Mobil Uygulamanızı Kalabalık App Store’da Nasıl Ayrıştırırsınız? 0

Mobilin revaçta olduğu bu dönemde, mobil için hazırladığınız uygulamanızı App Store ya da Google Play gibi platformlarda tutundurmak çok ama çok zor. Ancak umudunuzu kaybetmeyin. Bu işi yapabilmenizi sağlayacak birkaç farklı yol mevcut.

Elbette ki indirilmek işin ilk aşaması. Ardından, marka olarak konumlandırmanızı indiren tüketicinize fayda sağlamak ve mükemmel bir tüketici deneyimi sunmak üzerine odaklamalısınız.

uygulama pz

App Store Arama Kısmını İndirme Kısmına Döndürün

İşin en önemli noktasıyla başlayalım; uygulamanızı App Store’da görünür kılın.

Markanızı tanımayan ya da ilgisi olmayan kişiler için elbette ilk kontak noktası önem arz etmekte. Yani uygulamanızı tanıtacak görseller, logonuz ya da uygulama içi görüntülerinizin potansiyel müşterinizi uygulamanızı indirmeye teşvik edecek şekilde cezbedici olmasına özen gösterin.

Ancak, potansiyel tüketicilerinizin çoğu iki yolla uygulamanıza yönlenir, ya bir başka uygulamada vaad edilen avantajlar için ya da başka tüketicileriniz sizi tavsiye ettiği için. Bu tarz durumlar için görsellik sizi hiç bilmeyenler kadar önem arz etmez gibi düşünülse de hala önemli bir durum olmaya ve potansiyel tüketicinizi aktif tüketiciye dönüştürecek ilk adım olan indirme butonuna tıklamaya sevk edecektir.

Bunun yanı sıra engellerin en büyüklerinden bir tanesi de oylama puanlarıdır. Yapılan bir araştırmaya göre tüketicilerin %77’si, uygulamaların üç yıldızdan daha düşük olanlarını indirmek istemiyor. Yine aynı araştırmanın ortaya çıkardığı veriye göre, uygulamanızı iki yıldızdan üç yıldıza çıkardığınız taktirde, uygulama indirilme oranınız ise %280 artış gösteriyor. Hatta iki yıldızdan dört yıldıza çıktığınız durumda ise %540’lık bir daha çok indirilme oranı sağlıyorsunuz.

Tabi ki bu tarz tüketici beğenisini artırmak her zaman kolay olmasa da, bazı küçük hileli yollar da mevcut. Özellikle tüketicinizin iyi bir deneyim anında uygulamayı beğenip beğenmediğini sorduğunuzda, normal zamana göre daha yüksek oranda beğeni toplama şansınız mevcut. Örneğin yeni bir satınalım yaptığında ya da yeni bir seviyeye geçtiği zaman tüketicinize uygulamanız hakkında bir oylama yaparsanız, normal vakte göre daha fazla yıldız elde etme şansınız mevcut. Kısaca doğru zamanda tüketicinizle konuşmanız gerekmekte.

mobil pz

Değer Yaratma ve Kullanıcınızı Uygulamayı Aktif Bir Şekilde Kullandırmaya Önem Verin

Şimdi, her ne şekilde gelmiş olursa olsun, tüketicinizin mobil cihazına yerleştiniz. İlk adım başarılı diyebiliriz, süper. İkinci adımda ise bu tüketicinize mükemmel bir tüketici deneyimi yaşatmak onun için bir değer yaratmak.

Tabi ki bu uygulamanızı hiç kullanmayan yeni tüketiciniz için hiç de kolay değil! İşte bu noktada zeki iletişim çözümleri devreye giriyor.

Bu işi sağlayacak ilk iş, tüketicinize ısınma turları attırmak oluyor. Hangi endüstriden olduğu fark etmeksizin, yapılan araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular gösteriyor ki, bir uygulamayı tanıtan ve tüketicinin canlı bir şekilde demo yapmasına, bir tur atmasına olanak sağlayan uygulamalar hem daha çok tercih ediliyor hem de daha aktif bir şekilde kullanılıyor. Bunu yaparken spam olarak araya girmemeye de özen gösterilmesi gerektiğini de söylemeden geçmemek gerekli.

Spamlik ve zeki iletişim çözümleri arasındaki ince çizgi de aslında çok basit. Zeki iletişim çözümleri, tüketicinin istemediği bir şeyi sunmaz. Bazı tüketiciler bu tip alıştırma turları atmayı tercih etmez. Bunun gibi durumlarda ısrarcı olmanın spam olarak algılanmaktan başka bir noktaya götürmeyeceği aşikardır. Bunun yerine sadece buna ihtiyacı olan uygulama kullanıcılarına yönelmek inanılmaz bir olumlu dönüş sağlayacaktır.

Tüketici Deneyimini Kişiselleştirerek Mükemmelleştirin

Tüketiciniz bir kere uygulamanıza başladığı zaman, sıra en önemli nokta olan onu uygulamanızla etkileşim haline getirmenize geliyor.

Bu durum bazen tüketiciyi küçük dokunuşlarla uygulamanızı kullanmasına yöneltmekten geçmekte. Örneğin uygulamanızın çok fazla kullanılmayan bazı bölümleri olabilir. Bu tarz bölümleri aktifleştirmek için tüketicinize hatırlatma yollamakta, onlara bu butonu kullanmalarını sağlayacak ufak dokunuşlar yapmakta fayda olacaktır. Bu tip durumlarda hem aktif kullanımınız artacak hem de geliştirilmesi gereken özelliklerinizi tekrar gözden geçirmeniz kolaylaşacaktır.

Bu tarz ufak dokunuşlar önemlidir ancak bunların frekansı yani sıklığı daha da önemli olacaktır. Tüketicinizi bunaltacak sık frekanslar kullanmak yerine onu tanıyarak zamanında doğru bir dokunuşla, uygulamanızı istediğiniz noktaya getirebilirsiniz.

mobil 2 pz

Tüketicilerinizi İyiyi Paylaşmaya Teşvik Edin

Tüketiciler genellikle aile ve çevrelerinden edindikleri bilgilerle birlikte, yeni uygulamalar kullanmaya heveslidir. Bu da yazının ilk başında bahsettiğim uygulama keşfi noktasının ikinci alternatifi olarak en çok tercih edilen yollardan bir tanesidir. Peki bu durumu günümüzün en büyük trendlerinden biri olan sosyal medyaya yönlendirirsek ne olur? Tabi ki organik bir yayılma ve marka için büyük bir kazanım. Tıpkı uygulamanızın yıldızını artırma stratejisinde olduğu gibi paylaşım anını olumlu anlara ve sağlam deneyimlere odaklarsanız, bu organik yayılımı hem yönetme hem de geliştirme şansını elde edebilirsiniz.


Her gün yüzlerce uygulama App Store’da ve Google Play üzerinde kendine yer buluyor. Bunlar arasından sıyrılıp farklılaşmak, aslına bakılırsa düşündüğünüz kadar zor değil. Doğru ve zamanında uygulanacak iletişim çözümleri ve kişiselleştirilmiş tüketici deneyimi ile tüketicilerinizden hem olumlu geridönüş alabilir hem de uygulamanızı kitlelere yayma konusunda tüketicilerinizi kullanabilirsiniz.

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Milenyum Kuşağı İyi Tasarlanmamış Uygulamaları Bırakıyor 0

Milenyum kuşağı gençleri, iyi tasarlanmamış mobil uygulamalardan hızla vazgeçiyor. Konum bazlı uygulamalar hükümdarlığını sürdürürken Snapchat gün geçtikçe Instagram ile arasındaki farkı kapıyor.Comscore’un yıllık mobil uygulamalar raporuna göre milenyum kuşağı, tasarımı cihaz ekranlarında iyi gözükmeyen uygulamaları siliyor. Rapor, bu kuşaktaki gençlerin yüzde 21’inin bu sorunu yaşayan uygulamaların bu yıl içinde cihazlarından kaldırdığını gösteriyor. Bu oran, artık eski kuşak sayılan X kuşağındaki kullanıcılar arasında ise yalnızca yüzde 2 olarak tespit edildi.

Söz konusu raporu hazırlayan Comscore adına değerlendirme yapan Kıdemli Pazarlama Analisti Adam Lella ise milenyum neslinin cihazlarını yakından tanıdığına ve hayatlarını neredeyse her açıdan bu cihazlarla bütünleştirdiğine dikkat çekiyor. Lella bu durumun, mobil uygulamanın işlevselliğinden bağımsız olarak düşünülmesi gerektiğinin de altını çiziyor. Nitekim bu gruptaki gençler, günlük yaşamına bir yarar sağlasa bile eğer uygulamalar iyi bir görünüşe sahip değilse, bu uygulamaların kendilerini temsil etmediklerini düşünerek akıllı telefonlarından kaldırıyor.

Araştırma, milenyum keşğaı gençlerinin mobil uygulamalarının işlevselliğinin yanında ekranda nasıl göründüğüne de önem veriyor.

Comscore’un raporu diğer yandan da Snapchat’in müthiş bir geri dönüş yaparak nefesini en yakın rakibi Instagram’ın ensesinde hissettirdiğini ortaya koyuyor. Veriler, bu durumun özellikle 18-55 yaş arasındaki yetişkinler arasındaki mobil uygulama kullanımında görüldüğünü vurguluyor. Her iki uygulama da altıncı sırada yer alsa da geçen yıla göre Instagram üç sıra yükselirken Snapchat buna yedi sıralık yükselişle cevap vermiş.

Raporun ışığında mobil uygulamalara genel olarak bakıldığında, en çok kullanılan 10 uygulamadan 8’inin ya Google ya da Facebook bünyesinde yer alan uygulamalar olduğu görülüyor. İlk 10’da geri kalan iki koltukta ise Snapchat ile Pandora yer alıyor. Zirvede hâlâ Facebook otururken ikincilik madalyasını ise Google taşıyor. Fakat iş 18-24 yaş arası kullanıcılara geldiğinde, Snapchat altıncılıktan üçüncülüğe terfi edip ikinci sıradaki Facebook’u takip ediyor. Bu yaş aralığında Instagram bir basamak yükselip beşinci olurken, en çok kullanılan uygulama olarak YouTube karşımıza çıkıyor.

Genç kullanıcılar arasında en çok kullanılan uygulamalar sıralamasında Snapchat, Instagram ile arasındaki farkı giderek kapatıyor.

Rapor, bir mobil uygulamanın kullanıcıların olmazsa olmazı konumuna ulaşması ile ekranda nasıl göründüğü arasında sıkı bir bağ olduğunu öne sürüyor. Ayrıca, marka ekiplerine artık indirilme sayısı yerine, uygulamanın cihazların ana ekranında yer almasını hedeflemeleri gerektiğini tavsiye ediyor.

Bunun yanında birçok kullanıcı da indirdikleri uygulamaları bir klasörde topluyor ve kendilerine anlık bildirim gönderen mobil uygulamalar yüklemeyi reddediyor. Bir başka önemli nokta ise akıllı telefonu tek elle kullanmaya eğilimli kullanıcıların, kolay kullanım amacıyla en sık kullandıkları uygulamaları cihaz ana ekranında açtıkları bir klasörde toplamayı tercih etmesi.

Rapor kapsamında Comscore’un 1003 kişiyle yaptığı ankete katılanların neredeyse yarısı, Facebook’u cihaz ana ekranında tuttuğunu söylemiş. Öyle görünüyor ki yüzde 40 oranıyla en çok kullanılan mobil uygulama olan Facebook’un her ne kadar gençleri Snapchat’e kaptırdığı öne sürülse de belli ki bu henüz sıralamaya yansıyacak ölçüde değil.

Facebook, milenyum kuşağı arasında da hâlâ en çok kullanılan ve cihazların en ana ekranında en fazla bulunan mobil uygulama konumunda.

Facebook’un yakaladığı bu yüksek orana karşın, milenyum kuşağı üyelerinin sosyal ağ uygulamalarından çok, işlevsel mobil uygulamalara yöneldiği gözlemlenmiş. Nitekim, “Onsuz dışarıya çıkmayacağın mobil uygulama hangisi?” sorusuna bu yaş grubundaki kişilerin yüzde 35’i Amazon ve yüzde 30’u Gmail cevabını vererek tercihlerini belirtmiş. Facebook ise bu noktada yüzde 29 oranıyla, Gmail’i çok az bir farkla izlemiş.

Elbette geniş kapsamlı raporun içerdiği istatistikler bunlarla sınırlı değil. Örneğin, mobil cihazlarda harcanan dijital medya kullanım süresinin yüzde 87’sinin akıllı telefon uygulamalarından oluştuğunu, geriye kalan yüzde 13’lük payın mobil internete kaldığını ve bu iki oranının geçen yılla aynı olduğunu da öğreniyoruz. Bunun yanı sıra; Flipboard, Wattpad, Telegram, The Score, goodreads ve ibotta uygulamalarının, tüketicilerin gizli favorileri olduğu da gözler önüne seriliyor.

Alışverişlerde ödenen tutarın bir kısmını müşteriye iade etmeye dayanan ibotta, milenyum kuşağının en beğendiği mobil uygulamalardan biri.

Raporda dikkat çeken bir başka nokta, kullanıcıların mobil uygulamadan çok mobil siteleri ziyaret etmeye devam etmesi olarak göze çarpıyor. Mobil uygulamaya sahip 500 mobil site üzerinden yapılan gözlemde, kullanıcıların mobil siteleri uygulamaya oranla 2.2 kat daha fazla ziyaret ettiği görülmüş. Geçen yıl bu farkın 3 kat olduğu göz önüne alındığında, kullanıcıların yavaş da olsa mobil site tercihlerini mobil uygulamalar yönüne doğru değiştirdiklerini söylenebilir.

Akıllı telefon kullanıcılarının çoğunun son bir ayda herhangi bir mobil uygulama indirmediğini ve indirme ortalamasının iki mobil uygulama olduğunu söyleyen rapor, milenyum kuşağının yeni uygulamalar karşısında heyecan duysa da daha eski akıllı telefon kullanıcılarının bu coşkuyu aynı düzeyde paylaşmadığını da belirtiyor.

Konunun bir başka önemli boyutu da mobil uygulamalara erişim olarak biliniyor. Comscore’un raporu, mobil uygulama kullanıcılarının büyük bir kısmının her ay, 20 veya daha az sayıda mobil uygulamaya eriştiğini ama bu sayının genç kullanıcılar için daha fazla olduğunu söylüyor. Milenyum kuşağı gençleri her ay 40 veya daha fazla sayıda mobil uygulamaya ulaşıyor.

Lamborghini’den Marka Genişlemesi Örneği: Akıllı Telefon 0

Mevcut pazara daha da nüfuz etmek veya yeni pazarlara doğru genişlemek için mevcut ürünler kullanılabilir ise de markanın uzun vadede başarısı için yeni ürün sürümü genellikle hayati öneme sahiptir. Marka genişlemesi tam da bu noktada devreye girer ve bir markanın iyi bilinen bir markasının ismini başka kategorideki bir üründe kullanması olarak tanımlanır.

Genelde genişlenen kategoriler birbirleri ile bağlantıdır ancak lüks otomobil markası Lamborghini, bu alışılagelmişliği biraz buzdu ve akıllı telefon piyasasına adım atarak fiyat açısından son derece lüks modeli Alpha-One’ı piyasaya çıkardı.

El yapımı İtalyan deri kaplamaya sahip olan Lamborghini Alpha – One’ın en dikkat çekici detaylarından biri kesinlikle fiyatı. ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde piyasaya çıkan telefonun fiyatı tam 2.450 dolar; yani 10.000 lira civarında.

Telefonun özellikleri, klasik bir Android telefon ile aynı dursa da el yapımı olması, deri kaplaması ve üzerindeki logosuyla fark yaratacağa benziyor. Özelliklerine bakmak gerekirse;

  • 5.5 inç WQHD, 2560×1440 ekran
  • Qualcomm Snapdragon 820 işlemci
  • Android Nougat
  • 4 GM RAM, 64 GB dahili hafıza (128 GB’a kadar yükseltilebiliyor)
  • 20 megapiksel arka, 8 megapiksel ön kamera
  • 3,250 mAh batarya
  • İkili SIM kart desteği
  • Parmak izi okuyucu

Lamborghini’nin akıllı telefon pazarında nereye gidebileceğini, Apple ve Samsung gibi markalara rakip olup olamayacağını henüz kestiremiyoruz. Ancak lüks telefon segmentine bir giriş yapmak istiyorlarsa işlerinin zor olduğunu belirtmemizde fayda var. Zira geçtiğimiz ay, 1998 yılında lüks cihazlar üretmek için Nokia tarafından kurulan Vertu’nun iflas haberini almıştık. Vertu, oldukça şık ve pahalı materyaller kullanılarak el yapımı üretim yapıyor ve 15 bin dolara kadarlık bir bedel ile satışa sunuyordu.

Lamborghini elbette büyük bir ikon. Önümüzdeki dönemlerde bu ikonun, lüks akıllı telefon segmentinde başarılı olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link