Reklam Mecralarında Tüketici Avı

Hepimizin bildiği ve gözlemlediği gibi reklam mecrası kavramı çok genişledi.Artık arkadan öne para uzattığımız, klasik dolmuş koltuklarının arkası da , restoranlarda, hava alanlarında, konferanslarda telefonlarımızı şarj ettiğimiz küçük kutucuklar da reklam mecrası .Gözümüzün değdiği, kulağımızın duyduğu her yer bizi bir şekilde yakalayıp mesajını iletme derdindeki markaların reklam alanı olarak kullanılıyor. Bununla birlikte geleneksel mecralar da kalıplarını genişletti, başka başka modellere evrildi.

TV’de prime time’da reklam verme çabası yerini ; “hangi dizinin içerisine markamı entegre ederim?” ” hangi programda program sunucusuna kendimi anlattırayım?” derdine dönüşmeye başladı.Radyolarda sunucunun önce program akışı içerisinde bir konudan bahsediyormuş gibi başlayıp, konuyu reklamı yapılan markaya getirmesine alışmaya başladık.Ya da açıkhavada ancak en az aşağıdaki örnek gibi bir reklam karşımıza çıktığında dikkat eder olduk.

building-advertising-siemens

Geleneksel mecralar bile bu kadar değişime zorlanmışken tabi ki yeni mecralara ihtiyaç doğdu ve geleneksel mecralar desteklenmek zorunda kalındı.Çünkü insanlar yalnıca kendileri tercih ettiğinde ulaşılabilir olmayı istiyor.Bu nedenle bir kişiye ulaşmak için birçok kanaldan iletişim yapmanız gerekiyor.Tabi mesajınızı en az bir kez de olsa hedefinizdeki kişinin görmesi, okuması ya da duyması sizi başarılı kılmaz.Markanız ya da ürününüzle ilgili o kişide merak  uyandırmanız, sizi internette araştırmasını sağlamanız belki de markette ya da mağazada ürününüze denk geldiğinde sizi tercih etmesini sağlamanız için kullandığınız tüm mecralardan deyim yerindeyse “agresif” bir iletişim çalışması yapmanız gerekebilir.

Örneğin Boyner’in yeni uygulaması Hopi.Kısa zamanda TV’de, radyoda, açıkhavada, basılı mecralarda,mobilde, sosyal medyada, mağaza vitrini dekorlarında akla gelebilecek her yerde Hopi’yi görmeye, reklam müziğini duymaya başladım ki en sonunda “neymiş bakalım bu kadar sözünü ettikleri şey?” diyerek uygulamayı indirdim.Benim uygulamayı indirip, şöyle bir göz atmam 10 dakikamı aldı ancak markanın bana bunu yaptırması için hatırı sayılır bir bütçe harcaması ve uzun uzadıya düşünülmüş bir medya planı yapması gerekti.

Artık potansiyel tüketiciye mesaj iletmeye çalışan marka sayısı o kadar çok arttı ve tüketiciler o kadar fazla seçenek arasından tercih yapmak zorunda kalıyor ki markalar bir mecrada kaçırdığı kişiyi diğer mecrada yakalamaya çalışıyor. TV’de, radyoda yakalayamadı mı Youtube’da, Spotify’da karşısına çıkıyor.Internette SEO yatırımı yaptı ya da haber sitelerinde banner kullandı olmadı mı, Onedio’da, Ekşi Sözlük’te ya da benzer içerik platformalarında şansını deniyor.Cep telefonuna SMS gönderdi ama okunmadan silindi mi mobil arama yaparken merhaba diyor.

Zannediyorum artık reklam mecralarını kategorize etmek de zorlaşacak ve bir yerden sonra hedef kitleye nereden ulaştığınızdan çok nasıl ulaştığınızın önemi artacak.

Paylaş
Reklam, marka ve pazarlama tutkunu.Bu alanlarda başarılı bir kariyer hedefi bulunmakta. Hayattaki en önemli görevin dünyadaki tüm çocukların mutluluğu için çaba göstermek olduğunu düşünüyor.

CEVAPLA