Pazarlama 4.0 – Artık Düşündürme ve Hikaye Yaratma Zamanı!

İnternetin hayatımıza girmesi ile birlikte basit ve kitlesel pazarlamanın ölümüne, ağırlığın üründen tüketiciye kaydığı, tüketicinin değerli hale geldiği döneme girmiştik. Bu dönemde tüketiciye “kral” sıfatını yakıştırdık ama bir şeyler yanlıştı. Tüketicinin kral olmadığı, sadece elinin güçlendiği ve hala pasif birer hedef durumunda olduğu apaçık ortadaydı.

Derken sosyal mecralar ile tanıştık. Bu tanışma sonrası markaların kitlesel olan hedefi, bireysele doğru kaymaya başladı. Çünkü bazı şeyler değişmişti; insanlar artık kitlesel değil, bireysel hareket ediyordu. Kısa bir süre öncesine kadar evin içinde bulunan ekran sayısı 1 iken; sosyal medyanın hayatımıza olan entegrasyonu sayesinde birey sayısı ile eşit sayıda olmaya başladı.

Aileler prime-time’ hep birlikte dizi izlemeyi bırakmıştı. Kitlesel haberleşme ve kitlesel tüketim tamamen bitmişti. Bu da artık tek kanallı pazarlamanın sona erdiği ve  sosyal kitlelerin doğduğu anlamına geliyordu. Haliyle, şirketlerin pazarlama stratejisi  tüketicilerin direkt ihtiyaç ve isteklerine değil, diğer isteklerine de odaklanmak oldu ve  kurumsal sosyal sorumluluk ön plana çıktı. ‘Her “like”a 1 ağaç, her tweet’e x lira indirim’ devriydi bu devir. Ancak tüketici yine de kendisinin merkezde olmadığını, markanın kendisini kullandığını çok iyi biliyordu.

Bugünün dünyası ise yukarıda sözünü ettiğim 2 farklı dünyanın çok daha ilerisinde bir dünya. Tüketiciye ulaşmak için yüzlerce kaynak; tüketiciyle bu kaynakları kullanarak sürdürülebilir iletişim kurmak için de çok bilinmeyenli binlerce denklemi çözmek gerekiyor. Her şeyden önce tüketici artık hiç olmadığı kadar “kral!”.

Peki nedir tüketiciyi kral yapan şey?

Günlük yaşantımızda ortalama 3000 reklamla karşılaşıyoruz.  Her bir marka bize mesajlar vermeye çalışıyor. Bu mesajların kaç tanesi aklımızda kalıyor sizce? Ya da şöyle sorayım; reklamları seyreden insanların %84’ünün bir süre sonra reklamın hangi marka tarafından yapıldığını hatırlamadığını biliyor muydunuz? Bu soruların yanıtı tüketicilerin artık gerçekten kral olduğunu bize gösteriyor.

Tüketicinin kral olduğu bir dünyada hikaye yaratmak!

Yeni dünyada klasik pazarlama yöntemleri artık değerini kaybetmeye başlıyor. Markaların yeni dünyaya adapte olabilmek için yapması gereken şey ise tüketicileri düşündürmek ve hikaye yaratmak.

Tüketicinin duygularını, heyecanlarını, arzularını ve korkularını analiz ettikten sonra anlamlandırabilmek ve bu duyguların en çok geri bildirim alınabilecek yönlerini tüketiciye sunmak, hikaye yaratmanın  temelini oluşturuyor.

Hikaye yaratmak çok mu zor?

Aslına bakılırsa çok da zor değil. Hikaye yaratabilmek için öncelikle pazarlama stratejisinin gözden geçirilmesi ve mümkün olduğunca tüketici entegreli bir yol planı oluşturulması gerekiyor. Bu yol planının içerisinde marka isminin mümkün olduğunca az görünmesi ve tüketicinin bilinç altında yer edinmek için çalışılması gerekiyor.

Bu konuda verebileceğim en başarılı örnek Red Bull. Red Bull’un uyguladığı strateji hikaye yaratmak ve hedef kitlesini bu hikayenin içine entegre etmek üzerine kurulu. Yapmış oldukları viral çalışmalarn tamamına yakını  fayda temelli ve markayı, bu çalışmaların ayrıntılarına sıkıştırarak nöro pazarlamanın en güzel örneklerini sergiliyorlar.

httpv://www.youtube.com/watch?v=kh29_SERH0Y

Pazarlama dünyası  artık düne veya bugüne göre değil yarının ihtiyaçlarına ve tüketiciye sağlanan faydaya göre şekilleniyor. Tüketici ise artık bir markanın logosunu karşısında görmeyi hiç ama hiç istemiyor. Tüketici fayda istiyor, tüketici hikaye istiyor, tüketici içerik istiyor.O halde “Kral”a kral gibi davranmalı ve isteklerini yerine getirmeli.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

İzlanda Coca Cola Dünya Kupası Reklamını İzlanda Milli Takım Kalecisi Thór Halldórsson Yönetiyor!


Bayram’a karışan Dünya Kupası coşkusu tüm hızıyla devam ederken, karşılaştırmalar kadar heyecan verici detaylar da yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Bu detaylardan bir tanesi de Coca Cola’nın İzlanda reklam filmi ile ortaya çıktı. Dünya Kupası’nda yarışan en küçük ülke olan İzlanda’nın futbol takımı oyuncularının birçoğu futbol kariyerlerinden önce birçok farklı alanda da yeteneklerini sergileme imkanı bulmuşlar. Öyle ki Coca Cola’nın Dünya Kupası’na özel İzlanda reklam filminin yönetmeni de İzlanda milli takımının kalecisi Thór Halldórsson olmuş.

İzlanda milli takımı kalecisi Hannes Thór Halldórsson 2018 Dünya Kupası döneminde kalesini korurken, öncesinde kendi ülkesinde yayına girecek olan Coca Cola reklamını yönetmiş. Futbolu profesyonel bir kariyer olarak görmeden önce Halldórsson film yönetmeni olarak çalışıyormuş. Hatta teknik direktör Halgrimsson’da milli takımı yönetmediği vakitlerde diş hekimliği yapıyor.

Filmde baskın tema Euro 2016’da efsaneleşerek bir milli takım geleneği haline gelen Viking alkışının baştan sona tüm İzlanda halkını günlük yaşamda nasıl sarıp, tek bir noktada bir araya getirdiği olurken, hangi takımı tutuyorsanız tutun, o efsanevi alkışın ritmi sizi reklam boyunca sizi de sarıyor.

Sanıyorum asıl güzel olan da birçok ülkenin milli takımında ülkesini temsil eden milyon dolarlık futbolculara karşın İzlanda gibi daha küçük yüzölçümlü ülkelerin oyuncularının futbolla beraber başka meslek dallarında da başarılı olması.

Öyle ki kale bekçisi Halldórsson bundan dört yıl kadar önce profesyonel bir yönetmenken ikinci iş olarak futbolla ilgileniyormuş. Şimdilerde kariyerini bir Danimarka takımı olan Randers FC’da sürdüren Halldórsson, İzlanda’da yayına girecek bu reklam filmi için bir istisna yaparak yönetmen koltuğuna geri dönmüş ve halkı Dünya Kupası coşkusu ile birleştirecek çok güzel bir işe imza atmış.

Sanırım en iyisi de güzelce kurgulanmış bu reklam filminde birleştirici unsurlarla beraber İzlanda’nın doğal güzelliklerini de seyretmek  oldu. Peki siz ne düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Müslüman Futbolcu, Alkol Üreten Markanın Ödülünü Reddetti

2018 FIFA Dünya Kupası A Grubu’nda Mısır ile Uruguay’ın karşılaştığı mücadelede ‘maçın oyuncusu’ seçilen Mısırlı kaleci Mohamed El Shenawy bu ödülü reddetti.

Başarılı futbolcunun ödülü kabul etmeme sebebi ödülü veren Budweiser markasının alkol markası olması olarak gösterildi. Alkollü içecek ve bira üreten Budweiser firması 2018 Rusya Dünya Kupası’nın ana sponsorlarından ve FIFA’nın da resmi alkol tedarikçisi konumunda bulunuyor.

29 yaşındaki Mısırlı oyuncu El Shenawy, maç boyunca Barcelona’da top koşturan Luis Suarez ve Paris Saint Germain’in bu seneki en golcü oyuncusu Edinson Cavani‘nin ataklarını başarıyla durdurmuş ve performansıyla büyük beğeni topladı. Kırmızı bir kadeh şeklinde olan ödül oyuncuya maç sonunda koridorda verilmek istenmişti ancak oyuncu ödülü reddetti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link