Okula Dönüş Dönemi İçin Pazarlama Uzmanlarına 3 Tavsiye

E-ticaretin en fazla artış gösterdiği dönemlerden biri olan okula dönüş sırasında, pazarlama uzmanlarının yapması gerekenleri RTB House açıklıyor.

İstanbul, 5 Eylül 2017 – Mobil cihaz kullanımı ve e-ticaretin arttığı yaz aylarının sonunda okula dönüşle birlikte yeni bir pazarlama dönemi başlıyor. Deloitte verilerine göre, yalnızca ABD’de okula dönüş satışlarında 27 milyar dolar harcama yapılması planlanıyor. Bu harcamanın yüzde 36’sı ise sadece çevrimiçi perakendecilerin üzerinden gerçekleşmesi bekleniyor. Avrupa’da ve Türkiye’de de bu sezonun popülerliği artıyor. Okula dönüş kampanyalarındaki artış ise Eylül ayında başlıyor.

Derin öğrenme ile güçlendirilmiş yeniden hedefleme teknolojilerinin dünya çapında sağlayıcısı RTB House’un analizinden faydalanan RTB House Türkiye Ülke Müdürü Okay Tuğ, pazarlama uzmanlarının Ağustos yaz sonu indirimleri ile Eylül okula dönüş kampanyaları arasında verimliliği artırabilecekleri 3 yolu açıklıyor:

1) Hazırlıkta Geç Kalmayın

Pazarlama uzmanlarının hem devam eden yaz indirimlerinden hem de yaklaşan okula dönüş sezonundan dolayı Ağustos ve Eylül potansiyelini ortaya çıkarmaları önem taşıyor. Yeterli hazırlık yapılırsa bu zirve satış dönemindeki dönüşler fazlasıyla artabilir.

Bir satışı planlarken promosyonun yapısını vurgulamak önemlidir. Reklam bantları üzerindeki;

  • “Sınırlı süreyle”,
  • “düşük fiyatlar”,
  • “yaz sonu”
  • “okula dönüş indirimleri” gibi ifadeler, alıcıları daha çok cezbediyor.

Alışveriş yapanların sadece “şu anda” ilgilendiği ürünleri sunan değil, aynı zamanda yaz kampanyalarına ait en iyi teklifleri yeniden paylaşan kişiselleştirilmiş reklamlar da planlamayı unutmayın. Böylece ucuzluktan faydalanma fırsatını yakalayamamış olanları veya sezon sonu teklifleri arayanları yakalayabilirsiniz.

Gelecekteki müşterilerinizin satın alma tutumlarını da olumlu etkileyen adımlar atmak isteyebilirsiniz. Kullanıcı, belli ürünler aramaya başladığı anda iletilen kişiselleştirilmiş teklifler ile şirketler, marka farkındalığını artırabilir veya onu arzu edilen bir ürünü satın almaya teşvik edebilir. Bu, özellikle e-mağazayı daha önce ziyaret etmemiş kişiler için geçerlidir.

Son olarak, bu sezon boyunca çevrimiçi platformlarınızı mağazalarda daha fazla fiziksel trafik yaratmak için kullanın. Birden fazla alışveriş sitesinde gezinen kullanıcılar, her zaman çevrimiçi satın alma tutumunu sergilemeyebilirler.

2) Müşteri Segmentasyonu ile Önceden Planlama Yapın

En başarılı kampanyalar, arzu edilen müşteri kitlesini doğru hedefleyenlerdir. Bir kampanya planlarken pazarlama uzmanları, alışveriş yapanlar, ziyaretçiler veya önericiler arasında ayrıma gitmeli. Teklifi veya markanın kendisini hatırlatarak sitede hiç alışveriş yapmamış veya sadece siteyi ziyaret etmiş kişilere özel bir kampanya hazırlamak mümkün.

Pazarlama uzmanları, aynı zamanda müşterilerin bir süre önce almak istedikleri ve şimdi çok daha düşük bir fiyata alabilecekleri ürünleri sergileyerek alışveriş yapanları sezon satışı sırasında alıcılara dönüştürmeyi de deneyebilir. Alternatif olarak, kelepir fiyatlara yeni, tamamlayıcı ürünlerle ilgilenecek düzenli müşterilere odaklanmak da yararlıdır.

Bir kullanıcıya veya ürün segmentasyonuna yönelik olmayan, standart dışı seçenekler sunan ileri yeniden hedefleme (retargeting) çözümleri de var. Örneğin, ürün değerine bağlı segmentasyon, daha yüksek değerli ürünlere olan ilgiyi artırabilir. Sonuç olarak fiyat düşüşlerine rağmen mağazalar, daha yüksek fiyatlı ürünlerin satışlarını koruyabilir, hatta daha da artırabilir.

Bir diğer seçenek ise mağazayı ziyaret ederken kullanılan cihazın akıllı telefon, tablet veya kişisel bilgisayar olmasına göre yapılan segmentasyondur. Örneğin, Ağustos ayında aynı anda farklı cihazlardan ulaşılabilecek kampanyalara odaklanmak daha akılcı olabilir, çünkü RTB House verilerinin gösterdiği gibi mobil cihazlardan geri dönüşler daha yüksektir. Ağustos 2016’da akıllı telefonun payı, yıl ortalamasından yüzde 36 daha fazla gerçekleşti. Mobil cihazlar, akıllı telefonlar ve tabletler birlikte toplam dönüşüm oranının yüzde 30’unu üretti.

3) Kısa ve Uzun Vadeli Hedef Önericileri Kullanın

Yeniden hedefleme kampanyaları, pazarlama uzmanlarının sadece tek bir alımı değil, müşteri etkileşimi zincirinin tamamını tasarlamasına olanak tanıyor. Mesaj ne kadar doğruysa kampanyanın kısa ve uzun vadede başarısı da o kadar fazladır. RTB House verilerine göre, kişiselleştirilmiş reklamlardaki tıklamaların yüzde 50’si mağaza kullanıcıları tarafından aynı gün içinde üretiliyor.

Günümüzde yapay zekâ araştırmalarında en umut verici alan olan derin öğrenme algoritmalarıyla desteklenen akıllı görseller ve yeniden hedefleme araçları ile önericiler, mevcut ürün çeşidi hakkındaki bilgilerden faydalanıp, daha sonra promosyon ürünlerini hem şimdi hem gelecekte müşteri tercihlerine göre hızla adapte edebiliyor.

RTB House’un analizine göre, derin öğrenmeye sahip kişiselleştirilmiş yeniden hedefleme kampanyaları, yüzde 50’ye kadar daha etkili olabiliyor. Bu kampanyaların, yüksek hedefli reklamları yüksek potansiyelli alıcılarla eşleştirme becerisi ve diğer tüketiciler için bu veri noktalarından öğrenme kabiliyeti, hem kısa vadeli hem uzun vadeli hedeflerde iyi sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yeditepe Üniversitesi Görsel İletişim Tasarım Yüksek Lisans Öğrencisi - Pazarlamasyon.com İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Sabit Gelirli Beyaz Yakalıların Sabit Şikayetleri

Daha önce sizlere gerçek bir reklamcı olmak için yapmanız ve sahip olmanız gerekenleri aktarmıştık. Bugün de beyaz yakalıların şikayetlerine değinmek istedik. Eğlenceli yazımıza “Beyaz yakalı”nın tanımını yaparak başlayalım; işçilerin fiziksel gücünü iş kabiliyetine dönüştürdüğü dönemde, yönetimde yer alan çalışanlar için kullanıldı beyaz yaka tabiri. Beyaz yakalı çalışan; idari ve bürokratik işleri yürütebilen, bunları yaparken beden gücünü görece az kullanan kişilerdir. 

Her mesleğin kendine has zorlukları vardır elbet. Beyaz yakalılar zamanlarının çoğunu ofislerinde geçirseler ve fiziksel olarak güç harcamasalar da zihinsel olarak zamanlarının büyük bir kısmını işlerine ayırırlar. Dolayısıyla bir beyaz yakalı olmak kesinlikle kolay bir iş değildir. Sabırlı ve iradeli olmak gerekir.

Genelleme yapmak gibi olmasın fakat beyaz yakalıların bazı ortak problemlerini esprili bir dille sizler için derledik. Siz de beyaz yakalı olmaya hazırlanıyorsanız veya beyaz yakalıysanız bu problemlere en kısa zamanda çözüm getirilmesini umuyoruz. Keyifli okumalar :)

1. Sabahları Starbucks’tan Kahve Alırken Sıra Beklemek

Eğer bir beyaz yakalıysanız kahve içmeden uyanamamanız gerekiyor. E ofislerde yapılan kahveler de her zaman güzel ve taze olmuyor tabii. Çözüm ise sabahları Starbucks, Nero gibi ünlü bir kahve zincirinden kahvenizi alıp işe gitmek oluyor. Fakat pek çok çalışan sabahları iyi bir kahve içmek istediği için biraz beklemeniz gerekiyor haliyle. Dileriz ki bu sıra bekleme olayına kısa zamanda bir çözüm bulunur…

2. Ofis Gıybetlerini Yanlış Kişilerle Paylaşmak

Herhangi bir iş yeri ortamında diğer çalışanlardan yeniyseniz ofis dedikodularına dahil olamamanız normal. Ama eğer şanslıysanız sizin yanınızda başkaları birbirlerine dedikodu aktarır ve siz de duyduklarınızı birleştirerek bir sonuca varabilirsiniz. Peki bu ne işinize yarayacak?

Gıybet ekibine kabul görmek ve ofisteki gelişmelerden haberdar olmak için sizin de ekibe bir şeyler katmanız gerekir. Bunu aidat ödemek gibi düşünebilirsiniz. Ancak neyi nerde söyleyeceğinizi tespit etmek de çok önemli. Örneğin birisi hakkında öğrendiğiniz bir dedikoduyu paylaştığınız ortamda o kişinin yakın arkadaşı varsa yandınız. Dedikodu sizin üzerinize bile kalabilir. Bu konularda çok dikkatli olmak lazım.

P.S: Son bir ipucu daha asla bildiklerinizin hepsini tek seferde söylemeyin…

3. İş Yerindekilerle Sohbet Edebilmek İçin Netflix / Spotify Üyeliği Almak Zorunda Kalmak

Bir beyaz yakalı olmadan önce Netflix üyeliğiniz olmayabilir hatta yabancı dizi bile izlemiyor olabilirsiniz ancak artık iş yerinde bu şekilde varlığınızı sürdürmeniz mümkün değil…

Bir arkadaş grubunuz olsun ve onlarla ortak bir şeyler paylaşın istiyorsanız eğer yabancı dizi izlemek ve mümkünse Netflix üyeliği satın almak zorundasınız. Netflix’teki en popüler dizileri bir hafta sonu eve kapanıp bitirdikten sonraki pazartesi gününün sigara ve yemek sohbetleri önceden hazırlanmış olacaktır zaten. Ayrıca iş arkadaşlarınızı Spotify’dan takip edip birbirinizin listeleri hakkında da yorum yapmanız gerekiyor…

4. Bazı İngilizce Kelimelerin Türkçelerini Unutmak

Plaza dili dediğimiz ortaya karışık yeni bir dil var biliyorsunuz. Plaza dili; bazı çok kullanılan İngilizce terimlerin Türkçe’ye uyarlanarak (güya kısaltılarak) konuşulduğu, Türkçe’de olmayan bazı zamanların (Future Continuous Tense gibi) bir şekilde Türkçe’ye sokulduğu ve beyaz yakalıların anadilleri gibi konuşabildikleri bir dil.

Bu terimleri gün içinde maillerde, telefonlarda ve toplantılarda o kadar çok kullanınca elbette bu günlük hayata da yansıyor ve ortaya “Tamam sevgilim bir brainstorming yapalım o zaman bu konuda, ben seni arıyor olacağım” gibi cümleler çıkabiliyor.

5. Stresten Kilo Almak ve Parası Ödenen Spor Salonuna Gidememek

Beyaz yakalılar bedensel olarak çok güç harcamazlar demiştik. Genelde ofiste bütün gün bilgisayar başında oturmaları gerekir. Üstelik işleri yoğun olan ve mesaiye kalmaya eğilimli beyaz yakalılar bu stresten ve hareketsizlikten ötürü kilo alabilirler.

Maddi olarak çok fazla sıkıntı yaşamayan beyaz yakalılarda maddiyattan çok zaman problemi vardır. Genelde kazandıkları parayı harcayamamaktan yakınırlar. Örneğin spor salonuna yazılırlar ve bir müddet düzenli gittikten sonra gitmeye vakit bulamazlar. Bu durumda parasını önceden ödedikleri spor salonu üyelikleri de yanmış olur…

6. Kimsenin Daha Önce Gitmediği Tatil Yeri Bulmaya Çalışmak

Bütün sene çalışan ve para kazanan beyaz yakalıların tatilleri tabii ki çok değerlidir. Bütün senenin yorgunluğunu bir haftada güzelce atması gerekir. Ama aynı zamanda ofisteki arkadaşlarının gitmediği, ilginç bir yere gitmek ofisteki prestij için çok önemlidir. Sonuçta o tatilden elbet bir gün dönülecek, fotoğraflar gösterilecek, yenilip içilenler anlatılacak… Ne kadar farklı bir yer olursa etraftan o kadar ilgi çeker ve o kadar güzel Instagram postları çıkar. Birer hafta şeklinde tatili ikiye bölüp bir de herkesin gittiği sıradan tatil beldelerine bir gözükmek de gayet mantıklı bir tatil programı olabilir…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Duygu Takibi, Tüketici Davranışlarını Anlamaya Nasıl Yardımcı Oluyor?

  • Son dönemde tüketici davranışlarını anlayabilmek amacıyla duygu takibi teknolojileri geliştirmek üzere birçok çalışma yürütülüyor. Yakın gelecekte bu tarz teknolojiler sayesinde tüketicilerin duyguları izlenerek onlara her alanda daha iyi bir deneyim sunulabilecek.
  • Gartner’ın araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı Annette Zimmerman, “2022 itibarıyla kişisel cihazınız, duygusal durumunuz hakkında kendi ailenizden daha fazla şey bilecek.” diyor.
  • PSFK’in yaptığı araştırmaya göre, duygu takibi teknolojilerini farklı şekillerde uygulayan dört şirket öne çıkıyor: mPath, us+, Emotiv ve NeuroSky.
  • İlgili Yazı: Nöropazarlama Nedir? Markalar Tarafından Nasıl Kullanılır?

Pazarlamanın önemli bir alt dalı olan nöropazarlamanın ilgilendiği alanlardan biri de tüketici davranışlarıdır. Tüketici davranışlarını etkileyen en önemli unsurlardan biri ise duygulardır. Yani tüketici duygularını anlayabilmek, tüketici davranışlarının büyük ölçüde anlaşılmasına yardımcı olur.

İşte bu yüzden son dönemde birçok farklı şirket, insan duygularını anlayabilen teknolojiler geliştirmek için çalışıyor ve bu çalışmalar, meyvelerini vermeye başladı. Yakın gelecekte, duygusal açıdan son derece hassas olan teknolojiler sayesinde tüketicilerin biyometrik tepkileri bile ölçülebilecek ve böylece her alanda tüketicilere daha iyi bir ürün ya da servis deneyimi sunulabilecek.

Dünyanın en büyük araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner‘da araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapan Annette Zimmerman‘ın duygu takibi teknolojileriyle ilgili çok önemli bir öngürüsü var. Zimmerman, 2022 itibarıyla kişisel cihazınız, duygusal durumunuz hakkında kendi ailenizden daha fazla şey bilecek. diyor. Bununla birlikte Annette Zimmerman, bu konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Gelecekte daha fazla akıllı cihaz, belirli veri ve gerçekler ile ilgili olarak insan duygularını ve ruh hallerini yakalayabilecek ve durumları buna göre analiz edebilecek. Teknoloji stratejik planlamacıları, geleceğin cihaz portfolyosunu oluşturmak ve pazarlamak için bu teknolojiden yararlanabilirler.”

PSFK, insan davranışlarının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak amacıyla duygu takibi teknolojisini farklı şekillerde uygulayan dört şirketi şu şekilde sıralıyor:

mPath

Bir MIT (Massachusetts Institute of Technology) girişimi olan mPath, bir süredir MOXO adını verdikleri “emotyping” (“duygusal yazım” ya da “duygu yazımı” olarak çevrilebilir) cihazı aracılığıyla insanların tepkilerini ve hayal kırıklığı, can sıkıntısı ve stres gibi duygularını bir grafik haline getirmek için çalışıyor. Giyilebilir stres sensörleri, analiz ve başka teknolojiler kullanan mPath, tüketicilerin belirli uyaranlara karşı verdikleri tepkileri doğru bir şekilde resmedebilmek için tüketicilerin ürünlere karşı tepkilerini tecrübe ettikleri doğru anı tam olarak belirleyebiliyor.

mPath’in MOXO İsimli Cihazı

Bununla birlikte girişim, duygularını düzgün bir şekilde ifade etmekte sorun yaşadıkları için özellikle çocukların duygularını ölçebilmek için de MOXO isimli sensörü kullanıyor. MOXO, insanların bilinçaltını ve duygusal tepkilerini ölçme imkanı tanımasının yanı sıra, odak grup araştırmalarında elde edilenden daha fazla doğruluk sağlıyor.

us+

ABD’li sanatçı Lauren McCarthy tarafından ortaya çıkartılan us+, “Dilbilimsel Sorgu Kelime Sayımı” veritabanı ve “Dilbilimsel Stil Eşleştirme” kavramına dayalı sohbetleri optimize etmek için ses, yüz ifadesi ve dilbilimsel analiz kullanan bir video sohbet uygulaması. Bu uygulama sayesinde, bir kişi pozitiflik, sadece kendisiyle ilgilenme, küstahlık, saldırganlık ve dürüstlüğü açığa vurduğunda, bu gerçek zamanlı analiz olarak görülebiliyor.

Emotiv

Emotiv, elektroensefalografi kullanarak insan beyninin anlaşılması alanında ilerleyen bir biyobilişim şirketidir. Şirket, eğitilmiş zihinsel komutların makine öğrenimi aracılığıyla sanal ve fiziksel nesneleri kontrol etmeyi, duyguları izlemeyi ve de bilişsel performansı takip etmeyi amaçlıyor.

NeuroSky

NeuroSky, direkt olarak tüketicilere beyin aktivitesi takibi yapabilen çeşitli giyilebilir cihazlar pazarlıyor. Şirketin sunduğu başlıklar kullanıcıların streslerini azaltmalarına, dikkatlerini artırmalarına ve öğrenme konusunda kendilerini geliştirmelerine imkan tanımak amacıyla elektroensefalografi sinyallerinden yararlanmak için birtakım uygulamalarla birlikte kullanılabiliyor. Dikkatli ve dalgın durumların tespiti, birkaç bandın aynı anda takip edilmesiyle yapılıyor ve başlığın sinyal işleme yazılımına gömülü olan NeuroSky’ın özel algoritmaları tarafından gerçekleştiriliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link