Parayla Sadakat Olur mu?

Bugüne kadar müşteri sadakati hakkında bildiğimiz her şeyi unutmanın vakti çoktan geldi. Maalesef artık sadakat parayla oluyor.

2016 yılında, müşteri sadakat yönetimi pazarının değeri 1.93 milyar dolar değerindeydi. 2023 yılına kadar ise bu rakamın yıllık ortalama %21 büyüme oranı ile, 6.95 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yalnızca ABD’de 3.8 milyar sadakat programı üyeliği bulunuyor.  Türkiye’de ise Ketchup tarafından gerçekleştirilen 2017 Sadakat Programları Araştırması’na göre; kişi başına kullanılan sadakat programı sayısı 14.

Markaları sadık müşteriler istedikleri için kim suçlayabilir?

Bir müşteriyi elde tutmanın yenisini bulmaktan çok daha maliyetli bir faaliyet olduğu konusunda, tüm pazarlama dünyası hemfikirdir. Üstelik geri dönen müşteriler, ilk defa kullanan müşterilerden %67 daha fazla harcama gerçekleştiriyor. Öte yandan, bir müşterinin sadakatinin maddiyatın çok ötesinde bir değer ifade ettiğini inkâr etmek de mümkün değil. Tüm bunlar da markaların sadakat programlarına yaptığı milyarlarca dolarlık harcamaları açıklamak için yeterli.

Ancak tüm bu sadakat programlarının ardında yatan çarpıcı bir gerçek bulunuyor: pek çok sadakat programı gerçek anlamda sadakat yaratmıyor! Nitekim, 2012 yılında Edgell Bilgi Ağı tarafından, 60 perakendeci üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmada sadakat programına üye olan müşterilerin üye olmayanlardan daha fazla markalarına sadık olmadıkları tespit edildi. Daha da kötüsü, sadakat programı üyelerinin %81’i ödül haklarının nelerden oluştuğunu ya da bunların nasıl geri alındığını anlamıyor. Her bir kişinin tek başına ortalama 14 sadakat programı üyeliği olduğu düşünüldüğünde bu durum şaşırtıcı olmamalı.

Öte yandan, Colloquy tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre sadakat programı üyelerinin yalnızca %42’si aktif ya da bağlı durumda. Daha farklı araştırmalar da müşterilerin zaten beğendikleri markalar için sadakat programlarına üye olduklarını gösteriyor. Bu nedenle pek çok marka, kaybetme şansının daha az olduğu müşterileri ellerinde tutmak için milyarca dolar harcama yapıyorlar. Dolayısıyla, müşteri sadakati için ödeme yaparken, müşterileri sadık olmaya zorlayamazsınız.

Peki, ya tüketici ve marka arasındaki ilişki işlemsel olmaktan çıkıp dönüşümsel hale gelirse?

Daha açıklayıcı şekilde olmak gerekirse, müşterilere sadık kalması için ödeme yapmaktansa, müşteriler sadık kalmak için ödeme yapmak isteseler nasıl olur? İşte, pazarlama dünyasında marka sadakatinin dönüştüğü yeni kavram bu. Üstelik Amazon gibi, e-ticarete yön veren işletmeler bu işi çok iyi anlamış durumda. Amazon, son çeyrekte Prime (ücretli) üyeliklerinin %47 oranında arttığını bildirdi. Prime üyeler, her yıl üye olmayanlardan %250 daha fazla harcama yapıyor. Standart sadakat programlarının araştırmalar sonucunda etkili şekilde çalışmadığı yönünde bir yorumda bulunmak mümkün olurken, Prime üyelikleri olan tüketicilerin çok daha markalarına bağlı oldukları görülüyor.

Öte yandan, üyelik ücreti almak, markalara ücretin yarattığı yüksek beklentilere karşı ekstra değer sunması için zemin yaratıyor. Örneğin, Spotify kullanıcısı, reklamsız müzik dinleyebilmek, şarkıyı istediği kadar ve zaman çalabilmek veya çevrimdışı hizmet alabilmek için üyelik satın almaktadır. Tüketicinin hali hazırda edindiği hizmet, sadakat programlarındaki gibi gelecek zamanda sağlanacağı vaat edilen bir hizmetten daha değerlidir. Tüm bu nedenlerle, müşteriler üyelik için, dolayısıyla da sadakat için bir bedel ödemeye razı hale geliyorlar.

Dahası, “büyük veri”nin her şey olduğu yeni pazarlama dünyasında Premium üyelikler, adeta kutsal kasedir. Kendi isteğiyle üye olmuş aktif bir tüketici, gerçek ve filtresiz bir haktır. Ödeme esnasında, kişisel bilgilerini büyük ölçüde elde ettiğiniz müşteriler avucunuzun içindedir. Üstelik, tüketiciler kişisel bilgilerinin markalar tarafından, müşterilerin hareketlerini ve dolayısıyla ekosistemi daha iyi ortaya koyabilmek adına kullanıldığı konusunda bilgili ve gönüllü haldedirler.

İşin özü günümüzde markalar, gerçek sadık müşteriler yaratmak istiyorlarsa ücretli üyelik yaratacak bir hizmeti vaat etmek zorundalar. Sonuçta, kim beşinci kahve bedavaya gelsin diye dört tane kötü kahve içmek ister ki?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Growth İstanbul Etkinlikleri Başlıyor

İşini, girişimini, startupını büyütmek isteyenler artık ayda bir kez Karaköy’de bir araya geliyor. Growth Istanbul Meetup, 20 Haziran 2018’de SHERPA kurucusu Yakup Bayrak ile başlıyor. 

Startup kavramının iş hayatımıza girmesi ile beraber ölçeklenebilir ve sürdürülebilir büyüme sadece startuplar için değil her iş kolu için önem kazandı. Farklı sektörlerde hakkında kafa yorulan bu konu için artık İstanbul’da bir etkinlik düzenleniyor: Growth Istanbul Meetups. Bu alanda işlerini büyütmüş Türkiye’den ve dünyadan birçok başarılı girişimci, mentor ve iş insanının katılacağı etkinliklerin ilki 20 Haziran 2018 Çarşamba saat 19.00’da Karaköy’de, “Ölçme ve Deneme” konusunda SHERPA Kurucusu Yakup Bayrak’ın katılımı ile başlıyor. Özellikle SaaS (Software as a Service) olmayan iş modellerinde büyüme motoru nasıl kurulur, gelir modeli nasıl test edilir, sonuçları nasıl yorumlanır, bir ajans geleneksel olmayan yollarla nasıl büyütülürün çok iyi bir örneği olan SHERPA deneyimi ve daha fazlasını konuşulacağı etkinlik bi’dolu TERAS’ta. 

Her ay alanında yetkin bir konuşmacının katılacağı etkinliğin programı şöyle: 

 19.00 – 19.30: Tanışma 

19.30 – 19.50: Konuk Sunumu 

19.50 – 20.00: Çay kahve almaca 

20.00 – 20.30: Bir vaka hakkında sohbet 

Kim düzenliyor? 

Etkinlik Online Matbaa bidolubaski.com ve Personel Yönetim Yazılımı Kolay İK tarafından destekleniyor ve düzenleniyor. 

Nerede düzenleniyor? 

Etkinlik mekanı: 
bi’dolu TERAS
Kemankeş Mah. Akçe Sok No:6 D:1-2-3 Karaköy / Beyoğlu 

Nasıl kayıt olunur:

Etkinliğin sınırlı kontejanı bulunuyor, kayıtlarınızı  buradan yapabilirsiniz.

Sosyal medya linkleri:  

Twitter: https://twitter.com/growthistanbul
Facebook: https://www.facebook.com/growthistanbul/
Linkedin: https://www.linkedin.com/company/growthistanbul/
Instagram: https://www.instagram.com/istanbulmeetups/ 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Coca Cola’dan Yaz Sıcaklarına Özel Billboard!

Geçmişten günümüze birçok marka tarafından kullanılan outdoor reklamlar yanından geçip gitseniz, bir anlığına görseniz bile aklınızda kalıyor. Hele de yapılan iş yaratıcıysa sonuçlar daha da güzel oluyor.

Reklam mesajınızı en kısa ve en etkili şekilde verebileceğiniz, yıllar geçse de etkisi kalıcı bir mecra reklam panoları.  Açık havadan bahsetmişken özellikle ucu bir şekilde hava durumuna dokunan yaratıcı outdoor çalışmaları da gören kişide tam yeri tam zamanı etkisi yaratabiliyor. Sıcak havalarda susuzluğu, soğuk havalarda da sıcak bir şeyler içip ısınma fikrini çağrıştırıyor.

Tam da burada bahsetmek istediğimiz marka vaadini serinletme, yenilenme üzerinden tüketicisine ileten Coca Cola’nın kullandığı basit bir teknoloji sayesinde sıcaktan bunalan tüketicisine serinletici bir alternatif yaratan bu çalışması.

Coca-Cola’nın tasarladığı bu yaratıcı reklam panosu yaz aylarında dışarıda vakit geçiren insanların bakışlarını yakalamak ve dikkatleri üzerine çekmek için tasarlanmış vaziyette.

Reklam panosunun üzerinde o anki güncel sıcaklığı gösteren bir küçük panel bulunuyor ve bu küçük panelin yerleştirildiği reklam panosu aslında bu sıcaklık göstergesi ile bir mesaj veriyor. Bu mesaj ile dışarıda olan insanların o yüksek sıcaklıkta serinlemek için aradıkları şeyi işaret ediliyor. O anki sıcaklığa bağlı olarak Coca-Cola reklam panosundaki mesaj değişkenlik gösteriyor elbette ki, örneğin hava eğer o anda 40 dereceyi gösteriyor ise, panoda verilen mesaj “ kendini serinletmen için 40 neden” olarak görünüyor. Ve sıcaklık git gide arttığında, bu reklam insanlara Coca-Cola’yı ferahlamak amacıyla içmeleri için gittikçe artan nedenlerinin olduğunu söylüyor. Mesela derece 40’dan 43’e yükseldiğinde, reklam panosu size bir nevi Coca-Cola içmeniz için nedenlerinizin daha da arttığını hatırlatmış oluyor.

Açıkhava reklamcılığında bu şekilde dinamik, değişken olan reklam panoları gittikçe popüler hale geliyor, bunun nedeni ise bir yandan reklam panoları ile yakın çevrenin etkileşime geçmesi olurken, bir yandan da insanların o dinamik reklam panoları sayesinde ikinci ve hatta üçüncü kere panoya bakmalarının teşvik edilmesi olarak açıklanabilir.

Şöyle düşünelim bu yazıyı sıcak bir ortamda okuyan kişiler için bile susuzluğunu gidermenin bir yolu olarak Coca Cola akla gelecek değil mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link