McDonald’s’tan Vizyon Değişikliği!

Geride bıraktığımız Cuma günü McDonald’s’tan gelen açıklama firmanın pazarlama yöneliminde bir değişiklik yapacakları yönündeydi. Durun durun, “İşte bunu seviyorum!” hiçbir yere gitmiyor. Ama onu alevlendirmek yerine “sevmek” odaklı yeni bir platformu öne sürmekten bahsediyorlar; bunu da sevmek ruhuyla dolu, canlandırıcı içerik ve konuşmalarla yapacaklar. “Bu yeni odak, bizim ilerlerken yaptığımız, reklam ve pazarlamadan müşterilerle restorantlarımızda ve sosyal medyadaki iletişimimize, yani her şeye ilham verecek.” diyor McDonald’s.

Firmanın ABD CMO’su Deborah Wahl, “marka yenileme”yi milyarlara servisten milyarlara duyurma aşamasına geçiş olarak tanımlıyor.  Çeşitli sosyal medya kanallarından müşteri yorumlarını dinlemeye, bunları bir geribildirim mekanizması ve açık iletişim kanalı olarak kullanmaya devam edecek olan  McDonald’s bunu yaparken “Bizim yemeğimiz. Sizin sorularınız.” kampanyasını da desteklemeyi sürdürüyor.

“Sevme odaklı” bu kampanyanın merkezinde ise 3 Ocak itibariyle yayınlanan bir animasyon film var: Baş Düşmanlar (Arch Enemies). Çizgifilm ve uzun metrajlı filmlerden alışkın olduğumuz baş düşmanların en sonunda birbirini çok sevdiğini vurgulayan bu animasyon firmanın yenilenmiş odağını vurguluyor. “Sevmeyi Seç” cümlesi de reklamın sonunda klasik slogan “İşte Bunu Seviyorum”dan önce ekranda yer alıyor. Animasyona bir göz atalım:

Markanın vizyon değişikliği hem ABD’deki diğer popüler zincir fastfood restorantlarıyla rekabette hem de globalde nasıl bir etkiye sahip olacak göreceğiz. Ülkemizde kampanyanın yansımalarını gözlemleyeceğimiz günleri heyecanla bekliyoruz. Sonraki yazılarda görüşmek üzere!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Mezuniyete adım adım ilerlerken Pazarlamaya olan tutkusu daha da güçlenen ODTÜ İşletme 3. Sınıf öğrencisi | Blogger |

Bir Cevap Yazın

Adidas Okyanus Atıklarını Sürdürülebilir Bir Yoga Koleksiyonuna Dönüştürdü

İçinde yaşadığımız dünyaya karşı sorumlu olmak gibi bir yükümlülüğümüz var. Hem kısıtlı kaynakları gelecek nesiller için geri dönüşü olmayacak bir biçimde tüketmemeli, hem de verdiğimiz hasarları minimize etmek ya da düzeltmek için de elimizden geleni yapmalıyız.

Tam da bu nedenlerle sürdürülebilir moda artık birçok markanın gündeminde. Bu bağlamda geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılan ürünlerin yer aldığı birçok koleksiyonu da görmeye  de yavaş yavaş alışıyoruz. Tabi bu anlamda ilklerden olan, 2015 yılında adidas x Parley For The Oceans işbirliği ile okyanus atıkları ve balıkçı ağlarının geri dönüşümü ile yapılan ayakkabı koleksiyonunu da unutmamak lazım. Çünkü bu girişimin tek seferlik olmadığını biliyoruz. Adidas sürdürülebilir moda işbirliğine bu kez de yeni yoga koleksiyonunda yer veriyor.

“Sorunu çözüme, atığı ipliğe” dönüştürme misyonu ile hareket eden marka, yoga yaşam biçimi markası Wanderlust ve bir kez daha Parley for the Oceans ile işbirliği yapan Adidas, 42 parçalık bir yoga koleksiyonunu görücüye çıkardı. adidas x Wanderlust koleksiyonunda rahatlık ve stil bir arada düşünülmüş. Koleksiyonu oluşturan parçaların hepsi Parley Ocean Plastic™  okyanuslarda yer alan plastik atıkların geri dönüştürülmesiyle yaratılmış.

Bu konuda sorumlu davranan bir marka olarak Adidas, ürünlerinde saf plastik kullanımını sonlandırarak, plastik atıkların okyanusa ulaşmadan toplanması için çaba sarf ediyor. Ayrıca var olan plastiğin kaderini de onları yüksek performanslı ürünlere dönüştürerek değiştiriyor.

Okyanus ruhuna ve sakinleştiriciliğine uygun bir renk paleti seçilen koleksiyondaki parçalar, mavi, krem, gri, mercan ve lacivertlerden oluşuyor.

Fiyatları 10 dolar ve 90 dolar arası değişen koleksiyon seçili Adidas mağazaları ve online kanallarda bulunabiliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Beşiktaş ve E-Spor Odaklı Yeni Nesil Pazarlama Sohbeti

Pazarlamaya ait faydalı alt konuların alanında uzman konuşmacılar tarafından anlatıldığı, iş zekasına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanarak pazarlama ekosistemini geliştirmeyi amaçlayan bir etkinlik serisi olan Marketing Meetup‘ın beşincisi olan Marketing Meetup Experience dün gerçekleşti. Deneyim temasıyla gerçekleştirilen ve dünyanın vatandaşlığa sahip ilk robotu olan Sophia‘nın da konuk olduğu Marketing Meetup Experience etkinliğinde “Come to Sports Brands: Yeni Nesile Spor Pazarlaması” isimli bir panel gerçekleştirildi.

Bu panelde dünya çapında ses getiren “Come to Beşiktaş” kampanyasını meydana getiren reklam ajansı Muhabbet‘in kurucu ortakları ve kreatif direktörleri olan Kenan Ünsal ve Emrah Karpuzcu, Muse İstanbul CEO’su ve Galakticos e-spor takımının kurucusu Serdar Ekrem Şirin ve eğitimci ve yazar Ercan Altuğ yılmaz yer aldı. Panelde genel olarak yeni nesil bir spor olan e-spordan ve Muhabbet’in Beşiktaş için yaptığı pazarlama ve iletişim çalışmalarından bahsedildi.

Kenan Ünsal, çeşitli pazarlama kampanyalarıyla birlikte kulübü aynı bir insan gibi dönüştürdüklerini ve sosyal medya hesabındaki resmi dili daha samimi bir dille değiştirdiklerini ifade etti. Hatta Demba Ba transferi sırasında, sosyal medya hesabındaki paylaşımlar nedeniyle, taraftarlar tarafından “Kulübün Twitter hesabı hack’lendi mi acaba?” tarzında paylaşımların yapıldığını bile söyledi.

Emrah Karpuzcu, Beşiktaş için yaptıkları “Come to Beşiktaş” kampanyasının planının birkaç sene öncesine kadar dayandığını ve uzun bir süreç sonunda ortaya çıktığını belirtti. Ayrıca taraftar yönetimi ve müşteri yönetimi arasındaki farka fazlasıyla kafa yorduklarına, taraftarlara kendilerini müşteri gibi hissettirmemeyi amaçladıklarına ve bunun sonucunda Beşiktaş’ın son 4 yıl içinde Türkiye’nin en çok forma ve ticari ürün satan spor kulübü olduğuna dikkat çekti. Bununla birlikte yine Beşiktaş için yaptıkları “Sessiz Tezahürat” kampanyasından bahseden Karpuzcu, bu kampanya kapsamında 42 bin kişinin bir dk boyunca işaret diliyle tezahürat yaptığını söyledi. Emrah Karpuzcu, son olarak Beşiktaş ile birlikte gerçekleştirdikleri bu çalışmayı bir marka dönüşümü olarak gördüklerini belirtti.

Serdar Ekrem Şirin ise Türkiye’de e-sporun hala tam olarak bilinmediğini, bu nedenle de yeterince yatırımın yapılmadığını belirtti. Bununla birlikte kendisinin de Galakticos takımına yatırım yaptığı zaman e-spor konusunda yeterince bilgisini olmadığını ve zamanla öğrendiğini belirten Serdar Ekrem Şirin, e-sporun hedef kitlesinden ötürü son derece kendine has bir alan olduğundan ve bu nedenle e-spor pazarlaması yapacak kişilerin video oyunlarından ve rekabetçi oyunlardan anlaması gerektiğini ifade etti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link