Pazarlamada Dürüstlük, Samimiyet ve Marka 0

Yoldasınız ve etrafınızda 2 kişi var. Biriyle aranızda herhangi bir etkileşim olmadığını, diğerinin ise yanlışlıkla size çarptığını ve sonrasında “çok özür dilerim, benim hatam” dediğini farz edelim. O andan itibaren hiçbir etkileşim içerisinde bulunmadığınız kişiye karşı nötr durumdayken özür dileyen kişi (size çarpmasına rağmen) nispeten daha pozitif duygular beslersiniz. Çünkü dürüstlük ve samimiyet önemlidir.

Bir sorunu veya hatayı kabullenmek, insanlar için zor olduğu gibi pazarlama faaliyetinde bulunan markalar için de zordur. Çoğu marka ürününün kusursuz olduğunu, rakiplerinden her anlamda önde olduğunu iddia eder. Her markadan aynı şeyi duyan müşteri kitlesi de doğal olarak bu tarz söylemleri artık önemsemiyor. Oysa ki dürüstlük (her zaman olacak veya olmalı diye bir kaide yok) markalara çok şey kazandırabilir.

Pazarlamada Dürüstlüğün Etkileri Nelerdir?

1-) İnsanlar markaların dürüstlüğüne alışık değiller. Bu yüzden de eksiklerinizi kabul ettiğiniz söylemler tüketici tarafında çok dikkat çekecektir.

2-) Dürüstlük ve eksikliği kabullenmenin yatıştırıcı bir etkisi vardır. İnsanlar bu gibi durumlarda gardlarını düşürürler.

3-) Gardını düşüren insanları etkilemek daha kolaydır. Eksikliğinizi kabul ettikten sonra güçlü yönünüze dair vereceğiniz bir mesajın yarattığı etki daha büyük olacaktır.

4-) Eksik yönünüzü kabullenmeniz karşı tarafta “Demek ki şu yönleri çok kuvvetli ki, eksikliklerini dürüstçe kabul ediyorlar.” algısını oluşturur.

Örnekler

home-banner-productListerine 

Bu maddeleri destekleyen bazı örnekler üzerinden gidelim. Birkaç yıl önce ağız gargarası pazarına giren Scope, Listerin’in kötü tadının üzerine gitti ve “tadı güzel gargara” apoleti ile pazarda iyi bir konum edindi.

Bu noktadan sonra Listerin çok güzel bir hamle yaptı. Ürününün kusursuz olduğunu söylemek yerine “Günde 2 defa katlanmak zorunda olduğunuz tat” sloganı ile dürüst ve samimi bir tavır sergiledi. Bu sloganın yarattığı “Demek ki mikropları öldürme konusunda çok başarılı bir ürün ki, kötü tada razı oluyorlar” algısı markayı ağır bir Scope krizinden kurtardı.

General FoodsGeneral Foods

General Foods, Grape-Nuts marka mısır gevreğinin “Tadına zamanla alışılır” söylemi ile reklamını yaptı. Yani ürününün herkese hitap eden bir tadı olmadığını kabul etti ancak bir hafta boyunca denemeleri durumunda bu tada alışacaklarını söyledi. Bu stratejiden sonra Grape-Nuts’ın satışları %23 arttı.

TCS-HP_Promobild3Burger King

Bir örnek de Türkiye’den verelim. Yaklaşık 1 sene önce Burger King’in “patateslerimizi değiştirdik” temalı reklamlarını hatırlıyorsunuzdur. Reklamda şimdiye kadar en çok patateslerinin çok iyi olmadığı yönünde şikayet aldıklarını, kendilerinin de bu durumun farkında olduğunu ve bundan sonra müşterilere çok daha güzel patatesler sunacaklarını söylüyorlardı.

Bu reklamın markaya katkısına dair elimde sayısal veri yok ancak hem çevremden hem de sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla çok ses getirdi ve birçok kişinin yeni patatesleri denemek için Burger King’e gitti. Bunun yanında Burger King’in bu samimi ve dürüst davranışı sayesinde tüketicilerin gözünde çok daha farklı bir konuma yerleşmesi de cabası.

Diğer Sloganlar

  • Avis – Avis, araba kiralama sektörünün 2 numarası.
  • Joy – Joy, dünyanın en pahalı parfümü.
  • Volkswagen – 1970 model VW’ler çirkinliklerini daha uzun süre sergileyecek.
  • Smucker’s – Smucker’s gibi bir isminiz varsa, ürününüz gerçekten iyi olmalı.

Kapanış Notu

Kabul ettiğiniz eksikliğiniz, çoğu kişi tarafından kabul edilen bir eksiklik olmalıdır. Yani sırf farklı bir strateji izlemek için hayali bir eksiklik yaratmamalısınız. Böyle bir durumda tüketici bu durumdan hoşlanmayacak ve başka bir şeyin peşinde olduğunuzu düşünecektir.

Bir Cevap Yazın

Emojilerden Yemek Oluşturarak Çocukların Beslenmesi Destekleyen Yardım Kampanyası 0

Zorluklar içinde yaşayan bir canlıya yardım etmenin binlerce çeşidini bulabiliriz, yeter ki gerçekten isteyelim. No Kid Hungry isimli bir yardım kuruluşu da küçük çocukların beslenmesine yardım edebilmek için oldukça çekici bir yardım kampanyası hazırlamış:  Emoji-yemekler.

Instagram üzerinden sadece 10 saniyede bir çocuğun karnının doyması için bağışta bulunabilmenizi sağlayan bu kampanyaya katılabilmek için ilk olarak No Kid Hungry’nin Instagram hesabını ziyaret ediyorsunuz, hesabın hikayeler kısmında oluşturdukları 10 saniyelik videoyu izleyip yana kaydırıyorsunuz ve kendi emoji-yemeğinizi hazırlamaya başlıyorsunuz. Üstte duran boş tabağa alt kısımda yer alan yiyecek emojilerinden istediğinizi sürükleyerek kendinize has bir yemek oluşturabiliyorsunuz. Tabağa eklediğiniz her bir yiyecek emojisi sizin organizasyona bağışlayacağınız bağış miktarını belirliyor. Tabağa eklediğiniz emoji sayısı arttıkça bağış miktarınız da artıyor.

Terkedilmiş ya da yeterli beslenme desteğine sahip olamayan çocukların çektiği zorluklara dikkat çekmek amacıyla BBH New York işbirliği ile gençlere yönelik olan hazırlanan bu kampanya, No Kid Hungry’nin amaçları göz önüne alınarak gençlerin en fazla vakit geçirdiği bir sosyal mecrada bağışçı olmalarını eğlenceli bir yolla sağlamayı hedeflemiş.

Böylelikle gençler hem sayfayı ziyaret ederek konunun ciddiyeti hakkında bilgi sahibi olabiliyor hem on saniyelik eğlenceli bir video sonrasında sanal bir yemek tabağı hazırlarken eğleniyor ve işin sonunda çocukların beslenmesi için istedikleri kadar bağış yapabiliyorlar.

No Kid Hungry ‘ye yapılan bağışlardan vergi alınmıyor. Ve organizasyon yapılan bağışlarla zor durumda olan çocukların yeme ve eğitim masrafları için onların ailelerine yardımcı olmayı hedefliyor. Organizasyona göre yapılan her 20 $’lık bağış bir çocuğa 200 yemek kadar destek olabiliyor. Doğru element ve doğru kanal tercihi ile yapılan bu kampanya sosyal medyanın gençler üzerindeki gücünü yardım gibi sosyal bir konuya çekme konusunda ne kadar başarılı olunabileceğini bizlere gösteriyor.

2017 İçin 32 Sosyal Medya Pazarlama İstatistiği 0

Red Agency, 2017 yılı için sosyal ağların istatistikleri özetleyen bir grafik oluşturdu. 2017 yılının sosyal ağlar konusunda büyük eğilimler ortaya çıkardığını belirterek o istatistikleri sizlerle paylaşıyoruz. Bu arada istatistiklerin tamamının yer aldığı infografiğe de buradan ulaşabileceğinizi de belirtelim.

Demografik İstatistikler 

  • İnternet kullanan erkeklerin %75’i kadınların ise %83’ü Facebook’a giriyor,
  • Gençlerin %32’si Instagram’ın en önemli sosyal ağ olduğunu düşünüyor,
  • Kadın internet kullanıcıları %38 – %26 oranında, Instagram’ı erkeklerden daha fazla kullanmaya yatkın,
  • Üniversite mezunlarının %29’u Twitter kullanıyor, %20’si lise mezunu veya daha az bir dereceye sahip,
  • Y Jenerasyonu günde en az 1 kez Twitter’ı kontrol ediyor,
  • Instagram kullanıcılarının çoğu 18 – 29 yaşları arasında ve 10 yetişkinden 6’sı Instagram’da çevrimiçi,
  • Dünya’nın toplam nüfusunun %22’si Facebook kullanıyor.

Kullanıcı İstatistikleri

 

  • Instagram, %32 kullanıcı ile gümüş madalyayı alıyor,
  • Pinterest, %31 ile üçüncü sıraya girdi.
  • 2016 yılında Facebook kullanıcılarının %76’sı siteye her gün 1,6 milyarı aşkın günlük ziyaret gerçekleştirdi; buna karşılık 2015’te günlük kullanıcı oranı %70’ti,
  • LinkedIn, 450 milyondan fazla kullanıcı profiline sahiptir,
  • Ortalama bir LinkedIn kullanıcısı ayda 17 dakikasını sitede geçiriyor,
  • Instagram kullanıcılarının %51’i günlük olarak platforma erişim sağlıyor, %35’i ise platforma yılda birkaç kez baktıklarını söylüyor,
  • Sosyal medya platformlarında harcanan zamanın hemen hemen %80’i mobil cihazda gerçekleşiyor,
  • Snapchat’te her gün 400 milyon Snap ve her saniye yaklaşık 9,000 fotoğraf paylaşılıyor,
  • Sadece 10 bin YouTube videosu 1 milyardan daha fazla görüntüleniyor,
  • YouTube’daki görüntülemelerin yarısından çoğu mobilde,
  • Pinterest kullanıcılarının %93’ü bu platformu bir şeyleri planlamak veya satın almak için kullanıyor,
  • LinkedIn kullanıcılarının %39’u aylık premium hesaplar için ödeme yapıyor,
  • Pinterest sürücüleri, tüm perakende web sitesi yönlendirme trafiğinin %25’ini oluşturuyor,

İçerik İstatistikleri

  • Resimli Tweet’ler resim içermeyen Tweet’lerden %18 daha fazla tıklama alıyor,
  • Pinterest’de 100 milyon yemek ve 146 milyon moda panosu var,
  • LinkedIn’de resimlerle paylaşılan postlar %98 daha fazla yorum alıyor ve bağlantıya sahip olan postların etkileşim oranı %200 daha yüksek,
  • Yaklaşık 81 milyon sahte Facebook hesabı var ve yaklaşık %5 Twitter hesabı sahte,
  • Günlük 100 milyon saatlik video içeriği Facebook’ta izleniyor,
  • 1 milyondan fazla LinkedIn kullanıcısı uzun metrajlı içerik yayınladı, haftalık olarak 160.000 içerik yayınlandı,
  • 100’den fazla çalışanı bulunan işletmelerin %88’i Twitter’ı pazarlama amaçlı kullanıyor,

  • En çok görüntülenme oranına sahip kullanıcı tarafından gönderilen YouTube videosu “Charlie bit my finger” 845 milyondan fazla görüntülemeye sahip,
  • Pizza, biftek ve suşinin hemen önüne geçerek, en yaygın paylaşılan Instagram yemeği oldu.
GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link