Marketing Meetup’ın Tüm Konuşmacıları Belli Oldu

Teknolojiye, dijitale ve pazarlamaya ait faydalı alt konuların, alanında uzman konuşmacılar tarafından anlatıldığı, iş zekasına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanarak iş dünyası ekosistemini geliştirmeyi amaçlayan bir buluşma serisi olan Marketing Meetup’ın üçüncü buluşması, “future” yani “gelecek” temasıyla profesyonellerle buluşuyor.

Bugüne kadar birçok konuya ve sektör profesyoneline ev sahipliği yapan Marketing Meetup, “Future” konu başlığı çerçevesinde günümüzün hız dünyası içinde atladığımız, günü kurtarırken gözden kaçırdığımız gelecek ve sürdürülebilirlik kavramlarını derinlemesine tartışacak. Sektörün deneyimli isimlerinin “gelecek” olgusuna bakışlarını masaya yatıracağı Marketing Meetup, pazarlama ve teknoloji dünyasının geleceğine ışık tutucak.

Aynı zamanda teknolojinin şekillendirdiği yeni dünyaya odaklanacak olan Marketing Meetup’ın sahnesinde artırılmış gerçeklik ile sanal gerçekliğin bir arada kullanıldığı bir teknoloji olan mixed reality, Türkiye’de ilk kez bir etkinlik alanında canlı olarak deneyimlenecek.

Neler Anlatılacak?

Cavit Yantaç – Microsoft: 20. Yüzyılın en önemli değeri petrolken 21. yüzyılın en önemli değeri veri. Veriyi aynı zamanda yeni para birimi olarak da görebilmek mümkün. Veriyi iyi kullanarak varolan piyasaları kökten değiştirmek, yeni piyasalar ve iş yapış şekilleri yaratmak mümkün. Bu dijital dönüşümü tetikleyen en önemli unsurların başında da “Yapay Zeka” alanındaki gelişmeler geliyor. Cavit Yantaç, Marketing Meetup’ta veriyi kullanarak neler yapılabileceğini ve yapay zekayı, Türkiye’den ve dünyadan gerçek örneklerle; ve somut tavsiyelerle beraber değerlendirecek.

Ozan Onat – CNN Türk Program Müdürü: 4. Endüstri Devrimi ile beraber, iş dünyasında büyük bir dönüşüm yaşıyoruz. Gelecek hem sürprizlerle hem de tehlikelerle dolu. Yapay zeka tüm sektörlerde iş yapış şeklimizi değiştiriyor, bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken diğer yandan bizi oyunun dışına çıkarıyor. Ozan Onat, Marketing Meetup Future’da “Robotlar bizim işlerimizi yapmaya başladığında biz neler yapacağız?” ve “Hem kendimiz hem de içinde yaşadığımız toplum için nasıl bir gelecek inşa edebiliriz?” gibi sorulara cevap verecek.

Akan Abdulla – FutureBright: Tüketicinin ürün ya da hizmet hakkında karar verirken, akılcı olmak yerine, önyargılarından, duygularından ve zihinsel kısa yollardan beslendiğini artık hepimiz biliyoruz. Psikolojik faktörleri göz ardı eden ve insanı sadece akılcı kararlar alan rasyonel bir varlık olarak ele alan modellerin sürdürülebilir olmadığını da biliyoruz. Sürdürülebilir olmanın ve gelecekte ayakta kalmanın yollarından biri, sadece bugünde kısılıp kalmamak ve iş akışına yeni bir oyuncuyu davet etmek: Seçim Mimarisi. “Marka Seçim Mimarları”, tüketicilerin seçim yaptığı herhangi bir ortamı alır ve karar almayı markanın lehine kolaylaştıracak şekilde o ortamı yeniden tasarlar. Gelecekte daha az marka yönetici, daha çok seçim mimarları göreceğiz. Akan Abdulla, Marketing Meetup’ta seçim mimarisi ve seçim mimarlarından bahsedecek.

Ercan Altuğ Yılmaz – Oyunlaştırma Uzmanı: Oyun, insanoğlunun kendini ifade edişinin en eski biçimi. Bu kavram günümüzde evrildi ve sadece oynanarak değil tıpkı bir futbol maçı izler gibi video oyun oynayanın izlendiği, bir takımla birlikte dünyanın birçok farklı yerinden insanla oynanan bir spor haline geldi. Şimdi asıl soru şu: Bu kadar güçlü bir kendini ifade etme şeklinden markalar nasıl faydalanabilir? İşte Ercan Altuğ Yılmaz, Marketing Meetup Future’da bu sorunun yanıtını arayacak.

Erdem Aksakal – SAP Türkiye Pazarlama Direktörü: Teknoloji, büyük veri, yapay zeka, nesnelerin interneti çağında “bit”ler sonsuz bilgiyi taşıyor önümüze. Sosyal medya devrimiyle içerik renkleniyor, yaratıcılık yaygınlaşıyor; pazardaki birçok güç el değiştiriyor, demokratikleşiyor. Değişmeyen tek arayış, anlam. Teknoloji sektörünün içinden, beyaz yakalıların hikaye anlatıcısı Erdem Aksakal, dijital bir dünyada sahici bir anlamı nasıl bulabileceğimize dair fikirlerini paylaşacak.

Mehmet Semih Söylemez – AGT CEO’su: Endüstri 4.0, çağımız teknolojisinin üretim ve pazarlama organizasyonlarında evrileceği son aşama olarak dikkat çekerken liderlik kavramını da kendi içinde yeniden sorgulatıp şekillendiriyor. Yönetim biçimlerinde belirlenecek bakış açısı hızla bireyselden kolektif liderliğe doğru evriliyor. Bu geçiş sürecinde, duygusal sermayeyi yönetim sistemi olarak benimseyen kurumların yeni dönemde daha akıllı hale geleceği bekleniyor. Mehmet Semih Söylemez, geleceğin yönetim biçimlerinin bu kavram üzerinden nasıl şekilleceğini Marketing Meetup’ta değerlendirecek.

Işık İlhan – Garanti Bankası Direkt Bankacılık Yöneticisi: Hepimizin yaşam tarzı dijital evrimle çarpıcı bir şekilde değişti. Dijital dünya ile tamamen entegre bu yeni hayat, müşterilerin beklentilerini de geliştirdi. Bizler, bu beklentileri karşılamak ve sektörler olarak yol boyunca ayakta kalabilmek için yenilenmiş hizmetler ve müşteri deneyimleri sunmalıyız. Işık İlhan, Marketing Meetup’ta yeni yaşam tarzımızın ve müşteri deneyiminin dijital bankacılıktaki ‘disruptive’ yansımalarını değerlendirecek.

Etkinlikte yer alacak diğer konuşmacılar ise Pazarlamasyon ve Marketing Meetup kurucusu Necip Murat, NASA’da Astrofizikçi olarak görev yapan Dr. Umut Yıldız, Fütüristler Derneği İstişare Kurulu Üyesi Murat Şahin, Fütüristler Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Aykut, Fujitsu Türkiye Pazarlama Direktörü Meltem Yeğen, Youtholding Kurucusu Emrah Kaya, Codemodeon CEO’su Yağız Hatay, PayU Türkiye’den Yunus Emre Güzer ve İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Görevlisi Zafer Erkoç.

Marketing Meetup, üçüncü serisi Future ile 9 Mayıs 2017’de İKÜ Akıngüç Oditoryumu’nda sizleri bekliyor. Fujitsu Altın Sponsorluğu’nda düzenlenecek etkinliğe marketingmeetup.org adresinden kayıt yaptırabilir ve etkinlikle ilgili tüm detayları öğrenebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Sabit Gelirli Beyaz Yakalıların Sabit Şikayetleri

Daha önce sizlere gerçek bir reklamcı olmak için yapmanız ve sahip olmanız gerekenleri aktarmıştık. Bugün de beyaz yakalıların şikayetlerine değinmek istedik. Eğlenceli yazımıza “Beyaz yakalı”nın tanımını yaparak başlayalım; işçilerin fiziksel gücünü iş kabiliyetine dönüştürdüğü dönemde, yönetimde yer alan çalışanlar için kullanıldı beyaz yaka tabiri. Beyaz yakalı çalışan; idari ve bürokratik işleri yürütebilen, bunları yaparken beden gücünü görece az kullanan kişilerdir. 

Her mesleğin kendine has zorlukları vardır elbet. Beyaz yakalılar zamanlarının çoğunu ofislerinde geçirseler ve fiziksel olarak güç harcamasalar da zihinsel olarak zamanlarının büyük bir kısmını işlerine ayırırlar. Dolayısıyla bir beyaz yakalı olmak kesinlikle kolay bir iş değildir. Sabırlı ve iradeli olmak gerekir.

Genelleme yapmak gibi olmasın fakat beyaz yakalıların bazı ortak problemlerini esprili bir dille sizler için derledik. Siz de beyaz yakalı olmaya hazırlanıyorsanız veya beyaz yakalıysanız bu problemlere en kısa zamanda çözüm getirilmesini umuyoruz. Keyifli okumalar :)

1. Sabahları Starbucks’tan Kahve Alırken Sıra Beklemek

Eğer bir beyaz yakalıysanız kahve içmeden uyanamamanız gerekiyor. E ofislerde yapılan kahveler de her zaman güzel ve taze olmuyor tabii. Çözüm ise sabahları Starbucks, Nero gibi ünlü bir kahve zincirinden kahvenizi alıp işe gitmek oluyor. Fakat pek çok çalışan sabahları iyi bir kahve içmek istediği için biraz beklemeniz gerekiyor haliyle. Dileriz ki bu sıra bekleme olayına kısa zamanda bir çözüm bulunur…

2. Ofis Gıybetlerini Yanlış Kişilerle Paylaşmak

Herhangi bir iş yeri ortamında diğer çalışanlardan yeniyseniz ofis dedikodularına dahil olamamanız normal. Ama eğer şanslıysanız sizin yanınızda başkaları birbirlerine dedikodu aktarır ve siz de duyduklarınızı birleştirerek bir sonuca varabilirsiniz. Peki bu ne işinize yarayacak?

Gıybet ekibine kabul görmek ve ofisteki gelişmelerden haberdar olmak için sizin de ekibe bir şeyler katmanız gerekir. Bunu aidat ödemek gibi düşünebilirsiniz. Ancak neyi nerde söyleyeceğinizi tespit etmek de çok önemli. Örneğin birisi hakkında öğrendiğiniz bir dedikoduyu paylaştığınız ortamda o kişinin yakın arkadaşı varsa yandınız. Dedikodu sizin üzerinize bile kalabilir. Bu konularda çok dikkatli olmak lazım.

P.S: Son bir ipucu daha asla bildiklerinizin hepsini tek seferde söylemeyin…

3. İş Yerindekilerle Sohbet Edebilmek İçin Netflix / Spotify Üyeliği Almak Zorunda Kalmak

Bir beyaz yakalı olmadan önce Netflix üyeliğiniz olmayabilir hatta yabancı dizi bile izlemiyor olabilirsiniz ancak artık iş yerinde bu şekilde varlığınızı sürdürmeniz mümkün değil…

Bir arkadaş grubunuz olsun ve onlarla ortak bir şeyler paylaşın istiyorsanız eğer yabancı dizi izlemek ve mümkünse Netflix üyeliği satın almak zorundasınız. Netflix’teki en popüler dizileri bir hafta sonu eve kapanıp bitirdikten sonraki pazartesi gününün sigara ve yemek sohbetleri önceden hazırlanmış olacaktır zaten. Ayrıca iş arkadaşlarınızı Spotify’dan takip edip birbirinizin listeleri hakkında da yorum yapmanız gerekiyor…

4. Bazı İngilizce Kelimelerin Türkçelerini Unutmak

Plaza dili dediğimiz ortaya karışık yeni bir dil var biliyorsunuz. Plaza dili; bazı çok kullanılan İngilizce terimlerin Türkçe’ye uyarlanarak (güya kısaltılarak) konuşulduğu, Türkçe’de olmayan bazı zamanların (Future Continuous Tense gibi) bir şekilde Türkçe’ye sokulduğu ve beyaz yakalıların anadilleri gibi konuşabildikleri bir dil.

Bu terimleri gün içinde maillerde, telefonlarda ve toplantılarda o kadar çok kullanınca elbette bu günlük hayata da yansıyor ve ortaya “Tamam sevgilim bir brainstorming yapalım o zaman bu konuda, ben seni arıyor olacağım” gibi cümleler çıkabiliyor.

5. Stresten Kilo Almak ve Parası Ödenen Spor Salonuna Gidememek

Beyaz yakalılar bedensel olarak çok güç harcamazlar demiştik. Genelde ofiste bütün gün bilgisayar başında oturmaları gerekir. Üstelik işleri yoğun olan ve mesaiye kalmaya eğilimli beyaz yakalılar bu stresten ve hareketsizlikten ötürü kilo alabilirler.

Maddi olarak çok fazla sıkıntı yaşamayan beyaz yakalılarda maddiyattan çok zaman problemi vardır. Genelde kazandıkları parayı harcayamamaktan yakınırlar. Örneğin spor salonuna yazılırlar ve bir müddet düzenli gittikten sonra gitmeye vakit bulamazlar. Bu durumda parasını önceden ödedikleri spor salonu üyelikleri de yanmış olur…

6. Kimsenin Daha Önce Gitmediği Tatil Yeri Bulmaya Çalışmak

Bütün sene çalışan ve para kazanan beyaz yakalıların tatilleri tabii ki çok değerlidir. Bütün senenin yorgunluğunu bir haftada güzelce atması gerekir. Ama aynı zamanda ofisteki arkadaşlarının gitmediği, ilginç bir yere gitmek ofisteki prestij için çok önemlidir. Sonuçta o tatilden elbet bir gün dönülecek, fotoğraflar gösterilecek, yenilip içilenler anlatılacak… Ne kadar farklı bir yer olursa etraftan o kadar ilgi çeker ve o kadar güzel Instagram postları çıkar. Birer hafta şeklinde tatili ikiye bölüp bir de herkesin gittiği sıradan tatil beldelerine bir gözükmek de gayet mantıklı bir tatil programı olabilir…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Duygu Takibi, Tüketici Davranışlarını Anlamaya Nasıl Yardımcı Oluyor?

  • Son dönemde tüketici davranışlarını anlayabilmek amacıyla duygu takibi teknolojileri geliştirmek üzere birçok çalışma yürütülüyor. Yakın gelecekte bu tarz teknolojiler sayesinde tüketicilerin duyguları izlenerek onlara her alanda daha iyi bir deneyim sunulabilecek.
  • Gartner’ın araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı Annette Zimmerman, “2022 itibarıyla kişisel cihazınız, duygusal durumunuz hakkında kendi ailenizden daha fazla şey bilecek.” diyor.
  • PSFK’in yaptığı araştırmaya göre, duygu takibi teknolojilerini farklı şekillerde uygulayan dört şirket öne çıkıyor: mPath, us+, Emotiv ve NeuroSky.
  • İlgili Yazı: Nöropazarlama Nedir? Markalar Tarafından Nasıl Kullanılır?

Pazarlamanın önemli bir alt dalı olan nöropazarlamanın ilgilendiği alanlardan biri de tüketici davranışlarıdır. Tüketici davranışlarını etkileyen en önemli unsurlardan biri ise duygulardır. Yani tüketici duygularını anlayabilmek, tüketici davranışlarının büyük ölçüde anlaşılmasına yardımcı olur.

İşte bu yüzden son dönemde birçok farklı şirket, insan duygularını anlayabilen teknolojiler geliştirmek için çalışıyor ve bu çalışmalar, meyvelerini vermeye başladı. Yakın gelecekte, duygusal açıdan son derece hassas olan teknolojiler sayesinde tüketicilerin biyometrik tepkileri bile ölçülebilecek ve böylece her alanda tüketicilere daha iyi bir ürün ya da servis deneyimi sunulabilecek.

Dünyanın en büyük araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner‘da araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapan Annette Zimmerman‘ın duygu takibi teknolojileriyle ilgili çok önemli bir öngürüsü var. Zimmerman, 2022 itibarıyla kişisel cihazınız, duygusal durumunuz hakkında kendi ailenizden daha fazla şey bilecek. diyor. Bununla birlikte Annette Zimmerman, bu konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Gelecekte daha fazla akıllı cihaz, belirli veri ve gerçekler ile ilgili olarak insan duygularını ve ruh hallerini yakalayabilecek ve durumları buna göre analiz edebilecek. Teknoloji stratejik planlamacıları, geleceğin cihaz portfolyosunu oluşturmak ve pazarlamak için bu teknolojiden yararlanabilirler.”

PSFK, insan davranışlarının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak amacıyla duygu takibi teknolojisini farklı şekillerde uygulayan dört şirketi şu şekilde sıralıyor:

mPath

Bir MIT (Massachusetts Institute of Technology) girişimi olan mPath, bir süredir MOXO adını verdikleri “emotyping” (“duygusal yazım” ya da “duygu yazımı” olarak çevrilebilir) cihazı aracılığıyla insanların tepkilerini ve hayal kırıklığı, can sıkıntısı ve stres gibi duygularını bir grafik haline getirmek için çalışıyor. Giyilebilir stres sensörleri, analiz ve başka teknolojiler kullanan mPath, tüketicilerin belirli uyaranlara karşı verdikleri tepkileri doğru bir şekilde resmedebilmek için tüketicilerin ürünlere karşı tepkilerini tecrübe ettikleri doğru anı tam olarak belirleyebiliyor.

mPath’in MOXO İsimli Cihazı

Bununla birlikte girişim, duygularını düzgün bir şekilde ifade etmekte sorun yaşadıkları için özellikle çocukların duygularını ölçebilmek için de MOXO isimli sensörü kullanıyor. MOXO, insanların bilinçaltını ve duygusal tepkilerini ölçme imkanı tanımasının yanı sıra, odak grup araştırmalarında elde edilenden daha fazla doğruluk sağlıyor.

us+

ABD’li sanatçı Lauren McCarthy tarafından ortaya çıkartılan us+, “Dilbilimsel Sorgu Kelime Sayımı” veritabanı ve “Dilbilimsel Stil Eşleştirme” kavramına dayalı sohbetleri optimize etmek için ses, yüz ifadesi ve dilbilimsel analiz kullanan bir video sohbet uygulaması. Bu uygulama sayesinde, bir kişi pozitiflik, sadece kendisiyle ilgilenme, küstahlık, saldırganlık ve dürüstlüğü açığa vurduğunda, bu gerçek zamanlı analiz olarak görülebiliyor.

Emotiv

Emotiv, elektroensefalografi kullanarak insan beyninin anlaşılması alanında ilerleyen bir biyobilişim şirketidir. Şirket, eğitilmiş zihinsel komutların makine öğrenimi aracılığıyla sanal ve fiziksel nesneleri kontrol etmeyi, duyguları izlemeyi ve de bilişsel performansı takip etmeyi amaçlıyor.

NeuroSky

NeuroSky, direkt olarak tüketicilere beyin aktivitesi takibi yapabilen çeşitli giyilebilir cihazlar pazarlıyor. Şirketin sunduğu başlıklar kullanıcıların streslerini azaltmalarına, dikkatlerini artırmalarına ve öğrenme konusunda kendilerini geliştirmelerine imkan tanımak amacıyla elektroensefalografi sinyallerinden yararlanmak için birtakım uygulamalarla birlikte kullanılabiliyor. Dikkatli ve dalgın durumların tespiti, birkaç bandın aynı anda takip edilmesiyle yapılıyor ve başlığın sinyal işleme yazılımına gömülü olan NeuroSky’ın özel algoritmaları tarafından gerçekleştiriliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link