Pazarlamada Sherlock Holmes Etkisi

Benim işim başkalarının bilmediği şeyleri bilmek…

Bunu kimin söylediğini eğer bugün herkes biliyorsa, bu bir yazar ya da basım evinin başarısı değil, tam da hayal gücünün ürünü olan bir karakterin kendi başarısıdır. Aslında insanların hayal edebilme başarısıdır. İnanmanın nelere kadir olduğunu gösteren bir gerçektir.

Sherlock Holmes biz insanların aslında nelere inanabileceğinin, bağlanabileceğinin kanıtıdır.

Algının çıkarımlarının bir insana yaptırabileceklerinin sınırı yoktur.

İngilizler milli karakterleri haline dönüştürmek için hayli çaba sarfettikleri Sherlock Holmes için bunu bilerek mücadele ettiler. Onun için aslında olmayan bir sokak (Baker Street), aslında var olmayan bir karakterin yaşamış olduğu bir ev yarattılar. Milyonlarca turist sadece bu sokakta yürümüş olmak için Londra’ya bilet alıyor, otel tutuyor ve ulaşıma, lokantalara, hiç bilmediği bir ülkeye parasını harcıyor. Tüketim sizi hiç beklemediğiniz anlarda boşluğa çekiyor. İçerik pazarlama ve pazarlama konusunda olağanüstü projeler ve kuramlar geliştiren bir kültürden tam da beklenilen bir şey bu.

SHERLOCK-HOLMES_2671973b

Sherlock Holmes’un yaptığı şey olan; ‘görünenin detaylarının takip etme, görünenden fazlasını kavrama’ konusunda ilginçlikte sınır tanımayacak derecede başarılı olması gerektiğini fark eden pazarlama dünyası, entegre pazarlama iletişiminin bu anlamda güçlenmesi için çok yoğun çalışıyor.

Ama bize en basitiyle bir ikonun, bir bağlılığın, aslında var olmasa da benimsenen bir gerçekliğin neler yaptırabileceğini kanıtlayan Sherlock Holmes’dan çok şey öğrenilmesi gerektiğini anlatıyor.

Sherlock Holmes şunlar demek;

Kitaplarında, filmlerde, dizisinde ‘silly’ olarak adlandırılsa da bir anlamda karizmatikliğinin ön plana çıkmasına neden olan şapkası koca bir moda sektörüne hitap ediyor. Şapka insanlara kendini hatırlatıyor.

Pardesü kendini hatırlatıyor, İngiliz tarzı takımlar terziliğin önemini vurguluyor, parlak rugan ayakkabılar derinin güzelliğini ışıldatıyor.

Sherlock Holmes tüttüre tüttüre içtiği piposu nedeniyle bilmeden tütün sektörünü tetikliyor. Sigara içirtiyor, yarına kalacak olan sigaraları akşam vakti tükettirip, ertesi gün yeni bir paket için harcama ihtiyacı yaratıyor. Sherlock Holmes tek başına tütün piyasasını diriltiyor.

Sevgili dedektif zeka satıyor, düşünmenin, okumanın, hatta sosyolojik, psikoanaliz gibi bilim dallarının gelişmesi için farkında olmadan çok güçlü bir duruş sergiliyor. Merak yaratıyor. Araştırmaya itiyor. Öğrenmek için çaba sarf ettiriyor. Okutuyor, kitap aldırtıyor, internet kurcalatıyor ve dahasını fısıldıyor kulaklara.

Sherlock Holmes inanılmaz bir sosyolojik deha olarak gösteriyor kendini. İnsanın en basit iç güdülerini harekete geçiriyor. Toplum bilimini haklı çıkarıyor. Dürtülerle sizi hareket ettiriyor.

sherlock-holmes-3-

Herşeyden önce yaşam tarzı satıyor. ‘Sherlock gibi olmak’ stilini getiriyor yeryüzüne. Bu, size farklı farklı kapaklarıyla, onlarca Arthur Conan Doyle kitaplarını satın aldırtıyor. İtiraf edin her yeni çıkan basım sizi kendine çekmeye devam ediyor. Biliyorsunuz… O hikayenin sonunu biliyorsunuz ama yine de almamak için kendinizi durduramıyorsunuz. O kitap rafa gidiyor, bir sayfası bile açılmadan hem de, çünkü aslında o hikayenin sonunu biliyorsunuz. Onun gibi olabilmek isteği belki tütünle, hatta müzikle ve hatta giyimle aranızın sıkı fıkı olması gerektiğini söylediği için, sizi buna itiyor.

Var olmadığı halde dünyanın en güçlü karakteri Sherlock Holmes sizi hem pazarlama küresinin içine hapsediyor, hem de farkına bile varamadığınız halde algılarınızla, tenis topu gibi oynuyor.

Sherlock Holmes’dan bir pazarlamacı olarak neler öğrenilir konusunda onlarca makale bulabilirsiniz. Ama ben şuan biliyorum ki bu yazıyı okuyan her göz birazdan ya Wikipedia’da, ya delirmiş gibi bilgi yağmuru içeren sosyal medyada dolaşacak. Yarın ilk fırsatta gidip kitabını alacak, gece yarısı dizisine başlayacak, ama bir şekilde onun için efor harcatacak.

Sherlock Holmes, yani gelmiş geçmiş en iyi çıkarım ustası sizin hayal edemeyeceğiniz şekillerde pazarlama tuzaklarına düşmenizi sağlamaya devam edecek.

 

Paylaş
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

CEVAPLA