Markanın kimliğine ve pazarlama stratejisine göre değişiklilik göstermekle beraber, harekete geçme olgusu temel anlatılardan bir tanesidir. Harekete geçme yöntem ve şekilleri, markanın sosyal mecralarda paylaşımı, ürünlerin satın alımı, reklamların izlenimi gibi farklı farklı eylemler ile kendisini gösterebilir.

Postmodernist kültürün ortaya çıkardığı çatışmalarda, bireyin psikolojik yapısı kırılgan, geçirgen ve manipülasyona açıktır. Kullandığım bu nitelendirmeleri negatif bir aktarımla sunmuyorum, halihazırda her kavram ve nitelendirmenin nötr yapıda olduğunun altını çizmek isterim. Sadece, algılama pratikleri onları konumlandırıyor. Konumuza dönecek olursak; postmodernist kültürün sosyal ağdaki mobiliteye( social mobility) dair ana kavramlarından bir tanesi motivasyondur. Bireyin kırılgan ve geçirgen mental süreçleri, onu hareket halinde tutacak veya hayatın hareketliliği içerisinde tutunmasını sağlayabilecek unsurlara ihtiyaç duyar. Motivasyon dediğimiz kavram aşağı yukarı bu duruma karşılık gelmektedir. Yani, günümüz insanının kendisini motive edebilen aktarımları içselleştirme eğilimi vardır. Kod adı: İlham verici

Reklmacılıkta, ‘ilham verici’ aktarımları çoklukla görmekteyiz. Özellikle Nike, P&G gibi ulusötesi( transnational) şirketlerin marka kimliği oluşturma süreç ve pratiklerinde. Burada biraz, rızaya dayalı yol gösterici yönetim modeli( hegemony) akıllara geliyor. Büyük markalar, ürünlerini pazarlayacakları hedef kitleye dair gerilimin hat safada olduğu iç görüleri yakalıyorlar ve bunları estetik bir anlatıyla aktarıyorlar. Böylece, hedef kitle ürünü tüketmekten ziyade, kendisini anlayan bu markalara bir yol gösterici gözüyle bakıyorlar. Hiç olmazsa, verdikleri mesajların yol göstericiliğine rıza gösteriyorlar. Markalara, üretime geçtikleri sektörlerde piyasa hegemonyası kurma şansı tanıyorlar. Markette, asıl patron tüketicidir, ancak yukarıda bahsettiğim durumlarda tüketici bu gücünü markayla paylaşmaya başlıyor. Kod adı: Duyguların paydaşlığı

İlham verici her aktarım harekete geçirici özelliğe sahip değildir aslında. Markaların pazarlama stratejilerinde, ilham verme olgusu var ise eğer; dikkat etmeleri gereken noktalardan bir tanesi sonuç odaklılığın hüküm sürdüğü günümüzde “hareketi” dürtme gerekliliğidir.  Kullandığım “Nike – Bizi Böyle Bilin” reklam filmi örneğinde gördüğümüz tabuların okunması üzerinden kurgulanan örüntü, aynı zamanda tabuların yıkımına dair harekete geçirme dürtüsüne de sahip. Sözlü ve görsel ögeler, bütünleşik biçimde harekete geç mesajını içeriyor. Kod adı: Sonuç al

Nike: Bizi Böyle Bilin

“Bizi Böyle Bilin” sloganlı Nike reklam filminde, kazandıkları başarılar ve yaptıkları mücadeleler ile örnek alınabilecek kadın sporcuların, ataerkil kültürdeki kadın algısına dair nasıl bir reaksiyon gösterdikleri, merak uyandırıcı, hareketli ve kaliteli ironi içeren içerik ile izleyiciye aktarılmış.

 

Paylaş
Pazarlamasyon' da marka ve reklamcılık üzerine yazılar yazan Oğuz Kaan Mavice, Boğaziçi Üniversitesi sosyoloji bölümü mezunu.

Bir Cevap Yazın