Pepsi Nereye Böyle? 1

Promosyon bir marka için çok önemlidir. Ürünün tüketici tarafından satın alınmasını sağlayan en önemli motivasyon kaynaklarından biridir. Ancak pazarlamada promosyonla ilgili şöyle önemli bir gerçek de vardır ki birazdan okuyacağınız Pepsi araştırmasında söylenenleri kanıtlar niteliktedir: fazla promosyon markaya zarar verir ve marka imajını zedeler. Tüketiciyi promosyon bağımlısı haline getirir.

Şimdi bu gerçeği göz önünde bulundurarak Pepsi’yi tekrar düşünün. Pepsi denildiğinde ilk olarak aklınıza ne geliyor? Seda Sayan, Azra Akın, Kenan İmirzalıoğlu, Ajda Pekkan, Hülya Avşar, bedava dakika, kola şişesine bantlanmış tabak veya bardak…

Tüm bu saydıklarımızın birbirinden alakasız şeyler olması, Pepsi denilince akla onlarca imge gelmesi Pepsi Türkiye’nin tüketici zihninde sabit bir algı oluşturamamasının sonucu. Reklam kampanyalarında yalnızca günü kurtarmak için kullanılan ünlüler, Pepsi Türkiye’nin ileriyi düşünmeden hareket ettiğinin göstergesi. Acaba hiçbir yönetici de çıkıp demiyor mu ki “gençlik algısı üzerine konumlandırılmış bir markanın reklamlarında Seda Sayan’ın, Ajda Pekkan’ın, Hülya Avşar’ın ne işi var?”  (Ajda Pekkan’ı kullanmasının ardında manidar bir anlam yatıyor olabilir tabiki)

Pepsi son dönemde öyle bir hale geldi ki artık insanlar onu bir kola markası değil de bir GSM operatörü olarak görüyor. Yakında Pepsicell çıkarsa hiç kimse şaşırmaz. Her kapağın altında istemediğiniz kadar bedava dakika var. Ve reklamlarında da bu dakikaları duyurmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Öyle ki insanlar fazla dakikalarını internette diğer insanlarla paylaşıyorlar. İşte bunun bir örneği.

Google’a Pepsi yazdığınızda çıkan ilk 10 tahminden 6’sı Pepsi kampanya şifreleri hakkında. Forumlarda neredeyse bunun için bir sektör oluşmuş. Kontöre veya dakikaya ihtiyacı olanlar girip birilerinden şifre istiyor ve aldıkları şifreleri göndererek bedavaya konuşuyorlar. Aşağıda Pepsi Türkiye Facebook sayfasından alınmış ilanlar var. Hepsi de kontör kampanyasına ait.

 

 

 

 

Büyük perakendeciler de ise Pepsi’nin durumu daha da vahim. İçeri girdiğinizde tüm Pepsi’lere bantlanmış mutlaka bir tane tabak veya bardak görüyorsunuz. Öyle ki artık Pepsi’nin yanında promosyon olarak tabak değil, tabağın yanında promosyon olarak Pepsi alıyorsunuz. Yıllardır yapılan bu promosyon uygulamaları sonucunda oluşan algı bu şekilde.

Araştırmalarımız sonucunda ulaştığımız ilginç bilgilerden biri ise şu: Pepsi işletmelere ve kırsal kesimdeki pazarlara kolayı Coca-Cola’ya göre daha ucuza veriyor. Yani bir kafeye gittiğinizde ve kola istediğinizde size Pepsi getiriliyorsa o kafenin sahibi içtiğiniz koladan daha fazla kar elde ediyor demektir. Pepsi’nin kırsal kesimde az da olsa daha güçlü olmasının sebebi de işte bu.

Pepsi Türkiye’nin eski yöneticilerinden Jim Zaza yöneticilik yaptığı dönemde bir röportajında şunları söylemiş:

“. Global anlamda başka pazarlara daha fazla odaklanıldı. Türkiye biraz ihmal edildi. Bu da bizi farklı noktalara taşıdı. Şu anda ise Pepsi Bottling Group için Türkiye oldukça önemli bir pazar. Her türlü olanağımızı bu pazara yönlendirmeye çalışıyoruz.”

“Bana göre, Pepsi global anlamda yürüttüğü reklam stratejisi nedeniyle Türk tüketicisiyle sorunlar yaşıyor. Reklamlarda dünyanın önemli şarkıcıları ve sporcularıyla çalışıyoruz. Bu reklamlar Türk tüketicisinin ilgisini fazla çekmiyor. Bu nedenle bizim onlarla ne konuda iletişime geçmek istediğimizi net şekilde anlamış değiller.”

Jim Zaza’nın söylediği çok doğru. Pepsi, Türkiye pazarına adeta üvey evlat muamelesi yapıyor. Cola Turka pazara girmeden önce pazar payı %40 olan bir markanın, pazara yeni bir rakip girdiğinde payını yarı yarıya kaybetmesinin başka bir açıklaması olamaz.

Son olarak araştırma yazımızı Amerika’da yapılan bir deneyi aktararak bitirmek istiyoruz. 1975 yılında “Pepsi’nin Meydan Okuması” diye bilinen deney Pepsi tarafından yoğun bir tanıtım kampanyasıyla başlatıldı. Deney çok basitti. Tüm alışveriş merkezleri ve süpermarketlerde kurulan stantlarda insanlara üzerinde herhangi bir şey yazmayan bardaklarda 2 farklı kola ikram edildi. Kolalardan birisi Pepsi, diğeri Coca-Cola idi. Deneklere iki kolayı da içtikten sonra hangisini daha çok beğendiğini soruyorlardı. Araştırma sonucunda Pepsi büyük bir zafer elde etmişti. Çünkü deneklerin büyük kısmı Pepsi olan kolayı beğendiğini söylemişti. Ancak satışlar bunu göstermiyordu. Coca-Cola hala daha fazla satıyordu. 2005 yılında yayımlanan eseri “Kıvılcım Anı” adlı kitapta Malcolm Gladwell bu konuya birazcık da olsa açıklık getirmişti. Gladwell bir yudum olarak yapılan testte insanların daha tatlı gelen ürünü tercih etme eğiliminde olduklarını söyledi. Ancak bütün şişeyi içtiklerinde insanların kan şekerinin düşme ihtimali olduğunu aktardı.

2003 yılında yapılan başka bir testte ise durum daha da açıklığa kavuştu. Bu sefer yöneticiler deneklere içtikleri kolanın Pepsi mi Coca-Cola mı olduğunu söyleyerek tattırmaya karar verdiler. Deneklerin %75’i Coca-Cola’yı tercih etti. Bunun nedeni deneklerde Coca-Cola’nın yaptığı olumlu çağrışımdı. Deneklerin duygusal olarak Coca-Cola ile kendilerini özdeştirmeleri Pepsi’nin kaybetmesine yol açmıştı.

Sonuç olarak ülkemizde dakika, tabak ve bardak dağıtmaktan başka bir pazarlama faaliyeti göstermeyen Pepsi’nin karşısına Cola Turka gibi bir rakip çıktığında pazarda ciddi yara alması çok büyük bir ihtimal. Bu yüzden Pepsi’nin acil olarak tüketicinin duygularına hitap edecek bir pazarlama stratejisi oluşturması gerekiyor.

Pazarlamasyon.com Yönetici Ortağı - Pazarlama da örgütlenmektir!

1 Comment

  1. eskiden pepsi şifreleri mynet okeyde de ne güzel geçiyordu yeniden başlasa olmazmı

Bir Cevap Yazın

Facebook’tan YouTube’a Hamle: Facebook Creator App 0

Facebook Creator App

Kullanıcı sayısı dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i bile geçen Facebook, geliştirdiği Facebook Creator App uygulaması sayesinde, izleyici kitlesi arasındaki kanaat önderleri (influencer) ile yayınlanan yapımlar arasındaki mesafeyi daha da kısaltmayı hedefliyor.

Uygulama, internet “fenomenlerine” video oluşturma, video düzenleme ve canlı yayın için yeni bir alan açmış olacak. Ayrıca takipçileriyle mesajlaşmalarına ve videolarına dair istatistikleri takip etmelerine de imkân sağlayacak. Uygulama kişisel profiller için geçerli olmayacak, yalnızca Facebook sayfası sahipleri kullanabilecek.

Creator App
Facebook Creator App’ten bir ekran görüntüsü

Facebook’un “fenomenler” için duyurduğu bu yeni ürünü aslında, daha fazla insana ulaşarak başarısını artırmak isteyen birçok internet ünlüsü için hâlâ en önemli sıçrama tahtası olan YouTube ile rekabet etmek istemesi olarak yorumlayabiliriz. Anlaşılan o ki hem YouTube’un bu konumu hem de Snapchat’in içerik üretenler için daha fazla ürün ve hizmet sunacağını açıklaması, Facebook’u harekete geçirmiş görünüyor.

Facebook Ürün Müdürü Fidji Simo, geçtiğimiz günlerde yazdığı blog yazısında, YouTube ünlüsü Markian Benhamou ve Facebook’ta komik içerikler paylaşan Jay Mendoza ile bir araya geldiklerini belirtti. Simo, internette içerik oluşturanların ihtiyaçlarının ve hedeflerinin çeşitlendiğini ve bu kişilerin takipçi kitlesini beslemek için gereken araçlara sahip olmalarının önemli olduğunu yazdı. Facebook bunun yanında, Facebook Creator App uygulamasının içerik üreticileri tarafından nasıl kullanılacağına dair bir internet sitesi de hazırlamış.

Facebook Creator App uygulamasının, YouTube’un hakimiyetindeki video pazarlama alanında Facebook’un da var olması için önemli bir hamle olmması bekleniyor.

Her ne kadar bu uygulamanın geliştirilmesi Facebook için rekabet anlamında önemli bir adım olsa da YouTube’un, platform üzerinde kanalı olanlar için benzer bir kanal yönetimi ve videolardan elde edilen gelirlerin paylaşılmasını sağlayan bir ortak programı var. Ne var ki politik ve kültürel konulara odaklanan birçok YouTube ünlüsünü kapsayan YouTube fenomen topluluğunda, reklamverenlerin reklamların nerede görüldüğü konusuna daha fazla eğilmesinden bu yana, ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Özellikle de platformun, reklamverenleri düşünerek videoların uygun olmayan içerik taşıyıp taşımadığı noktasındaki aşırı hassasiyeti, YouTube’daki video üreticileri tarafından gelirlerine bir darbe olarak görülüyor.

Faecbook’un, bu yıl başlattığı YouTube benzeri video platformu Watch sayesinde, canlı yayın içinde reklam verme ve talep üzerine video üretimiyle, içerik üretenler ve platformun kendisi için yeni bir gelir kaynağı yaratmayı başarmıştı. Öyle ki Watch, internet ünlüleri için gelecek vadeden bir özellik olarak öne çıktı. Basketbolda ünlü Ball ailesinin Facebook’un Watch platformu üzerindeki şovu Ball In The Family, Jody Steel’in Body Art’ı ve Jay Mendoza’nın Elote Man’ini, bunun ilk işaretleri olarak kabul edebiliriz. Creator App’i de bu stratejinin yeni bir parçası olarak da düşünebiliriz.

Uygulama, canlı yayınlarıyla öne çıkan video içerik üreticilerini çekmede Facebook’un işine yarayabilir.

Gen Z dijital medya ağı bünyesindeki DanceOn’un Yetenek Direktörü ve İnternet Ünlüsü Yöneticisi Cameron Moody ise diğer platformlarla karşılaştırıldığında internet ünlüleri ve içerik üreticiler için Facebook’un hâlâ en az işe yarar platform olduğunu düşünüyor. Moody, her ne kadar Facebook’un YouTube’daki internet ünlülerini çekmesinin zor olacağını söylese de yeni çıkan uygulamanın dev sosyal ağ için önemli olduğunu, özellikle de canlı videolar konusunda onların dikkatini çekebileceğini de sözlerine ekliyor.

Moody canlı yayın yönetiminin yanında uygulamanın ayrıca, video içerik üreten fenomenlerin hem Facebook hem de Instagram üzerinden takipçileriyle mesajlaşmasını sağlamasının da önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, böylece içerik üreticilerinin takipçileriyle konuşurken uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmayacağını vurguluyor. Uygulama bunun yanı sıra, Facebook’un hikaye özelliğindeki özel çerçeveler ile efektlerini de içerik üreticilerinin yararına sunuyor.

snapchat
Aslında içerik üreticiler ve markalar arasındaki bu kârlı ilişkinin dikkatini çeken yalnızca Facebook ve YouTube değil. Snapchat de bu konuda yeni ürün ve hizmetler sunacağını açıklaması, rekabetin kolay olmayacağını gösteriyor.

Öte yandan Facebook, özellikle de videoda bir yerleştirme için markaların para ödediği içerikleri üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni reklam ürünleri oluşturuyor. İnternet ünlüleri (influencers) pazarlama şirketi olan WHOSAY’in CEO’su Steve Ellis’e göre, içerik üreticileri ve internet fenomenleri, kullanıcıların kayda değer bir deneyim için bu platformları ziyaret etmesi adına cazibe yaratıyor. Ona göre Facebook’un yeni uygulamasının toplayacağı ilgi, markalarla çalışarak gelir elde eden kişilere için işe yaradığı ölçüde gerçekleşecek.

Bakalım Facebook Creator App, Facebook’un video içerik konusunda YouTube ile başa baş bir şekilde yarışmasını sağlayabilecek mi?

2018’e Damgasını Vuracak Dijital Trendler Neler Olacak? 0

Dijital Dönüşüm Danışmanı ve Me Consultancy kurucusu Murat Erdör, 2018 yılında dijital alanda öne çıkacak trendleri açıkladı. Trendlerle ilgili bilgi veren Murat Erdör, tüm dünyada öğrenmeye programlanmış yazılımların ve mobil kullanımının hızla artmasının, yaklaşık 2.5 milyar insanın aktif olarak kullandığı sosyal medya ağlarının çoğalmasının, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi teknolojilerdeki büyük yükselişin, 2018 yılında dijital alandaki pazarlama uygulamalarının önemini daha da artıracağının altını çizdi.

2018 yılına damgasını vurması beklenen dijital trendler şu şekilde:

Fijital pazarlama
Dünya’da bu süreç yaklaşık beş sene önce başlamış olsa da Türkiye’de fijital kavramının geçmişi henüz çok yeni. Yaklaşık 3-4 senedir Türkiye’de konuşulan fijital kavramı, fiziksel ile dijital deneyimleri harmanlayarak tüketiciye en doğru yoldan ve ölçümlenebilir şekilde ulaşılmasını sağlayacak yöntemlerden biri olacak.

Yapay zeka
Artık birçok alanda hizmet vermeye başlayan makineler ve yazılımlar da, tıpkı canlılar gibi topladıkları verileri işleyerek yeni şeyler öğreniyorlar. Öğrenen makinelere en yakın örneği, hemen her gün girdiğiniz Facebook. Yazılım, okuma alışkanlıklarınızı, kimin profilinde daha fazla vakit geçirdiğinizi, hangi gruplara ya da sayfalara yorum yaptığınızı sürekli kontrol ederek öğrenme sürecini geliştiriyor. Gelecek yıllarda Facebook örneğinde olduğu üzere öğrenmeye programlanmış yazılımların sayısı giderek artacak. Bu yazılımlar pazarlama ve dijital sektörler başta olmak üzere, birçok sektörün hedef kitlelerini doğru tespitine bir adım daha yaklaşılmasına olanak sağlayacak.

Mesajlaşma aplikasyonları
MIRC ile başlayan mesajlaşma geleneği, son dönemde Whatsapp ile hızla yükselişini sürdürüyor. Dünya genelinde aynı anda milyarlarca ileti bir kullanıcıdan, kullanıcı ya da kullanıcılara iletiliyor. Baş döndürücü sayıların olduğu bu alanda mesajlaşma aplikasyonlarının sayısının ve içerisindeki reklam alanlarının artması bekleniyor.

Live streaming videolar
İçerik her zaman kraldı ancak şimdi videolu içerikler daha da bir kral. Tüm sosyal medya platformlarının “live streaming” destekli bir altyapıya dönmeleri ile birlikte “izle ve geç” kavramı bu alanda iyice oturmaya başlayacak. Facebook’un ardından Twitter’ın da video içeriklerine dair düzenlemeleri, kullanıcıların ve bu alana ilgi duyan markaların daha sık şekilde video paylaşmalarını sağlayacak.

AR pazarlama
Augmented Reality (Artırılmış Gerçeklik) son zamanların öne çıkan, pazarlama ve reklam sektörlerinin popüler konularından biri. Cihazların cisim tanıma özelliği kullanılarak, sanal nesnelerin gerçek görüntülerin üzerine bindirilmesi olarak tanımlayabileceğimiz Artırılmış Gerçeklik, müşterilerle bağlantı kurma ve katılımı artırma açısından yenilikçi ve yaratıcı bir yol olarak kabul ediliyor. Bu teknolojinin yaratacağı pazarın, 2022 yılına kadar 117.4 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Kısa süreli içerik
Periscope ile başlayan ve Snapchat, Scorp gibi uygulamalarla devam eden kısa süreli içerik kavramı, sosyal medyaya yön vermeye devam edecek. Paylaşılan içeriklerin belirli bir süre ile yayında kalması, markaların da stratejilerini bu hızlı tüketim çağına göre düzenlemesini gerektiriyor. Facebook’un canlı yayınları, Instagram Stories gibi uygulamalar “hızlı ve sonlu içerik” kavramını destekliyor.

VR pazarlama
Son dönemde teknolojisi ve popülerliği iyiden iyiye artan Virtual Reality (Sanal Gerçeklik) ve 360 derecelik videolar sayesinde pazarlama uzmanları, hedef kitleleri ile nasıl empati kuracaklarını ve onların davranış biçimlerini nasıl daha iyi anlayacakları öğrenmeye çalışıyorlar. Müşteriye sunulacak deneyimin önceden görülmesine ve hissedilmesine olanak sağlayacak sanal gerçeklik deneyimleri sayesinde birçok kurum, müşterisiyle daha sıkı bağlar kurma yoluna gidecek.

Chatbots
Yapay zeka formlarının hayatlarımıza girmesi şeklinde tanımlayabileceğimiz Chatbotslar, telefon ve bilgisayarlarımızı kullanma biçimimizi kesin olarak değiştirecek gibi gözüküyor. Chatbotslar, gelecekte kullanıcıların söylediklerini çok kısa sürede analiz edecek ve kullanıcıların isteklerini yerine getirmek için onları yönlendirecek uygulamalar olarak daha fazla hayatımıza girecek.

Sanal paralar
Baş döndürücü düzeydeki hızlı yükselişiyle sanal paranın web dünyasında popüler olmasına yol açan Bitcoin, hiçbir merkezi otoriteye bağlı olmamasıyla dikkat çekiyor. Adını sıkça duysak da Bitcoin tek dijital para birimi değil. Günümüzde Bitcoin dışında oldukça popüler hale gelen ve altocin olarak adlandırılan Ethereum, Litecoin, Namecoin, Primecoin, Zcash gibi birçok yeni sanal para birimi mevcut. Bitcoin ve altcoin gibi sanal paralar popülerliklerini artıracak ve dijital alanın yükselen trendleri olmayı sürdürecek.

Daha öncesinde de sizler için 2017’deki İnternet, Mobil ve Sosyal Medya Trendleri‘ni araştırmıştık.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link