Müşteri 3.0 ile Tanışın.!

“Müşteri Deneyimi Yönetimi”, daha havalı adıyla CEM (Customer Experience Management) sadece, eskinin müşteri ilişkileri departmanlarının adını değiştirerek ya da bu alanda çalışanların unvanlarını uyarlayarak hayata geçirebileceğiniz bir disiplin değil. Deneyim ekonomisinin kalıcı bir oyuncusu olmak için “Müşteri” ve “Deneyim” kavramlarını derinlemesine anlamamız ve tüm iş süreçlerimizi bu kavramlara göre yeniden kurgulamamız ve dizayn etmemiz gerekiyor.

Bu yazımızda Deneyim ekonomisinin kilit unsurlarından biri olan “Müşteri” kavramındaki değişimleri irdeleyeceğiz. “Müşteri” kavramının bu yeni dünyadaki anlamını ayırt edebilmek için pazarlamanın, web dünyasından ödünç aldığı popüler “3.0” benzetmesini kullanacağız.

musteri

Müşteri 1.0

Müşteri 1.0 dünyasında hem bilginin şirketlerin tekelinde olması hem de ürün ve hizmetlerdeki kısıtlılığa karşın talepteki bolluk nedeniyle güç tamamen şirketlerin elindeydi. Birbirleriyle iletişimleri olmayan müşteriler şirketler karşısında bireyler olarak güçsüz ve pasif bir konumdaydılar. Şirketler tarafından kendilerine dayatılan ürün ve hizmetleri çok da sorgulamadan kabul etmekten başka seçenekleri de yoktu. Şirketlerin gündemlerinde müşteriler değil ürünler ve üretim süreçleri vardı. Maliyetleri düşürmek ve üretimde ölçek ekonomisini yakalamak en önemli hedefler arasındaydı. Müşteri 1.0 için ürüne sahip olmak en önemli güdüleyici faktördü.

Müşteri 2.0

Teknolojinin itici gücüyle ürün ve hizmet bolluğunun yarattığı rekabetin bir sonucu olarak müşterinin bu ilişkideki öneminin fark edilmesiyle Müşteri 2.0 dönemi başlamış oldu. Rekabete karşı ilk tepki ürün ve hizmetlerin farklılaştırılması olarak ortaya çıktı. Memnun olmayan müşterinin rakip ürünlere erişim imkanı şirketleri ürkütmeye başlamıştı. Şirketler müşterilerini dinlemeye ve önemsemeye başladılar. Şirketlerin odağına kalite ve memnuniyet kavramları yerleşti.

Müşterilerin gücünü fark etmeye ve onlara kulak kabartmaya başlamışlardı ancak tüm faaliyetlerin odağında hala ürünler ya da hizmetler vardı. Müşteri merkezli bir dünya için hala gidilecek uzun bir yol vardı. Ürün ve hizmetlerdeki çeşitlilik ve iletişim kanallarının yaygınlaşmaya başlaması müşteri 2.0 açısından gücünün farkına varmasına imkan veren iki büyük gelişmeydi. Şirketlerle olan ilişkisinde ilk defa bu ilişkinin bir tarafı olarak sesini duyurma şansına sahip oldu. Kendisine vaat edilenin yerine getirilmemesi durumunda şikayetlerini iletebiliyor gerekirse ilişkiyi koparabiliyordu. Bu bolluk dünyasında müşterinin de ilk ve en öncelikli talebi“kalite” idi. Onun da odağında ürün ve hizmetler vardı. Vaat edildiği şekilde ve kaliteli olmak kaydıyla sunulması beklentilerinin karşılanması için yeterliydi.

future

Müşteri 3.0

Teknolojideki ve internetteki baş döndürücü gelişmeler müşteri 3.0’ın şirketlerle olan “ilişki”sini ciddi ölçüde değiştiren bir dünya yarattı. Müşteri 2.0 ile az da olsa dengelenen güç artık müşteriler lehine yeniden bozuldu. Teknolojik gelişim ve globalleşme ürün çeşitliliğini daha önce olmadığı kadar arttırırken bir yandan da ürünlerin birbirine benzeşmesini getirdi

Kalitenin yaygınlaşması onun fark yaratma gücünü kaybetmesine neden oldu. Kaliteli ve iyi ürün/hizmet, zaten beklenen olağan bir standart haline geldi. Ürünlerde ciddi ve ses getirecek bir fark yaratmanın maliyeti çok yükseldi, üstelik siz bu maliyete katlansanız bile ortaya koyduğunuz farklılaşmanın taklit edilmesini engellemek neredeyse imkansız hale geldi.

Müşterilerin dünyasında da baş döndürücü bir iletişim kolaylığı ve çeşitliliği yaşanmaya başlandı. İnternetin, mobil teknolojilerin ucuzlayıp yaygınlaşmasını izleyen sosyal medya odaklı ağlar müşterilerin seslerini sadece şirketlere değil aynı anda tüm dünyaya duyurmasına olanak sağladı. Aynı zamanda bilgiye erişimin ve yaymanın  kolaylığı şirketlerin elindeki en önemli güç olan bilgi tekelinin yıkılmasını sağladı. Müşteri 3.0 istediği her bilgiye istediği yerden ve istediği zamanda erişebilme gücüne kavuştu. Şirketler arkasına saklandıkları duvarlarının yıkılışını izlerken müşterilerine karşı daha şeffaf olmak zorunda kaldılar.

Müşteri 3.0’ın  rakip ürün ve hizmetlere de kolaylıkla erişebilmesi beklentilerinin yükselmesine neden oldu. Başka şirketlerin uygulamalarını ve başka müşterilerin deneyimlerini internet dünyasından izlerken kendi beklentilerini de buna göre yeniden şekillendirmeye başladılar. Birey olarak gücünü fark eden müşteri 3.0 kendini ifade etmenin ve bu şekilde kendini yeniden yaratmanın bir yolu olarak markalara yeni bir anlam vermeye başladı.

CustomerExperienceHighlights

Müşteri 3.0 artık şirketler karşısında yalnız bir birey de değildi. İnternetin sağladığı sosyal ağlar müşterilerin bir araya gelmelerini ve farklı odaklarda kendi kabilelerini kurabilmelerini sağladı. Müşteriler bir şeylerin parçası olma ihtiyaçlarını sosyal ağlarla markalar üzerinden gidermeye başladılar. Bu güç şirketlerin yok sayamayacağı bir güçtü. Bir çok şirketin acı tecrübeleri diğer şirketlere örnek olmuş ve tüm şirketler yeni iş dünyasının müşteri 3.0’ını istemese de faaliyetinin merkezine koymak zorunda kalmıştı.

Müşteri 3.0’ın tek gündemi vardı o da “kendi gündemi”, şirketler artık tüm faaliyetlerine müşterilerin gözünden yeniden bakmak zorundaydı. Müşteri 3.0 bireyselliğine hiç olmadığı kadar önem veren, hayatında gerçekleştirmek istediği hayalleri için şirketleri bir yardımcı gibi gören, her zamankinden daha fazlasını arzulayan ve isteyen, eğlenmek isteyen ve beklentilerinin karşılanmasından öte şaşırtılmak isteyen biri haline dönüşmüştü.

Müşteri 3.0 eskinin pasif müşterisi olmak istemiyor aksine etkin olmak şirketlerin iş süreçlerine dahil olmak onun şekillenmesinde rol oynamak istiyor. Bunun için şirketlerle ve diğer müşterilerle işbirliği yapmaktan çekinmiyor, kendisini ifade etmek ve ilgi ile dinlenilmek istiyor. Hem bir marka topluluğunun parçası olmak isterken bir taraftan da kişiselleştirilmiş bir hizmet istiyor.

Müşteri 3.0 özlemlerine kavuşmak ve yaşam kalitesini arttırmak isterken bir taraftan da markalar aracılığı ile havalı ve çağdaş olmak, saygınlık ve statü kazanmak istiyor.

futurecustomer

Müşteri 3.0 şirketler tarafından onay ve kabul görmek ve onlara güvenmek ve kendisine de güvenilmesini istiyor. Güveninin yıkılmasını asla affetmeyerek hem terk edip hem de yaşadığı sorunları dünya ile paylaşmaktan geri durmuyor.

Müşteri 3.0 hız istiyor,ürün ve hizmetlere hızla erişmek, hızla satın alabilmek, hızla eline ulaşmasını istiyor. İsteklerine karşı da hızlı çözümler bekliyor, ilişkinin kolaylaştırılmasını istiyor.

Müşteri 3.0 ürün ve hizmetlerin fonksiyonel faydaları ile yetinmiyor daha çok şirketlerle kurduğu iş ilişkisindeki deneyimlerine önem veriyor. Şirketleri sadece aklıyla değil kalbiyle de değerlendiriyor, duygu ve hisleri hiç olmadığı kadar bu ilişkinin merkezinde yer alıyor. Müşteri 3.0 yaşamındaki anlam boşluklarını yaşayacağı bu deneyimlerle doldurmak istiyor.

Müşteri 3.0 ile karşı karşıya kalan şirketler, kendilerini istemeseler de eskinin güvenli limanlarından uzaklaşmış ve yeni bilinmez dünyayı keşfetme zorunluluğunun içinde buldular. Artık müşterilerin gündelik mantıklarına hitap eden, temel ihtiyaçları gideren, iş süreçlerini sorunsuz ve kaliteli şekilde işletmenin yetmediği bir dünyada ayakta kalmak zorundalar. Müşterilerle ilişkilerini yeniden düşünmek ve sadece pazarlama fonksiyonu olarak değil ancak tüm birimlerinde eşgüdüm haline bu ilişkiyi yaşatmak zorundalar.

starbucksYukarıda tartışılan kavramlarla ilgili ülkemiz odağında bir bilgi taraması yaptığımda konunun ağırlıkla pazarlama dünyasının içine sıkıştığını görüyoruz. Bir çok pazarlama üstadımız bu yeni dünyayı ülkemiz şirketlerine anlatmaya çoktan başladılar. Bir çok şirketçe yeni nesil uçuk pazarlamacıların fantezileri olarak görülen bu yeni dünyanın anlaşılması ve giderek bu anlayışın sadece pazarlamanın değil şirketin tüm birimlerinin temel anlayışı olması gerekiyor.

Müşteri deneyimi sadece pazarlama faaliyetleriyle oluşmaz. Müşteriler şirketlerle temas kurdukları tüm noktalarda yaşadıklarıyla bu deneyimi oluştururlar.Marka, tüm bu deneyimleri bir anlamda bütünleştiren ve özetleyen bir simge olarak tüketicinin beyninde bir kısa yol oluşturur. Ancak bu simgenin içeriğinin sahteliği ve boşluğu kısa sürede müşterilerce anlaşılacaktır.Müşteriler reklamlarla yaşayacaklarını vaat ettiğiniz deneyimlere göre değil bizzat kendi yaşadıkları deneyimlere göre notunuzu vereceklerdir.

İşte bu yüzden unutulmaz ve hayatları güzelleştiren bir deneyimin kötü ve eksik bir taklidini yapamazsınız. Ya da sadece vaat etmeniz yetmez deneyimi yaşatmanız gerekir. Deneyimler bireyseldir ve kişilerin kendi duygulanımlarıyla inşa edilirler. Duygulanımlar ise sadece sözlerle harekete geçirilemez. Kısa vadede aklı kandırmak, duyguları manipüle etmek olasıdır ama uzun vadede o kadar kolay değildir.

Joseph Pine Müşteriler ne ister? adlı ünlü TED konuşmasında şirketleri özgün olmaları ve müşterilerine özgün deneyimler yaşatmaları konusunda uyarır. Şirketlerin yaptığı en büyük hatanın olmadıkları bir şeyin reklamını yapmaları olduğunu söyler. Bu da şirketleri müşterilerin gözünde yapmacık sahte bir konuma sokar. Şirketlerin kim olduklarını insanlara deneyimletmek için, kim olduklarını hissedebilecekleri fırsatlar sunmalarını önerir.

Bu konuda üç temel kuralı hatırlatarak tüm şirketleri uyarır:

  • Bir, gerçekten de özgün değilsen özgün olduğunu söyleme.
  • İki, eğer özgün olduğunu söylemezsen özgün olmak daha kolaydır.
  • Ve üç, eğer özgün olduğunu söylüyorsan, gerçekten de özgün olursan iyi edersin”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İ.Ü. SBF İşletme Mezunu olan Ercan Kalit, Hizmet ve Bilişim sektörlerinde uzun yıllar Satış, Şube Müdürlüğü, Bölge Müdürlüğü ve Ülke Satış Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Yaşamına, Yazar, Danışman ve Eğitmen olarak devam eden Ercan Kalit, Yedi Adım ve ADS Consulting Group bünyesinde Müşteri Deneyimi Yönetimi, Değişim Yönetimi, Satış Yönetimi, Performans ve Motivasyon Yönetimi alanlarında eğitim ve danışmanlık vermektedir. İnsana dair merakının peşinde uzun yıllardır Felsefe, Psikoloji ve Kadim Bilgelik öğretileri alanında disiplinler arası araştırmalar yapan Ercan Kalit, ICF Onaylı Professional Solution Focused Coach ve Executive & Team Coach , IAC onaylı NLP Practitioner sertifikaları sahibidir.

1 Comment

  1. Tek kelimeyle harika bir gönderi olmuş. Artık müşteri kavramı değişti Müşteri=Patron
    artık kararları alan kuralları belirleyen kişi

Bir Cevap Yazın

Gençler İnternette Ne Tüketiyor?

  • Mart ayındaki aylık erişimleri incelendiğinde masaüstü bilgisayarlardan internete erişen kullanıcı sayısı 8,2 milyonken akıllı telefonlarındaninternete erişen genç internet kullanıcı sayısının 10,2 milyon olduğunu görüyoruz.
  • Masaüstü bilgisayarlardan internete erişen genç kitle 4,4 milyon iken, Cep Telefonlarından internete erişen 2,7 milyon genç bulunuyor.
  • Youtube’un Mart 2018’de gösterdiği reklam ile kullanıcıların %29’unu 15-24 yaşaralığındaki kullanıcılar oluşturuyor.
  • İlgili yazı; Dijital Reklamcılıktaki 4 Yeni Trend

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladığımız bu haftada Gemius farklı ürünlerinden elde ettiği verilerle 15-24 yaş arası genç kullanıcıların dijital içerik ve reklam tüketim alışkanlıklarını inceledi. Kendilerinden önce gelen jenerasyondan farklı olarak internet ve akıllı cihazlara doğdukları andan itibaren erişimleri olan bu kuşak, farklılaşan tüketim alışkanlıklarından dolayı hem içerik üreten medya şirketlerinin, hem de onlara ulaşmaya çalışan markaların stratejik takibindeler.

Gençlerin Dijital İçerik Tüketim Alışkanlıkları

İncelediğimiz yaş grubu her ne kadar mobil dünyanın içinde büyümüş olsalar da masaüstü bilgisayarlardan internete erişen kişiler arasında en büyük kullanıcı kitlesini oluşturmaları ile dikkat çekiyor. Kullanıcıların aylık ortalama kullanımları ile günlük internet erişimleri kıyaslandığında ise tercih edilen cihazlar açısından farklılıklar olduğu gözlemleniyor.

Mart ayındaki aylık erişimleri incelendiğinde masaüstü bilgisayarlardan internete erişen kullanıcı sayısı 8,2 milyonken akıllı telefonlarındaninternete erişen genç internet kullanıcı sayısının 10,2 milyon olduğunu görüyoruz.

Günlük internet erişimlerini incelediğimizde ise genç internet kullanıcılarının günlük kullanımda masaüstü bilgisayarlardan internet erişimlerinin akıllı telefonlarına kıyasla daha yüksek olduğu göze çarpıyor. Masaüstü bilgisayarlardan internete erişen genç kitle 4,4 milyon iken, Cep Telefonlarından internete erişen 2,7 milyon genç bulunuyor.

Genç internet kullanıcılarının en fazla tükettikleri içerik kategorilerine baktığımızda Arama motorları, video/TV, sosyal Ağlar, haber ve kamusal içerikli sayfa kategorilerin öne çıktığı görülüyor. Öte yandan söz konusu internet kullanıcılarının en fazla vakit geçirdiği içerik kategorilerini incelediğimizde ise sıralamanın değiştiğini görüyoruz.

Kısa formatlı videoları izlemeyi tercih etmeleri sosyal ağlar kategorisinde geçirilen sürenin daha uzun çıkmasına neden olurken, gençlerin haber içerikli siteleri de ziyaret ettikleri ancak bu sitelerde daha az vakit geçirdikleri göze çarpıyor.

Gençlerin hem en fazla ziyaret ettikleri ,hem de uzun süre vakit geçirdikleri kategorilerden birisi olan Video / TV kategorisini daha yakından incelediğimizde masaüstü platformlardan internete erişen genç kullanıcıların ilk tercihi YouTube olurken masaüstü ve mobil cihazlar dahil toplam genç kullanıcı erişimi en fazla olan ikinci site ise 1.7 milyon gerçek kullanıcıyla Puhutv.com oluyor.

Puhutv.com’un başarısındaki en önemli faktörün dijitalin dinamiklerine uygun özel içerikler üretilmesi olduğunu söylemek mümkün. Öte yandan YouTube’un gençler arasındaki cazibesinin de büyük ölçüde müzik içeriklerine bağlı olması dikkat çekiyor.

YouTube kanallarının erişim ve sosyo-demografik verilerini inceleyebilmemize imkan sağlayan Gemius Content Ranking ürünümüzden aldığımız veriler göre gençlerin YouTube’da ağırlıklı olarak müzik kanallarını ziyaret ettiklerini söylemek mümkün.

Yayıncı bazında incelediğimizde gençlerin medya tüketim alışkanlıklarının reklam erişimine direkt etkisi olduğunu gözlemliyoruz. Bu yaş grubuna en yüksek oranda erişen websitesi sıralamasında liderlik Youtube’a ait. Youtube’un Mart 2018’de gösterdiği reklam ile kullanıcıların %29’unu 15-24 yaşaralığındaki kullanıcılar oluşturuyor.

Bu raporun devamına buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Jeff Bezos’un Amazon’da Oluşturduğu 5 Önemli Şirket Değeri

  • Amazon’un dev bir şirket haline gelmesini sağlayan en önemli unsurlardan biri, Jeff Bezos’un oluşturduğu şirket değerleri.
  • 2014 yılından beri, Amazon’un hisse senedi değerleri kabaca %285 oranında arttı.
  • Jeff Bezos: “İşe alım yaklaşımımızdaki çıtayı en yüksek seviyeye getirmek, Amazon.com’un başarısının en önemli unsurlarından biri oldu ve olacak.”
  • Jeff Bezos’un 1999 yılında kullandığı masa, cıvata ile tutturulmuş ve bantlanmış dört cılız tahta ayaklı bir kapıydı. Bunun sembolü olarak günümüzde büyük tasarruf alanlarını belirleyebilen Amazon çalışanlarına “Kapı Masa Ödülü” veriliyor.
  • İlgili Yazı: Amazon Kendi Perakende Krallığını Nasıl Kuruyor?

Amazon‘un e-ticarette nasıl bir devrim yarattığı ve bu alanda dünyanın en büyük birkaç şirketinden biri haline geldiği hepimizin malumu. Ancak Amazon’un nasıl bu kadar büyük bir şirket haline geldiğini konuşurken şirketin kurucusu Jeff Bezos‘un da hakkını teslim etmek gerekiyor. 1994 yılında kurduğu şirket, şu anda Jeff Bezos’un dünyanın en zengin insanlarından biri olmasını sağladı. Geçen sene açıklanan rakama göre, Jeff Bezos’un kişisel serveti 100 milyar doları aştı ve bu rakam, kendisini dünyanın en zengin insanları listesinin zirvesine yerleştirdi.

Tabii, Amazon’un böyle devasa bir şirket haline gelmesinin ardında Jeff Bezos’un oluşturduğu ve şirketin sıkı sıkıya bağlı olduğu değerler yer alıyor. Business Insider’ın paylaştığı yazıya göre, Amazon’un e-ticareti ve perakende sektörünü domine etmesini sağlayan şirket değerlerinden bazıları şu şekilde:

Müşteri Odaklı Olmak

ABD’deki CBS isimli televizyon kanalında yayımlanan “60 Minutes” isimli programa konuk olarak katılan Jeff Bezos’a hisse sahiplerinin memnuniyetini artırmak ve şirketi artan gitgide daha müşteri odaklı yapmaya odaklanmak amacıyla neden şirket karını feda etmeye istekli olduğu soruldu. Jeff Bezos’un cevabı ise şu şekildeydi:

Uzun vadede, müşterilerle ilgilenirseniz, onlar da hisse sahipleriyle ilgilenir.

Çoğu kuruluşun aksine, Amazon yatırımcılarından gelen hemen karlı olma haykırışlarını görmezden geldi ve bunun yerine şirketin uzun vadede dünyanın en değerli şirketlerinden biri haline gelmesine yardımcı olan müşteri odaklı geliştirmelere yatırım yaptı.

Örneğin, 2014 yılında, şirketin kar etmediğini gösteren bir kazanç raporunun ardından Amazon’un hisse değerleri %10 oranında düştü. Fakat Amazon bu tablo karşısında kötümserleri dinlemek yerine, daha hızlı teslimat yapılmasını sağlayacak ek ikmal merkezleri inşa etme işine daha fazla para yatırdı. Sonuç olarak 2014 yılından beri, Amazon’un hisse senedi değerleri kabaca %285 oranında arttı.

İnovasyon Odaklı Olmak

Amazon’un 2004 yılında kurduğu Amazon Lab216, yüksek profilli tüketici elektroniği ürünleri tasarlayan bir araştırma ve geliştirme şirketi. Amazon Lab216, bu zamana kadar son derece yenilikçi birçok ürün geliştirdi. Amazon Echo, Kindle elektronik okuyucu, Amazon Fire TV ve Fire tablet bu ürünlerden bazıları.

E-ticaret devi, sürekli olarak müşteri deneyimini geliştirmek ve yeni pazarlara girmek için inovasyondan yararlanıyor. Amazon Web Services (AWS), şirketin yoğun inovasyon odağının bir başka örneği olarak gösterilebilir. Amazon Web Services, Netflix’in de dahil olduğu 100 binden fazla şirket ve CIA gibi birçok devlet kurumu için bir omurga sağlıyor.

Bunların yanı sıra Amazon, uzun bir süredir müşteri deneyimini geliştirmek ve maliyetleri düşürmek için önemli bir inovatif çözüm üzerinde çalışıyor: Drone ile teslimat. Amazon’u otonom teslimat drone’larının 2019 yılında faaliyete girmesi bekleniyor. Drone ile teslimat hizmeti başlandığında, Amazon müşterileri 2,26 kilograma kadar olan ürünleri (bütün Amazon ürünlerinin %86’sını oluşturuyor) 30 dakika içerisinde teslim alabilecekler.

Titiz Bir İşe Alım Süreci

Jeff Bezos teknolojik inovasyona inanıyor ve bunun bir sonucu olarak da şirketini yalnızca en iyi ve en yaratıcı zihinleri işe almaya teşvik ediyor. Amazon’un son derece titiz bir işe alım süreci bulunuyor. Bu da her yeni çalışanın, şirketin yıkıcı ürünler ve müşteri deneyimini geliştiren servisler geliştirme misyonunu ilerletme kapasitesine sahip olmasını garanti altına alıyor. Jeff Bezos, 1998 yılında hisse sahiplerine yazdığı mektupta, şirketin işe alım anlayışıyla ilgili olarak şunu ifade etmişti:

İşe alım yaklaşımımızdaki çıtayı en yüksek seviyeye getirmek, Amazon.com’un başarısının en önemli unsurlarından biri oldu ve olacak.

Doğru Şeylere Para Harcamak

1999 yılındaki bir röportaj sırasında, Bob Simon, Jeff Bezos’a masası hakkında bir soru yöneltti. Zira bu masa, aslında cıvata ile tutturulmuş ve bantlanmış dört cılız tahta ayaklı bir kapıydı. Bezos ise masanın, “müşteriler için önemli olan şeylere para harcamanın ve önemli olmayan şeylere para harcamamanın bir sembolü” olduğu yanıtını verdi.

Jeff Bezos Kapıdan Yapılmış Masasının Başında

Maliyet azaltma, bugün de Amazon’un şirket kültürünün önemli bir bileşeni olmaya devam ediyor. Hatta büyük tasarruf alanlarını belirleyebilen Amazon çalışanlarına “Kapı Masa Ödülü” veriliyor. Kapı Masa Ödülü, Amazon’un müşterilere daha rekabetçi fiyatlar sunmasına imkan tanıyacak yenilikçi maliyet tasarruflarının onaylanması anlamına geliyor.

Kararlı Bir İş Ahlakına Sahip Olmak

Jeff Bezos, Amazon’un her gün varlıksal bir savaşla mücadele ettiğini biliyor. Daha önce yaptığı bir röportajda, bu durumla ilgili olarak “Şirketler kısa yaşam sürelerine sahip ve Amazon bir gün parçalanacak.” demişti.

Jeff Bezos, iş ahlakını ödüllendiren bir şirket meydana getirdi. Aslında Amazon’un şirket kültürü, birçok çalışanın işlerinin ne kadar zor olduğu konusunda karışık eleştiriler aldı. Bazı çalışanlar için beklentiler makul değildi, diğerleri içinse zorlayıcı çevre, onları ellerinden gelenin en iyisini yapmaya teşvik etti.

Amazon, zorlu sorunların üstesinden gelmek için saatlerce çalışmaya istekli olan yenilikçi zihinleri ödüllendiren bir şirket kültürü geliştirerek rakipleri tarafından meydana getirilen aksamayı ortadan kaldırma konusunda artık daha yetenekli. Bu; zeka, müşteri memnuniyeti ve sıkı çalışmayı ödüllendiren bir şirket kültürüdür. İşte bu anlayış, Amazon’un sadece 23 sene içerisinde dev bir şirket haline gelmesini sağladı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link