McDonald’s Ketçap Krizinde

Dünyanın en büyük fast-food zincirlerinden McDonald’s ketçap üretici Heinz ile arasındaki anlaşmayı bitirme kararı aldı. Buna göre, kırk yıldan sonra McDonald’s zincirine ait yaklaşık 34.000 restoranda Heinz ketçapları servis edilmeyecek.

Şirket, anlaşmanın sonlandırılmasına sebep olarak ise, son dönemde Heinz’da yaşanan yönetim değişikliğini gösterdi. Çünkü geçmişte Burger King’in başında olan Bernardo Hees, Heinz’ın genel müdürü olmuştu.

McDonald’s yaptığı açıklamada “Zaman içinde başka tedarikçilerle çalışmaya karar verdik ve restoranlarda geçiş döneminin pürüzsüz ve düzgün olması için Heinz’la işbirliği içinde olacağız” şeklinde belirtti.

heinz_ketchup_2

1869 yılından bu yana ketçap üretimi yapan Heinz, geçen Şubat ayında,  ABD’li ünlü yatırımcı Warren Buffett’a ait Berkshire Hathaway şirket ile 3G Capital tarafından 28 milyar dolara yarı yarıya satın alınmış, söz konusu bu anlaşma da markayı, 3G Capital’in bünyesinde bulunan Burger King’e daha yakın hale getirmişti.

Şu anda 3G Capital tarafından idare edilen Heinz yaptığı açıklamada “Politikalarımız gereği müşterilerimizle ilişkilerimiz hakkında yorum yapmıyoruz.” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

McDonald’s, Müzeleri Kötülediği İçin Tepki Çeken Reklamını Yayından Kaldırdı

Markaların, sundukları ürünlerin ya da hizmetlerin insanlar tarafından tercih edilmesini sağlamak amacıyla yaptıkları reklamlar her zaman beklenilen sonucu vermeyebiliyor, hatta geri tepebiliyor. Şu zamana kadar tepki çeken birçok reklamla karşılaştık. Bunun geçtiğimiz yılki örneklerine “2017’nin En Çok Tepki Çeken 10 Reklamı” başlıklı yazımızdan göz atabilirsiniz. Bu durumun son kurbanı ise fast food restoran zinciri McDonald’s oldu.

Desing Taxi’nin yaptığı habere göre Kanada’da yayımlanan bir McDonald’s reklamı, 5 doları yemek almak için harcamanın, müzeye gidip dinozorlar hakkında bir şeyler öğrenmek için harcamaktan daha iyi olduğunu vurguluyordu. Reklamdaki anlatıcı, “5 dolara bir müze turu yapabilirsiniz.” diyor ve ardından müze rehberi olan bir kadın anlatıcının sözünü keserek “Dinozorlar vardı ve sonra yoktu. Tamam, öyleyse hediyelik eşya dükkanına geçin.” diyor. Daha sonra anlatıcı, izleyicilere 5 dolarlarını sandviç, patates kızartması ve içecekten oluşan değerli bir yemek için harcamalarını söylüyor.

Müze gezmenin aslında o kadar da önemli bir olay olmadığı izlenimini yaratan bu reklam, doğal olarak insanların tepkisini çekti. Kanada’nın en batısında yer alan Britanya Kolumbiyası eyaletinde bulunan bir bilim müzesi olan Exploration Place’in müdürü olan Tracy Calogheros, bu reklamın kendisini çok üzdüğünü belirtti. Tracy Calogheros reklamla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Aslında bizim hediyelik eşya dükkanlarımızda insanları söğüşlemek için bu işin içinde olduğumuzu ve 5 dolarınızı yeni McDonald’s hamburger promosyonuna harcamanızın daha iyi olduğunu ima ediyor. dedi.

Bu yaşananların ardından McDonald’s adına konuşan Adam Grachnik isimli şirket sözcüsü ise şirket adına özür diledi ve reklamın komik olması ve hiçbir müzeye karşı kırıcı olmaması gerektiğini ifade etti. Adam Grachnik, The Canadian Press isimli haber ajansına yaptığı açıklamada, “Müzelerin güvenilir, saygıdeğer ve Kanada kültürü hakkında bilgilendirici yerler olduğunun tamamen farkındayız ve herhangi bir kırgınlık için özür diliyoruz.” dedi.

Bunların yanı sıra McDonald’s Kanada, Amerikan Müzeler Birliği Başkanı Laura Lott’un reklamla ilgili olarak attığı tweet’e yanıt vererek resmi Twitter hesabı üzerinden de özür diledi ve şunları ifade etti:

“Herhangi bir kırgınlık için özür diliyoruz Laura. Müzelerin güvenilir, saygıdeğer ve Kanada kültürü hakkında bilgilendirici yerler olduğunun tamamen farkındayız ve bu reklamı derhal yayın kanallarından kaldırıyoruz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link