Mobil Mesajlaşma Alanında En Popüler 5 Uygulama

Cep telefonuyla mesajlaşmak isteyen kaç kişinin aklına ilk olarak SMS, yani bizim bildiğimiz klasik kısa mesaj hizmeti geliyor? Mobil iletişim faturalarında her mesajın ayrı ücretlendirildiği, bedava mesaj hakkı geldiğinde tüketicilerin sevindiği, hatta günün kimi zaman dilimlerinde daha ucuz olduğu için o saatlerde mesajlaştığını hatırlıyor musunuz? Mobil mesajlaşma uygulamaları, SMS‘i hızla rafa kaldırmamızı sağladı.

Başta WhatsApp olmak üzere, birçok farklı mesaj uygulaması hayatımıza öyle hızlı girdi ve biz bu uygulamaların sunduğu ücretsiz olanaklarla sınırları o kadar çabuk kaldırdık ki, telefonla birini arayacağımıza artık ilk seçenek olarak bu platformlar üzerinden yazışıyoruz.

Yakın geçmişte Facebook’un satın aldığı WhatsApp, hâlâ en popüler mobil mesajlaşma uygulaması konumunda.

Hatta bin bir çeşit ve renkteki duygu ifadesiyle hislerimizi belli ediyor, yazdığımız mesajın iletilip iletilmediğinin yanında okunup okunmadığını da öğrenebiliyoruz. Bu da yetmiyor olacak ki mesajlaşma uygulamalarında kullandığımız kısaltmalarla, zamanla yeni ama garip bir dil oluşturuyoruz, birbirimize dosya gönderebiliyoruz. Onlarca kişinin buluşup muhabbetin dibine vurduğu sohbet grupları ile firmaların sohbet uygulamaları üzerinden müşteri hizmetleri vermeleri konularına hiç girmiyorum bile.

Mobil mesajlaşma uygulamalarının günümüzde, aylık 5 milyardan fazla aktif kullanıcıya ulaşmış olması, konunun ne kadar popüler olduğunu ortaya koyuyor. Durum böyleyken, bu işlevdeki uygulamaların son derece çeşitlilik gösterdiğini de söylemeliyiz. Çünkü farklı ülkelerde, farklı demografik özellikler taşıyan kesimlerce farklı uygulamaların popüler olduğunu, bu farklılıkların oluşmasında, kimi devletlerin internet üzerindeki sıkı kontrolünün de etkili olduğunu belirtelim. Gelin bu yıl da popülerliğini koruyacağını düşündüğümüz en popüler 5 mobil mesajlaşma uygulamasına birlikte bakalım.

WhatsApp

WhatsApp; Güney Amerika’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya, Rusya’dan Hindistan’a uzanan geniş bir coğrafyada, hemen hemen dünyanın her yerinde kullanılıyor. 25 ila 44 yaş arasındakilerin yoğun olarak kullandığı uygulama, aylık 1.3 milyarlık kullanıcı sayısıyla hâlâ en popüler mobil mesajlaşma uygulaması durumunda. Uygulama sesli ve görüntülü konuşmalarda da kalitesini güç geçtikçe artırıyor.

WhatsApp henüz reklam satışı yapmamasına ve üçüncü parti bot’ların çalışmasını engellese de markalar, bu kalabalık kullanıcı kitlesine ulaşmak istiyor. Kişiye özel ve üst düzey hedefleme yapılmışkampanyaları için hedef kitleye, bir WhatsApp kullanıcısı kimliğiyle yaklaşıp iletişim kuruyor. Uygulamanın, internet sitelerine, e-posta imzalarına veya sosyal medya profillerine gömülebilen “sohbet için tıkla” (click to chat) bağlantısı vermesi ise ürün veya hizmet sunan markalar için cezbedici bir özellik olarak karşımıza çıkıyor.

WhatsApp pazarlamasında en dikkat çekici örneklerden birine, dünyaca ünlü sos markası Hellman’s imza attı. Markanın Brezilya ekibinin fikri olan WhatsCook, aslında insanları gerçek şeflerle buluşturuyordu. Bir yemek tarifi hizmeti olmayan WhatsCook, o an WhatsApp kullanıcıların elinin altında olduğu malzemelerden yemek yapma düşüncesine dayanıyordu. WhatsCook’un nasıl bir proje olduğunu aşağıdaki videoda da görebilirsiniz.

Kullanıcılar önce WhatsCook internet sitesine üye oluyor, ardından buzdolabının içini dotoğraflayarak WhatsApp’tan gönderiyordu. Sonrasında bir aşçı bu malzemelerden bir tarif oluşturuyor ve kullanıcıya nasıl pişireceğini fotoğraflar, videolar vb. şekillerde anlatıyordu. 13000’den fazla kişinin kaydolduğu WhatsCook’ta her kullanıcı ortalama 1 saat 5 dakikalık bir zaman geçirmesi ise projenin başarısını gösteren bir sonuçtu.

Facebook Messenger

Tıpkı WhatsApp gibi dünyanın farklı yerlerinde kalabalık bir kullanıcı kitlesi tarafından kullanılan Facebook Messenger, ilk dönemlerinde çok rağbet görmese de arkasını Facebook gibi büyük bir güce dayamasının nimetlerinden yararlandı. Böylece zamanla birçok farklı özellik kazanan uygulama kendini giderek geliştirdi ve popüler sohbet uygulamaları arasındaki yerini aldı.

Önceleri sadece Facebook’un bünyesindeki bir sohbet alanıyken, daha sonra ayrı bir uygulamaya dönüşen Facebook Messenger da sıkça kullanılan sohbet uygulamaları arasında.

Esas kullanıcı kitlesinin 16-44 yaş arasında olduğu gözlemlenen uygulama, bu noktada WhatsApp’a göre daha genç kullanıcılara, yani onlu yaşlardaki kullanıcılara daha çok ulaşabiliyor. Aylık ortalama 1.2 milyar kişinin kullandığı Facebook Messenger, markalara farklı pazarlama özellikleri sağlıyor.

Örneğin markalar, hedefleme yapılmış reklamlarla Facebook kullanıcılarını haber akışı alanından sohbet alanına yönlendirip bir konuşma başlatmaya teşvik edebiliyor. Ayrıca markalar, geçmişte kendilerine Facebook üzerinden mesaj yazmış kişilere reklam içerikli mesajlar gönderebiliyor, Manychat ve Chatfuel gibi mesaj bot’larını müşteri bilgileriyle bütünleştirebiliyor. Facebook Messenger, chatbot kullanımı açısından markaların elini oldukça rahatlatıyor.

WeChat

İnternet üzerinde sıkı devlet kontrolünün olduğu, dolayısıyla internete ağır sansür uygulandığı Çin’de ise en popüler mobil mesajlaşma uygulaması farklı. 18-50 yaş arası kullanıcıların yoğun olduğu, ayda ortalama 938 milyon kişinin kullandığı WeChat, Çinliler için aslında yalnızca bir mesajlaşma uygulaması değil. Çünkü Çinliler, bu platformda aynı zamanda haber okuyor, mağaza içi ödemelerini gerçekleştiriyor, faturalarını ödüyor, para transfer ediyor, e-ticaret alışverişleri yapıyor, oyun oynuyor, taksi çağırabiliyor ve kişisel finans işlemlerini hallediyor.

Wechat’in sunduğu olanaklar, internete sıkı denetim ve sert sansür uygulanan Çin’de, sadece mobil mesajlaşmayla sınırlı değil.

WeChat bu özellikleriyle, aslında geniş çaplı bir hizmet veriyor ve dolayısıyla markalara büyük miktarda kullanıcı verisi vadediyor. Fakat ülkedeki sıkı internet denetimi nedeniyle, buradaki
kullanıcılara ulaşmak için şirketlerin devlete detaylı bilgiler içeren kayıt yaptırma zorunluluğu var ki bu da bürokrasinin süreci uzatması anlamına geliyor. Bu kalabalık kullanıcı kitlesiyle ilgilenen ABD, Hindistan, Malezya, Hong Kong, Endonezya, Güney Afrika, Tayland ve Tayvan firmalarıbile, yalnızca 100 milyon civarında kullanıcıya ulaşabiliyor ki bu rakam, bütün kullanıcıların 9’da 1’i bile etmiyor.

Yine de WeChat’te varlık göstermek isteyen markalar resmi bir hesap açarak mikro site oluşturma, içerik yayınlama ve müşteri hizmetleri sunma gibi yollarla kullanıcılara ulaşabilir. İki yolla resmi hesap açılabilen uygulamada içerik yayıncıları abonelik hesabı açıyor ve takipçilerine her gün yalnızca bir mesaj gönderebiliyor. Büyük perakende zincirleri ise genellikle hizmet hesabı açmayı tercih edip arkadaş listesindeki kullanıcılara ayda 4 mesaj gönderiyor.

Line

Gelelim bir diğer mesajlaşma uygulaması olan Line’a! Daha çok Japonya, Tayland, Endonezya ve Tayvan’da ilgi gören mobil uygulama, 10-49 yaş aralığında kullanıcılara sahip olmasıyla, çok geniş bir kitleye sesleniyor. Öyle ki Japonya’daki mobil mesajlaşma uygulamaları pazarının %94’ünü elinde tutuyor. Bahsettiğimiz 4 ülkede, aylık aktif kullanıcıların %73’ünün her gün kullandıklarını belirttiği Line bu başarısıyla, etkileşim oranını artırmak isteyen ve bu ülkelerde faaliyet gösteren markaların
iştahını kabartıyor.

Line’ın hızlı gelişimini, saygın ekonomi gazetesi The Wall Street Journal da doğruluyor. Gazeteye göre, 15 ayda 2 milyon yeni kullanıcı edinen uygulama, bugüne kadar en hızlı büyüyen sosyal iletişim platformu durumunda ve kullanıcılarının %30’u içerikleri beğeni, yorum ve paylaşma yoluyla etkileşime giriyor.

Line, Endonezya, Tayvan, Tayland ve Japonya’da en popüler mobil mesajlaşma uygulaması konumunda.

Line’da resmi hesapla yer alan markalar bir profil sayfası oluşturabiliyor, her takipçisine sohbet mesajları gönderebiliyor, takipçilerinin haber akışında içerik paylaşabiliyor, anahtar kelime tabanlı cevap veren ve içerik üreten chatbot’lar kullanabiliyor, kullanıcıların demografik bilgileri ve ilgi alanlarına göre Line reklamlarını iyileştirebiliyor, marka logolu ücretsiz sanal çıkartmalar dağıtabiliyor ve ürününü alan müşterilerini bu çıkartmalarla ödüllendirebiliyor.

Ünlü İngiliz müzik grubu The Beatles üyesi, yaşayan efsane Paul McCartney de hayranlarına ulaşmak için Line’ı seçenlerden biri olarak biliniyor. McCartney’in, uygulamayı kullanan 12.5 milyon takipçisi Facebook, Twitter ve Instagram’daki takipçilerinden daha kalabalık bir kitle oluşturuyor. Sanatçı da buradaki potansiyeli görmüş olmalı ki Line’daki her hayranına ayrı ayrı özel mesajlar gönderdi ve diğer sosyal ağlardan çok daha fazla etkileşimi bu platformda kurdu.

Slack

Hep eğlenceden, geyik muhabbetinden, yiyip içtiğimizden konuşacak değiliz ya; biraz da iş konuşalım. Özellikle kalabalık ve çok sayıda bölümden oluşan şirketlerde, sağlıklı bir iç iletişim bugün her şeyden daha da önemli hâle geldi.

Şirketlerin iç iletişimini üstlenen Slack, iş yaşamında önemli bir rol oynuyor.

İşte Slack de bu noktadan hareket ederek ortaya çıktı ve bugün, iş dünyasının ünlü dergisi Fortune’ın hazırladığı, En İyi 100 Şirket listesindeki firmaların 77’sinde kullanılıyor. Günde ortalama 5 milyon kişinin kullandığı uygulama en fazla ABD’de ilgi görüyor. Slack özellikle de B2B olarak faaliyet gösteren markaların gözdesi durumunda. Uygulamanın iş dünyasına hitap etmesi nedeniyle, seslendiği yaş aralığı diğer mobil mesajlaşma uygulamalarından doğal olarak biraz daha yüksek. Slack’in kullanıcı kitlesi daha çok 25-54 yaş arası kullanıcılardan oluşuyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Whatsapp’ın Kurucusundan Pişmanlık Açıklaması

  • Dünyanın en büyük anlık mesajlaşma platformu WhatsApp’ı 2009 yılında Jan Koum ile birlikte kuran Brian Acton, kurduğu şirketten kendi isteğiyle ayrılışının üzerinden bir yılın geçmesinin ardından sessizliğini bozdu.
  • Forbes’a konuşan Brian Acton, 2014 yılında WhatsApp’ı 19 milyar dolar karşılığında Facebook’a satmasıyla ilgili olarak, “O gün kullanıcılarımın gizliliğini sattım… Her gün bu kararın ağırlığıyla yaşıyorum” dedi.
  • İlgili yazı; WhatsApp Kurucu Ortağından “Facebook’u Silin” Çağrısı

850 Milyon Dolarından Vazgeçti

Bu yılın başında patlak veren Cambridge Analytica skandalı sonrası Twitter üzerinden başlatılan “Facebook’u Sil”  kampanyasına da destek veren Acton, teknoloji alanında son yılların en büyük satışına imza atmasına karşın, pişman olduğunu açıkladı.

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg başta olmak üzere şirkette çalışan yöneticilerle olan görüş ayrılığına değinen Acton, “Onlar iyi iş insanları. Ancak benim kabul etmediğim bir dizi iş pratiğini, ilkelerini, ahlakını ve politikalarını temsil ediyorlar” dedi.

Dünya genelinde 1.5 milyarın aşkın aylık aktif kullanıcısı olan WhatsApp’taki kullanıcı gizliliğine vurgu yapan Acton, “Kullanıcılarımın gizliliğini daha büyük bir fayda elde etmek için sattım. Bir seçim yaptım ve her gün bununla yaşıyorum.”

Eylül 2017’de Facebook’tan, 850 milyon dolarlık hisse senedi opsiyonundan vazgeçerek ayrılan WhatsApp’ın kurucusu Acton, Cambridge Analytica skandalının yaşandığı Mart 2018’de “Facebook’u silme zamanı” diyerek tweet atmıştı.

Zuckerberg’e Tek Adam Eleştirisi

2018 yılının Mayıs ayında da Brian Acton ile birlikte WhatsApp’ın diğer kurusu ortağı olan Jan Koum da istifa kararını açıklamıştı.

Geçtiğimiz günlerde Facebook’un 2012’de 1 milyar dolara satın aldığı Instagram’ın kurucuları Kevin Systrom ve Mike Krieger de istifa kararı almıştı. Instagram’ın kurucuları “Merakımızı ve yaratıcılığımızı keşfetmek için ayrılıyoruz” açıklaması yapmıştı.

Facebook’un satın alıp, bünyesine kattığı bu iki büyük platformda yaşanan son gelişmeler, sonrası sosyal ağdaki güç savaşları da tekrar gündeme geldi. Mark Zuckerberg’in “tek adam” vizyonu ile ters düşen yöneticilerin birer birer şirketteki görevlerinden ayrılma yoluna gitmesi, Facebook’taki yönetim anlayışına yönelik eleştirilerin de artmasına neden oldu.

haberturk.com

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Logolardaki Renklerin Psikolojik Yansımaları

“Logolardaki Renklerin Psikolojik Yansımaları” adlı yazı dizimizde 8 farklı rengi ayrı ayrı ayrıntılı olarak paylaşıp, logolarında bu renkleri kullanan markalardan örnekler de vermiştik. Oldukça sevilen ve ilgi gören bu yazı dizimizdeki tüm renkleri tek bir yazıda sizler için topladık. Keyifli okumalar…

1- Logolardaki Renklerin Psikolojik Yansımaları: KIRMIZI 

Farklı sektörlerde öncelikle baskı ve bazen de renkli boya, kumaş ve plastik üretiminde kullanılan özel bir renk alanı olan “Pantone Eşleştirme Sistemi” (PMS) ile tanınan ABD merkezli Pantone şirketinin belirttiğine göre, kırmızı rengi ateşin ve güneşin ısısıyla ilişkilidir. İnsanları risk almaya teşvik eden yüksek uyarıcı bir renk olarak kabul edilir. Aynı zamanda Kırmızının duyuları uyardığı ve kan basıncını yükselttiği de gösterilmiştir. Ayrıca güç, enerji, tutku, aşk, saldırganlık veya tehlike gibi duyguları harekete geçirebilir. Bununla birlikte kırmızı rengi, hayatta kalma ve güvenlik ile ilişkilendirilir. Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Logosunda Kırmızı Renge Yer Veren Bazı Büyük Markalar İse; Coca – Cola, Nitento, Netflix, KFC, BİM, Pizza Hut, Ülker, Eti


2- Logolardaki Renklerin Psikolojik Yansımaları: SARI

Sarı rengi, kırmızı rengi gibi çoğu kez güneşin ısısıyla ilişkilidir ve yüksek uyarıcı renk olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte mutluluk, iyimserlik, umut, korkaklık ve ihanet gibi duyguları harekete geçirebilir. Neşe ve samimiyeti artıran bir renk olan sarı, aynı zamanda gözlerde yorgunluğa ve gerginliğe neden olur. Ayrıca bu renk, zihinsel süreçleri ve sinir sistemini harekete geçirir ve de iletişime teşvik eder. Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Logosunda Sarı Renge Yer Veren Bazı Büyük Markalar İse; UPS, Lamborghini, Cat, McDonald’s, Shell…


3- Logolardaki Renklerin Psikolojik Yansımaları: MAVİ

Genellikle deniz ve gökyüzünün serinliği ile ilişkilidir mavi rengi, kan basıncını düşürür ve duyguları sakinleştirir. Aynı zamanda güven, güvenlik, emir ve temizlik gibi duyguları harekete geçirebilir. Bunların yanı sıra su ve barışla da ilişkili olan mavi; profesyonellik, otorite, güç, sadakat ve dinginliği temsil etmektedir. İştahı kontrol altına alan bir renk olan mavi, soğuk bir renk olarak bilinir. Ayrıca gökyüzünün ve denizin mavi olmasından ötürü insanın hayatında değişmez olarak algılanır. Verimliliği artırdığı söylenen bir renk olan mavi, ofislerde en çok tercih edilen renk olmasıyla da bilinir. Yazının devamı için buradan ulaşabilirsiniz.

Logosunda Mavi Renge Yer Veren Bazı Büyük Markalar İse; İntel, Ford, Samsung Facebook, Pepsi, Linkedln…


4- Logolardaki Renklerin Psikolojik Yansımaları: TURUNCU

Turuncu rengi enerji, denge ve samimiyet hislerini harekete geçirebilir. Ayrıca heyecan ve hevesi yansıtan bu renk, kalabalığın içerisinde bile kolaylıkla dikkat çekebilir. Parlak bir renk olduğu için çocuklara yönelik ürünler ve gıdalar üreten şirketlerin en sevdiği renklerden biri turuncudur. Yazının devamına için buradan ulaşabilirsiniz

Logosunda Turuncu Rengine Yer Veren Bazı Büyük Markalar İse; Fanta, Harley-Davidson, Nickelodeon, FedEx…


5- Logolardaki Renklerin Psikolojik Yansımaları: YEŞİL

Yeşil insanlar tarafından sıklıkla doğa, sağlık, iyi şans ve kıskançlıkla ilişkilendirilir. Sağlık ve huzur teşkil eden yeşil rengi, aynı zamanda parayı da simgeler. Bir çoğumuzun aklında doğayı anımsatan yeşil rengi bununla birlikte depresyonu da hafifletir. Bunların yanı sıra yapılan bir araştırmaya göre yeşil bir ortamda çalışan kişilerin daha az rahatsızlandıkları gözlemlenmektedir ve insan gözünün en hassas olduğu renk yeşildir.  Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Logosunda Yeşil Rengine Yer Veren Bazı Büyük Markalar İse; Whole Foods, Animal Planet, BP, Starbucks, WhatsApp…


6- Logolardaki Renklerin Psikolojik Yansımaları: MOR

Mor rengi genel olarak düşük uyarıcı bir renk olarak kabul edilir ve bunun yanı sıra maneviyat, gizem, ayrıcalık ya da kibir duygularını harekete geçirebilir. Bununla birlikte zenginlik, ihtişam, lüks, başarı, modernlik ve bilgelik göstergesi olan mor, aynı zamanda kraliyet hanedanını temsil eden bir renktir ve tarih boyunca birçok kral mor renkte kaftan giymiştir. Aynı zamanda hayal gücünü harekete geçiren ve gözleri büyüleyen bir renk olan mor, ayrıca güzelliği ve dişiliği temsil eder. Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Logosunda Mor Rengine Yer Veren Bazı Büyük Markalar İse; Yahoo, Cadbury, Los Angeles Lakers, Aussie, Taco Bell…


7- Logolardaki Renklerin Psikolojik Yansımaları: PEMBE

Pembe rengi ise feminizm, masumiyet, gençlik ve güzelliği temsil eder. Bununla birlikte bu renk; çocukluk dönemi, sevgi, romantizm, erotizm, sakinlik ve rahatlığı da çağrıştırır. Ayrıca kadınsı bir renk olarak kabul edilmesinden dolayı pembe rengi; güzellik, moda ve benzeri alanlarda faaliyet gösteren markalar tarafından sıklıkla tercih edilir. Aynı zamanda bu renk, çocuk giysileri ve aksesuarları ile uğraşan şirketlerin logolarında da sıklıkla kullanılır. Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Logosunda Pembe Rengine Yer Veren Bazı Büyük Markalar İse; Barbie, Cosmopolitan, Dunkin’ Donuts, Baskin-Robbins…


8- Logolardaki Renklerin Psikolojik Yansımaları: KAHVERENGİ

Kahverengi, sağlamlık ve erkeksiliğin yanı sıra, güvenilirlik ve dünyevi havayı da temsil eder. Aynı zamanda bu renk; doğayı, ağaçlığı ve faydayı işaret eder. Kahverengi; sadeliği, sıcaklığı ve tarafsızlığı nedeniyle en çok inşaat ve hukuk endüstrilerinde kullanılır. Ayrıca kahve ve çikolata başta olmak üzere bazı gıda ürünleri de en çok kahverengi ile temsil edilmektedir. Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Logosunda Kahve Rengine Yer Veren Bazı Büyük Markalar İse; UPS, M&M’s, Gloria Jean’s Coffees, The Hershey Company…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link