2017 Sevgililer Günü Reklamları

Markalar, belirlenmiş ve kitlelerce kabul edilmiş özel günlerin büyüsünden faydalanmak isterler. Özellikle babalar günü, anneler günü, kadınlar günü, sevgililer günü gibi sosyalleşme süreçlerini ve insan ilişkilerini birincil derecede etkileyebilecek, beklenti yaratabilecek günler markaların PR çalışmaları için önemlidir.

14 Şubat Sevgililer Günü ile ilgili bir reklam filmi çekseydiniz; Nasıl Tasarlardınız?

Daha önce de belirttiğim gibi genel tema insan ilişkilerine ve duygularına dair. Reklamların çoğu, birbirini seven iki insanın veya platonik aşkına karşılık kazandırmaya çalışan bir insanın  tabiatına ve ‘habitus’una dair iç görülerden besleniyor. Ancak duyguların işleniş ve aktarım şekli reklam kampanyasının ve pr çalışmasının başarısını şekillendirmektedir. Tabii ki, markalar farklı farklı pazarlama stratejileri de uygulamakta, reklam filmlerini incelerken öncelikle reklama müstakil stratejiyi ayırt etmekte fayda var.

 

Bu sene en çok hoşuma giden sevgililer günü reklamıyla başlamak istiyorum. A Graphic Design bünyesinde gerçekleştirilen, yönetmenliğini Levent Onan’ın, yapımcılığını Oğuzhan Başoğluğu’nun ve Ahmet Sesigürgil’in görüntü yönetmenliğini yaptığı Enzo Home Sevgililer Günü reklamı. Öncelikle, herhangi bir kampanya tanıtma veya ürün satma amacıyla çekilmiş bir reklam filmi değil. Tam anlamıyla bir PR çalışması.

Reklam filmi, bir sinema filmi fragmanı tadında olmakla beraber, semiyotik açıdan ve alegori kullanımı açısından etkileyici ve iç tutarlılığı yüksek bir yapım olmuş.        “ Bazı detaylar vardır, aşkı hatırlatır” sloganındaki detay kısmını tüm prodüksiyonda görmekteyiz.

Bilinç üstünden ziyade bilinç altına hitap eden reklamlar, çağrışım yaratan reklamlar her zaman daha başarılı olmuşlardır. Reklamlar, her ne kadar bilgi verme ve bilgilendirme amaçlı araçlar olsa da, aslı itibariyle manipülatif araçlardır. Manipülasyon teknikleri de doğrudan anlatılardan kaçınma üzerine kuruludur.

Reklam filmindeki görüntülerin akışı, postmodernist anlatının insan ve şehir hayatı tasviri ile başlıyor. Kalabalığın içindeki yalnızlık. Erkek karakterin (Serkan Tan)  göreceli zamanın hapsindeki tüm depresif hal ve hareketleri,  kafese kapanmış bir kuşla süslenmiş. Buhranlı, karanlık ortamın ilk kırılma noktasını, filmde gördüğümüz komidin kulpunun oluşturduğu çağrışımlarla başlıyor. Ve ardından, sevgilinin peşinden gitmenin verdiği özgürlük hissiyatı uçuşan kuşlar ve açılan kafes kapağı ile aktarılıyor. Karmaşık, kalabalık, yalnız, uzun, soğuk yolların ardından, doğan güneş ışığı ile erkek karakterin iç dünyası tasvir edilirken; insan ilişkilerinin temelinde yatan umut-çaba anlatısı da sunuluyor. Tüm bu mücadelenin ardından, erkek karakter ile kadın karakter aynı kare içinde karşımıza çıkıyor.

Alt metinde ise; yalnızlık hatırlamak/ hatırlanmak, aklında olmak, arayış, peşinden gitmek, mücadele ve kavuşma/ mutluluk veriliyor. Tabii ki, reklam filminin senaryosu ve çekimleri ne kadar iyi kurgulanmış olursa olsun, pastanın büyük payı müzik seçiminde. Iyeoka/ Simply Falling. Güçlü bir sensory branding.

Samsung Galaxy À reklam filminde, strateji ürün tanıtımı üzerine kurulmuş. Reklamın genel tavrında klişe eleştirisine değğin parodi tarzı hakim. Bu klişileri, içselleştirilmiş nesne ve davranışlar, kristelleşmiş iç görüler, trend olanın kullanımı olarak sıralayabiliriz. İnsan ilişkilerine dair ise; karşılaştırma ve marjinalleşme dürtüsü ön planda.

Atasay reklam filminde, bir kampanya tanıtımı yapılmakta. İnsan ilişkilerine dair mutlu etme ve edilme güdüsü işlenmiş.

Karaca reklam filminde, bir kampanya tanıtımı yapılmakta. Reklamda, trend hareket haline gelen mannequin challenge kullanılmış, bunun yanında kristelleşmiş kadın- erkek ve kadın-erkek ilişkilerinin habitusuna dair iç görülerde bulunulmuş.

QNB Finansbank reklam filminde, herhangi bir satış kampanyasıyla karşı karşıya gelmiyoruz. Film, aşkın gücü temasıyla ele alınmış ve bu tema altında zıtlıkların/karşıtlıkların sevgiye veya sevgili olmaya mani olamayacağı işlenmiş. Tabi, anlatının rakamlar üzerinden olması, bir banka reklamı çekme açısından güzel bir yakalayış.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon’ da marka ve reklamcılık üzerine yazılar yazan Oğuz Kaan Mavice, Boğaziçi Üniversitesi sosyoloji bölümü mezunu.

2 Comments

  1. Merhaba, Pegasusun Sevgililer günü reklamında, “uçuş herkesin hakkıdır” misyonuna uygun “ucuz biletin adresi” sloganını gerçeklediği bir kampanya görüyoruz. Kısa ve sade bir anlatımla fonksiyonel bir biçimde istedikleri mesajı da vermişler, istedikleri tanıtımı da yapmışlar. Bir bilgilendirme reklamı.

Bir Cevap Yazın

DHL’in Rakiplerine Kendi Reklamını Yaptırttığı Efsane Çalışma

Online alışverişin hızlı bir şekilde popüler hale gelmesi, lojistik şirketleri arasında kıyasıya bir rekabetin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu yüzden lojistik şirketleri, kendi hizmetlerinin rakiplerinin hizmetlerinden daha iyi olduğunu çeşitli reklam kampanyalarıyla yansıtmaya çalışıyorlar. Ancak tabii ki, sıradan reklam kampanyaları bunun için yeterli olmayabiliyor. Dünyanın en büyük lojistik firmalarından biri olan Almanya merkezli DHL ise bunun en iyi yolunu bulmuş gibi görünüyor.

Gizmodo’nun yaptığı habere göre DHL, yeni reklam kampanyası kapsamında rakiplerinin kendi reklamını yapmasını sağladı. Plan ise gayet basit ve zekiceydi. DHL, UPS ve TNT gibi lojistik firmaları aracılığıyla, özellikle bulunması zor olan adreslere büyük siyah kutular gönderdi. Ancak bu kutular aslında siyah renkli değildiler, sadece ısıya duyarlı siyah mürekkeple kaplıydılar. Kutular, lojistik şirketleri tarafından teslim alınmadan hemen önce sıcaklığın sıfırın altında olduğu bir ortamda tutuluyorlardı. Teslimat kamyonlarının kasalarındayken ısındıkları için üzerlerindeki ısıya duyarlı siyah mürekkep aktı ve kutunun üzerinde yer alan “DHL is faster.” yani “DHL daha hızlı.” mesajı ortaya çıktı.

Kargo görevlilerinin ise kutuyu teslim etmekten başka seçenekleri yoktu. Tabii, kargo görevlileri bu aşırı derecede büyük olan, kolayca farkedilebilen ve DHL’in daha hızlı olduğunu mesajını veren kutuyu taşırken doğal olarak etraftaki bazı insanların garip bakışlarına da maruz kaldılar.

İlk bakışta bunun bir kurgu ve kargo görevlilerinin de bu oyunun bir parçası olabileceği akla gelse de gelen bilgilere göre bu olay tamamen gerçek ve kargo görevlileri de gerçekten o işi yapan kişiler. Belirtilene göre bu zekice hazırlanmış reklam kampanyası, Almanya’daki en bilindik reklam ajanslarından biri olan Jung von Matt tarafından kurgulanmış. Üstelik böyle bir reklam yapma fikri, şirket içinde gerçekleştirilen bir yaratıcılık yarışmasının sonucunda ortaya çıkmış.

Bu basit bir fikre dayanan ancak zekice kurgulanmış olan reklamın gelmiş geçmiş en iyi reklam kampanyaları arasında yer aldığını söylesek sanırım yanlış olmaz. Nihayetinde rakibine kendi reklamını yaptırtmak her babayiğidin harcı değil. Bu yüzden bütün övgüler Alman reklam ajansı Jung von Matt‘e gelsin.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Amazon’dan Çarpıcı Viral Reklam; Motorlu Eşyalarla Kafede Tur Atmak

Amazon‘un yayın platformu Amazon Video üzerinden yayımlanan otomobil programı Grand Tour‘un ikinci sezonu geçtiğimiz günlerde başladı. Ancak Amazon bunun öncesinde, programın yeni sezonunun tanıtımını yapmak için viral pazarlama ajansı Thinkmodo ile birlikte viral bir reklam kampanyasına imza attı.

Adweek’in yaptığı habere göre New York merkezli ajans Thinkmodo, “Grand Tour Kafe” adını verdiği bu reklam kampanyası için yine New York’ta yer alan bir kafeye motorlu ve tekerlekli kanepeler, koltuklar, sandalyeler ve kahve masaları yerleştirdi. “İyi ama neden?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Amaç, bir anda bu motorlu ve tekerlekli eşyalar ile kafe içinde tur atmaya başlayarak kafeye gelen müşterilere bir sürpriz yapmaktı. Zira kafeye gelen birkaç müşteri dışındaki herkes bu sürprizin bir parçasıydı. Gerçek müşteriler, ilk başta karşılaştıkları manzara karşısında ufak bir şok yaşasalar da onlar da kısa süre içinde bu sıra dışı eğlencenin bir parçası oldular ve bunun keyfini çıkardılar.

Thinkmodo’nun Adweek’e belirttiğine göre bu reklam kampanyasının videosu, sadece 24 saat içinde, Facebook üzerinde 2 milyondan fazla izlenme almış. Yani viral olması hedeflenen reklam kampanyasının bu hedefine rahat bir şekilde ulaşmış olduğunu söyleyebiliriz.

Bununla birlikte viral pazarlama ajansı Thinkmodo, daha önce de gerçekleştirdiği bazı viral reklam kampanyalarını yine kafelerde gerçekleştirmişti. Ajans, 2013 yılında Carrie isimli korku filminin tanıtımını yapmak için “Telekinetik Kahve Dükkanı Sürprizi” adını verdiği ve bir kızın, bazı tuhaf telekinetik süper güçlerle bu olaydan haberi olmayan müşterilere ürpertici bir sürpriz yaptığı bir kampanya yapmıştı. Thinkmodo, bu yılın başında da Spider-Man Homecoming filminin tanıtımı için yine bir kafede, Spider-Man’in tavandan sarkarak kahvesini aldığı ilginç ve eğlenceli bir kampanyayı hayata geçirmişti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link