Pazarlama Neden Stratejinizin Merkezinde Olmalı?

Bir strateji oluştururken ürününüz ya da hizmetiniz üzerinde düşünmekle vakit harcamayın. Asıl vakti, potansiyel müşterilerinizi dikkate alarak harcayın…

facebook-pz

Facebook’u düşünün örneğin. Facebook, diğer rakipleri gibi zeki ve çalışkan çalışanlara sahip olmasına rağmen asıl başarı getiren nokta bunlar da değil. Facebook’u bu kadar başarılı kılan nokta, standartlarını sonuna kadar sürdürmesi ve yeni müşteri odaklı ürün çözümleriyle geliştirebilmesi. Yani müşterilerini her zaman ilk adımda düşünecek pazarlama stratejileri geliştirmesi.

Facebook’un  müşterisini anlayacak bir pazarlama stratejisini geliştirmesini sağlayan kritik nokta, yöneticilerin müşteri odaklı olarak geliştirilen stratejilerin daha verimli sonuçlar elde ettiğini anlayabilmeleri aslına bakılırsa. Bunun en güzel örneğini de müşterilerinin rahatlıkla kullanabileceği bir dizayn ve kurgu ile sürekli güncel tutmaları oluşturuyor.

Facebook’un rekabet avantajı sanılanın aksine çalışanlarının kalitesinden değil (elbette ki kaliteli çalışanları var ama mesele o değil), şirket dışından yani müşterilerini iyi anlamasından geliyor.

Strateji Pazarlamadır

Sokağa çıkıp müşterilerimizi aradığımız günler geride kaldı. Artık internetin de gelişmesi ve hemen hemen her eve girmesiyle birlikte, müşteriler artık daha araştırmacı bir kimliğe büründü. Sosyal medya ya da siteler üzerinden, en uygun fiyat ve en doğru referans için ciddi bir araştırma yapıyorlar. İşte bu yüzden, işinizde pazarlamayı kritik bir noktada tutmak bir kez daha önem kazanıyor.

Müşterileriniz Konuşur

Şirketler fokus grup ve anketler için kesenin ağzını sonuna kadar açar hale geldi. Pazarlamayı, işinizin merkezine yerleştirirken, müşterilerin hakkınızda konuşmaları da tahtından inmeyecektir elbette. Öyle ki bu durum müşterilerin şirketiniz ve ürünleriniz/hizmetleriniz hakkınızdaki düşüncelerini her yerde yaymalarına neden olacaktır. Hatta sizin promosyon, fiyatlandırma, ürün yerleştirme gibi stratejilerinizi de etkileyecektir.

İşin aslına bakılırsa da şirketler müşterilerinin ihtiyaçlarına verdikleri cevaplar oranında başarılı olmaktadır. Ancak burada asıl kritik nokta ise müşterinizi tanımak.

steve-jobs-pz

Apple dahisi Steve Jobs’a iPad’in araştırma ve geliştirme çalışmaları sırasında sorulduğunda; “Müşterilerin ne istediği onların görevi değil. Hatta kendilerine sorulsa bile, isteklerini anlatacak en iyi yolu tarif edemeyebilirler.” diyerek aslında müşteriyi tanımanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlatmış oluyor.

Bu konuda en iyi örneklerden bir tanesi de ünlü moda markası Zara. Zara, yeni bir üretim yapacağı zaman, öncelikle bunu kendi mağazalarında ‘limitli’ olarak sunup müşterilerinin ürüne tepkilerini ölçüyor. Böylelikle fokus gruplara güvenmek yerine, müşterilerinin gerçek yaşamdaki ürün tepkilerini ölçebilen Zara, seri üretime de bu tepkiler neticesinde karar veriyor.

zara-pz

İşte Zara’nın da uyguladığı bu yöntem, pazarlamanın neden stratejinizin merkezinde bulunması gerektiğini anlatan en güzel örneklerden birisi.

Müşteri Hizmetleri Yerini Müşteri Geliştirmeye Bırakır

Gelişen teknoloji sayesinde, şirketler müşterileriyle muazzam bir oranda etkileşime girme ve onlar hakkında bilgi sahibi olma şansı yakaladı. Bu sayede de, sundukları faydaları bu bilgiler ışığında daha verimli kullanabiliyorlar. Bu bilgiler sayesinde gelişen bir nokta da müşteri geliştirme trendinin, müşteri hizmetlerinden daha ön planda olması. Özellikle yeni başlayan şirketler tarafından uygulanan bu yöntem sayesinde müşterilere sunulan hizmetlerin yanı sıra, onların gelişimine katkı da ön planda tutuluyor.

muesteri-pz

Teknolojinin tüm imkanlarını müşteri geliştirme ve dolayısıyla pazarlamayı stratejinin merkezine yerleştiren şirketler bu noktada başarıyı yakalarken, bunun önemini kaçıranlar ise yerinde saymaya devam ediyor.

Toplamak gerekirse devir ürünün ne kadar mükemmel olduğunu söylemek değil, müşterinin ihtiyacına göre pazarlama stratejileri geliştirilmesi gereken bir devir. Ancak pazarlamayı stratejinizin merkezine yerleştirdiğinizde günümüz iş dünyasında başarıyı yakalama konusunda sıkıntı çekmeyeceksiniz.

Paylaş
ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

CEVAPLA