Pazarlama 4.5 Diyelim mi?

hakan okay yazı içi.001Bu sitenin takipçilerinin pazarlama ile ilgili olduklarını bildiğim için, buradaki yazılarımda pazarlama kuramları hakkında veya pazarlama ile ilgili yenilikleri duyurmak yerine, pazarlama çalışmalarına sorgulayıcı ve eleştirici bir bakış açısıyla yaklaşmak istiyorum. Amacım pazarlama konularına değinirken, biraz da “Şeytanın Avukatlığı”nı yapmak ve böylelikle siz değerli okurlara yeni bir perspektif katmaktır.

Pazarlama ile ilgilenenlerin yakından bildiği gibi; sanayi devriminden günümüze kadar yapılan pazarlama çalışmaları dört evrede değerlendirilmektedir.

19. Yüzyılın son dönemlerinde gerçekleşen sanayi devrimi ile birlikte yürütülen pazarlama çalışmaları genel olarak, üretilen her türlü ürünün teknik özelliklerini veya fonksiyonelliğini tüketicilere tanıtarak, satışları arttırmak üzerine odaklanmıştır. Bu dönemdeki pazarlama çalışmalarının hedefi, ürünleri yeni tüketicilere ve daha geniş kitlelere ulaştırmak olmuştur. Bu dönemde yapılan pazarlama çalışmaları “Pazarlama 1.0” olarak isimlendirilmiştir.

20. Yüzyıla girildiğinde, üreticiler ve dolayısı ile ürünler çoğalırken, tüketiciler de bilinçlenmeye başlamıştır. Bir yandan üreticiler rekabete girişirken, bir yandan da tüketiciler ürünleri birbirleri ile karşılaştırmışlar ve ürünlerin teknik özelliklerinin yanı sıra, tasarım ve estetik gibi başka özellikler de aramışlardır. Ürünlerin yanında satış sonrası hizmetler ve garantiler de tüketiciler için önemli olmaya başlamıştır. Ayrıca ürünlerden sadece işlevsel fonksiyonlar değil, duygusal tatmin de aramışlardır. Üreticiler, bünyelerinde pazarlama departmanları oluşturmaya başlamışlardır. Şirketler, ürünlerinin markalarını öne sürmüşler, ayrıca tüketicileri kategorilere ayırmışlar, pazarı bölümlendirmişler ve pazarlama kampanyalarının odağına tüketicileri yerleştirmişlerdir. Basın ve TV, bu dönemin en etkin mecraları olmuştur. Ancak o dönemdeki yazılı ve görsel basın, belki de medyanın ilk evrelerini yaşamaktaydı. Bu dönemde yapılan pazarlama çalışmaları “Pazarlama 2.0” olarak tanımlanmıştır.

20. Yüzyılın son 25-30 yılında bilgisayar, internet ve teknolojinin tüketicilerin hayatına girmesi ile birlikte, tüketiciler artık her şeyin farkına varmış, öncesi dönemlere karşın ihtiyaçlarını daha iyi analiz etmişlerdir. Medyanın inanılmaz boyutlara ulaşması ve reklamların her an her yerde tüketicilere ulaşması, ürünlerle ilgili özelliklerin, faaliyetlerin ve markalarının çok daha fazla tüketiciler tarafından fark edilmesini sağlamıştır. Yaşanan bu gelişmeler, tüketicilerin kullanacakları ürünlerden beklentilerini daha da artırırken, aynı zamanda da ruhlarının da tatmin etmek arayışında olmalarına neden olmuştur. Üretici şirketlerin yanında, devreye giren pazarlama şirketleri de, tüketicilerin aklından geçenleri anlamaya çalışmışlar ve buna göre ürünlerini yeniden tasarlamışlardır. Tüketiciye anketler, testler ve gözlemlerle daha çok yakınlaşmaya çalışan şirketler, bir yandan tüketicilerin gelecekteki beklentilerine, bir yandan da geleceğin tüketicilerine yatırım yapmışlardır. Bu pazarlama çalışmaları ise “Pazarlama 3.0” olarak isimlendirilmiştir.

pazarlama-4.0

21. Yüzyıla girmemizle ve özellikle sosyal medyanın cep telefonlarına kadar girmesi ile birlikte, her tüketici günde yüzlerce ürün ve binlerce reklamla karşılaşmaya başlamıştır. Her ürünle birlikte çeşitli mesajlar verilmeye ve tüketicilerle bağ kurulmaya çalışılmıştır; çünkü tüketicilerle kurulan bağlar, tüketicilerin ürünleri ve markaları daha çok benimsemelerine ve markaya sadık hale gelmelerine neden olmaktadır. Günümüzde üreticiler ve markalar, bu bağları kurabilmek için, tüketicilere öykü anlatmaya ve onlara hayal kurdurmaya çalışmaktadırlar. Markalar, kuruluş öykülerine yer vermekte veya geçmişteki ürünleri “Retro” tasarımlarla yeniden tüketicilere sunarak, kalplerine dokunmaya çalışmaktadırlar. Neden tüketicilere yakın olduklarını anlatan öyküler, kuruluş yıldönümleri, özel günler gibi bir çok etkinlikle tüketicilerin kalplerini fethetmeye çalışan markalar, klasik ve geleneksel tanıtım kampanyalarının yanında, ağızdan ağıza, gerilla, viral, kişiselleştirilmiş pazarlama gibi bir çok değişik pazarlama faaliyetlerine girişmişlerdir. Bu dönemdeki pazarlama çalışmalarına bugün “Pazarlama 4.0” diyoruz.

Aslında tüm pazarlama evreleri, günümüzden geriye doğru bakılarak isimlendirilmiştir. Ben de bu nedenden dolayı, pazarlama evrelerini ve odaklandıkları konuları anlattıktan sonra isimlerini paragrafın sonuna yazdım. Her dönemde yapılan pazarlama faaliyetleri bugün de devam etmektedir; sadece her yeni evrede geliştirilen yeni yöntemler çalışmalara eklenmektedir.

Şimdi bir geriye yaslanıp düşünmemiz gerekiyor; acaba son geldiğimiz noktada, yani “Pazarlama 4.0” da, tüketicilerin kalpleri markalara açık mı? Ya da sanıldığı kadar o kalplere girmek o kadar kolay mı? Pazarlamanın bu kadar çok konuşulduğu ve tüketici davranışlarının kelimenin tam anlamı ile “deşifre” olduğu günümüzde, artık son derece şüpheci ve bir anlamda paranoya derecesinde markaları veya kampanyaları sorgulayan tüketicilerin kalplerini öykülerle fethetmek neredeyse olanaksız. Tüketicilerin markalara olan sadakati artık uzun soluklu değildir, yeni ürün ve markaları deneme merak ve heyecanı daha baskındır.

O halde ne yapmak gerekiyor?

Untitled-design-6Belki de ileriye doğru bakıp yeni bir pazarlama evresi geliştirmek zorundayız. Günümüzde tüketiciyi öyküler yerine, ürünleri bizzat deneterek ikna etmemiz daha akılcı görünüyor. Tüketicilerin kalbine değil, beynine hitap etmek gerekiyor. “Deneyimsel Pazarlama” olarak tanımlanan ve tüketicilere ürünleri denetmek veya ürünleri kullanmaları halinde yaşayacaklarını hissettirmek üzerine kurgulanan yeni pazarlama anlayışına “Pazarlama 4.5” diyelim mi?

Otomotiv sektöründe “Deneme sürüşleri”, konut sektöründe içinde ortam kokusuna kadar her türlü aksesuarın yerleştirildiği “Örnek daireler”, gıda ve kozmetik sektöründe “Tattırma veya deneme etkinlikleri”, “Deneyimsel Pazarlama”nın ilk uygulamaları sayılabilir. “Arttırılmış sanal gerçeklik” gözlükleri ile incelenebilen kataloglar, simülasyonlar, 3D uygulamaları ve daha bir çok teknolojik ürün sayesinde, tüketicinin daha ürünü satın almadan önce, ona yaşayacaklarını göstermek ve satın almaya ikna etmek, bizleri yeni bir pazarlama evrimine zorlamaktadır. Tüketicilerin beynine hitap eden “Deneyimsel Pazarlama”, tek başına yeni bir pazarlama evrimi açmaya yeterli olmasa bile, “Pazarlama 4.0”dan daha ileri bir kavram olduğunu düşünebiliriz…

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsünden mezun olan Okay, yine İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Yönetimi ve Organizasyon Bölümünde Yüksek Lisans ders programını tamamladı. 1979 yılında üniversite sıralarında iken “Part-Time” olarak perakende satış yaparak iş hayatına başladı. 1985-2013 yılları arasında kişisel bakım sektörü (Estée Lauder, Aramis, Enrico Coveri, Arrogance, Barbara Bort, Hugo Boss, Laura Biagiotti, Alix Avien Parfums markalarında) ve giyim sektöründe (Karaca ve Pierre Cardin markalarında) yıllar içinde ürün müdürü, satış müdürü ve pazarlama müdürü olarak görev yaptı. Okay, Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi MBA programında, öğretim görevlisi olarak “Stratejik Pazarlama Uygulamaları”, “Marka Yönetimi”, “Perakende Yönetimi”, “Kişisel Satış Teknikleri” ve “CRM – Müşteri İlişkileri Yönetimi” dersleri vermektedir.

Bir Cevap Yazın

Helal Gıdadan Sonra Yeni Trend: Helal Tatil

  • Tüketicilere sunulan helal ürün ve hizmetlerin sayısı her geçen gün artarken bu hizmetlerden biri de helal tatil olarak dikkat çekiyor.
  • HalalBooking isimli internet sitesi, kullanıcılarına tamamen helal bir tatil imkanı sunuyor. Ayrıca Otelz.com, Tatil Sepeti ve Jolly Tur gibi internet sitelerinde de İslami otelleri bulmak mümkün.
  • İlgili Yazı: Online Tatil Pazarı %190 Büyüdü

Özellikle bizim gibi nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde, çoğu insan yedikleri gıdaların helal olup olmadığına fazlasıyla dikkat ediyor. Ülkemizde GİMDES (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği) isimli kuruluş, ürettikleri ürünler İslami koşullara uygun olan markalara “helal gıda sertifikası” veriyor. Bu durum, gıda sektörünün içerisinde bir alt sektör olarak “helal gıda sektörü”nün oluşmasına neden oldu. Hatta Sırma, Erpiliç ve Keskinoğlu gibi bazı bilindik markaların da GİMDES’ten aldıkları helal gıda sertifikaları bulunuyor. Ve görünen o ki, helal ürünler ve hizmetlerin kapsamı ilerleyen zamanlarda daha da genişleyecek. “Helal tatil” ya da diğer ismiyle “İslami Tatil” konsepti ise bunun bir göstergesi niteliğinde.

Trivago, TripAdsivor ve Booking gibi bir otel fiyatı karşılaştırma sitesi olan HalalBooking isimli internet sitesi, iddia ettiğine göre kullanıcılara tamamen helal bir tatil imkanı sunuyor. Peki, bunu nasıl sağlıyor? Öncelikle internet sitesinde kullanıcılara önerilen otellerde ya da tatil köylerinde genel olarak alkollü içecekler servis edilmiyor ve tabii ki, bu otellerde tamamen helal gıdalar servis ediliyor. Aynı zamanda bu otellerin bazılarında bayanlara özel havuzlar ve dışarıdan görülmeyecek şekilde tasarlanmış plajlar da bulunuyor. Ayrıca bu otellerde misafirlerin ibadetlerini yerine getirebilmeleri için mescit de yer alıyor.

HalalBooking internet sitesinde, helal tatilin ne olduğuna dair yer açıklamanın bir kısmında şunlar ifade ediliyor:

“İslami Tatil turizm endüstrisine artık yerleşmiş bir kavram. Dini kurallara ve İslam inancına uygun iş seyahati, aile tatili veya turistik ziyaret gerçekleştirmek isteyenler için hazırlanmış bir konsepttir. Muhafazakâr tatil köylerinde dışarıdan görülmeyecek şekilde tasarlanmış, sadece bayanlara özel plajlar bulunmakla beraber, birçok tesiste mütevazı kıyafetlerle aileler tarafından kullanılabilen karma aile plajları da mevcuttur. Bunun yanı sıra, tesislerin tamamında veya bazı bölümlerinde alkolsüz hizmet gösterilmektedir. Aile değerlerine uygun hizmet ve eğlencelerin yer aldığı otellerde tüm aktiviteler ve hizmetler İslam’ın iffet ve ahlaki değerleri göz önüne alınarak hazırlanmıştır.”

Helal tatil imkanının sunulduğu oteller genel olarak Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Fas gibi nüfusunun büyük bir kısmı Müslüman olan ülkelerde yer alsalar da; Birleşik Krallık, İtalya ve İspanya gibi bazı Avrupa ülkelerinde de daha az sayıda bile olsa bu tarz oteller bulunuyor. Bu arada HalalBooking sitesinin yanı sıra, Otelz.com, Tatil Sepeti ve Jolly Tur‘un internet sitelerinde de İslami otelleri bulmak mümkün.

Tabii, her sektörde olduğu gibi, bu sektörde de talebi tüketiciler belirliyor. Helal turizmin ilerleyen zamanlarda ne kadar hızla büyüyeceği, tamamen Müslümanlar’ın bu alana ne kadar ilgi göstereceğine bağlı bir durum. Diğer sektörlerde helal ürün ve hizmetlerin insanlara sunulup sunulmayacağını da bu sektörlerdeki talepler belirleyecektir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Merakla Beklenen Baykuş Ödülleri Sahiplerini Buldu

Merakla beklenen ve Araştırma Dünyasının Oscar’ı olan Baykuş Ödülleri; 6 Eylül 2018 tarihinde dün akşam Four Seasons Bosphorus’ta altıncısı düzenlenen ödül töreniyle sahiplerini buldu. Sektördeki başarılı pazarlama ve sosyal araştırmaları gerçekleştiren ekipler gecede ödüllerine kavuşurken; Türkiye Araştırmacılar Derneği kuruluşunun 30. Yılında yeni yaşını da araştırma & araştırma veren, reklam & reklam veren ve medya, pazarlama, akademi ve iletişim dünyasından kıymetli isimlerle törende biraya gelerek kutladı.   

Vizyoner, Meraklı, Genç, İnovatif, Akademik, Sosyal, İnatçı, Usta, İç görülü olmak üzere 9 kategoride 130 başvuru yapıldı ve 41 başarılı araştırma projesi ödül almaya hak kazandı.  

BİLGİ DOSTU BAYKUŞ:  ÜMİT BOYNER  

Baykuş Ödülleri Töreni’nde her yıl toplumsal fayda sağlamak amacıyla bilgi, veri ve araştırmaları destekleyen, yaptıkları çalışmalarla araştırma sektörüne katkı sağlayan kişilere “Bilgi Dostu Baykuş” adıyla özel bir ödül verildi.  Bu yıl da demokratik, çoğulcu, özgür ve hümanist toplum, cinsiyet eşitliği gibi temel değerlerin Türkiye’de gelişimi için anlamlı çalışmalara verdiği katkılardan ötürü 6 Eylül’de Four Seasons Bosphorus’ta gerçekleştirilecen törende “Bilgi Dostu Baykuş” ödülü Ümit Boyner’e takdim edildi. Ödül, geçmiş yıllarda TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, Neuroscience ve evrim konularında gençleri bilinçlendirmeye çalışan Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Açık Beyin platformunun kurucusu Prof.Dr. Sinan Canan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gazeteci, Yazar Dr. Fatoş Karahasan gibi isimlere verilmişti.   

 EŞİTLİKÇİ BAYKUŞ: KOÇ HOLDİNG/ HeforShe 

Bu yıl TÜSİAD, televizyon dizilerinde kadının toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun konumlanmasını desteklemek amacıyla, dizi sektörü paydaşları ile birlikte “Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi”ni hayata geçirdi.  Toplumsal farkındalık anlamında ses getiren bu projeye, Türkiye’de birçok alanda toplumsal fayda sağlayan konulara öncülük eden Koç Topluluğu da global HeforShe kampanyasına, grubun pazarlama iletişiminde kullandığı dilde cinsiyet eşitliği konusundaki hassasiyetlerini içeren bir kılavuz yayınlayarak destek verdi.  Toplumsal Cinsiyet Eşitliği konusundaki çalışmaları nedeniyle bu yıl Koç Grubuna “Eşitlikçi Baykuş” özel ödülü de takdim edildi.   

CESUR BAYKUŞ:  TEMEL AKSOY 

Araştırmacı olduğu günden bu yana, birçok farklı sektöre, hemen her konuda sayısız araştırma yaptı. Yönettiği araştırmalarda, özellikle verinin iş süreçlerine sağladığı faydayı her zaman çok fazla önemsedi. 2008-2010 yıllarında Türkiye Araştırmacılar Derneği Başkanlığı yaptı. 2010 yılından kendi kurduğu Fikirhane adlı danışmanlık şirketinde, Türkiye’nin büyük markalarına pazarlama, iletişim ve marka konularında akıl ortaklığı yapmaktadır. “Efsaneler ve Gerçekler”, “Pazarlama Nasıl Yapılır?” adlı iki kitabı bulunmaktadır. Akademisyen ve çok başarılı bir ekonomist olayım derken çok başarılı bir araştırmacı ve marka danışmanı olan Temel Aksoy’a da araştırma sektörüne sağladığı katkılardan ötürü Cesur Baykuş ödülü taktim edildi.  

CESUR BAYKUŞ:  AKIN ALYANAK  

Türkiye Araştırma Sektörü’ nün temellerini atan isimlerden biridir. Sektöre önemli araştırma gelenekleri bırakmış ve çok sayıda değerli araştırmacı yetiştirmiştir. 1976’da PİAR Araştırma Şirketi’nde kurucu ortak oldu. 1984’e kadar yönetici araştırmacı olarak çalıştı, daha sonra DAP Araştırma’ya geçti ve 2005 yılında emekli oldu. “Dinazor Aklı” adlı kitabında araştırma sektöründe geçirdiği dönemi “cesaret, bilinmeyene adım atmaktır” diye özetlemiştir. Türkiye’deki araştırma sektörünün ilklerinden olan Akın Alyanak’a  da Cesur Baykuş ödülü taktim edildi.  

Ödüllerin tamamı için: Baykus-Odulleri-2018-Kazanan-Ilan

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?