Mobil Pazarı Neler Bekliyor Olabilir ?

90’ların ortalarından itibaren Nokia’nın önderliğinde ve hakimiyetinde gelişen cep telefonu pazarı, 2007’de Apple’ın iPhone’u piyasaya sürmesiyle birlikte kabuk değiştirerek günümüzdeki halini aldı.

Steve-Jobs-Learning-blog480

Apple’ın oyunun kurallarını büyük oranda değiştirdiği bu oyun Steve Jobs’ın ölümüne kadar Apple’ın istediği biçimde giderken, özellikle Jobs’ın ölümünden sonra Tim Cook’un ( göreceli olarak ) başarısız yönetimi ve ciddi yönetimsel ve stratejik hatalarından dolayı Samsung cephesine doğru kaymaya başladı. Apple Ruhunu Satıyor başlıklı yazımda da söylediğim gibi Apple’ı Apple yapan rekabet değil devrimsel ürünlerdir ve bu gelenek Apple’ın kuruluşundan beri süregelmektedir. Ancak Cook’un firmayı devrimsel ürünlerden alıp rekabete doğru sürüklemesi, Samsung’un en güçlü kanadını oluşturan bu alandan onlara gol atmaya çalışmaya benziyor.

An itibariyle cep telefonu pazarı bu durumda. Peki ya önümüzdeki yıllar mobil pazar için ne gibi gelişmelere gebe olabilir ?

Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki Samsung’un her segmente yönelik bir ürün gamına sahip olması ve bu segmentlerde de doğru fiyat politikalarıyla diğer rakiplerine avataj sağlaması, bugün Samsung’u dünyanın önde gelen firmalarından biri yapıyor. Ancak önümüzde koskoca bir Nokia örneği var. Nokia’nın 2000’lerin ortalarında ne kadar güçlü ve piyasaya hakim olduğunu hatırlayın. Eğer oyunu değiştirme gücüne ve imkanına sahipken bunu yapmazsanız, bir başka firma bunu yapar ve kaybetmeye mahkum olursunuz. Bugün eğer Nokia’nın Windows Phone hamlesi tutmasaydı, Nokia’nın bir yazılım firması halini alacak olmasını unutmamak gerek.

318845_518633151498415_2141701395_n

İnsanoğlu tek düze ve sıradanlıktan o kadar sıkıldı ki artık kisişelleştirme devri başladı. Kim kullanıcılarına daha kişiselleştirilebilir ürün sunabilirse önümüzdeki yılların hakimi o olacak. 2000’lerin başındaki Nokia’ya çok benzer bir profil çizen Samsung ne yazık ki bu mantaliteden çok uzak. Birbiriyle neredeyse aynı tasarıma sahip ürünleri, yalnızca birkaç değişiklikle piyasaya süren Samsung, belki oyunu değiştiren biri çıkıncaya kadar piyasaya hakim olacaktır ancak oyunun kurallarını kendi değiştirmezse eğer o andan sonra kaybetmeye mahkum olacaktır.

Bu sıralar basında sıkça karşılaştığımız Apple akıllı saat patentini aldı, Google Glass piyasaya çıkıyor, Google’ın insansız aracı 400,000 kilometreyi kazasız tamamladı haberleri yakın geleceğin nasıl ve hangi firmaların hakimiyetinde olacağının sinyallerini veriyor. Günü kurtarma güdüsüyle hareket eden firmalar ise bu değişime seyirci kalıyor.

Sergey Brin, co-founder of Google appear

Oyunun kurallarını değiştirmeye yönelik planlanan bu hareketler insanların yeni ve benzersize olan açlığını giderecek ve Samsung’un bir önceki modelden farklı olmayan akıllı telefonlarını bir anda ikinci plana atacaktır. Devir artık donanım özelliklerinin ön plana çıktığı bir devir değildir. Devir tasarım, yenilik ve benzersizlik devridir. Hangi firma insanların yeni ve benzersize olan açlığını giderirse o firma bayrak yarışında liderliği devralacaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Steve Jobs ve Tim Cook’un iPhone Satamadığı Apple Hissedarı: Warren Buffet

Yaklaşık 80 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin 3’üncü insanı ve sahip olduğu 23 milyar dolarlık hisseyle Apple’ın en büyük 5’inci hissedarı olan Warren Buffet, Apple CEO’su Tim Cook’un ve Steve Jobs‘un kendisine Iphone satmaya çalıştığını ama bunu başaramadıklarını söyledi.

Cnbce’de katıldığı bir programda konuşan Buffett, Tim Cook’tan her yıl Noel’de bir kart aldığını, bu kartların üzerinde Cook’un  kendisine cep telefonu satmak istediğini yazdığını söyledi.

Buffett, Tim Cook’tan önce yakın olduğu Steve Jobs için de katıldığı bir programda “Steve bana iPhone satmak istiyordu” diye belirtti. 

Apple’daki hisselerinin değeri 23 milyar dolar olan Buffet, gelişen teknolojiye rağmen tercihini kapaklı telefonlardan yana kullandığını söyledi. Gelen soruya esprili bir yanıt veren Buffett, “Benim iPhone aldığım gün, son kalan kişi de Iphone almış demektir” ifadesini kullarak, pazarın henüz doyma noktasına gelmediğini belirtti.

Buffet Iphone salgınına karşı bağışıklık geliştirmiş tek kişi değil; 2016 yılında tüm dünyada 510 milyon adet kapaklı telefon satışı gerçekleştirilmiş durumda.

Warren Buffet’in hissedarı olduğu şirketten telefon almama sebebi kişisel olabilir ancak Apple’ın yakın zamanda itiraf ettiği müşterilere yeni telefon aldırmak için sürümler aracılığıyla telefonları yavaşlatma politikasını da unutmamak lazım.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Listeli İçerikleri Daha Çok Sevmemizin 5 Nedeni

Son dönem trend içerikler sunan birçok sitenin çok sevilmesinin en büyük nedenlerinden biri, oluşturdukları listeli içeriklerdi. Bu içerikler o kadar popüler hale geldi ki, haber sitelerinde, pazarlama bloglarında vb. birçok yerde bu tarz yazılarda patlama yaşandı.

Etkili başlık oluşturmanızı sağlayan 7S kuralından belki de en önemlisi olan sayıların, listeli içeriklerin başlıklarında mutlaka yer alması da bu içeriklerin başarıya ulaşmasını kolaylaştırdı. Peki nedir bu sayıların sırrı? Neden bu tarz içeriklere daha fazla tıklanıyor?

 

1-) Düzeni Seviyoruz

aa

Blog yazıları için “Yazılarınızı paragraflara ayırın”, “Alt başlıklar kullanın” gibi bazı tüyolar vardır. Bu tüyoların altında yatan ana sebep, düzenli yazıların daha fazla okunabilir olmasıdır. Çünkü insanlar okuması kolay ve bölümleri arasında rahat geçişler yapabileceği yazıları daha çok seviyor. Yazı başlığında listeleme yönteminin işareti olan bir rakam (bu yazının başlığındaki gibi) gördüğümüzde, madde madde düzenlenmiş bir yazının çekiciliği bizi yakalıyor.

2-) Netlik İstiyoruz

150413113851_lists_624x351_bbc_nocredit

İnsan beyni her zaman belirsiz olan yerine net olanı tercih eder. Bu yüzden “Güne zinde başlamak için ipuçları” başlığına sahip bir yazı yerine başlığı “Güne zinde başlamak için 7 ipucu” olan bir yazı daha çok ilgimizi çekiyor. Çünkü nettir, yazıya tıkladığında karşınıza 7 tane madde çıkacağını bilirsiniz. Diğer başlık ise içerikle alakalı herhangi net bir şey vaat etmediği için insanlardaki tıklama dürtüsünü daha zor harekete geçirir.

3-) Merak Ediyoruz

merak

Karşımızda içinde sayı içeren bir başlık gördüğümüzde, ister istemez bilinçaltımızda “Neymiş o 4 ipucu?”, “Acaba 8 başarılı örnek hangisiymiş?” gibi düşünceler oluşuyor. Çünkü sayılar, merak duygusunu tetikliyor. Bu merak duygusu yazıya tıklamayı beraberinde getiriyor. Hatta çoğu web sitesi bu merak duygusunu kullanarak, daha fazla sayfanın görüntülenmesi için listeli içeriklerini adım adım (galeri formatında) veriyor. Adeta “makas kesmiyor” diyerek bizden her seferinde 1 tıklama daha istiyor.

4-) Sınırlandırılmak İstiyoruz

sınır

Bu kötü olarak algılanmasın. Gün içerisinde hepimiz koşuşturma halindeyiz ve bu yüzden zamanımız çok değerli. Vakit bulup da internette dolaştığımız zaman da bir yazıyı okumak için çok fazla zaman ayıramıyoruz (istisnalar dışında). Başlıklarda yer alan sayılar ise o içeriğin kapsamı hakkında bize bilgi veriyor. Tabii ki her yazının bir sonu vardır ancak sınırların baştan çizilmiş olmasıçok uzun olmadığını, uzun olsa bile belirtilen sayı kadar başlık olduğunu

5-) Güven Duyuyoruz

Güven verin

Sayılara; gerek sunumlarda, gerek haberlerde, gerek bir şeyi ispatlamaya çalışırken çok fazla ihtiyaç duyarız. Sayılar ilgi çekicidir ve karşı tarafta güven duygusunu uyandırır. Bu yüzdendir ki “Sosyal mecraların kullanım sayıları” vb. yazılar, geçmişte yüzlerce defa yazılmış olsa bile hala ilgileri toplayabiliyor.

Sayıların yarattığı bu güven duygusu, listeli içeriklerdeki başlıklarda da işe yarıyor. “Gripten korunmanın etkili yolları” başlığı yerine “Gripten korunmanın 9 etkili yolu” başlığı daha çok ilgi çekiyor. Çünkü söz konusu maddelerin belli bir araştırma ve emek sonucunda ortaya çıkarıldığı, bazı ispatlara dayandırıldığı hissiyatı oluşuyor.

Sonuç

Listeli içeriklerin başlığını her gördüğümüzde yukarıdaki 5 psikolojik etkinin hepsinin birden devreye girdiğini iddia edemem. Ama her tıklamamızda bu 5 etkenden bir ve birkaçının bizi harekete geçirdiğini düşünüyorum. Yazımı, listeli içeriklerin ne kadar popüler duruma geldiğini gösteren, Serdar Kuzuloğlu’nun sunumundan bir kare ile sonlandırıyorum. =) (Parantezin içine dikkat)

liste içerik serdar k

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link