Pazarlama Zirvesi 4-5 Aralıkta Başlıyor

 

MCT Danışmanlık tarafından düzenlenen ve binlerce üst düzey yöneticiyi bir araya getiren Müşteri Çağında Pazarlama Zirvesi’nin 14’üncüsü 4 – 5 Aralık 2013 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek.

 

Her yıl farklı bir tema ile katılımcılarını etkilemeyi başaran Müşteri Çağında Pazarlama Zirvesi 2013’ün teması; “Basit Düşün Ses Getir” (Think Simple Live Loud). Zirvenin konsepti ise pazarlama profesyonellerinin etkili fikir üretmesini sağlayan şu dört tema etrafında toplanıyor: Basit fikirlerin büyük başarılara dönüşmesi tesadüf müdür?”, “Fark yaratan sesli fikirlerin sırları nelerdir?”, “Yeni yöntemlerle düşünmek sonuca ulaşmayı kolaylaştırır mı?”, “Dinleyen, konuşan ve ilişkilendiren yeni hedef kitle gerçekliğini yaşamak markalara neler kazandırır?”

 

Pazarlama dünyasında fark yaratan basit fikirlerin büyük etkilerini deneyimlemek isteyen herkese açık olan Müşteri Çağında Pazarlama Zirvesi 2013’e pazarlama alanında ses getiren işlere imza atmış önemli isimler katılıyor. Bu isimler arasında Apple’ın “Think different.” kampanyasına önemli katkılar sunan reklam gurularından, tüm dünyada en çok satanlar listesine giren “Pi’nin Yaşamı”nın yazarına kadar pazarlamanın farklı alanlarında yankı uyandıran profesyoneller yer alıyor.

 

Pazarlama Zirvesi’nin Konferans Başkanı, bu yıl da Peter Economides

Zirveye bu yıl da Steve Jobs başta olmak üzere dünyanın en başarılı markaların liderleriyle çalışmış olan Peter Economides başkanlık yapıyor. Steve Jobs’un Apple’a dönüşünün ardından dünya çapında büyük yankı uyandıran “Think different.” kampanyasını şekillendirip uygulayan Economides, kendi kurduğu Atina merkezli marka strateji danışmanlık şirketi Felix BNI’ın Başkanlık görevini yürütüyor.

 

“Life of Pi”nin Oscar Yolculuğu – Yann Martel

44 ülkede yayımlanan ve 7 milyondan fazla satan “Pi’nin Yaşamı” romanıyla 2002 Man Booker Ödülü kazanan Yann Martel, zirvenin önemli konukları arasında yer alıyor. 16 yaşındaki Piscine Molitor Patel’in bir Bengal kaplanı ile Pasifik Okyanusu’nda

 bir salın üzerinde hayatta kalma mücadelesini konu alan “Pi’nin Yaşamı”, geçen yıl Tayvanlı yönetmen Ang Lee tarafından filme uyarlandı, Akademi Ödülleri’nde 11 dalda aday gösterildi ve En İyi Yönetmen dahil dört dalda Oscar ödülüne layık görüldü. Yann Martel zirvede, en çok satanlar listesine giren kitabının Oscar’a uzanan başarı hikayesini anlatacak.

 

“iMac” ismini bularak “i” çılgınlığını başlatan isim – Ken Segall

Pazarlama Zirvesi’nin bir diğer önemli konuğu, NeXT ve Apple dönemlerine yayılan 12 yıl boyunca Steve Jobs ile yakın çalışan bir yazar ve aynı zamanda reklam yöneticisi olan Ken Segall. “iMac” ismini bulan ve “i” çılgınlığını başlatan Ken Segall, Apple’ın ünlü “Think different.” kampanyasının geliştirilmesine önemli katkılar sundu, Dell ve Intel markalarının büyük reklam kampanyalarında çalıştı. Ken Segall, www.scoopertino.com adlı web sitesinde Apple hakkında haftalık izlenim yazıları yazıyor.

 

Pazarlama, liderlik ve sosyal medya – David Meerman Scott

Zirvede “Gerçek Zamanlı Pazarlama” teması üzerine konuşma yapacak olan David Meerman Scott’un uzmanlık alanı pazarlama stratejisi. Scott’un internet üzerinde pazarlama ve halkla ilişkiler gerçeği konusunda insanlara yol gösteren “The New Rules of Marketing&PR” adlı kitabı, BusinessWeek dergisinin en çok satanlar listesinde altı ay kalarak, modern iş kitabı klasikleri arasına girdi ve 26 dile çevrildi.

 

“Ben”in Gücü – Peter Fisk

Geçtiğimiz günlerde, Business Strategy Review tarafından “En iyi yeni ticari zekalardan biri” olarak anlatılan Peter Fisk, yenilik ve pazarlama konularında uzman bir danışman. American Express, Coca-Cola, GSK, Marks&Spencer, Microsoft, O2, Philosophy, Red Bull, Shell, Virgin, Vodafone ve Volkswagen gibi şirketlerle çalışan ve dünyanın en büyük pazarlama kuruluşu olan The Chartered Institute of Marketing’in dönüştürücü CEO’luğunu yapmış bir isim.

 

Orta sınıf tüketiciler hangi markaları tercih ediyor? – Sean Pillot de Chenecey

“Arada kalmış orta sınıf” olarak adlandırılan kitlenin üzerindeki baskı ve bunun piyasalar üzerindeki etkisini beş yıl boyunca araştıran Sean Pillot de Chenecey, bu konuda sektör otoritesi olarak görülüyor. Trend analizi, tüketici iç görüleri ile marka stratejisi konularında uzman olan ve en gelişmiş yöntemleri kullanan araştırma danışmanı Sean Pillot de Chenecey, 2013 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirdiği ABD ve Avrupa’daki ortasınıf tüketicinin markalara karşı davranış ve tutumları konulu araştırma projelerinin detaylarını zirveyi izleyenlere aktaracak.

 

B3: Basit, Başarılı, Büyük Stratejiler – Tanyer Sönmezer

B3: Basit, Başarılı, Büyük Stratejiler” temalı sunumunu aktaracak olan Tanyer Sönmezer, Türkiye’nin en büyük şirket ve organizasyonlarının çalışanlarına hem kişisel hem de çalıştıkları ekip dahilinde gelişimin kapılarını açan MCT Danışmanlık’ın liderlerinden biri… Bugüne kadar danışmanlık yaptığı şirketlerin yanı sıra yüzlerce konferans, şirket toplantısı ve zirvede konuşmacı olarak yer alan Sönmezer’in, “Yöneticinin Sırt Çantası” ve “Yöneticinin Beslenme Çantası” adlı kitapları, iş dünyasında başarının anahtarları üzerine pratik ipuçları içeriyor.

 

Sosyal Medya Çağında Müşteri Deneyimi – Dave Carroll

Ödüllü şarkıcı ve söz yazarı Dave Carroll; profesyonel konuşmacı, yazar ve aynı zamanda bir sosyal medya inovatörü. Müzik endüstrisinde yirmi yıllık tecrübeye sahip Carroll, 2009’da United Airlines ile zorlu bir müşteri hizmeti sorunu yaşadığında, bu sorununu dünyayla paylaşmak için hikaye anlatma konusundaki ustalığını kullanarak “United Breaks Guitars” adlı videoyu hazırlamış, video YouTube’da 150 milyondan fazla tık almıştı.  

 

Stratejiye Tapınmanın Sonu mu Geldi? – Fazıl Oral

1998’den beri MCT Danışmanlık’ta liderlik ve yönetim becerileri, müzakere ve çatışma yönetimi ve strateji konularında eğitim ve konferanslar düzenleyen Oral, Pazarlama Zirvesi’nde “İnsanlar arasındaki her türlü etkileşim, yaşadığımız deneyimlerden oluşur”, “Karmaşa ve karışıklığı azaltmanın yolu nedir? Hangi düşünme sistemleri aracılığıyla basitleştirebiliriz?”, “Her şey stratejik düşünme ve stratejik uygulamalarla çözülebilir mi?” gibi konulara dikkat çekecek.

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Black Friday Çılgınlığının Ardındaki Psikolojik Gerçekler

Bu Cuma, bir mağazanın kapısında izdiham yaratan öfkeli ve sabırsız bir Black Friday güruhuna katılmayı düşünür müsünüz?

Aranızda bu durumu garipseyenler olsa da adeta perakendecilerin bayramı olan Black Friday çılgınlığından, en azından zihinsel olarak kaçabilmenizin imkanı yok. Türkçe’ye “Kara Cuma” olarak çevirdiğimiz Black Friday, şükran gününün ertesi günü gerçekleştirilen ve insanların alışveriş yapmak için sabırsızlıkla bekleyip çoğu zaman mağazalarda yığınlar oluşturduğu bir indirim günüUluslararası Perakende Federasyonu’nun raporuna göre, yalnızca 2008 yılı dışında (Mortgage Krizi) son 15 yıl içinde gerçekleşen Black Friday harcamaları, her geçen yıl katlanarak devam etmiş. Bu yıl da yaklaşık %4 büyüme ile $682 milyar harcama gerçekleşmesi öngörülüyor.

Peki, sıradan insanları mağazaları talan edecek kadar gözü dönmüş yığınlara çeviren bu indirim çılgınlığının arkasında yatan, sosyolojik ve psikolojik motiveler neler?

Etiketler Aslında “Can Acıtıyor”

 Chicago’daki DePaul Üniversitesi İşletme departmanında profesör olan tüketici davranışları uzmanı James Mourey’e göre; “İnsanlar alışveriş yaptıklarında ve güzel bir fırsat yakaladıklarında psikolojik olarak doyuma ulaşıyorlar”. Çünkü sevdiğiniz bir şeyi gördüğünüz zaman beyninizin ödül merkezi harekete geçiyor. Öte yandan, aynı araştırmada fahiş fiyatların da beynin acı merkezi insulayı aktive ettiği gözleniyor. Yani; indirim etiketlerine yönelmenizin nedeni tamamen, beyninizin sizin acı çekmenize razı olmaması! Aslında çok basit, merakla beklediğiniz 4K TV’yi ya da uzun zamandır beğendiğiniz çantayı, indirimli etiketlerde gördüğünüz zaman beyninizin ödül merkezini aktive ederek, acı çekmemesi için kasaya ya da sepete yöneliyorsunuz.

Sınırlı Zaman ve Arz Fikri Aciliyet Hissi Yaratıyor

Ekonomik kıtlık ilkesine göre; fırsatlar sınırlı oldukça daha cazip hale gelirler. İndirimleri belli zaman sınırları içerisinde gerçekleştirmek, insan psikolojisinde daha çok arzu edilmelerine yol açıyor. Reklamlarda sıklıkla kullanılan, “stoklarla sınırlıdır” ya da “belli tarihler arasındadır” ibarelerinin amacı tamamen tüketicilerin zihnini satın alma alarmı haline dönüştürmek. İşin garip tarafı, yapılan araştırmalarda tüketicilerin indirimler dolayısıyla manipüle edildiklerinin farkında oldukları, buna rağmen FOMO etkisiyle bu güruha katıldıkları görülüyor.

Özel Bir Fırsatı Yakalamak Üstün ya da Onaylanmış Hissettiriyor

Kabul edelim neredeyse hepimiz, sınırlı satışı olan ya da herhangi bir özel koleksiyona ait ürün için sıraya girdiğimizde ya da online sitesinin başında dakika sayarak, fırsat yakaladığımızda “İşte ben kaptım, sen kapamadın!” diye içimizden geçiriyoruz. Black Friday çılgınlığının ardında da bu rekabet duygusunu tetikleyen herkesin, iyi bir fırsat yakalamak için adeta avına odaklanmış şekilde beklemesi yatıyor. Aslında olay tamamen “Eğer herkes bunun peşindeyse, bu kesinlikle peşinden koşulacak bir şeydir!” mantığındaki sosyal kanıt teorisine dayanıyor. Binlerce yıllık evrim sürecinden geçerken temel dürtülerimizi, tamamen törpülediğimizi düşünmüyordunuz herhalde?

Fırsata İlişkin Ön Tanıtımlar- İştahı Artırıyor

Markalar Black Friday gelmeden birkaç hafta öncesinde, tüketicilerin zihninde indirim hakkında beklenti oluşturuyor. Örneğin; hedef kitleye gönderilen e-postalarla indirim haberi veriliyor ancak fırsat hakkında net bilgiye erişmeleri erteleniyor. Pazarlamacıların en çok kullandıkları bu taktiğin ardında, “o an fırsatın ne olduğunu söylersek, dışarıdaki binlerce indirim haberinden hiçbir farkımız kalmaz” argümanı yatıyor. Aslında daha küçük perakendecilerin, Black Friday fırsatlarını daha önce yaymalarının nedeni de büyük işletmelerin arasında kaybolmadan öncelikli olarak zihinlerde sıyrılmak.

Kalabalıklardan Hoşlanmayanlar İçin Online Alışveriş

Sevdiğiniz ürünü satın almak için mücadele etmeniz gereken bu ateşli ortamlardan ve kalabalıklardan hoşlanmıyorsanız online alışveriş, imdadınıza yetişiyor. İlla, kaos ortamında öfkeli bir güruha katılmanıza gerek yok. İnternet sayesinde Perşembe akşamı ya da Cuma günü, elinizde kahvenizle konforunuzdan ödün vermeden Black Friday fırsatlarını kovalamanız mümkün.

Fırsatı Önceden Planlamak Agresifleştiriyor

Televizyonlarda ya da İnternet videolarında gördüğümüz birbirini ezen izdiham yığınlarının ardında, fırsat için önceden büyük beklentiler yaratmak yer alıyor olabilir. Profesör Mourey’e göre; “Çok istenilen o ürünü satın almak, beyinde görev bilinci yaratıyor. Kortizol ve stres seviyesi yükselen bireyler, amaçlarına ulaşmak için yollarına çıkan her şeye karşı daha hassas ve duyarlı hale geliyorlar”. Yani aslında dışarıdan bakıldığında, bu denli gözü dönmüş görünen kalabalığın ardında ve aklında tamamen görevini tamamlamak yer alıyor!

Dünyada her geçen gün artan tüketim çılgınlığının en büyük dominatörlerinden Black Friday, “ya sev ya terk et” şeklinde tüketicileri ikiye ayırıyor. Bir kısım uzun kasa kuyruklarında beyninin ödül merkezini uyarmakla meşgulken diğerleri onların bu denli gözünün dönmesine anlam vermeye çalışıyorlar.

İndirimlerden önceki tüm bu bildirim gürültülerinin arasında, markaların zihinlerimizde yarattığı daha güzel, daha mutlu, daha eğlenceli, daha popüler vs. tüm “daha” algılarından arınarak, gerçekten durup bir dakika düşünün. Gerçekten mutluluğunuz, beş yıl sonra satın aldığınızı bile hatırlamayacağınız bir eşya kadar ucuz mu?

Şimdi bu Cuma için, karar sizin!

 

 

 

 

 

 

Geri Dönüşümlü Ambalaja Farklı Bir Yaklaşım; Heineken Bira Şişeleri

Bira yapımcısı Alfred Heineken tarafından planlanmış ve Hollandalı mimar John Habraken tarafından tasarlanmış bira şişesinden tuğlalar geri dönüşümlü ambalajın ilk örneklerinden.

Alfred Heineken 60’lı yılların başında Karayipler’e gittiğinde, adada gördüğü çöp miktarının fazlalığına şaşırır ve bunları bir şekilde yeniden kullanmanın mümkün olduğunu düşünür. Bu çöp atıklarının önemli bir kısmını da kendi şirketi Heineken’in atıkları oluşturmaktadır.

Bölgede aynı zamanda konut problemi de bulunmaktadır ve Alfred Heineken bu iki probleme tek bir çözüm bulabilmek için mimar John Habraken ile temasa geçer. Bu temas mükemmel bir geri dönüşüm ve mimari yaratıcılık örneğine vesile olur.

 

Habraken, yapı birimi olarak kullanılabilecek bir bira şişesi tasarlar. Tasarım Heineken’in klasik şişelerine benzemeyen birbiri içine geçebilen WOBO isminde ve tuğlaya benzer bir şişedir

1964 yılında şirket, Leerdam’daki fabrikasında WOBO’dan, 35cl ve 50cl olmak üzere 100.000 adet üretir. Ayrıca Heineken, kendi bahçesinde de WOBO’yu kullanarak bir barınak inşa eder. Ancak şişeleri bir araya getirdiğinde oluşan boşlukları kapatmakta zorlanır.

 

10 yıl sonra İngiliz profesör ve mimarlık eleştirmeni Martin Pawley, ”Garbage Housing” isimli bir kitap yazar ve kapağında da bu eve yer verir. Geri dönüşümün ilk ve güzel örneklerinden biridir. Şu anda Heineken’in müzesinde şişenin örnekleri bulunuyor.

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Kalan Kontenjan: 22
close-link
€42,90 Bugün Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday