Pazarlamacının Sevgililer Günü Aşkı

Bir Sevgililer Günü’nü daha geride bıraktık. Sevgililer Günü’nün gerçek âşıkları kimler dersiniz? Evet onu iple çeken genelde bayanlar olmakla birlikte asıl sabırsızlananlar elbette pazarlamacılardır.

Sevgililer günü markalar ve perakendeciler açsısından nispeten durgun geçen Ocak – Şubat ayları için tam bir can simididir.

Çünkü bu ‘aşk haftası’ tebrik kartları, çiçekler, çikolata ve şekerler, oyuncaklar, takılar ve perakende hediye endüstrisi için inanılmaz bir nakit fırsatıdır.

ABD’de yıllık ortalama Sevgililer Günü harcaması 13.19 milyar dolardır ve bu güne özel olarak üretilen gül sayısı 196 milyon adettir. (StatisticBrain) Türkiye’de de BKM (Bankalararası Kart Merkezi) raporuna göre sevgililer gününde sadece kredi kartlarıyla dolar bazında 700 milyon dolardan fazla harcama gerçekleşiyor.

Sevgililer gününde çiçek satışları 5 kat, gül satışları 10 kat artıyor. Geçtiğimiz yıl sadece Flora Çiçekçilik bir haftada 3 milyon gül satmıştı.

Dışarıda hava soğuk olabilir fakat aşk denince kalplerimiz sıcacık oluyor. Bu müşterilerinizi, sevgililerine ve arkadaşlarına hediye almaları yönünde cesaretlendirmek için harika bir zaman dilimi.

Büyük markalar mağazalarını canlandırmak ve satışlarını artırmak için bu özel günleri gayet iyi kullanıyorlar.

Peki neler yapıyorlar? İşte başarılı pazarlamacıların uyguladığı ve sizin de bu süreci en kârlı biçimde geçirmek üzere işletmenizi hazırlamak için kullanabileceğiniz 3 yöntem:

Temaya iyi çalışmak 

Aşk temasını avantajınıza kullanın ve yaratıcı olun. Büyük markalar web sitelerini ve mağazalarını kalpler, çiçekler ve benzeri süslemelerle sevgililer gününün havasına bürümekten çekinmiyorlar. Markanızı ve ürününüzü ne kadar eğlenceli bir şekilde pazarlarsanız, müşterileriniz de onu kullanmak konusunda o kadar istekli davranacaklardır.

Teklifler sunmak 

İşletmeler için sevgililer günü çok önemlidir. Satışlarını artırmak ve yeni müşteriler kazanmak üzere özel teklifler ve kampanyalar sunarak bir yol geliştiriyorlar. Örneğin alışveriş yapanlara özel kartlar tasarlayarak çiftlerin ve ailelerin gönlünü kazandıkları sevimli araçlar geliştiriyorlar. Siz de yeni ve orijinal teklifler üzerinde çalışabilirsiniz.

Sosyal medyayı kullanmak 

Temalarını sosyal medya ile bütünleştiriyor ve insanların bu günü –dolayısıyla sevdiklerini- düşünmelerini sağlıyorlar.  Sosyal medyadaki hayranlarını ve takipçilerini heyecanlandırarak onların ilgisini çekiyorlar. İnsanlar başkalarını mutlu etmekten hoşlanırlar.  Facebook ve Twitter sayfalarınızda “Bu sevgililer günü ne yapıyorsunuz? Bizim size çok özel bir hediyemiz var” gibi çeşitli sorular sorabilirsiniz.

Biraz da Sevgililer Günü üzerine oluşturabileceğiniz bazı temalara değinelim. Size aşağıdaki 5 örnekle biraz fikir vermek istedim:

1. “Çünkü sizi seviyoruz…”

Kim insanları sırf müşterisi olduğu için ödüllendirmek istemez ki? Onlar da en az sizin onlara yardımcı olduğunuz kadar size yardımcı oluyorlar ve bazı iyilikleri ve fırsatları hak ediyorlardır. Bu müşterilerinize onlara değer verdiğinizi göstermenin harika bir yolu olabilir.

2. “Sevgiyi Kutlayın!”

Sadece sevgili olmak zorunda değil, arkadaşlar, aile ya da iş arkadaşları, kim olursa olsun bir hediyeyle mutlu edilebilir. Çünkü herkes “sevgiyi hissetmeyi” hak eder. Herkesin sevgililer günü ona olan sevginizi göstererek kutlanabilir.

3. “Kendini ve Özgürlüğü Kutlamak”

Zor bir yıl geçirdiniz ve bir ikramı hak ediyorsunuz. Başkalarının vereceği bir şeyi beklemek yerine kendinize en güzel hediyeyi seçin ve kendinizi ödüllendirin!

4. “Son Dakika Aşıkları!”

Son dakika müşterileri her zaman vardır. Onları yakalamak için de son bir gün kala veya Sevgililer Günü’ne özel bir teklif / kampanya hazırlayın. Geç kalanlar, unutkanlar ve mutluluklarına o gün başlayanlar size sonradan çok teşekkür edeceklerdir.

5. “İstediğin Hediyeyi Alamadın mı?”

Bu seçenek Sevgililer Günü’nden birkaç gün sonra işe yarayacaktır. Kendi kendini şımartmak isteyen birçok insan var. Bazen de hediye işini özellikle erteleyenler oluyor. Sırf ticari atmosfere muhalefet olsun diye o gün alışveriş yapmayan bir sürü insan tanıyorum. Ama onlar da sonradan mutlaka sevdiklerine hediyelerini alıyorlar.

Sevgililer Günü pazarlaması hileli veya zorlayıcı havasından uzak olmalı. Zira ülkemizde bunu samimi bulmayan insanların sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Biraz yaratıcı ve özellikle de eğlenceli taktiklerle tüketicilerin sempatisini kazanmak ve satış sağlamak çok da zor değil aslında.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Webeditoryal.com ve isteveyap.com kurucusu. Web İçerik Danışmanı. Her türlü markaya ve bireysel girişimcilere, küçük ve orta ölçekli işletmelere içerik pazarlaması çalışmalarında yardım etmeyi seviyor. Pazarlama ve reklamcılığa aşık.

Bir Cevap Yazın

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamacılar Neden İşlerini Bırakmak İstiyorlar?

Pazarlamacıların %81’i şu anda yaptıkları işi önümüzdeki üç yıl içinde bırakmak istiyor. İşletmelerin bu konuda önceliklerini ve değerlerini gözden geçirmeleri gerekebilir. Var olan personelini tutundurabilmek iş veren için önemli bir konu ve iş verenin çalışanı nelerin motive edeceğini bilmesi gerekiyor.

Son yapılan Pazarlama Haftası Kariyer ve Maaş anketine katılanların çoğunluğu önümüzdeki en az beş yılı pazarlama bölümünde geçirmek istediklerini ama şu anda bulundukları işi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Ankete katılanların %43.2’si rollerini önümüzdeki üç yıl içinde değiştirmeyi planlıyor, % 37.8’i gelecek yıl değiştirmek istiyor ve sadece % 11,2’lik bir kısım değiştirmeyi düşünmüyor.

Değişikliğin başlıca nedeni olarak daha iyi finansal ücreti (% 65.1), yeni bir görev meydan okumasını (% 54.9) ve mevcut iş yerlerinde sınırlı imkânlara sahip olmayı  (% 37.4) öne sürdüler.

TSB pazarlama müdürü Pete Markey, şirketlerin yeni bir meydan okuma isteği duymaları ve mevcut çalışma ortamında pazarlamacılara ilham vermeleri ve yerine getirmeleri için yollar bulmaları gerektiğini belirtti.

Moonpig CMO’su Andre Rickerby, bir e-ticaret bakış açısıyla, pazarlamacılar için açık olan geniş fırsat yelpazesinin her geçen yıl arttığını ve yeni roller denemelerini sağladığını söylüyor. Özerkliği doğuran ve paylaşılan vizyonla çalışan bir pazarlama kültürü kurabilen böyle hızlı ve rekabetçi bir sektör markası, kendi kültürünü yaşatma imkanı bulabilecektir diyor.

Online sistemin çok değiştiğini ifade eden Rickerby “Bir yönetici olarak, ne teklif ediyorsun? Piyasada çok sayıda rakip var ve çoğu zaman insanlar önce para düşünüyor.” diye de ekliyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link