QFD Nedir? E-ticaret Sitelerinin Web Sitesi Tasarımına Nasıl Uygulanır?

Başlık ne alaka diyebilirsiniz. 2013-2014 yılları arasında Galatasaray Üniversitesi Mühendislik Yönetimi yüksek lisansı yaparken, e-ticaret siteleri üzerine web sitesi tasarımının dönüşümleri nasıl etkilediği ile ilgili bir proje gerçekleştirdim. Bu projeyi bir yazısı dizisinde, sizi fazla sıkmadan aktarmak istiyorum.

Öncelikle QFD nedir onunla başlamak gerekir. QFD Türkçe adıyla “Kalite Fonksiyon Yayılımı”dır.  Bir şirketin ürün ya da hizmeti dizayn ederken, müşteri ihtiyaçlarını, rakipleri göz önüne alarak müşteri sesini teknik özelliklere dönüştürülmesini sağlayan bir sistemdir.

QFD bir çok şirkette, ürün geliştirme için kullanılan bir yöntemdir.  QFD’nin amaçlarına bakıldığında,

  • Müşteriyi daha iyi anlayabilmek
  • Organizasyonel projeleri geliştirmek
  • Bir projeyi baştan sonra yönetebilmek
  • Sonraki geliştirmelerde mümkün olduğunca az değişikliği sağlamak
  • Kalite hakkında güzel bir isim yapmak
  • Şirketleri büyütmek
  • Müşteri isteklerine göre ürünü belgelemek maddeleriyle özetleyebiliriz.

QFD’yi açmak gerekirse

Quality (Kalite) : Müşteri ihtiyaçlarını karşılama

Function ( Fonksiyon) : “Ne yapılması gerekiyor?” sorusuna verilen cevap

Deployment (Yayılım): “Kim yapacak ve ne zaman?” sorusuna verilen cevap (Roberts, 2007)

QFD aracılığı ile şirketler sorunları, verilecek cevapları ve sorunların önemini net bir şekilde bir tablo altında görürler.  Bunlara ek olarak şirketler QFD ile şu anda projenin neresinde olduklarını ve rakiplerinin nerelerde olduğunu öğrenirler.

HOQ” Türkçe adıyla “Kalite Evi”dir.  HOQ, QFD’nin görsel halidir.  1998 yılında Hauser ve Clausing adı verilen 2 kişi tarafından QFD için bir araç olarak geliştirilmiştir.  HOQ’ya göre müşteri ihtiyaçları (WHAT’S) dizayn ihtiyaçlarına (HOW’S) çevrilmelidir.   (Barutçu, 2006)

İlk yazıda e-ticaret sitelerini kullanan insanların yani e-müşterlerin, e-ticaretten beklentilerini maddeleyeceğim. Bunlar:

E-Müşterilerin İstekleri (E-Customer’s What’s)

e-müşteri istekleri

Yukarıda kategorilere ayırdığım bu özellikler e-müşterilerin satın alma alışkanlıklarını etkilemekte; ama ne kadar etkili olduğu net olarak bilinmemekte. Hazırladığım 15 soruluk anketle bu özelliklerin ne kadar etkili olduğunu QFD ve Kalite Evi yardımıyla buldum. Bir sonraki yazımda hazırladığım kategorilerin tam olarak ne anlama geldiğini ayrıntılarıyla yazacağım.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Wanamaker'in dediği "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözüne istinaden doğru yarıyı bulmaya gönül vermiş biri.

Bir Cevap Yazın

Abonelerinin %95’ini Elinde Tutmayı Başaran Abonelik Servisi: BarkBox

Abonelik modelinin kendine göre birtakım avantajları olsa da, bu modelde mevcut müşterileri sürekli olarak elde tutmak pek de kolay bir iş değildir. Genel olarak abonelik servislerinde, mevcut aboneleri elde tutma yüzdesi pek yüksek olmazken Bark isimli marka abonelerinin tamamına yakınının devamlılığını sağlayarak bu alanda önemli bir örnek teşkil ediyor.

Köpek sahibi olan üç kişi tarafından hayata geçirilen Bark, köpeklere yönelik ürünler tedarik eden bir firma ve bu firmanın BarkBox isimli bir abonelik servisi bulunuyor. BarkBox, faaliyetlerine başladığı 2012 yılından bu zamana dek abonelerine 10 milyonun üzerinde kutu gönderdi ve bu kutuların içerisinde toplamda 70 milyona yakın evcil hayvan oyuncağı ve maması bulunuyordu. Ancak bütün bu etkileyici rakamlara rağmen, BarkBox’ın en büyük başarısı sahip olduğu müşteriyi elde tutma oranı. Toplamda 500.000’den fazla abonesi bulunan BarkBox, abonelerinin %95’ini elde tutmayı başarıyor ve bu gerçekten muazzam bir oran.

BarkBox, her ay farklı bir temayı takip ediyor. Abonelere gönderilen kutularda doğal bileşenler kullanılarak üretilmiş olan köpek mamaları ve oyuncaklar bulunuyor. Oyuncaklarla ilgili şöyle güzel bir taraf bulunuyor: Eğer köpek oyuncağı sevmezse, oyuncak ücretsiz olarak değiştirilebiliyor. Ayrıca aboneler, çeşitli tedavilere erişim hakkı elde ediyorlar ve yapacakları alışverişlerde indirim kazanıyorlar.

Bunların yanı sıra aboneler, aldıkları kutular hakkında geri bildirim vermeleri konusunda teşvik ediliyor. Bu geri bildirimler ise her köpeğe uygun bir ürün kutusu hazırlama konusunda şirkete çok önemli fikirler sağlıyor. Yani aboneler ne kadar uzun süre hizmetten faydalanırlarsa, aldıkları kutular da o kadar kendilerine özel oluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Amazon Çalışanları, Kovulmamak İçin Tuvalete Bile Gitmiyorlar

Her ne kadar Amazon, kullanıcılar açısından son derece olumlu imaja sahip bir şirket olsa da, şirketin özellikle ikmal merkezlerindeki çalışma şartları uzun süredir tartışılan bir konu. Hatta geçtiğimiz yıl Black Friday’de, olumsuz çalışma şartları nedeniyle Amazon’un Almanya ve İtalya’daki tesislerinde görev yapan kişiler grev yapmışlardı. Amazon markasıyla ilgili olumsuz bir izlenim yaratan bu ciddi tartışma konusu, yeni çıkan bir haberle tekrar gündeme geldi.

Business Insider’ın yaptığı habere göre, James Bloodworth isimli yazar, Birleşik Krallık’taki düşük ücretli işler konusunda bir kitap hazırlıyor ve bu kitap için yaptığı araştırma kapsamında, gizli bir şekilde Birleşik Krallık’ın Staffordshire isimli bölgesinde yer alan Amazon tesisine giriş yapmış. James Bloodworth, bu araştırma sonucunda son derece tuhaf bir durumu farketmiş: Amazon depolarının etrafında koşuşturan ve teslimatlar için ürünleri toplayan çalışanlar, tuvalet çok uzakta olduğu için tuvalete kadar gitmelerine gerek kalmadan işlerini halledebilmeleri için bir “tuvalet şişesi” sistemine sahipler.

Yazar, bu konu ile ilgili olarak The Sun gazetesine yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

“En üst katta çalışanlarımız için en yakın tuvaletler dört kat aşağıdaydı. İnsanlar, boş zaman yüzünden cezalandırılma ve sadece tuvalet ihtiyaçları yüzünden işlerini kaybetme korkusu yaşadıkları için sadece şişelere işediler.”

Amazon, kesin olarak zamanlanmış molalar ve hedefler koyarak depo çalışanlarının ürünleri raflardan ne kadar hızlı toplayabildiğini ve paketleyebildiğini takip etmekle ünlüdür. Şirket, hedeflerine ulaşamayan ya da uzun mola veren çalışanlara uyarı puanları veriyor.

Bir işçi mücadelesi platformu olan Organise tarafından Amazon çalışanlarıyla ilgili olarak yapılan başka bir araştırma da ikmal merkezi çalışanlarının neredeyse dörtte üçünün, hedeflerini kaçırma korkusuyla tuvalet molası vermekten kaçındıklarını ortaya koyuyor. Bu araştırma, anonim olarak açıklama yapan bir Amazon çalışanının şu sözlerine de yer veriyor:

“Hedefler önemli ölçüde arttı. Su içmiyorum, çünkü tuvalete gitmek için zamanım yok.”

Bir başka Amazon çalışanı ise şunları söylüyor:

Dakikada iki ürün paketlemelisiniz. Su içmek için zamanınız yoktur, çünkü her akşam hedefle birlikte tarayıcıya mesajlar gönderildikten ve acele etmeniz söylendikten sonra tuvalete gidersiniz.”

Bununla birlikte Organise tarafından yapılan bu araştırma, çalışanların Amazon’a katıldıktan sonra önemli oranda daha fazla huzursuz hissettikleri sonucuna da ulaştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link