Pazarlamada Algı ve İtibar Yönetimi 0

Birbiri ile benzer, bir o kadar da farklı iki büyük ve anlamlı kelime…

Hangimiz bazen kim olduğumuzu ve dışarından nasıl göründüğümüzü merak etmeyiz ki… Oysa kendi içimizde birçok şeyi doğru düşündüğümüzü, doğru kurguladığımızı, doğru yönettiğimizi ve doğru yansıttığımızı düşünürüz. Peki neden hala başkalarının bizim hakkımızdaki düşüncelerini merak eder ve hatta çok fazla önem veririz. Nedeni çok basit; olumlu ve olumsuz bütün algılar sizin dışınızda kalan uzak ve yakın çevrenizde itibarınızı oluşturur ve etkiler.

Peki Algı ve İtibar yönetiminin Markalar için önemi nedir?

Algı, markanızın dışında kalan dünyanın, markanız hakkınızda söylediklerinin, başkaları tarafından nasıl yorumlandığını anlama durumu iken, İtibar Yönetimi ise; dış dünyadaki tüm algılar birleşkesinin marka lehinde yönetilmesidir.

Başlıca hedefi kendi sektörünün lideri olup, daha fazla müşteri ve para kazanmak olan herhangi bir marka için, bunu başarmanın en temel yolu güvenilir olmak = iyi bir itibara sahip olmaktır. Bu bağlamda, günümüzün en önemli pazarlama argümanlarının başında, “biz en iyiyiz, bu yüzden bizi tercih edin” algısını yaratmak vardır. Müşteride bu algının yaratılması pazarlama ve sonrasındaki satış yüzdelerinin artması açısından önemli bir başarıdır.

Peki, her şey zaten iyi giderken İtibar Yönetimi için fazladan bir çaba harcamaya gerek var mı sizce? Ne yazık ki “EVET” var. Çünkü gerçek hayatta birçok süreç her zaman doğru başlasa da, doğru sonuçlanmayabilir ve tam da bu durumda doğru bir itibar yönetimine ihtiyacınız olabilir. Markaları en çok etkileyen dönemler beklenmedik kriz zamanlarıdır.

Eylül 2015 yılında Volkswagen markasının, sebebi ne olursa olsun başına gelen  olumsuzluk, son zamanların en büyük otomobil krizlerinden biri idi. Tüm dünyada emisyon kriziyle ilgili binlerce doğru/yanlış haber yapıldı. Ancak bu kriz en iyi Türkiye’de yönetildi ve kriz sonrası oluşan kötü algı ve itibarsızlığın önüne geçmek için hem Volkswagen Türkiye Yöneticileri oldukça yerinde ve aklı başında açıklamalar yaptı hem de görsel basında daha fazla ve insana dokunan, algıyı yöneten reklamlar yapıldı. Tüm olup bitenlerin üzerinden 2 yıl geçti ve Volkswagen 2016 yılında Türkiye’de en çok satan ilk üç otomobil markası içinde 1. Sırada 2017 yılında  ise 2. Sırada yer aldı.

Geçtiğimiz aylarda Nutella da bulunan ve kanserojen etkisi olan Palm yağı söylenti ve haberleri ile marka hem Avrupa ve hem de dünyanın birçok ülkesinde büyük yara aldı. Ancak Nutella TR resmi sayfasında yapılan açıklama ile ürünlerinin içeriğindeki kaliteye vurgu yapmış, haklarında çıkan haberleri yalanlamış ve yine Türkiye’de görsel medyada reklam kampanyalarını çocuklar ve anneler üzerine kurgulamış ve prime time sıklıkla yayımlamıştır. Günün sonunda markete gittiğimde karşılaştığım en önemli tablo, 10 müşteriden 4 nün sepetinde nutella ile kasaya gittikleri gerçeğidir.

Turizm sektöründe çalıştığım yıllarda girdiğim üst düzey bir toplantıda gurup direktörü olduğum için bana şu soru yöneltilmişti; “X otelinin müşteri memnuniyeti nasıl bu kadar yüksek olabilir? Otel oldukça eski”. Bu sorudaki gizli sorusu şu idi “otel ve sizler ne yapıyorsunuz da, müşteri memnuniyeti hala düşmüyor” Kendilerine şu cevabı vermiştim; “bizler sadece şikayetlere ve şikayet eden misafirlere odaklanıp, enerjimizi kaybetmek yerine, oteldeki memnun misafirlere de kulak verip, olumlu algıları yönetiyoruz” Demek istediğim özünde şu idi; “siz dünya çapında tanınan, bilinen bir markadan şikayet var diye, almamazlık ediyor musunuz” Cevap “hayır, tabii ki alıyoruz”…

Çünkü herhangi bir ürün veya hizmet almak için yola çıkmış müşteriler sadece şikayetleri okuyarak ve dinleyerek hareket etmezler!

Neden mi?

Yaşadığımız sürece çevremizdeki algılara yada güdülendiğimiz her şeye bir tepki veririz. Beyin; bu işlevleri genellikle mantık ve bilinçle görevli sol beyin ile yapmaya çalışır.

Örneğin yeni bir ayakkabıya ihtiyacımız var. Düşündüğünüzde bir marka ismi aklınıza gelecektir. O marka ayakkabıyı alırsanız ihtiyacınız karşılanacaktır. Gider ve o marka ayakkabıyı satın alırsınız. Peki bu nasıl olur? Ayakkabı sadece ayaklarımızı sıcak tutma amacı taşırken “filanca markanın ayakkabısı en iyidir” kavramı beynimizde nasıl oluşur?  İşte karar algısı ile görevli sol beynin faaliyeti burada devreye girer ve kişi bilinçli yada bilinçsiz o ayakkabı markası ile ilgili verileri analiz eder, bilinçaltına bu işle ilgili arşivleri tarama emri verir ve kişi bir süre sonra gider ve  o marka ayakkabıyı alır.

Pazarlama faaliyetlerinde başarılı olan firmaların çoğunlukla subliminal reklam yapmasındaki ana amaç da budur. Yani kendi markasını, müşterinin daha duygusal olan sağ beyninde bilinçaltına empoze edip ihtiyaç halinde karar sıralamasında bilinçsiz olarak öne geçmektir.

Pazarlamada doğru bir algı yönetimi ile müşterinin gözlerle değil, bilinçaltı ile görmesi hedeflenirse, doğru satış rakamlarını yakalamak asla zor olmayacaktır. Yukarıda da bahsettiğim gibi, pazarlama ve satış sonrası ürünle ilgili geri bildirimlerin doğru değerlendirilmesi, düzenli olarak dış sese kulak verilmesi ve doğru iletişim ile de doğru bir itibar yönetiminde istenilen hedefe ulaşmak su götürmez bir geçektir.

Bu yazı konuk yazarımız “Berfu Tekbaş” tarafından kaleme alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

Facebook’tan YouTube’a Hamle: Facebook Creator App 0

Facebook Creator App

Kullanıcı sayısı dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i bile geçen Facebook, geliştirdiği Facebook Creator App uygulaması sayesinde, izleyici kitlesi arasındaki kanaat önderleri (influencer) ile yayınlanan yapımlar arasındaki mesafeyi daha da kısaltmayı hedefliyor.

Uygulama, internet “fenomenlerine” video oluşturma, video düzenleme ve canlı yayın için yeni bir alan açmış olacak. Ayrıca takipçileriyle mesajlaşmalarına ve videolarına dair istatistikleri takip etmelerine de imkân sağlayacak. Uygulama kişisel profiller için geçerli olmayacak, yalnızca Facebook sayfası sahipleri kullanabilecek.

Creator App
Facebook Creator App’ten bir ekran görüntüsü

Facebook’un “fenomenler” için duyurduğu bu yeni ürünü aslında, daha fazla insana ulaşarak başarısını artırmak isteyen birçok internet ünlüsü için hâlâ en önemli sıçrama tahtası olan YouTube ile rekabet etmek istemesi olarak yorumlayabiliriz. Anlaşılan o ki hem YouTube’un bu konumu hem de Snapchat’in içerik üretenler için daha fazla ürün ve hizmet sunacağını açıklaması, Facebook’u harekete geçirmiş görünüyor.

Facebook Ürün Müdürü Fidji Simo, geçtiğimiz günlerde yazdığı blog yazısında, YouTube ünlüsü Markian Benhamou ve Facebook’ta komik içerikler paylaşan Jay Mendoza ile bir araya geldiklerini belirtti. Simo, internette içerik oluşturanların ihtiyaçlarının ve hedeflerinin çeşitlendiğini ve bu kişilerin takipçi kitlesini beslemek için gereken araçlara sahip olmalarının önemli olduğunu yazdı. Facebook bunun yanında, Facebook Creator App uygulamasının içerik üreticileri tarafından nasıl kullanılacağına dair bir internet sitesi de hazırlamış.

Facebook Creator App uygulamasının, YouTube’un hakimiyetindeki video pazarlama alanında Facebook’un da var olması için önemli bir hamle olmması bekleniyor.

Her ne kadar bu uygulamanın geliştirilmesi Facebook için rekabet anlamında önemli bir adım olsa da YouTube’un, platform üzerinde kanalı olanlar için benzer bir kanal yönetimi ve videolardan elde edilen gelirlerin paylaşılmasını sağlayan bir ortak programı var. Ne var ki politik ve kültürel konulara odaklanan birçok YouTube ünlüsünü kapsayan YouTube fenomen topluluğunda, reklamverenlerin reklamların nerede görüldüğü konusuna daha fazla eğilmesinden bu yana, ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Özellikle de platformun, reklamverenleri düşünerek videoların uygun olmayan içerik taşıyıp taşımadığı noktasındaki aşırı hassasiyeti, YouTube’daki video üreticileri tarafından gelirlerine bir darbe olarak görülüyor.

Faecbook’un, bu yıl başlattığı YouTube benzeri video platformu Watch sayesinde, canlı yayın içinde reklam verme ve talep üzerine video üretimiyle, içerik üretenler ve platformun kendisi için yeni bir gelir kaynağı yaratmayı başarmıştı. Öyle ki Watch, internet ünlüleri için gelecek vadeden bir özellik olarak öne çıktı. Basketbolda ünlü Ball ailesinin Facebook’un Watch platformu üzerindeki şovu Ball In The Family, Jody Steel’in Body Art’ı ve Jay Mendoza’nın Elote Man’ini, bunun ilk işaretleri olarak kabul edebiliriz. Creator App’i de bu stratejinin yeni bir parçası olarak da düşünebiliriz.

Uygulama, canlı yayınlarıyla öne çıkan video içerik üreticilerini çekmede Facebook’un işine yarayabilir.

Gen Z dijital medya ağı bünyesindeki DanceOn’un Yetenek Direktörü ve İnternet Ünlüsü Yöneticisi Cameron Moody ise diğer platformlarla karşılaştırıldığında internet ünlüleri ve içerik üreticiler için Facebook’un hâlâ en az işe yarar platform olduğunu düşünüyor. Moody, her ne kadar Facebook’un YouTube’daki internet ünlülerini çekmesinin zor olacağını söylese de yeni çıkan uygulamanın dev sosyal ağ için önemli olduğunu, özellikle de canlı videolar konusunda onların dikkatini çekebileceğini de sözlerine ekliyor.

Moody canlı yayın yönetiminin yanında uygulamanın ayrıca, video içerik üreten fenomenlerin hem Facebook hem de Instagram üzerinden takipçileriyle mesajlaşmasını sağlamasının da önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, böylece içerik üreticilerinin takipçileriyle konuşurken uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmayacağını vurguluyor. Uygulama bunun yanı sıra, Facebook’un hikaye özelliğindeki özel çerçeveler ile efektlerini de içerik üreticilerinin yararına sunuyor.

snapchat
Aslında içerik üreticiler ve markalar arasındaki bu kârlı ilişkinin dikkatini çeken yalnızca Facebook ve YouTube değil. Snapchat de bu konuda yeni ürün ve hizmetler sunacağını açıklaması, rekabetin kolay olmayacağını gösteriyor.

Öte yandan Facebook, özellikle de videoda bir yerleştirme için markaların para ödediği içerikleri üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni reklam ürünleri oluşturuyor. İnternet ünlüleri (influencers) pazarlama şirketi olan WHOSAY’in CEO’su Steve Ellis’e göre, içerik üreticileri ve internet fenomenleri, kullanıcıların kayda değer bir deneyim için bu platformları ziyaret etmesi adına cazibe yaratıyor. Ona göre Facebook’un yeni uygulamasının toplayacağı ilgi, markalarla çalışarak gelir elde eden kişilere için işe yaradığı ölçüde gerçekleşecek.

Bakalım Facebook Creator App, Facebook’un video içerik konusunda YouTube ile başa baş bir şekilde yarışmasını sağlayabilecek mi?

2018’e Damgasını Vuracak Dijital Trendler Neler Olacak? 0

Dijital Dönüşüm Danışmanı ve Me Consultancy kurucusu Murat Erdör, 2018 yılında dijital alanda öne çıkacak trendleri açıkladı. Trendlerle ilgili bilgi veren Murat Erdör, tüm dünyada öğrenmeye programlanmış yazılımların ve mobil kullanımının hızla artmasının, yaklaşık 2.5 milyar insanın aktif olarak kullandığı sosyal medya ağlarının çoğalmasının, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi teknolojilerdeki büyük yükselişin, 2018 yılında dijital alandaki pazarlama uygulamalarının önemini daha da artıracağının altını çizdi.

2018 yılına damgasını vurması beklenen dijital trendler şu şekilde:

Fijital pazarlama
Dünya’da bu süreç yaklaşık beş sene önce başlamış olsa da Türkiye’de fijital kavramının geçmişi henüz çok yeni. Yaklaşık 3-4 senedir Türkiye’de konuşulan fijital kavramı, fiziksel ile dijital deneyimleri harmanlayarak tüketiciye en doğru yoldan ve ölçümlenebilir şekilde ulaşılmasını sağlayacak yöntemlerden biri olacak.

Yapay zeka
Artık birçok alanda hizmet vermeye başlayan makineler ve yazılımlar da, tıpkı canlılar gibi topladıkları verileri işleyerek yeni şeyler öğreniyorlar. Öğrenen makinelere en yakın örneği, hemen her gün girdiğiniz Facebook. Yazılım, okuma alışkanlıklarınızı, kimin profilinde daha fazla vakit geçirdiğinizi, hangi gruplara ya da sayfalara yorum yaptığınızı sürekli kontrol ederek öğrenme sürecini geliştiriyor. Gelecek yıllarda Facebook örneğinde olduğu üzere öğrenmeye programlanmış yazılımların sayısı giderek artacak. Bu yazılımlar pazarlama ve dijital sektörler başta olmak üzere, birçok sektörün hedef kitlelerini doğru tespitine bir adım daha yaklaşılmasına olanak sağlayacak.

Mesajlaşma aplikasyonları
MIRC ile başlayan mesajlaşma geleneği, son dönemde Whatsapp ile hızla yükselişini sürdürüyor. Dünya genelinde aynı anda milyarlarca ileti bir kullanıcıdan, kullanıcı ya da kullanıcılara iletiliyor. Baş döndürücü sayıların olduğu bu alanda mesajlaşma aplikasyonlarının sayısının ve içerisindeki reklam alanlarının artması bekleniyor.

Live streaming videolar
İçerik her zaman kraldı ancak şimdi videolu içerikler daha da bir kral. Tüm sosyal medya platformlarının “live streaming” destekli bir altyapıya dönmeleri ile birlikte “izle ve geç” kavramı bu alanda iyice oturmaya başlayacak. Facebook’un ardından Twitter’ın da video içeriklerine dair düzenlemeleri, kullanıcıların ve bu alana ilgi duyan markaların daha sık şekilde video paylaşmalarını sağlayacak.

AR pazarlama
Augmented Reality (Artırılmış Gerçeklik) son zamanların öne çıkan, pazarlama ve reklam sektörlerinin popüler konularından biri. Cihazların cisim tanıma özelliği kullanılarak, sanal nesnelerin gerçek görüntülerin üzerine bindirilmesi olarak tanımlayabileceğimiz Artırılmış Gerçeklik, müşterilerle bağlantı kurma ve katılımı artırma açısından yenilikçi ve yaratıcı bir yol olarak kabul ediliyor. Bu teknolojinin yaratacağı pazarın, 2022 yılına kadar 117.4 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Kısa süreli içerik
Periscope ile başlayan ve Snapchat, Scorp gibi uygulamalarla devam eden kısa süreli içerik kavramı, sosyal medyaya yön vermeye devam edecek. Paylaşılan içeriklerin belirli bir süre ile yayında kalması, markaların da stratejilerini bu hızlı tüketim çağına göre düzenlemesini gerektiriyor. Facebook’un canlı yayınları, Instagram Stories gibi uygulamalar “hızlı ve sonlu içerik” kavramını destekliyor.

VR pazarlama
Son dönemde teknolojisi ve popülerliği iyiden iyiye artan Virtual Reality (Sanal Gerçeklik) ve 360 derecelik videolar sayesinde pazarlama uzmanları, hedef kitleleri ile nasıl empati kuracaklarını ve onların davranış biçimlerini nasıl daha iyi anlayacakları öğrenmeye çalışıyorlar. Müşteriye sunulacak deneyimin önceden görülmesine ve hissedilmesine olanak sağlayacak sanal gerçeklik deneyimleri sayesinde birçok kurum, müşterisiyle daha sıkı bağlar kurma yoluna gidecek.

Chatbots
Yapay zeka formlarının hayatlarımıza girmesi şeklinde tanımlayabileceğimiz Chatbotslar, telefon ve bilgisayarlarımızı kullanma biçimimizi kesin olarak değiştirecek gibi gözüküyor. Chatbotslar, gelecekte kullanıcıların söylediklerini çok kısa sürede analiz edecek ve kullanıcıların isteklerini yerine getirmek için onları yönlendirecek uygulamalar olarak daha fazla hayatımıza girecek.

Sanal paralar
Baş döndürücü düzeydeki hızlı yükselişiyle sanal paranın web dünyasında popüler olmasına yol açan Bitcoin, hiçbir merkezi otoriteye bağlı olmamasıyla dikkat çekiyor. Adını sıkça duysak da Bitcoin tek dijital para birimi değil. Günümüzde Bitcoin dışında oldukça popüler hale gelen ve altocin olarak adlandırılan Ethereum, Litecoin, Namecoin, Primecoin, Zcash gibi birçok yeni sanal para birimi mevcut. Bitcoin ve altcoin gibi sanal paralar popülerliklerini artıracak ve dijital alanın yükselen trendleri olmayı sürdürecek.

Daha öncesinde de sizler için 2017’deki İnternet, Mobil ve Sosyal Medya Trendleri‘ni araştırmıştık.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link