Reklamın En Tozlu Hali: Tozlu.com 0

Bir dijital pazarlamacı olarak reklam izlemek ve incelemekten büyük keyif alırım. Ancak son zamanlarda hiçbir reklam beni Tozlu.com kadar rahatsız etmemiştir. Aslında çok da yeni olmamakla beraber özellikle de kadın giyim sektöründe söz sahibi bir firma Tozlu.com. Ancak ne yazık ki bu uzmanlıklarını yayınladıkları son reklam filmlerinde uygulayamadıkları düşüncesindeyim.

Spesifik olarak bakınca bir giyim sitesinin ismini hiç de sorgulamadığımız bir gerçek. Yani bugüne kadar kimse kalkıp; “Morhipo diye giyim sitesi mi olurmuş!” ya da “Limango da neymiş acaba?” dememiştir diye düşünüyorum. Tam da bu noktada, çalıştıkları ajansa dair iki düşünce beliriyor akılda. Birinci seçeneğe göre; artık reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığının kalmadığını kabullenmek istemeyen bir metin yazarı tarafından, konuşsunlar yeter ki mantığında yazılmış bir senaryo. İkinci seçenek ise reklamı ilk gördüğüm andan beri aklımda canlanan “yazdığı normal metinlerden hayli sayıda revizyon yiyen bir yazarın, tamamen gerçek düşünceleri ve isyanı” olduğudur.

Teması ve replikleri aynı olan 4 farklı reklam filmiyle de ekranları oldukça işgal eden Tozlu.com’a naçizane bir kaç öneride de bulunmak isterim:

  • Öncelikle eğer bu reklam konsepti firma yetkililerine aitse ve isimlerinden dolayı yadırganma endişesi yaşıyorlarsa, lütfen bu tutumdan vazgeçsinler. Zira bu devirde insanlar alan adından ziyade web sitesinin işlev ve içeriğiyle ilgilenmektedir.

  • Karşılaştırmalı piyasa fiyatları doğrultusunda, markanın “yok böyle fiyat, yok böyle kreasyon” sloganıyla çıkmak istemesi elbette normal; ancak hazır giyim alışverişini, internet üzerinden gerçekleştiren her kullanıcının, ortalama fiyat politikasına, şirket yetkililerinden daha fazla hakim olduğu gerçeğini de hatırlatmak gerekir. Bu sebepten daha ayrıntılı ve gerçekçi bir alanla ön plana geçmeyi hedefleyebilirler.

  • Hedef kitle olarak; tesettürlü / hamile kadınları ve erkekleri de çizgisine ekleyen marka reklamlarında, sitenin alan adına oldukça şaşıran, aynı tip hanım kızlarımızın yer alması da reklamı itici kılan en büyük unsurlardan birisidir. Bu sebepten; ajansın ve şirket yetkililerin, asıl hedef kitleye yönelik çalışmalar gerçekleştirmeleri, en mantıklı çözüm olacaktır.

Reklam filmini de aşağıdan izleyebilirsiniz:

İstemeyerek okuduğum İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun olup asla yapmam dediğim "pazarlamacı" kimliğim ile karşınızdayım. Özellikle de dijital pazarlamaya bayılır, WOMM 'un gücüne inanır, yeni stratejiler peşinde koşarım.

Bir Cevap Yazın

Yılmaz Vural’ın hayali ‘UpCall’ ile gerçek oldu 0

Türk futbolunun en renkli kişiliklerinden Yılmaz Vural, hangi takımın teknik direktörü olursa olsun, herkes tarafından sevilen bir insan olmayı başarıyor. İlginç gol sevinçleri ve sinirlendiği zaman verdiği tepkiler, sosyal medyada bir fenomen haline gelmiş durumda. Güleryüzlülüğü, samimi konuşmaları ve belki de yaptığı gaflarla gönüllerde taht kuran Yılmaz Vural, şimdilerde Turkcell’in yeni uygulaması UpCall reklamlarında karşımıza çıkıyor.

UpCall reklam filmi, izleyenleri Yılmaz Vural’ın dünyasında ufak bir yolculuğa çıkarıyor. Yıllardır akıllarda olan bir soru UpCall lansman filmi ile cevap buluyor!

Nasıl oldu da Yılmaz Vural bazı takımları hiç çalıştırmadı?

Yılmaz Vural, bütün büyük spor kulüpleriyle ismi geçmesine rağmen bazılarında bir türlü teknik direktörlük yapamadı. Yılmaz Vural, bazı takımların boşalan teknik direktörlük koltuğuna talip oldu. Nedense her defasında bu çağrıları sonuçsuz kaldı. Sosyal medya da bu durumu başkanların Yılmaz Vural’ın aramasını açmamasına bağladı. Turkcell reklam filminde Yılmaz Vural’ın kariyer hayalini gerçeğe dönüştürdü. Yılmaz Vural, arama deneyiminde yeni bir dönemi başlatan UpCall ile, daha önce tanımadığı numara olduğu için açmadığı telefonun aslında beklediği başkandan geldiğini görüyor. Çünkü UpCall, telefon rehberinde kayıtlı olmasa bile arayanın kim olduğunu gösteriyor. Ve Yılmaz Vural beklediği kupalara hayal ettiği takımların Teknik Direktörü olarak kavuşuyor.

Arama deneyimini dijitalleştiren Turkcell’in ücretsiz uygulaması UpCall tanımadığımız numaraların kime ait olduğunu görebilmemizi, numarasını bilmediğimiz kişileri arayabilmemizi ve aramalarımıza resim ve konu ekleyebilmemizi sağlıyor. Bu fonksiyonlara sahip bir ürün olan UpCall için en uygun isimse yıllardır bazı kulüplerin başkanlarından telefon bekleyen Yılmaz Vural oluyor. Filmde, belki de çalışmayı çok istediği kulübün başkanı tarafından arandığı ama Yılmaz Vural’ın o numarayı tanımadığı için açmamış olabileceği anlatılıyor. Ardından “Peki ya UpCall’u olsaydı?” sorusu sorularak Yılmaz Vural’ın alternatif geleceği işleniyor.

IKEA’dan 450 Milyon Dolara Satılan Leonardo da Vinci Tablosuna Gönderme 0

Geçtiğimiz hafta ünlü ressam Leonarda da Vinci’nin Salvator Mundi isimli tablosu bir açık artırmada 450 milyon dolara satılmış ve bu rakam, tablonun bugüne kadar satılan en pahalı sanat eseri unvanını almasını sağlamıştı. Tablonun ünlü ressama ait olması ve bu denli yüksek bir rakama satılması nedeniyle de bu olay, geçtiğimiz haftanın önemli haberleri arasında kendine yer bulmuştu. Sürekli olarak pahalı şeylerle ilgili göndermelerde bulunan İsveçli mobilya üreticisi IKEA, tabii ki bu fırsatı da boş geçmedi ve bu olayı bir reklam malzemesi olarak kullandı.

Daha önce moda markası Balenciaga’nın 2145 dolardan satışa sunduğu ve IKEA’nın 99 cent’lik çantasına benzeyen çantaya göndermede bulunan IKEA, Acne isimli reklam ajansını hazırladığı yeni reklam kampanyasında, muhtemelen söz konusu bir sanat eseri olduğu -ve de tarihin gördüğü en iyi ressamlardan birine ait olduğu- için ürünün fiyatına odaklanmadı. Bunun yerine tablonun çerçevesine odaklandı.

Bu reklam kampanyası için hazırlanan görselde, IKEA‘nın Virserum isimli altın sarısı rengindeki ve 9,99 dolar fiyat etiketine sahip çerçevesine yerleştirilmiş Salvator Mundi tablosu ön plana çıkartılırken tablonun altında “Bir tablo için 450 milyon dolar harcadığınızda, ama çerçeveyi beğenmediğinizde…” ifadesi yer alıyor.

Bu noktada milyon dolarlık tablolar satın alan hangi sanat düşkününün bu tabloları 9,99 dolarlık çerçevelere yerleştirmek isteyeceği sorusu akıllara gelebilir. Ancak tabii ki, burada vurgulanmak istenen şey bu değil. IKEA sadece her zaman olduğu gibi bu olaya farklı ve mizahi bir açıdan yaklaşmış. Başka bir deyişle, IKEA’nın olayın popülerliğinden yararlanarak güzel bir gerçek zamanlı pazarlama örneği sergilediğini söyleyebiliriz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link