer önemli bir nokta ise klasik mecra reklamlarının sağlayamadığı çift yönlü iletişim. Tüketiciler zihinlerindeki soruların ne kadarına cevap bulabilirse ve bu cevaplar onları ne kadar tatmin ederse ürüne ve dolaylı yoldan markaya güvenilirlikleri o kadar artar. Ünlüler ile yapılan reklamlar çektikten sonra biter ve ünlüler kullanıcıların sorularını cevaplamazlar. Influencer’lar ise herhangi bir ürün veya hizmeti tanıttıktan sonra tüketicilerin akıllarındaki soruları cevaplar ve ürünle ilgili kafa karışıklığını gidermeye çalışırlar.

Veriler asla yalan söylemez

Gençler haricinde ünlü kullanımı ile yapılan reklamlara hala ilgi duyuluyor. Ancak olumlu psikolojik süreçlere rağmen reklamlarda ünlü iş birlikleri giderek azalmakta. 2004 yılında Amerika’da yayınlanan reklamların %20’sinde ünlüler kullanılırken 2012 itibariyle bu oran %9’a kadar düşüyor. Günümüz tüketicileri, ünlü insanlardansa kendilerine yakın gördükleri influencer’ların düşüncelerini çok daha fazla önemsiyor. Bir ankete göre 1470 kadının %86’sı satın alma kararları için çevresindeki insanlardan tavsiye alırken, bu grubun %58’i çevresindeki insanlar kategorisine YouTube influencer’larını da ekliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2 Comments

  1. Çok bilgilendirici bir yaz olmuş. Influencer merketing’den de yavaş yavaş micro influencer marketing’e geçiliyor. Kullanıcılar kendilerine daha yakın gördüklerin insanların yaptığı reklam çalışmalarını daha samimi buluyor.

  2. Yazınızın sonunda belirttiğiniz anketin nerde ve ne zaman yapıldığı hakkında bilgi verebilir misiniz acaba? Bu anketin yer aldığı çalışmanın ismini veya varsa linkini verirseniz çok sevinirim.

Bir Cevap Yazın

Neyin Nesi: Tekne Kiralamayı Kolaylaştıran Hizmet ViraVira

Bugün sizlere yeni başladığımız “Neyin Nesi” konseptimiz ışığında ilk start-up’ımızı tanıtacağız. Her hafta sizlere bir start-up’ı tanıtacağımız bu serinin ilk girişimi ViraVira oldu.

Günümüzün en popüler organizasyon yeri tercihlerinden birisi ve tatil seçeneklerinden en afilisi tekneleri kiralamak ve organize etmek bu websitesi sayesinde çok kolaylaştı. ViraVira isimli bu websitesi son 2 yıldır tekne tutkunlarının kullanımı haline gelmiş durumda. ViraVira nın kurucu ortakları olan Emre Küçüközkan ve Baran Yıldırım’ın bundan birkaç sene önce online olarak tekne kiralamak istediklerinde aslında hepimizin yaşadığı zorlukları yaşamaları ve zorlu bir tekne kiralama tecrübesi edinmeleri sayesinde ortaya çıkan bu fikirle, tekne kiralamayı hepimiz için oldukça kolay ve keyifli bir hale getirmişler ViraVira ile.

Tek bir cümleyle özetleyecek olursak nedir ViraVira?

En basit haliyle yerli ve global lokasyonlarda online olarak tekne kiralayabileceğimiz bir platformdur.

Nasıl kullanılır ?

Web sitesine girdiğimizde karşımıza ilk çıkan maviliklere açılma isteği yaratan, fondaki hareketli görüntünün üzerindeki kutucuktan istenen lokasyon ve tekne tipi (motoryat, katamaran, gulet, yelkenli) seçildikten sonra tekneler hakkında detaylı bilgiye yönlendirildiğimiz 2. Sayfaya geçiş yapılıyor. Daha sonrasında sol taraftaki bölümden tarihleri doldurarak kredi kartı ve havale ile online ödeme ve taksit imkanlarıyla ödememizi gerçekleştirebiliyoruz.

Fiyatının ve rezervasyon tarihinin size uygun olduğu tekneyi seçtikten sonra kullanıcı yorumlarına ve tekne hakkında detaylı bilgiye de oldukça kolay ulaşılabiliyor. Tekneyi ne tür organizasyonlarda kullanabileceğinizi görmek, yemek opsiyonları ve ekstralar hakkında önceden fikir sahibi olmak sonradan karşılaşılacak sürprizlere bir önlem niteliğinde.

Gerçekten kullanımı internetten yemek siparişi vermekten farksız. Gözümüzde büyüttüğümüz, organizasyonu oldukça zahmetli ve pahalı bir iş olan tekne kiralamayı herkesin kullanabileceği bir hizmet haline getirmiş ViraVira!

Diğer yandan siz “Yok benim zaten teknem var kiralamaya ihtiyacım yok ama kendi teknemi dekiraya vermek istiyorum” derseniz de yine ViraVira tekne sahipleri için de oldukça avantajlı bir websitesi;tekne sahipleri farklı tarihler üzerinden farklı fiyat seçenekleri sunabilip, istedikleri tarih aralıkları için rezervasyon isteklerini kapatabiliyorlar.Tekne sahibi de kiracı profiline erişebildiği için rezervasyon taleplerini kolaylıkla yönetip iletişime geçebiliyor. Yani hem kiracı hem de tekne sahipleri için karşılıklı güvenin ve tatmin edici hizmetin kapılarını açan ViraVira, tekne tatilleri ve organizasyonlarının sayısını oldukça arttıracak gibi duruyor.

ViraVira nın avantajları nelerdir?

Genellikle tekne kiralama ülkemizde ve Dünya genelinde online dan ziyade offline olarak yapılıyor. Organizatörlerle iletişime geçmek, kaptanı, yemeği, kişi sayısını ayarlamak, sayısızca telefon görüşmesi, anlaşmazlıklar vs gibi bir çok sorunu ortadan kaldıran ViraVira, aynı zamanda tanımadığımız kişilere para transferi yapmaktansa biz kullanıcılara daha güvenli ödeme imkanları sunuyor.

Son olarak tekneleri saatlik kiralayabileceğimiz gibi günlük de kişi başı olarak 20-25 Euro’dan başlayan fiyatlarla artık tekne tatili yapmak ViraVira’yı kullanan her kesim için büyük bir keyif haline gelecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Chatbot Nedir?

Chatbot’lar için  yapay zekanın hayatımıza girmeye başladığı teknolojilerden en önemlisi diyebiliriz. Kelime anlamı olarak chat ve  robotun kısaltmasıdır.  Daha teknik açıdan bakarsak da chatbot pek çok farklı amaç için kullanabileceğiniz algoritma tabanlı bir yazılımdır. Onları insanlara yardımcı olmak için geliştirilmiş basit asistanlar olarak düşünebilirsiniz.

Chatbotları basit bir şekilde hayatımızın her alanına sokmaya başladık aslında. Yaptığımız bankacılık işlemlerinden tutun hotel rezervasyonlarına kadar birçok farklı alanda onların bir versiyonunu kullanıyoruz . Günümüzde daha çok geri bildirim almak, şikayet bildirmek gibi basit çözümler için kullanılsa da bunlar sadece birer adım. Zira toplantı notlarınızı tutmak, mutfak alışverişi listenizi oluşturmak, gelir-gider tablonuzu dolurmak gibi işleri de kolayca yapabilirler. Hatta bazı yerlerde chatbot’lar işe alım konsunda bile insan kaynaklarına destek olabiliyor.

Chatbotlar Nasıl Çalışır ve Neler Yapabilir?

Chatbot teknolojisinin temeli “Natural language processing” yani NLP teknolojisine dayanıyor. Chatbot teknolojisi aynı zamanda  ses  yazılımlarını da kapsıyor. Chatbot’lar kullanıcılar tarafından seslendirilen ve yazılan şeyleri yorumlayıp, kendi algoritmasında  bulunan şekle soktuktan sonra kendisinden istenene en yakın  şeyi sunar. Bu sayede onlarla karşınızda canlı bir insan varmış gibi konuşabilir veya yazışabilirsiniz.

Günümüzde gelişmiş chatbot’lar size şöyle bir hizmet sunabilir: Hava durumunu dolaylı yoldan merak ettiniz ve üzerinize bir ceket  alıp almamanız gerektiğini chatbot’unuza sordunuz. Gelişmiş bir chatbot teknolojisi bu soru karşısında yapması gerekenin hava durumunu kontrol etmek olduğunu ve soğuk-sıcak ayrımı yaparak bu soruya cevap vermesi gerektiğini bilir. Öncelikli olarak yapması gereken şey ihtiyacı olan verilere erişmektir. Hangi verilere ihtiyacı olduğunu tespit ettikten ve onlara ulaştıktan sonra bu verileri yorumlayarak istenilen cevabı verebilir.

Örneğin; Çinli WeCaht botları tıbbi randevuları ayarlayabiliyor, taksi çağırabiliyor, bir uçuş için check-in yapabiliyor ve bunun gibi basit daha pek çok  kolaylık sağlayabiliyor.

Fazla uzak olmayan bir gelecekte herkesin bir “sanal asistan”ı olacağı konuşuluyor. Bildiğimiz anlamda sanal asistanların hepsi birer chatbot ve bu teknolojinin bu kadar kişiselleştirilmesi chatbot teknolojisinin gelişimine bağlı. Önümüzdeki dönemlerde chatbot’ların hayatımıza nasıl daha çok entegre olacağını Sor’un ile birlikte daha derinden inceleyeceğiz. Takipte kalın!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?