Pazarlama Nedir Gerçekten Biliyor Muyuz?

Yeni jenerasyon olarak bizlerin sanki doğru bilineni yeniden yazmak gibi bir misyonu var. Kitle üretiminin alıp başını gittiği bu noktada ise misyonumuz klişeleşmiş gelenekselci yapının kabuğunu kırarak etrafımızda olup bitenleri sorgulamak, analiz etmek, yeni bir şeyler ortaya atmak ve gerek ülke çapında, gerekse uluslararası alanda atılan her adımı takip etmek oluyor. Gel gelelim işte o uluslararası tabloya bakma anında çoğu ülkeye kıyasla Türk markaları ya da firmalarının -belki bir arpa boyu ilerlemiş olsa da- kesinlikle o arpanın boyunu bir milim bile geçemediği gerçeğiyle yüzleşiyoruz.

Dilimizde hep aynı türkü; “ Gelişmekte olan bir ülkeyiz..”. Hayır efendim. Çoğu ülkeye kıyasla zayıf kaldığımız gibi, çoğu ülkeye göre üstün kaldığımız bir çok, hatta çok çok fazla nokta da var. Bizim buradaki zayıflığımız kaynak sıkıntısı falan da değil, yenilik sıkıntısı. At gözlüğümüzü çıkarıp neler olup bitiyor bakmak yerine, o at gözlüğüyle aynı istikamette o arpa boyu kadar ilerlemeyi tercih ediyoruz. Diğer taraflara bakmak bizi yolumuzdan çıkaracak gibi geliyor, emin sularda yüzmek istiyoruz. Günümüzde sınırların kalktığı bu dünyada ülkeler arası rekabet bir maratonsa, o zaman emekleyerek diğerlerinden çok daha sonra bitiş çizgisine varmak yerine oyunu kuralına göre oynamak lazım.

Revize olması gereken bir çok konu arasında belki de en gömülü kalan, göz ardı edilen bir nokta var ki, o da bana kalırsa en acısı; markalarımızın henüz pazarlamanın ne olduğunun bile farkında olmaması. Bu iklime, bu coğrafyaya Amerika sahip olsaydı ne olurdu hiç düşündünüz mü ?

 İşin rengini en yalın haliyle anlatmak gerekirse, kapıya hala “Satıcılar ve Pazarlamacılar Giremez” yazılan bir ülkeyiz. Dikkat edin satıcılar ve pazarlamacılar! Pazarlamanın kelime anlamı kültürümüze kapı kapı dolaşıp tencere, tava satmak olarak yerleşmiş durumda. Hatta ağzı laf yapana da; “Senden iyi pazarlamacı olur.” diye takılırız. Markalar ya da nihai tüketici olarak ayrım yapmadan kültürümüz diye genel bir yargıda bulunuyorum çünkü en başta bahsettiğim bu yenilikçi yeni jenerasyon dışında gerçekten pazarlamanın p’sinden haberimiz yok.

Daha iki gün önce çok büyük bir firmanın satış müdürü, pazarlama bölümünün fuar hazırlamaktan başka hiçbir şey yapmadığını, tutundurmadan fiyat belirlemeye kadar bütün pazarlama faaliyetlerinin satış bölümü tarafından yapıldığını söyledi. İşte bu yazıyı yazmama tam olarak neden olay şey de bu. Bizler pazarlamanın önemini kavrayıp bunun için çabalayan bireyler olarak ülkemizin koşulları altında şok üstüne şok yaşıyoruz. Pazarlama adı altında başvurduğumuz iş aslında sıcak satıştan ibaret çıkıyor. Ya da iktisat mezunu olarak pazarlamada yüksek lisansa devam ettiğimi duyan bu işten bihaber kişiler (aslında bihaber kişiler demek bile yanlış buna bazı firma sahipleri de dahil); “İktisat okumuşsun, pazarlama neden?” diyorlar. Marka yönetimi istiyorum dediğimde karşılaştığım boş bakışlar karşısında bir de işe önce pazarlama yapabilmek için pazar analizini iyi yapabilmeniz, istatistikleri doğru okuyabilmeniz gerekiyor diye bir sürü şey anlatmaya başlıyorum.

Büyük firmalarımızın bile hala bir satışçının göreviyle bir pazarlamacının görevini ayırt edemeyip, hala küçük işletme mentalitesinde olması çok üzücü.  Yapmamız gereken şeyin ne olduğunu bile bilmeden kaldı ki hakkıyla yapıp bir de uluslararası düzeyde yarışmak bu koşullarda çok zor. Kalkınma planlarımızı aylık karlar getiren satış bölümüne devretme anlayışından, stratejik kararlar alan pazarlama bölümüne devretmeyi başardığımız gün arpa boyunu geçebileceğimizi düşünüyorum.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Influencer Ekonomisi Türkiye’de 35 Milyon TL’ye Ulaştı

Perakende şirketlerinden turizm kuruluşlarına, ülkelerin tanıtımından, teknolojik ürünlerin lansmanına kadar pek çok farklı alanda kullanılan influencer’lar, hem dünyada hem de Türkiye’de ekonominin önemli bir parçası haline geldiler. INFLOW Summits Kurucu Ortakları Emre Gelen ve Afşın Avcı’nın verdiği rakamlara göre dünyada 1 Milyar doları bulan influencer ekonomisi, Türkiye’de 35 Milyon TL’yi aştı. INFLOW Summits yetkilileri, etkili influencer olmanın yollarını da açıkladı.

İnternetin hayatımıza girmesinden sonra ortaya çıkan yeni mesleklerden birisi de “influencer” oldu. Özellikle sosyal medyanın gücü influencer’ların önemini daha da artırdı. Influencer’ların paylaşımları milyonlarca kişiyi etkiliyor ve tüketim tercihleri üzerinde de büyük rol oynuyor.

Bununla birlikte influencer’lar artık iyi bir kazanç elde etmeye de başladılar. Artık perakende şirketlerinden turizm kuruluşlarına, ülkelerin tanıtımından, teknolojik ürünlerin lansmanına kadar pek çok farklı alanda influencer’lar kullanılıyor. Blog yayınlamak, Instagram, Youtube, Twitter ya da diğer sosyal medya mecralarında paylaşımda bulunmak artık hobi olmaktan çıkıp ciddi bir gelir kapısı halini aldı. Bunlar arasında düzenli olarak paylaşımda bulunan ve iyi takipçi sayılarına ulaşmış olan influencer’lar ayda 20.000 TL’ye varan gelirler elde edebiliyorlar.

Türkiye’nin ve dünyanın en büyük influencer etkinliklerine imza atan INFLOW Summits’in Kurucu Ortakları Emre Gelen ve Afşın Avcı, dünyada influencer ekonomisinin 1 Milyar doları, Türkiye’de ise 35 Milyon TL’yi aştığını belirttiler. Influencer’ların her yıl, en çok artış gösteren pazarlama yatırımları arasında geldiğini ifade eden Afşın Avcı, “Her yıl daha fazla marka ve pazarlama yöneticisi, Influencer Pazarlaması’na yatırım yapıyor. Bu da, bu ekosistemin bir hobiden ibaret olmadığını, apayrı bir pazarlama kanalı haline geldiğini gösteriyor” dedi.

En fazla büyüyen ülkelerden biri Türkiye

Influencer Pazarlaması’nın Türkiye’de de dünyada olduğu gibi en çok dikkat çeken pazarlama kanallarından birisi olduğunu vurgulayan Avcı, “Özellikle Türkiye’deki internet kullanıcı penetrasyonu ve sosyal medya kullanım oranlarını düşündüğümüzde, Influencer Pazarlaması’nın en çok artış gösterdiği ülkeler arasında geliyoruz. Ayrıca Türkiye’deki sosyal medya kullanıcılarının yaratıcılığı ve ilgi çekici içerik üretme yeteneği de bu pazarın daha hızlı büyümesini sağlıyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’de Influencer Pazarlaması’na yatırım yapan şirketlerin sayısının artık 1.000’e yaklaştığını kaydeden Avcı, sözlerine şöyle devam etti: “Influencer kullanan kurum sayısı dünya genelinde 10 binleri aşmış durumda. Türkiye’de ise 1.000’e yakın kurumun Influencer Pazarlaması’nı en az bir kere denediğini tahmin ediyoruz. Bir kurum ise yılda ortalama 2 ila 5 kez arasında Influencer Pazarlama Kampanyası yapıyor.”

1 Milyon TL gelirini aşanlar

INFLOW Summits Kurucu Ortağı Emre Gelen’in verdiği bilgilere göre ise, Türkiye’de yılda 1 Milyon TL ve üzerinde kazanç elde eden influencer’lar bulunuyor. Gelen, bu influencer’ların en önemli özelliğinin, yalnızca sosyal medya hesaplarıyla değil, konvansiyonel mecralarda da ünlü olmaları olduğunu kaydetti. Gelen, “Bu kişiler, TV ya da basılı mecralarda da görülüp konuşulduğundan, normal bir sosyal medya influencer’ına göre çok daha fazla gelir elde ediyorlar” dedi. Gelen, sözlerine şöyle devam etti: “Dünyaya baktığımızda ise yılda 1 Milyon doların üstünde kazanan influencer’lar bulunduğunu görüyoruz. Tam olarak kaç kişinin bu miktarın üzerine çıktığını tahmin etmek zor. Diğer yandan 100 milyon doların üstünde kazanan influencer ise bulunmuyor. Bu miktarın şu an için çok ütopik bir rakam olduğunu söyleyebiliriz. Ancak Hollywood yıldızlarını birer influencer olarak kabul edersek, onları sayabiliriz.”

Etkili influencer olmanın 5 yolu

Emre Gelen ve Afşın Avcı, etkili bir influencer olmak için önemli olan 5 yolu ise şöyle sıraladılar: “Kaliteli ve sürdürülebilir içerik geliştirmek, belirli konular üzerinde yoğunlaşarak bu konular üzerinde içerik üretmek, anda kalıp gerçek zamanlı paylaşımlar yapmak, takipçilerin nabzını tutarak onlarla sürekli iletişim halinde olmak ve takipçi sayısına değil, niteliğine odaklanarak takipçiler nezdinde güven yaratmak.” Gelen ve Avcı son olarak, influencer’ların ilgilendikleri sektörlerle ilgili etkinliklere katılıp dijital dünya dışında diğer influencer ve sektör önderleriyle bir araya gelmelerinin de büyük önem taşıdığını belirttiler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Abonelik Tabanlı Bir İşi Pazarlamak İçin 5 Anahtar Madde

  • McKinsey’nin yaptığı araştırmaya göre, geçtiğimiz yıl içerisinde ABD’deki online alışveriş yapanların yaklaşık olarak yarısı, abonelik tabanlı bir ürün ya da hizmet satın aldı.
  • Facebook’ta küresel pazarlama çözümleri grup direktörü olarak görev yapan Jennifer Howard, aboneler elde etmeye ve mevcut aboneleri elde tutmaya yönelik olarak öğrendikleri şeyleri 5 maddede özetliyor.
  • İlgili Yazı: Abonelerinin %95’ini Elinde Tutmayı Başaran Abonelik Servisi: Barkbox

McKinsey tarafından son olarak yapılan bir araştırmaya göre, geçtiğimiz yıl içerisinde ABD’deki online alışveriş yapanların yaklaşık olarak yarısı, abonelik tabanlı bir ürün ya da hizmet satın aldı. Facebook’ta küresel pazarlama çözümleri grup direktörü olarak görev yapan Jennifer Howard’ın Adweek’in internet sitesinde yayımlanan yazısında belirttiğine göre, abonelik tabanlı hizmet veren markalar; keşif, sürpriz, ongoing değer ve komünitenin eşsiz bir kombinasyonunu sunuyor.

Jennifer Howard’ın belirttiğine göre, Facebook her gün bu tarz markalarla çalışıyor ve birlikte daha iyi sinyaller ve daha iyi mobil deneyimler aracılığıyla aboneler elde etmek ve bu aboneleri elde tutmak için en etkili yollar hakkında daha fazla şey öğreniyorlar. Howard, Facebook olarak bu alanda öğrendikleri en önemli şeyleri 5 madde ile şu şekilde özetliyor:

Müşterinizin Uçtan Uca Yolculuğunu Anlayın

Bireysel temas noktalarındaki siloya konulmuş konsantrasyon, dikkati müşterilerinizin uçtan uca yolculuklarından başka tarafa çekebilir. Anlamlı deneyimler oluşturmak için rutin olarak kendinizi müşterilerinizin yerine koyun ve her aşamada, cihazda ve kanalda markanızla etkileşime girmek için vakit ayırın. Başarı tüm yolculuğun derin bir anlayışıyla başlar.

Bark, köpeklere yönelik ürünler tedarik eden bir firma ve bu firmanın BarkBox isimli bir abonelik servisi bulunuyor.

Müşterilerinizi Yolculuk Boyunca Taşıyın

Müşteri yolculuğuna dair anlayışınızı doğru hedef segmentlere, yaratıcı formatlara ve ölçüm stratejilerine göre planlayın. Bütün aşamalarda farklı mesajlarla farklı insanlara ulaşarak her zaman açık bir yaklaşımla süreç üzerinden hareket etmelerine yardımcı olun. Örneğin insanları keşiften ilgi grubuna yönlendirmek için “Lider Reklamlar” gibi geniş hedefleme ve eyleme geçirilebilir formatları göz önünde bulundurun. Değerlendirmeyi kolaylaştırmak için hizmetinize ya da benzer hizmetlere ilgi göstermiş kişileri hedefleyin ve “Koleksiyon” reklamları gibi amacın küratörlüğünü yapan formatları seçin.

Mobil Cihazlar İçin Yaratıcı Ögeleri Optimize Edin

Sektörler arası web trafiğinin büyük kısmı masaüstü değil, mobildir. Peki, bu ne anlama geliyor? Mobilde insanların dikkatini hızlı bir şekilde yakalamanız gerekir. Her zaman ses kapalı görüntüleme için tasarlayın. Görsel hikayenizi mobili akılda tutarak meydana getirin. Örneğin dikey video deneyin. Ve ritim, hız, süre ve sesle oynayın. Abonelikler, farklı kişilere farklı nedenlerle farklı şekillerde hitap ediyor. Bu yüzden yaratıcı stratejinin aynı zamanda her şeye uyan mesajlaşmanın ötesine geçmesi gerekiyor.

BMW, Abonelik Sistemiyle Araç Sahibi Olmayı Sağlayan Hizmetini Duyurdu

Kusursuz Bir Alışveriş Deneyimi Sağlayın

Mobilden en iyi şekilde yararlanmak, ilk dokunuştan satın almaya kadar kusursuz bir deneyim gerektirir. Mobil açılış sayfalarına hakim olarak başlayın. Açılış sayfaları, keşif ve satın alma arasında bir köprü görevi görür. Ayrıca açılış sayfalarınızı değerlendirirken şunları da göz önünde bulundurun:

  • Reklam ve açılış sayfası arasındaki tutarlılık
  • Mobil ekran için optimize edilmiş içerik
  • Eyleme ilham veren eyleme çağır butonları

Hız ihtiyacını benimseyin. Bir Aberdeen çalışmasında, tüketicilerin %40’ının 3 saniyelik bir gecikmeden sonra internet sitesini terk ettiği anlaşıldı. Bununla birlikte Akamai de yükleme süresindeki her 100 milisaniyelik gecikmenin, mobil dönüşüm oranlarını %7 oranında azaltabileceğini tespit etti. Olumlu bir deneyim oluşturmaya yardımcı olmak ve ilgili müşterileri devre dışı bırakmaktan kaçınmak için hızlı yüklenen bir mobil internet sitesi meydana getirin.

Son olarak mobilde sürtünmeyi azaltın. Bazı şirketler, müşterileri abone olmaları için 15 adede kadar dokunma ya da adımlara katlanmaya zorlar. Bu yüzden otomatik doldurma özelliğinden yararlanmayı, Facebook Connect oturum açma seçeneğini entegre etmeyi ve ödemeyi hızlandırmak için çeşitli dijital ödeme seçenekleri sağlamayı deneyin.

Müşterilerin Geri Gelmelerini Sağlayın

Yüksek müşteri erime oranlarıyla başa çıkmak için abonelik pazarlamacılarının, geleneksel markalardan farklı bir şekilde düşünmeleri gerekir. İnsanların ürünle ilgili deneyimlerini değerlendirmeye ve geliştirmeye ek olarak güçlü bir müşteriyi elde tutma oranı sağlamak, markaların ilgili reklamlarla potansiyel ve mevcut aboneleri hızlı bir şekilde yeniden hedeflemelerini gerektirir. Onlara daha önce yakından ilgilendikleri ürünleri ya da kişisel ihtiyaçları ile ilgili olanları göstermenin yollarını bulun. Aynı zamanda abonelik paketlerinin ek avantajları konusunda onları eğitin. İçerik açısından konu ile ilgili açılış sayfalarından yararlanın. Bunlar gibi önlemler, aboneleri elde tutma olasılığını artırır ve uzun süreli başarı için hayati önem taşır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?