Milyonları Peşinden Sürükleyen, Dönemin Unutulmaz Promosyon Ürünleri

Pazarlamanın 4P’sinden biri olan “Promosyon” aslında her türlü tanıtım çalışmasını kapsamaktadır. Ancak pazarlamadaki yaygın kullanımı ile, promosyon satış noktalarında ürünü tanıtıcı veya satışa katkı sağlayacak aktiviteler olarak değerlendirilir. Ürünün yanında verilen hediyeler, yapılan indirimler, 3 al 2 öde fırsatları gibi uygulamalar promosyon örnekleri arasındadır. Satış promosyonu genel olarak müşteriye “ürünü şimdi almanız gerek” yoksa bu fırsatı kaçıracaksınız gibi bir teknik olduğundan dolayı çabuk bir etki gösteriyor ve onu harekete geçiriyor. Ancak promosyon sadece hali hazırdaki kullanıcıları çekiyorsa başarısızdır. En iyi etkisini gösterdiği zaman ise yeni kullanıcıları çektiğiniz zamandır. Yani ürün deneyimine onu ikna etmek için ilgisini küçük hediyeler ile çekmeniz gerekiyor, ya da yanına bantladığınız bir ürün onun normalde satın aldığı ürünü satın almaktan bir kez vazgeçip size yönlenmesini sağlıyor.

Ama yine de satış promosyonu israfın biraz fazla olduğu bir uygulamadır, bunun nedeni ise zaten promosyonun popüler olduğu sektörlerde bunu herkes yapmaktadır ve savunma amaçlı yapılan bu uygulamalar şirketlerin bütçelerinin boşa harcanmasına sebep olabiliyor. Promosyonun satışı artırma dışında bir diğer fonksiyonu da stokları fiyat kırmadan eritmenizi sağlamasıdır.

Tabi promosyonu etkili kılan pazarlama stratejiniz ile uyum sağlaması ve hedefinize ulaşmanızda size katkı sağlamasıdır. Dünyada promosyon ürünleri dendiğinde akla ilk gelen firma tabii ki “Coca-Cola”dır. Genel olarak meşrubat sektöründe promosyon ürünleri pazarlamada diğer sektörlere göre önemli bir yer tutar. Bir süpermarkete girdiğinizde renkli meşrubat reyonunda biraz da fiyat konusunda hassas bir müşteri iseniz kafanız karışabilir. İşte burada size sunulan bir promosyon elinize aldığınız rakip ürünü geri bırakıp, yanında renkli bir bardak veren ürünü almanızı sağlayabilir. Bu nedenle de Coca-Cola tüm dünyada promosyon ürünleri konusunda en etkili firma olarak göze çarpmaktadır. Ülkemizde de meşrubat markalarının başı çektiği promosyon alanında, önceleri benzin istasyonları ve alkol firmaları da oldukça hızlıydı. Ancak gerçekleştirilen düzenlemeler ile engellenen bu sektörler artık pek aktif değiller.

Promosyonun pek çok boyutu olsa da ben bugün sizlere bir zamanlar bizleri peşinden sürükleyen bazı promosyon ürünlerini hatırlatmak istiyorum. Bizlerin hatırlayamadıkları ürünler konusunda da desteklerinizi bekliyoruz..

1. Kumbara – Türkiye İş Bankası

İş-bankası-kumbara-nostaljik

Ülkemizin sanayileşmeye gayret gösterdiği ve özel şirketler ile tanıştığı bir dönemde, çocukların tasarruf yapmaya özendirilmesi amacıyla İş Bankası tarafından dağıtılan meşhur kumbaralar ülkemizde promosyon ürünü olarak ilklerden sayılabilir. Günümüzde hala pek çok kişinin bildiği ve gülümseyerek hatırladığı bu şirin kumbaralar, bugün hala İş Bankası reklamlarında kullanılmaktadır. Dahası, İş Bankası bu kumbaraların dijital versiyonunu da hazırladı.

2. Tasolar – Frito Lay

foto001p

90 sonları ve 2000 çocuklarını ekran başına bağlayan efsane anime Pokemon’un promosyon ürünü olarak cips paketlerinde dağıtılan bu mini oyuncaklar, çocukların sokaklarda saatlerce oynadıkları oyunların en önemli parçalarıydı. Cips paketlerini sıkıp içinde taso var mı yok mu diye pek çoğumuzun bakkaldan azar yediğini de unutmamak lazım. Tabi bir de Ash tasosuna sahip olmak sokağın kralı olmak demekti.

3. Harry Potter Bardakları – Coca Cola

COCA-COLA-HARRY-POTTER-Sirlar-Odasi-BARDAK__44931669_0

Yine 2000 çocuklarının hayal dünyasına büyük etki eden J.K. Rowling’in efsane fantastik macera dizisi Harry Potter’ın sinema filmleri ile paralel ilerleyen promosyon bardaklar, bu çocukların bir döneminin litrelerce kola içip kapaklarını biriktirip, heyecanla plasiyerin bardaklarını bakkala getirmesini beklemekle geçmiştir. Hatta pek çok çocuk bu dönem bakkalın çocuğu olmayı hayal etmiştir.

Not: İşi abartıp 6’lı bardak seti yapan bazı çocuklarda yok değildi.

4. Kırmızı Kupa – Nescafe

nescafe coffee cup

Nescafe’nin artık nerede rastlanırsa rastlansın zihnimizde markayı uyandıran kırmızı kupaları, son günlerde marka tarafından da yeni reklam kampanyasının başrolü olmuştu. Bu hamle kırmızı kupaların bir promosyon ürünü olarak ne kadar başarılı olduğunu kanıtlar nitelikte.

5. Ferrari Arabaları – Shell

ferrari1jk2

Shell’in belirli bir miktar akaryakıt alımı karşılığında verdiği Ferrari arabaları, ailesinde arabası olmayan çocukların kıskançlıktan çatlamalarına hatta bazen misafirlikte komşunun oğlunun arabasını çalmakla sonuçlanmıştır.

6. Futbol Topu – Cola Turka

grnt0407

Ülker’in günümüzde bulmakta zorlanacağınız ancak bir döneme damgasını vuran Türk işi kolası “Cola Turka” nın tutundurma kampanyalarından biri olan bu kaliteli futbol topu, 2000’ler de sokaklarda top koşturan her çocuğun tekmesine mutlaka maruz kalmıştır. Heyecanla her gün bakkala gelip gelmediği sorulan bu promosyon ürünü, uzunca bir dönem mahalle maçlarının vazgeçilmez sponsoru haline gelmişti.

7. Dünya Kupası Bardakları – Coca Cola

COCA-COLA-BARDAK-FIFA-WORLD-CUP-2002-KOREA-JAPAN__86019269_0

Coca Cola’nın futbol organizasyonlarındaki yeri malum, bu dönemde erkekler gerek TV başında gerek stadyumda çok fazla kola tüketirler. Bu organizasyonların resmi sponsoru Coca Cola’da her turnuvada dağıttığı, artık klasikleşen Dünya Kupası bardakları ile promosyon ürünlerinde yine bir destan yazmaktadır. Türkiye’de özellikle 2002 Dünya Kupası için üretilen bu garip bardak hafızalardan hiç silinmeyecek gibi. Artık şeklinden mi yoksa Milli Takım’ın üçüncülüğü mü bunda etkili oldu bilemedik. Ancak yıllar sonra evde bu bardağa bakıp o günleri hatırlatan pek çok enstantane gözümüzün önüne gelmiyor da değil.

8. Tangle – Coca Cola

93461469_tn50_0

Bir dönem gençliğini kola içmeye sevk etmek amacı ile dağıtılan bu promosyon, gençlerin aynı zamanda bu ürünün neye yaradığını bulmaya çalışmaları nedeniyle büyük ihtimalle bilime de katkıda bulundu. Şekilden şekile sokulan, bölüp parçalanabilen tangle açma halkalarını toplayıp bakkala götüren pek çok gencin başına aldığı bir bela olarak hafızalarda kaldı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Coca-Cola’dan Otobüs Bekleyen İnsanların İçini Isıtan Reklam Kampanyası

Sizlerle sık sık çeşitli markaların yaptığı yaratıcı reklam kampanyalarını paylaşıyoruz. Ve yaratıcı reklam kampanyası denilince akla ilk olarak gelen markalardan biri de dünyanın en büyük içecek üreticilerinden biri olan Coca-Cola. Şirketin Kazakistan’da gerçeleştirdiği son reklam kampanyasının da son derece yaratıcı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Coca-Cola’nın söz konusu açık hava reklam kampanyası, global reklam ajansı McCann‘in Kazakistan’ın en büyük şehri olan Almatı’daki şubesi olan McCann Almatı tarafından hazırlanmış.

Tahmin edebileceğiniz üzere, Rusya’ya komşu olan Kazakistan’da kışlar oldukça sert geçiyor ve soğuk bir kış gününde otobüs durağında otobüsün gelmesini beklemenin ne kadar büyük bir sıkıntı olduğunu bilirsiniz. McCann Almatı da bu yüzden durakta otobüs bekleyen insanların içini ısıtan bir reklam kampanyasının oldukça güzel olacağını düşünmüş ve bu kapsamda Almatı şehrinde yaratıcı bir reklam kampanyası hazırlamış.

Minnettarlık Seni Isıtır” isimli reklam kampanyası kapsamında, Almatı şehrinde bulunan bir otobüs durağı düzenlenerek bir Coca-Cola durağı haline getirilmiş ve durağa bir de ısıtma sistemi eklenmiş. Bu ısıtma sistemi, otobüs durağının iki ayrı tarafında bulunan “Teşekkür Ederim” düğmelerine aynı anda basıldığında devreye giriyor. Ancak iki düğmenin birbirine olan uzaklığından ötürü, tek bir insanın iki düğmeye birden basabilmesi pek mümkün değil. Bu nedenle insanlar, ısıtma sistemini devreye geçirebilmek için tanımadıkları kişilerden yardım istiyorlar. İşte reklam kampanyasının ismi de buradan geliyor.

Eğer Coca-Cola’nın diğer yaratıcı reklam kampanyalarını merak ediyorsanız, markanın Sırbistan’da yaptığı el yapımı kanaviçe reklam panoları ve İsveç’te yaptığı telaffuzu ödeme olarak kabul eden dünyanın ilk içecek otomatı ile ilgili haberlerimize göz atabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sahtekarlar Prensi P.T Barnum ile Tanışmış Mıydınız?

Tarih, dünyanın en büyük show insanını nasıl anmalı?  1810 yılında ABD Connecticut’da doğan Phineas Taylor Barnum, “the Greatest Showman” olarak anılıyor. Hatta başrolünü Hugh Jackman’ın oynadığı Barnum’un hayat hikayesini anlatan bir film şu anda vizyonda. 1800’lü yıllarda devreye soktuğu, tanıtımın gücünü kullanan halkla ilişkiler modelinin günümüzde hala sıklıkla başvurulan bir model olması da Barnum’un gücünü kanıtlayan en önemli detaylardan.

“Her dakika bir enayi doğuyor” sözüyle sıkça anılsa da aslında bu sözü kendisinin söylediği ile ilgili herhangi bir kanıt bulunamayan P.T Barnum “gösteri dünyasını” bir iş kolu haline getiren ilk insan olabilir.

50 yılı aşkın kariyerinde kendisini “sahtekarlar prensi” olarak nitelendiren 19. Yüzyılın en büyük Show insanının hayatına yakından gelin biraz bakalım.

12 yaşında atıştırmalık ve vişne likörü satarak kariyerine başlayan Barnum 21 yaşına geldiğinde kendi marketi ve “Herald of Freedom” ismini verdiği kendi gazetesine sahipti.

Bir “ucube gösterisi” haline dönüştürerek halkın ilginçliklere olan merakını kendi iş kolu haline getireceği bir kısmında “The Bailey and Barnum- Greatest Show on Earth” ismini verdiği sirk işinde yer verdiği, bir kısmını da bu sirk ile üne kavuşmadan yaptığı, temeli tek taraflı bir iletişim modeli kurgulayarak insanları abartılı reklam ve ilanlarla kandırmaya dayanan işlerinden bazıları şunlardı;

George Washington’ın 161 Yaşındaki Dadısı

Profesyonel kariyerinin ilk adımını kör bir köle olan Joice Heth’i satın alarak atan P.T Barnum, bu köleyi George Washington’ın 161 yaşındaki dadısı olarak tanıtmış, New York ve New England bölgesinde giriş ücreti 50 cent’ten halkın görmesi için tura çıkarmıştı. Ancak zaman geçip dadıya olan ilgi azalınca Barnum, dadının aslında insan olmadığı kemik ve plastikten oluşan bir robot olduğuna inandırmaya çalıştı. Tabii Heth’in ölümü sonrası otopsisinde 80 yaşında olduğu ortaya çıkana kadar Barnum başka planlara yelken açmıştı bile..

Fijili Deniz Kızı

Barnum’un bir başka işi ise Fiji adalarında yakalandığını öne sürdüğü bir deniz kızı için gazetelere onun “ çok güzel bir deniz kızı” olduğunu anlatan ilanlardan sonra New York Müzesi’nde sergilenmesini sağlaması. Sonradan sahte deniz kızının aslında bir maymun kafası ve balık vücudunun birbirine dikilmiş hali olduğu ortaya çıkınca Barnum onu ülkede bir turneye çıkarmıştır.

General Tom Thumb

5 yaşında bir cüce olan Charles Stratton’ı 5 yaşındayken 11 yaşında gibi göstererek sahneye çıkaran Barnum, ona ünlü generallerin taklidi ile ünlendiği için General Tom Thumb adını vermiş, turneye çıkarmıştır. Abraham Lincoln ve Kraliçe Victoria tarafından da kabul olan parmak Tom, 1863’de Lavinia Warren ile evlenmiş, çocukları olmamasına rağmen Barnum onları bir çocuk ile fotoğraflayarak tanıtım faaliyetlerinde kullanmıştır. Sirkinde gösteriler yaptırdığı Tom satılan 82 milyon biletin sadece 20 milyonunun satılmasının temel nedeniydi.

Swedish Nightingale -İsveç Bülbülü

Barnum’un en iyi işlerinden birisi İsveç Bülbülü olarak anılan 19. Yüzyılın en başarılı opera sanatçısı Jenny Lind’di. Amerika’da operanın yaygınlaşmasına katkıda bulunan bu işbirliği, 1850 – 1852 yılları arası Amerika’da 93 konser veren Lind, Barnum’a $500,000 ve kendisine (sonradan büyük bir kısmını bağışlayacağı) $250,000 kazandırmıştı.

The Bearded Lady – Sakallı KadınThe Infant Esau olarak da bilinen Annie Jones, 1865 yılında Virginia’da dünyaya gelmiş. Ancak yüzündeki fazla tüylenme problemi kendisini bir anda Barnum’un Müzesinde bulmasına neden olmuş. Müzede hatırı sayılır bir yer ve üne kavuşan Jones,  1902’de ölmeden önce “ucube” kelimesinin kullanımını durdurmak için sürdürdüğü çabası ile biliniyordu.

 

Onu asıl üne kavuşturan, “Greatest Show on Earth” olarak lanse ettiği sirk işine aslında 60 yaşından önce girmemiş olan Barnum, 1841, 1865 yılları arası çalıştırdığı, P.T Barnum’s American Museum’da sergilediği bu ve buna benzer işleri ve 1871’de James Anthony Bailey ile beraber açtığı gezici sirki Ringling Bros. and Barnum & Bailey Sirki’nde de gerçekleştirmiştir.

Bu sirkte palyoçolar, cüceler, ateş yutanlar, filler ve “gariplikler” satarak halkın dikkatini sirke çekerek zengin olmuş, hatta o dönemde karakter analizi yaptığını iddia ederek ‘herkes ya da her durum için geçerli olan bir yargının sadece belirli bir kişi ya da durum için kullanılması’ olarak açıklanan Forer etkisini kullanarak bu teoremin Barnum etkisi olarak anılmasına yol açmıştır.

Bununla beraber tren vagonları hareket eden reklam araçları olarak kullanmış, dünyanın ilk billboardunu yaparak, kendi reklamı için kullanmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link