Pazarlamada Liderliğin Önemi

Al Reis ve Jack Trout’un  ‘’ Pazarlamanın 22 Altın Kuralı ‘’  kitabı, liderlik kavramı ile ilgili hepimize şunu söylüyor: ‘’ İlk olmak, üstün olmaktan iyidir‘’ . Bu önermeden yol çıkarak şunu söylemek mümkün: yapmanız gereken ilk şey; lider olabileceğiniz bir kategori yaratmak ! Karizmatik bir bakış açısı değil mi ? 

Ayda yürüyen ilk kişinin Neil Armstrong olduğunu bilmeyen yoktur. Peki, ayda yürüyen ikinci kişi kim ? Hemen söyleyelim Edwin Aldrin… Tarih onu Neil’in gölgesinde kalan Edwin olarak hatırlayacak…

Peki, her şey ilk olmak ile bitiyor mu? Tabi ki hayır! Pazarlama alanındaki başarının zamanlama ile de ilgisi vardır. İlkler her zaman en doğru zamanda tüketici ile buluşamayabilir. Bununla beraber ilk olan her marka başarılı olacak diye bir kuralda yoktur. Bu bir algı oyunudur. Liderlik, çoğu zaman sürreal bir bakış açısı ile yol alır. Bir rüzgar estirmek, kitleleri sürüklemek, bilinirlik sağlamak, sadakat yaratmak, ilham vermek, görünür olmak, fark yaratmak, jenerik bir marka olmak tüm insiyatifi ve sorumluluğu almak ile mümkündür. 

848x450xhow-leaders-can-impact-organizational-cultures-with-their-actions-and-behaviors.png.pagespeed.ic.TnpR084CYVŞimdi size pazarlamada muazzam bir liderlik örneği gösteren Roosevelt ve ekibinin seçim kampanyasını takdim ediyorum. Buyrun burdan bakalım :

Zamanında Amerikan Başkanı Franklin Roosevelt, seçim kampanyasında elinde olan tüm parayla 1 milyon afiş bastırıyor. Her şey yolunda giderken, afiş üzerinde kullanılan fotoğrafın telif hakkının alınmadığı gerçeği ile yüzleşiyor ve tarihi bir hata ile karşı karşıya kalıyorlar. Telif hakkını ödeyecek bir ödenek olmadığı için analitik bir hesap ile hemen oracıkta düşünmeye başlıyorlar. Akla gelen bir fikir çok parlak ! Derhal, afişte fotoğrafı olan kişi aranıyor ve ona şunlar söyleniyor : ‘’ Roosevelt’in seçim kampanyasında sizin fotoğrafınızı kullanmak istiyoruz. Bunun için bize 1500 dolar öderseniz, afişte sizin fotoğrafınız yer alacak ve bizim sayemizde reklamınız olmuş olacak.’’ 

Adam düşünmek için süre istiyor. 1 saat sonra telefon çalıyor. Adam: ‘’ 1500 dolarım yok; ama 800 dolarım var, olur mu ? ‘’ diye soruyor. Ve beklenen son gerçekleşiyor. Elindeki tüm parayı 1 milyon afiş bastırmak için kullanan Roosevelt ve ekibi deneyim ve vizyon ile aleyhlerine olan bir durumu lehlerine çevirmeyi başarıyor. 

Yeni olan ya da ilk olan hiç bir şey korkutucu değildir. Pek tabi yeni bir kategori yaratmak lehinize olabileceği gibi aleyhinize de olabilir. Fakat her zaman bir yol vardır.

Bu yazı konuk yazarımız ‘Aslı Gerçek’ tarafından kaleme alınmıştır.

CEVAPLA