En son ne zaman IKEA’yı gezdikten sonra “bir de yandaki mağazaya bakayım” dediniz? Pek dememişsinizdir. Zira onlardan uzaktasınız ve oralara araba ile ulaşmanız gerekir. Ek olarak IKEA’da dolaşmak kısa bir süreç değildir. Zaman ve planlama gerektirir.

Labirent şeklinde tasarlanmış IKEA mağazasının içinde dolaşırken anlamını bilmediğiniz İsveç etiketleri sizin karşınıza çıkar. Amaç mümkün olduğunca sizi içeride tutarak kaçmanızı engellemekten başka bir şey değil. Bu arada daha iyi bir teklif bulacağınız dış dünya ile temasınız zaten tamamen kopmuş olacak. Bu sırada seçim yapmakta zorlanıp boşluğa düşeceğiniz için gelişigüzel satın alma kararı vereceksiniz.

Peki ya IKEA’nın bu taktiğinin artık geride kaldığını söylesem? İsveçli IKEA, teknolojinin yoğurduğu perakende sektörünü yeniden şekillendirmek için yeni taktikler deneyecek. Michael Valdsgaard (IKEA’nın Dijital Dönüşüm Direktörü), “dünyanın ve müşteri beklentilerinin değiştiğinin farkındayız ve bu beklentilere karşı yeni çözümler üretiyoruz.” diyor. Hadi hep birlikte IKEA’nın neler yaptığına bakalım.

Augmented reality

IKEA ve Apple, müşterilerinin ürünleri sanki kendi evlerindeymişçesine görmelerini sağlayacak bir mobil uygulama üzerinde çalışıyor. Uygulama bu güzün yayına girecek ve İkea mobilyaları, müşteri satın alım yapmadan önce onların evlerindeymiş gibi konumlanabilecek. Valdsgaard, 500-600 civarında mobilyayı app’in içerisine entegre ettiklerini söylüyor. İkea’dan konu ile ilgili extra detaylar gelmedi henüz. Ancak kısa bir süre içerisinde, app’in lansmanını bekliyoruz.

Kıssadan Hisse: Dijital dönüşüm sizin için sosyal medyadan mı ibaret? Umarım öyle değildir.

Mini Mağazalar

İkea’ya bir kez uğramışsanız, mağazanın ne denli büyük olduğunu görmüşsünüzdür. Ancak perakende, eski perakende değil. İnsanların mağaza gezmek için eskisi kadar bol vakti yok. Bunun bilincinde olan İkea, 2015 yılında ilk mini mağazasını açtı. Arttırıyorum; şu anda onlardan, başta İngiltere, Kanada, Norveç ve İtalya’da olmak üzere 44 tane var!

İkea’nın bir sorumlusu şöyle söylüyor; “En yakın İkea, insanların çoğuna göre uzak konumda (sebebi büyük alanların şehir dışında olması elbette). Tam da bu yüzden, insanların kolay ulaşabilecekleri, cadde üzerinde olan mağazalar tasarladık.

Kıssadan Hisse: Artık tüketicinin saatlerce mağaza gezmesi eskide kaldı. Onlara basit, net, kolay çözümler sunuyor musunuz?

Deneyim, Deneyim, Deneyim

İkea’nın son zamanlarda denediği bir diğer strateji pop-up mağazalar; yani tüketicilerin herhangi bir şeyi deneyimleyeceği, portatif, küçük store’lar. Örneğin geçtiğimiz yıl Londra’da “Dining Club” (yani “Akşam Yemeği Kulübü”) mağazasını (hemen aşağıda) açan İkea, 2015 yılında “Yatak Kahvaltısı Evi”ni açmıştı.

Yatak Kahvaltısı Evi, insanların her zaman düşledikleri ancak bir türlü gerçekleştiremedikleri bir eylem olan yatakta kahvaltı keyfini deneyimletiyor. Lafı açılmışken bu deneyimdeki kareleri burada paylaşmamak hata olurdu sanırım :)

Kıssadan Hisse: Strabucks’taki masaların neden kare ya da dikdörtgen değil de hep yuvarlak olduğunu hiç düşündünüz mü? “Bunun deneyimle ne ilgisi var?” dediğinizi duyar gibiyim. Biraz ilginç gelebilir ama Starbucks masaları, müşterilerinin kendilerini yalnız hissetmemeleri adına yuvarlak olarak tasarlanmıştır. Uzun lafın kısası, deneyim her şeydir.

Bu arada IKEA’nın işini geliştirme konusunda yaptığı diğer hamleleri görmek için “Artırılmış Gerçeklik, IKEA ve Apple İş Birliğiyle Evinize Geliyor“, “IKEA, Uzay Yaşamından Esinlenilmiş Mobilyalar Yapmak İçin NASA ile İş Birliği Yapıyor” ve “IKEA’nın Yemek Tarifi Posterleri, Yemek Yapmayı Kolaylaştırıyor” başlıklı yazılarımıza da göz atabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın