Dijital Pazarlamada Çağrışım Ağı

Bireysel tarihlerimizin zihin haritalarında saklı bir hazine… Pazarlamanın disiplinler arası analitik çerçevesine güçlü bir dokunuş yapabilecek olgu : Çağrışım Ağı

Zihin felsefesinde ( philosophy of mind) ve/veya varlık felsefesinde ( ontology) sürerlilik içerisinde  önemli soru(n)lardan birisi özgür iradenin varlığı. Bu sorunun ardılı olan zihin haritası( mind map) üzerinden yola çıkalım… Ne kadar toplumsal bir makinayız? Bireyin “kendi için varlığı”( Paul Sartre)  toplumsal ilişiklerden ne kadar bağımsız? Toplumsal olanın birey üzerindeki inşası üzerinden yola çıkalım…

Pazarlama stretejilerinde karşımıza çıkan baş unsurlardan biri “ özdeşlik”tir. Özellikle, reklam ajanslarında, gelen brief’ler üzerine çalışılırken, hedef kitle üzerinden iç görü yakalanmaya/ özdeşlik kurulmaya çalışılır. Tüketicinin bireysel tarihinden izler yakalanmaya çalışır, onun zihin haritasındaki etkileşimler kullanılmaya çalışılır. Bulunan iç görülerin, dışa aktarımında duyuların kombinezyonlarını kullanmak; özdeşliğin etkisini artırır. Sloganlar, görseller ve müzikler iç içe ardıllanır; “… ta ta ta tan” deyince aklımıza ne gelir? “Sağlamsa” deyince aklımıza ne gelir? Bir kelime değil sadece, görsele tutunmuş, hayata dair bir gerçekliğe/ olaya sarmallanmış, ritmi olan bir kelime: Çağrışım Ağı

Çağrışım ağı, aslı itibariyle köklü ilişikler üzerinden ortaya konur. Yani, belirli bir toplumsal dönemi yaşamış  insanların anlayabileceği/ çözümleyebileceği çağrışımlar üzerinden ve/veya sosyalleşme süreçlerinde kendilerine yer bulan olgular üzerinden kodlanır. Ancak, günümüzde- görsellerin çağında/ilizyonların çağında–  çağrışım ağlarının da ömürleri kısaldı. Neden?

Beden üzerine odaklanan çağımızın tüketim toplumu, düşün pratiklerinde de tüketim algoritmaları oluşturmaya başladı. Bu “algoritmalar” tanımlayamadığımız, ancak zamanla organikleşen ve kültürün dinamik yapısında edilgen yapıdan çıkan olgular halinde kendini gerçekliyor.( Robert Cox’ un kültürel hegemonya okumalarında kitlesel kültür aktarımının nasıl kılcal bir yapıda olduğunu görebiliriz.) Neden, reklam kampanyalarında, kısa periyotlarla popüler imajlar kullanılıyor/tüketiliyor ? Trend… Ömürleri ve etki alanları güç kaybeden çağrışım ağları…

Trend’lerin büyüsüne kapılmadan; trend olan unsurları köklü ilişikler ile harmanlayan, çağrışım ağını bileşik( hybrid) bir modelde kurgulayan bir reklam serisi; Koton/ Kumaş Kaban Moda- Siyah Jean Moda

Kaliteli bir sensory branding uygulaması. Beden (sexual attraction) ve duygulanım(romantic side) ile müziğin birleşmesi. 1989 yılında Barış Manço’ nun çıkardığı Kara Sevda ve yine 1989 yılında Zeki Müren’ nin çıkardığı Biz Ayrılamayız şarkıları, çağın kolektif bilincine uygun yeniden düzenlemeler( cover) ile markayı insanın aklına kazıyor. Çağrışım ağı’nın uzantıları köklü kurgulanmış, duyuların geçirgenliği reklam filmlerinin içinde akıyor. Semiyotik bir okuma yapmaktan kaçınarak; duyusal pazarlamanın içgüdüsel çağrışımları nasıl tetikleyebileceğine iyi bir örnek.

Duyusal Pazarlamanın duygusal çağrışımları nasıl tetikleyebileceğine dair bir örnek:

Ludovico Einaudi- Experience eşliğinde; P&G / Thanks Mom( Rio 2016 Olyimpic Games)

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon' da marka ve reklamcılık üzerine yazılar yazan Oğuz Kaan Mavice, Boğaziçi Üniversitesi sosyoloji bölümü mezunu.

1 Comment

  1. Noktalama işaretlerinin yanlış kullanımı okurken dikkat dağıtıyor. Dikkat ederseniz güzel olur. Elinize sağlık…

Bir Cevap Yazın

Kurumsal Blogun Markalaşmaya Etkisi ve Öneriler

Google’a “kurumsal blog”, “kurumsal blog yönetimi” gibi cümleler yazdığımızda karşımıza yüzlerce makale çıkıyor. Bu yazıların ana fikrine baktığımızda “kurumsal blog önemli” sonucuna ulaşıyoruz. Kurumsal blogun önemi anlatılırken ise genellikle işin “nedir”ine değinilir. Oysa insanlar “kurumsal blog nedir”, “kurumsal blogun faydası nedir?” gibi ifadelerden sıkılmış durumda…

Nedir”leri bırakma vakti geldi. Kitaplarımı, röportajlarımı ve makalelerimi okuyanlar veya konferanslarıma, eğitimlerime katılanlar bilir meselenin “nedir” kısmıyla pek ilgilenmem. Genelde “nasıl” kısmına odaklanırım. Dolayısıyla kurumsal blog konusunda da işin “nedir” kısmıyla değil, “nasıl” kısmıyla daha çok ilgiliyim.

“Nedir” konusuna çok takılmamamın birkaç nedeni var. İlki reklam, pazarlama, iletişim, medya ve bunların alt kategorisindeki tüm kavramlar (dijital pazarlama, yeni medya, PR vs.) sosyal bilimlerin birer ögeleridir. Dolayısıyla bu kavramların her biriyle ilgili yüzlerce farklı tanıma rastlamak mümkündür. Elbette literatüre girmiş ve herkesçe kabul görmüş tanımlar mevcut ama işin özünde örneğin her halkla ilişkiler öğrencisinin veya profesyonelinin kendince bir halkla ilişkiler tanımı olabilir. Kısacası reklam, pazarlama, iletişim, medya ve bunların alt kategorisine ait kavramlarla veya alanlarla alakalı kariyer yapan her birey bu kavramlara veya alanlara yönelik özgün tanım(lar) üretebilir. “Nedir” konusuna takılmamamın ikinci ve daha önemli nedeni ise “nedir”in pratik olmamasıdır. Kurumlar, markalar hatta biraz daha açık konuşayım patronlar sizin uzmanlığınızla ilgili ne kadar çok “nedir” bilmenize değil işleri “nasıl” yapacağınıza odaklanırlar ve size bu yüzden maaş öderler.

“Nedir” – “Nasıl” faslını daha fazla uzatmak istemiyorum. O konuya girme nedenim bu yazının aslında “kurumsal blog yönetimi nedir, niçin önemlidir?” bakış açısını bir kenara bıraktığımız anlatmak içindi. “Kurumsal blog nasıl farklılaştırılır?” konusuna odaklanmamız gerekiyor.

Danışmanlığını yaptığım işletmelerin markalaşma sürecinde kurumsal blog için ayrı bir sayfa açıyorum desem yeridir. Çünkü kurumsal blog, bir işletmenin; kurumsal yapısını, ürünlerini, hizmetlerini vs. ifade etmek için kullandığı en kestirme yoldur.

Kurumsal blog yönetiminde farklılaşmak için unutulmaması gereken önemli bir detay var o da kurumsal blogların dinamik bir yapıya sahip olduğu gerçeğidir. Diğer bir ifadeyle kurumsal bloglar için süreklilik ve etkileşim büyük önem taşır. Bu iki olgu sağlanmadığı müddetçe kurumsal blogun hiçbir anlamı yoktur. Etkileşimi sağlamak içinse iki şartımız var; “içerik” ve “kitle”.

Kurumsal blogdan mahrum bir işletmenin markalaşma süreciyle ilgili bir takım sıkıntılar yaşanması muhtemeldir. Aslında kurumsal blog işin jeneriğidir. Asıl önemli olanın “içerik” olduğunu unutmamalıyız. Kısacası kurumsal blog yönetiminde farklılaşmanın en önemli basamağı içeriktir.

Markalar kurumsal blogları genellikle siteye trafik çekmek için tercih ediyor. O nedenle kurumsal blogda SEO için önem arz eden faktörler çerçevesinde içerik oluşturuyorlar. Bu da blogun soğuk ve samimiyetsiz bir yapıya bürünmesine neden oluyor.  Oysa kullanıcılar, müşteriler veya paydaşlar bir işletmenin kurumsal blogunu işletmeyle ilgili ya da işletmenin ürün, hizmet veya gerçekleştirdiği / gerçekleştireceği aksiyonlarıyla alakalı bilgi edinmek için takip eder. Sırf işletmenin faaliyet gösterdiği alana dair kelimelere yer vermek için yazılan bloglar en kibar tabirle çöptür.

Kurumsal blog yönetiminde benim işletmelere tavsiyem şu şekilde;

  • Blog içeriklerinizi bir profesyonele (blogger, uzman) yazdırın
  • Kurumsal blogda kuru içerik yerine dinamik içeriklere odaklanın
  • Deneyim pazarlaması (ürün incelemesi vs) şeklinde içerikler oluşturun
  • Sektörünüzdeki profesyonellerle röportaj yapıp onların sektörünüz ve markanız hakkında konuşmasını sağlayın
  • İçeriklerinizin sosyal medya kullanıcıları tarafından okunacağını unutmayın ve sosyal medya kullanıcılarının paylaşacağı türde içerikler oluşturmaya odaklanın
  • İçeriklerin ipucu ve pratik bilgi içermesine özen gösterin
  • İçeriklerin anahtar kelime odaklı olduğu kadar bilgi ve deneyim odaklı olmasına da özen gösterin

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Digital Excellence Erken Kayıt İndiriminde Son 1 Kişi!

SEO, Google Analytics, Growth Hacking gibi konularda bilgi edinmek, uzmanlaşmak isteyenler için alanlarında en iyi uzmanlar tarafından eğitim alacakları Digital Excellence programımızın kayıtlarında erken indirim için son bir kişilik kontenjan kaldı.

Dijital dünya, tüm pazarlamayı ve iş yapış şekillerini yeniden şekillendiriyor. Bu köklü değişimin farkında mısınız? Digital Excellence Program, size bugünün ve yarının trendlerine hazır olmak için gereken strateji, altyapı ve araçları sunarken, değişimin tüm dijital yönlerine ışık tutuyor.

Her bir dakikasını yeni bir ilhamla, yeni bir kazanımla geçireceğiniz Dijital Excellence Program sonunda şimdiki ya da gelecekteki işinizi geliştirmek için özellikle odaklanmanız gereken inovatif stratejileri uygulayabilir hale gelecek, dijital süreçleri kolaylıkla kurgulayabileceksiniz.

17 Şubat – 31 Mart 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek Digital Excellence programı hakkında daha fazla bilgi edinmek ve erken kayıt indiriminden yararlanmak için sitemizdeki Dijital Excellence kısmını ziyaret edebilirsiniz.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link