Milenyum Kuşağı İyi Tasarlanmamış Uygulamaları Bırakıyor 0

Milenyum kuşağı gençleri, iyi tasarlanmamış mobil uygulamalardan hızla vazgeçiyor. Konum bazlı uygulamalar hükümdarlığını sürdürürken Snapchat gün geçtikçe Instagram ile arasındaki farkı kapıyor.Comscore’un yıllık mobil uygulamalar raporuna göre milenyum kuşağı, tasarımı cihaz ekranlarında iyi gözükmeyen uygulamaları siliyor. Rapor, bu kuşaktaki gençlerin yüzde 21’inin bu sorunu yaşayan uygulamaların bu yıl içinde cihazlarından kaldırdığını gösteriyor. Bu oran, artık eski kuşak sayılan X kuşağındaki kullanıcılar arasında ise yalnızca yüzde 2 olarak tespit edildi.

Söz konusu raporu hazırlayan Comscore adına değerlendirme yapan Kıdemli Pazarlama Analisti Adam Lella ise milenyum neslinin cihazlarını yakından tanıdığına ve hayatlarını neredeyse her açıdan bu cihazlarla bütünleştirdiğine dikkat çekiyor. Lella bu durumun, mobil uygulamanın işlevselliğinden bağımsız olarak düşünülmesi gerektiğinin de altını çiziyor. Nitekim bu gruptaki gençler, günlük yaşamına bir yarar sağlasa bile eğer uygulamalar iyi bir görünüşe sahip değilse, bu uygulamaların kendilerini temsil etmediklerini düşünerek akıllı telefonlarından kaldırıyor.

Araştırma, milenyum keşğaı gençlerinin mobil uygulamalarının işlevselliğinin yanında ekranda nasıl göründüğüne de önem veriyor.

Comscore’un raporu diğer yandan da Snapchat’in müthiş bir geri dönüş yaparak nefesini en yakın rakibi Instagram’ın ensesinde hissettirdiğini ortaya koyuyor. Veriler, bu durumun özellikle 18-55 yaş arasındaki yetişkinler arasındaki mobil uygulama kullanımında görüldüğünü vurguluyor. Her iki uygulama da altıncı sırada yer alsa da geçen yıla göre Instagram üç sıra yükselirken Snapchat buna yedi sıralık yükselişle cevap vermiş.

Raporun ışığında mobil uygulamalara genel olarak bakıldığında, en çok kullanılan 10 uygulamadan 8’inin ya Google ya da Facebook bünyesinde yer alan uygulamalar olduğu görülüyor. İlk 10’da geri kalan iki koltukta ise Snapchat ile Pandora yer alıyor. Zirvede hâlâ Facebook otururken ikincilik madalyasını ise Google taşıyor. Fakat iş 18-24 yaş arası kullanıcılara geldiğinde, Snapchat altıncılıktan üçüncülüğe terfi edip ikinci sıradaki Facebook’u takip ediyor. Bu yaş aralığında Instagram bir basamak yükselip beşinci olurken, en çok kullanılan uygulama olarak YouTube karşımıza çıkıyor.

Genç kullanıcılar arasında en çok kullanılan uygulamalar sıralamasında Snapchat, Instagram ile arasındaki farkı giderek kapatıyor.

Rapor, bir mobil uygulamanın kullanıcıların olmazsa olmazı konumuna ulaşması ile ekranda nasıl göründüğü arasında sıkı bir bağ olduğunu öne sürüyor. Ayrıca, marka ekiplerine artık indirilme sayısı yerine, uygulamanın cihazların ana ekranında yer almasını hedeflemeleri gerektiğini tavsiye ediyor.

Bunun yanında birçok kullanıcı da indirdikleri uygulamaları bir klasörde topluyor ve kendilerine anlık bildirim gönderen mobil uygulamalar yüklemeyi reddediyor. Bir başka önemli nokta ise akıllı telefonu tek elle kullanmaya eğilimli kullanıcıların, kolay kullanım amacıyla en sık kullandıkları uygulamaları cihaz ana ekranında açtıkları bir klasörde toplamayı tercih etmesi.

Rapor kapsamında Comscore’un 1003 kişiyle yaptığı ankete katılanların neredeyse yarısı, Facebook’u cihaz ana ekranında tuttuğunu söylemiş. Öyle görünüyor ki yüzde 40 oranıyla en çok kullanılan mobil uygulama olan Facebook’un her ne kadar gençleri Snapchat’e kaptırdığı öne sürülse de belli ki bu henüz sıralamaya yansıyacak ölçüde değil.

Facebook, milenyum kuşağı arasında da hâlâ en çok kullanılan ve cihazların en ana ekranında en fazla bulunan mobil uygulama konumunda.

Facebook’un yakaladığı bu yüksek orana karşın, milenyum kuşağı üyelerinin sosyal ağ uygulamalarından çok, işlevsel mobil uygulamalara yöneldiği gözlemlenmiş. Nitekim, “Onsuz dışarıya çıkmayacağın mobil uygulama hangisi?” sorusuna bu yaş grubundaki kişilerin yüzde 35’i Amazon ve yüzde 30’u Gmail cevabını vererek tercihlerini belirtmiş. Facebook ise bu noktada yüzde 29 oranıyla, Gmail’i çok az bir farkla izlemiş.

Elbette geniş kapsamlı raporun içerdiği istatistikler bunlarla sınırlı değil. Örneğin, mobil cihazlarda harcanan dijital medya kullanım süresinin yüzde 87’sinin akıllı telefon uygulamalarından oluştuğunu, geriye kalan yüzde 13’lük payın mobil internete kaldığını ve bu iki oranının geçen yılla aynı olduğunu da öğreniyoruz. Bunun yanı sıra; Flipboard, Wattpad, Telegram, The Score, goodreads ve ibotta uygulamalarının, tüketicilerin gizli favorileri olduğu da gözler önüne seriliyor.

Alışverişlerde ödenen tutarın bir kısmını müşteriye iade etmeye dayanan ibotta, milenyum kuşağının en beğendiği mobil uygulamalardan biri.

Raporda dikkat çeken bir başka nokta, kullanıcıların mobil uygulamadan çok mobil siteleri ziyaret etmeye devam etmesi olarak göze çarpıyor. Mobil uygulamaya sahip 500 mobil site üzerinden yapılan gözlemde, kullanıcıların mobil siteleri uygulamaya oranla 2.2 kat daha fazla ziyaret ettiği görülmüş. Geçen yıl bu farkın 3 kat olduğu göz önüne alındığında, kullanıcıların yavaş da olsa mobil site tercihlerini mobil uygulamalar yönüne doğru değiştirdiklerini söylenebilir.

Akıllı telefon kullanıcılarının çoğunun son bir ayda herhangi bir mobil uygulama indirmediğini ve indirme ortalamasının iki mobil uygulama olduğunu söyleyen rapor, milenyum kuşağının yeni uygulamalar karşısında heyecan duysa da daha eski akıllı telefon kullanıcılarının bu coşkuyu aynı düzeyde paylaşmadığını da belirtiyor.

Konunun bir başka önemli boyutu da mobil uygulamalara erişim olarak biliniyor. Comscore’un raporu, mobil uygulama kullanıcılarının büyük bir kısmının her ay, 20 veya daha az sayıda mobil uygulamaya eriştiğini ama bu sayının genç kullanıcılar için daha fazla olduğunu söylüyor. Milenyum kuşağı gençleri her ay 40 veya daha fazla sayıda mobil uygulamaya ulaşıyor.

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Microsoft, İngiltere’deki İlk Perakende Mağazasını Açıyor 1

ABD merkezli büyük yazılım ve bilişim şirketi Microsoft geçtiğimiz günlerde Ankara’da Kentpark AVM MediaMarkt içinde yer alarak Türkiye’deki ilk mağazasını açmıştı. Şimdi ise Microsoft İngiltere’deki ilk mağazasını Londra’da açmaya hazırlanıyor.

RetailWeek’in haberine göre, Microsoft, Londra’nın merkezinde bulunan popüler alışveriş mekanı Oxford Circus’da mağaza güvenliği için görüşmelerde bulundu ve resmi olarak mağaza açmayı planladığını bildirdi. Oxford Circus’da açılacak olan mağazada şu an Benetton United Colors’ın bulunması nedeniyle, önümüzdeki haftalarda 10 yıllık bir kira sözleşmesi imzalanacak. Seri bir şekilde mağazalarını açmaya devam eden Microsoft’un yeni mağazası ise Regent Caddesi’ndeki Apple’ın mazağasına sadece birkaç kapı uzaklıkta olacak.

Bununla beraber Microsoft, aslında 2013 yılında İngiltere’de bir mağaza açmayı planlıyordu. Ancak bina ve yer sıkıntılarından dolayı sürekli bu süreç erteleniyordu. Nihayet Londra alışveriş bölgesinin merkezinde bir mağaza açmaya karar verildi. Microsoft’un yeni anlaşması ile birlikte, perakende satış yerinin İngiltere ve Avrupa merkez mağazası olacağı açıkça ortada. Ayrıca Microsoft’un ABD genelinde, Kanada, Porto Riko ve Avustralya’da mağazaları bulunmakta.

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link