Mobil Devrim [Derleme] 0

Teknoloji ilerledikçe hayatımızdaki dijitalleşme de yüksek bir ivme ile artmaya başladı.  Hal böyle olunca dijital dünyanın dinamiklerini anlamak, farkındalık yaratmanın en önemli unsuru haline geldi. Bu dinamikleri anlamanın yolu da akıllı cihazların geldiği ve geleceği konumları iyi analiz etmekten geçiyor.

Biz de Pazarlamasyon olarak mobilin geldiği noktayı, son 5 ayda yazdığımız mobil ile ilgili yazılarımızdan yola çıkarak derledik ve yararlı bir kaynak yarattık.

Öncelikle akıllı cihaz penetrasyonuna bakalım. ABD’de %60’a yaklaşan bir penetrasyon mevcut. Türkiye’de ise  36 milyon internet, 13 milyon akıllı telefon kullanıcısı var. Aynı zamanda Türkiye’de her ay satılan telefonların %56’sı akıllı telefon.  Dünyada 2013 ortasında toplam 1.5 milyar akıllı telefon ve tablet kullanılacağı tahmin ediliyor.

Yukarıdaki genel grafikten sonra biraz daha spesifik istatistiklerle ilerleyelim. Örneğin mobildeki satın alma alışkanlıkları ne durumda? 2011  verilerine  göre insanların %56‘sı mobil satın alım anında evde oluyor. Dışarda olanlar veya işte olanların dilimi ise %42.

Mobilde en çok tercih edilen ürün kategorisi ise dijital ürünler. Dijital ürünleri elbiseler ve biletler takip ediyor.

Akıllı telefonların en sık nerede kullanıldığı da pazarlama faaliyetleri için oldukça önemli bir durum. Şubat 2012’de ABD’de yapılan bir araştırmaya göre akıllı telefonların en sık kullanıldığı alanlar evler (%96). Aşağıda diğer yerleri de görebilirsiniz.

Peki mobili ne için kullanıyoruz? Çoğumuzun tahmin ettiği gibi akıllı cihazları en çok oyun amaçlı kullanıyoruz. Bu da oyun içi reklamların önümüzdeki dönemlerde ivmesinin daha da artacağının kanıtı.

2011 Kasım ayında  eMarketer tarafından yapılan bir araştırma ise alışveriş için tercih edilen mecraları sıralıyor. Mobilin payı ise araştırmanın üzerinden 1.5 yıl geçmesine rağmen bir hayli yüksek.

  • Tüketicilerin %40’ı ürünü almadan önce 3 ya da daha fazla farklı kanalda araştırma yapıyor.

Bu kanalların başlıcaları ise  web siteleri, akıllı cihazlar ve alışveriş merkezleri. 2002 yılında yapılan buna benzer bir araştırmada ise ürün almadan önce yapılan araştırmada 3 ya da daha fazla mecranın kullanım oranı %10.1’di. Bu durum tüketicilerin artık daha zor ikna olduğunun kanıtı.

  • Mobil tema kullanmak artık bir zorunluluk.

Tüketiciler markaların mobil sitelerindeki uyumsuzluğa taviz göstermemeye başladı. Yapılan araştırmalar mobil kullanıcıların %52’sının, markaların mobil temasında  yaşadığı olumsuz  tecrübe sonucu bir daha o siteye girmeme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu da bir an evvel mobil tasarımlarla normal tasarımların ayrıştırılması gerektiği anlamına geliyor.

 Öte yandan kullanıcıların %61‘i girdiği sitenin mobile uyumsuz olduğunu gördüğü anda sayfayı kapatma eğiliminde oluyor.  Mobile uyumlu sitelerde mobilden yapılan alışverişin %67 daha fazla satışa konu olduğu da DemandForce’un geçtiğimiz günlerde yaptığı araştırmada belirtilmiş.

  • Mobil, TV ile rekabet etmeye başladı.

ABD’de tüketiciler bu yıl mobil uygulamalarda günlük 127 dakika geçirdi. Geçen yılki rakam olan 94 dakika ile kıyasladığımızda yaklaşık %35’lik bir artış olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu rakamların daha yüksek bir ivme ile artacağını da tahmin edememek büyük bir hata olur.

Peki TV’de durumlar nasıl? Aynı araştırma tüketicilerin bu yıl TV başında günlük 168 dakika harcadığını söylüyor. Hal böyle olunca mobilin TV’yi ne zaman yakalayacağı merak konusu oldu.

  • Lokasyon bazlı uygulamaların gücü artıyor.

Geçtiğimiz günlerde ABD’de yapılan bir araştırma lokasyon bazlı aplikasyonlarla ilgili önemli bir bilgiyi bizlere ulaştırdı. Araştırmada akıllı telefon kullanan her 100 Amerikalı’nın 74’ünün cihazlarında lokasyon bazlı uygulama olduğu ve aktif olarak bu uygulamaların kullanıldığı sonucuna ulaşıldı.  Bu araştırmayla önümüzdeki dönemlerde markalar için vazgeçilemez bir mecra olacak lokasyon bazlı servislerin günümüzde de ne kadar etkili olduğu gözler önüne serilmiş oldu.

  • Profesyonellerin %95’i mobil reklamı kullanıyor

Association of National Advertisers‘ın Ocak ayındaki araştırmasına göre pazarlamacıların %95’inin mobil reklamları, pazarlama stratejilerinin bir parçası olarak kullandığı veya yakın bir zamanda kullanmak istediği belirlenmiş.  Bu durum da mobilin önlenemez yükselişinin bir kanıtı olarak göze çarpıyor.

  • Marka yaratma, mobil reklamcılıktaki en önemli konu

Aynı araştırmaya katılanların %83’ü marka yaratmanın, mobil reklamcılıktaki öncelikli  konu olduğunu düşünüyor. Marka farkındalığını arttırma ise %78 ile ikinci sırada yer alıyor.

  • Mobil website reklamları en çok kullanılan araç

Mobil website reklamları, mobil pazarlamada en çok kullanılan taktiklerin başında geliyor. Association of National Advertisers‘ın araştırmasına katılan profesyonellerin %84’ü mobil pazarlama aktivitelerini genişletmek adına mobil website reklamlarını kullandığını söylüyor. Bunu %78 ile aramalar ve %76 ile aplikasyonlar takip ediyor.

  • Dijital pazarlama için en önemli fırsat:  mobil optimizasyonu

Dijital pazarlamacılara yöneltilen sorular neticesinde bugünün dünyasındaki en önemli fırsatın mobil optimizasyonu olduğu belirlendi. Pazarlamacıların %43′ünün mobil optimizasyonun önemini kabul ettiği araştırmada sıralama ise şu şekilde;

Mobil optimizasyonu (%43)
Sosyal medya etkileşimi (%35)
Hedefleme ve kişiselleştirme (%35)
İçerik pazarlaması (%30)
İçerik optimizasyonu (%30)

  • Web sitelerinin %90′ı mobile uyumlu değil

Her ne kadar mobilin yükselişi sürse de şu an kullandığımız web sitelerinin birçoğu mobil ile uyumlu bir halde değil. Bu da aslında yeni mezunlar ve mobil bilgisi olanlar için önemli bir açık. Bu konuda bilgi sahibi olan kişilerin bir kaç yıl içinde ciddi miktarlarla istihdam edilmesi bekleniyor.

  • Telefonlar günde 150 kez kontrol ediliyor

Mobilin hayatımızda ne kadar derin bir yer kapladığının diğer bir kanıtı ise kontrol sayıları. İnfografiğe göre bir kişi günde ortalama 150 kez cep telefonunu kontrol ediyor. Bu sayıyı yoğunluğa çevirdiğimizde ise her 6.5 dakikada bir kez kontrol yapıldığı sonucuna ulaşıyoruz.

  • Webrazzi mobil 2013 notları (Tolga Şişmanoğlu)

Mobil derlememizi  Tolga Şişmanoğlu’nun Webrazzi Mobil 2013 notları ile bitiriyoruz.

  1. Dünyada 6,8 milyar mobil abone sayısı var, bunların 2,5 milyarı mobil internet kullanıcısı.
  2. Akıllı telefonlarda geçirilen sürenin %18′i tarayıcıda, %82′si uygulamalarda geçiyor.
  3. Türkiye’de tablet satışları 2011′de 127 bin civarında iken, 2012′de ise 505 bin adeti geçmiş durumda.
  4. IDC raporlarına göre alışveriş yapanların yüzde 59′u mobil üzerinden fiyat karşılaştırıyor.
  5. Mobilin mağaza satışları üzerindeki etkisi hızla artıyor. 2016′da mobilin, satışların %20′sine yön vereceği öngörülmekte.
  6. Mobil bankacılığı kullananların %20′si internet bankacılığını kullanmıyor. Müşterilerin %24′ü daha iyi bir mobil deneyim icin bankalarını bile değistireceğini söylüyor.
  7. Mobil reklamverenin mobil platform tercihleri:  iPhone %45, iPad %25, Android %17, mobil site: %15
  8. Akıllı telefon kullanıcılarının %32′si lokasyonlarına erişime izin veriyor.
  9. Mobil display reklamda favori platform hala iPhone, ama konu CTR olduğunda Android ön planda.
Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

SOR’UN Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programını Başlattı 0

Chat botları kullanarak şirketler ve müşterilerin iletişimlerini düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlayan SOR’UN, şimdi de platformda sivil toplum destek programını başlattı. Bu program ile sivil toplum kuruluşları platformda bulunan SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini kullanabilecek.

2015 yılında kurulan SOR’UN geçen iki yılda platformda 10 farklı markaya 15 chat botla hizmet vermeyi başardı ve platform üzerinde 750 bin civarı konuşma gerçekleştirildi.

SOR’UN / Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programı

SOR’UN olarak Sivil Toplum Kuruşları Destek Programını başlattık. Bu program çerçevesinde Sivil Toplum Kuruluşları SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini tüm süreçlerinde kullanabilecek. Bu desteğimizi ilk olarak Türk Eğitim Vakfı ile başlattık. Onların da platform hakkında görüşlerini rica ettik. Aşağıda yorumları bulabilirsiniz.

TEV SOR’UN Açıklaması

“Çağımızın gerçeği internet devrimi ve dijital platformların kullanımı nasıl bireyler ve markalar için hızlı ve köklü değişimler yaratıyorsa sivil toplum kuruluşlarını da yeniden şekillendiriyor. Online platformlar aynı anda birden fazla kişiye hızlı ve az maliyetle ulaşmak gibi önemli avantajlar sağlıyor. SOR’UN platformu ile vakfımıza sunulan ‘’canlı destek’’ uygulaması bunun en güzel örneklerinden biri. SOR’UN, ayrıntıları iyi düşünülmüş, ara yüzleri oldukça estetik ve kullanıcı dostu olan, raporlama anlamında tüm ihtiyaçlara cevap veren çok kullanışlı bir uygulama. Bursiyerlerimize, bağışçılarımıza ve vakfımızla çift yönlü iletişim halinde olmak isteyen kişilere tek bir çatı altında hizmet verebiliyoruz. “SİZ SOR’UN BİZ CEVAPLAYALIM” mottosu ile sunduğumuz bu platform, kendimizi tam anlamıyla ifade edebilmemizi ve hedef kitlemize güncel olanı ulaştırmamızı sağlıyor. Vakfımız kadar diyalog sağladığımız kişiler de bu sinerji ile kendilerini en iyi şekilde ifade edebilme fırsatı bularak sorularını açıkça sorabiliyorlar. Faaliyetlerimize ve kurumumuza katma değer yaratan bu uygulama için çok teşekkür ediyoruz.” 

Yeni SOR’UN Ürünleri

SOR’UN Chat, Social & Help SOR’UN olarak kanal sayımızı arttırmaya devam ediyoruz ve yeni entegre kanallarımızı 2 yeni ürün olarak iş ortaklarımızın kullanıma sunduk.

SOR’UN Social & SOR’UN Help: SOR’UN Social iş ortaklarımız bundan sonra Facebook, Twitter ve Instagram kanallarındaki kullanıcı yorum ve taleplerini SOR’UN üzerinden yapabilecek. Sosyal medya kanallarına ek olarak SOR’UN Help ile ise sitelerinde yer alan iletişim formlarını ve e-posta kanallarını da SOR’UN’a entegre edebilecekler. Bunun yanı sıra bu süreçleri SOR’UN AI altyapısı ile entegre edip, mevcut operasyonlarına göre daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecekler. Bu iki ürün ile ilgili tüm özellikleri yenilediğimiz internet sitemiz www.sorun.com.tr adresinden inceleyebilirsiniz. Sorularınız için bizimle bu sitede yer alana SOR’UN WebChat üzeriden iletişime geçebilirsiniz

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link