Marketing Meetup Konuşmacıları Belli Oluyor Üçüncü İsim; Olcayto Cengiz 0

Pazarlama, teknoloji ve gündeme dair birçok konunun, alanında uzman konuşmacılar tarafından anlatıldığı, iş zekasına, analitiğe ve entelektüeliteye odaklanarak pazarlama ekosistemi geliştirmeyi amaçlayan bir buluşma serisi olan Marketing Meetup’ın dördüncü buluşması ‘Intelligence’ yani ‘Zeka’ temasıyla profesyonellerle bir araya geliyor.

Bilindiği üzere ‘Yapay Zeka‘ hakkında haberler, öngörüşler sık sık gündeme geliyor. Elon Musk’tan Mark Zuckerberg ve Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’ya kadar birçok önemli kişinin ‘Yapay Zeka’ya dair tezleri bulunuyor. Bizler de etkinliğimiz de ‘Zeka‘ ve ‘Yapay Zeka’nın iş dünyasına neler getireceğine dair konulara değineceğiz.

Bununla beraber 2 yıldır buluştuğumuz ve bu yıl dördüncüsünü düzenleyeceğimiz Marketing Meetup serimizde konuşmacı kadromuz yavaş yavaş belli oluyor. Belli olan konuşmacılarımız arasında, sektörün önemli isimlerinden Kreatif Direktör Olcayto Cengiz yer alıyor.

1996 yılında başlayan reklamcılık kariyerinde pek çok reklam ajansının yaratıcı ekiplerinde görev alan ve gerek ulusal gerekse uluslararası ödüller kazanan Olcayto Cengiz, 2016 yılında Manajans/J.Walter Thompson Turkey’deki yaratıcı yönetmenlik görevinden ayrılarak Berlin’de bulunan Gamewheel şirketinin yaratıcı başkanı (CCO) pozisyonuna gelmiştir. 2017 sonunda ise; Gamewheel’de CTO olarak görev alan Christian Bittler ile yeni nesil iletişim şirketi olarak konumlandırdıkları, oyunlaştırma (gamification) tabanlı Flying Spoon’u kurmuştur.

Olcayto Cengiz, profesyonel iş hayatının yanı sıra, sosyal medya, dijital iletişim, dijital strateji, markalaşma gibi konularda çeşitli üniversitelerde ve kurumlarda ders vermekte ve eğitim programlarına konuşmacı olarak katılmaktadır.

Şimdiye kadar birçok uzmanı konuk eden ve sektörü bir araya getiren Marketing Meetup serimizde siz de yer almak istiyorsanız detayları buradan bulabilir ve kayıt yaptırabilirsiniz.

Neden Marketing Meetup’a Katılmalısınız?

1.Aynı Konulardan Bahsetmiyoruz

Tüm konferanslar, birbirinin benzeri konular üzerinde dönüp durmaktayken, Marketing Meetup bu jenerik konular döngüsünü kırıyor. Marketing Meetup’ın hiçbir konferansında, hiçbir oturumunda klişe konulardan bahsedilmiyor. Böylece, her zaman farklı konularla seyircinin ilgisi canlı kalıyor.

2.Önemli Konuşmacıları Dinleyebileceksiniz

Marketing Meetup sektörün duayen isimlerinin katılımcılara yol gösterdiği, ışık tuttuğu bir konferans serisi. Kendi sektöründe, bilinen isimlerin konuk olduğu Marketing Meetup, etikete değil, içeriğe önem verenlerin katıldığı, doğru kişilerin kaliteli konulardan bahsettiği bir oluşum.

3.Yaratıcı Çözümler ve Trendleri Takip Edebileceksiniz

Son moda pazarlama konularının konuşulacağı oturumların yanı sıra, fuaye alanında gerçekleşecek aktivitelerle son dönem trendleri yakından takip edebileceksiniz.

4.Networking Yapmak İçin Birebir

Kaliteli insanların, sektör duayenlerinin katıldığı Marketing Meetup serisi, networking yapabilmeniz, profesyonel çevrenizi genişletebilmeniz için de kaçırılmayacak bir fırsat. Buradan kaydınızı gerçekleştirebilir, tüm sektörü buluşturan etkinliğimizde yerinizi ayırtabilirsiniz.

Yeditepe Üniversitesi Görsel İletişim Tasarım Yüksek Lisans Öğrencisi - Pazarlamasyon.com İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Gelecekte Bazı Robotları Sevip, Bazılarından Nefret Edeceğiz 0

11 Ekim’de İstanbul Ticaret Odası dünyanın önemli gelecek bilimcilerinden Thomas Frey, Hamish McRae ve Ben Hammersley’i İstanbul’a getirdi. Futurİstanbul adlı etkinlikte bu üç önemli isim geleceğe dair öngörülerini içeren birer sunum yaptılar, davetlilerin sorularını yanıtladılar.

Ben de bu önemli isimlerin katıldığı zirvede fırsatını bulmuşken Thomas Frey’le bir araya geldim. 15 yıl IBM’de mühendis ve tasarımcı olarak çalışan Thomas Frey, şu anda Colorado’da yer alan ve kurucusu olduğu DaVinci Institute’da direktörlük ve kıdemli analistlik görevlerini yürütüyor. Kendisi son on yılda, geleceğe yönelik doğru vizyonları geliştirme ve önümüzdeki fırsatları tanımlama becerisiyle tüm dünyada dikkat çekici bir takip edilirlik kazanmış durumda. Yaptığımız güzel sohbette Thomas Frey’e yakın gelecek öngörülerini sordum.

Pek çok fütürist risklere rağmen geleceğe olumlu bakar. Siz nasıl bakıyorsunuz? Adil, güvenli, yaşanılabilir bir gelecek ufukta gözüküyor mu?

Bugün dünyada yaşanan tüm sorunları göz ardı etmek istemem ama problemler aynı zamanda fırsatlar yaratır. Tüm bu gelişen teknolojiler bizlere yepyeni beceriler sağlıyor. Geçmiş problemlerimizi çözmek için yetenekler veriyor. Çevremizde daha yaşanılabilir bir ortam sağlıyor.

Tabi ki yanlış gidebilecek pek çok şey var. Mesela çok güçlü bir güneş fırtınası yaşanması ve bizi bir anda taş devrine götürmesi gibi olasılıklar her zaman mümkün. Ama bugün dünyada yaşananlara baktığımız zaman tüm bu teknolojiler yaşam kalitemizi yükseltiyor, dünyadan haberdar olmamızı sağlıyor, pek çok işi kolayca halledebilmemiz için beceriler sağlıyor.

Teknolojik fırsatlar sayesinde bundan 10 yıl sonra sıradan bir insan, 10 yıl öncekine göre 10 kat daha fazla iş yapabilme kapasitesine sahip olacak. Yani çok kısa bir sürede becerilerimizin düzeyi çok yükselmiş durumda. Geçmişe göre artık çok daha fazla çözüm bulabilecek, yeni işler halledebilecek düzeydeyiz. Biz kendi becerilerimizi geliştirdikçe başka insanları da bizimle birlikte taşıyıp başarıya ulaşacağız. Bu sayede de yeni nesiller için yeni işler, meslekler, yeni fırsatlar yaratacağız.

Gelecekte iş dünyası nasıl şekillenecek? İşsizlik ve suç oranları artacak mı? Eğer böyle olursa hükümetler bu sorunlara nasıl çözümler bulacaklar?

Makineler tarafından üretilen müzikleri mi yoksa insanlar tarafından üretilen müzikleri mi satın alacağız?

Makine tarafından yapılan sanatı mı satın alacağız, bir robotu bale yaparken mi izleyeceğiz, sürücüsüz arabaların olduğu bir yarışı mı izleyeceğiz, ya da robot atletlerin yarıştığı bir stadyumda mı oturacağız?

Böyle şeyler olduğu zaman, her ikisini de yapmayı seçeceğiz. Kesinlikle bir tanesini daha fazla seveceğiz ama insan sanatını da, robot sanatını da satın alacağız. Bir gün insanlar tarafından işletilen bir restorana gideceğiz, bir gün robotlar tarafından işletilene. Bazı arkadaşlarımızla insanlardan oluşan favori takımımızı destekleyeceğiz, bazı arkadaşlarımızla robot atletlerin olduğu favori takımımızı destekleyeceğiz.

Ayrıca bazı robotları sevip, bazılarından nefret edeceğiz.

Bir “ya – ya da” dünyasında yaşamıyoruz. Hatta bizim kültürümüz daha çok “ikisi – ve” ekonomisinde şekillenmiştir.

Evet, bu yeni opsiyonlar birbirini tamamlayacak, restoran başına düşen çalışan sayısını azaltacak ve bugünün talebini karşılayabilecek sayıda sanatçı ve müzisyen olmayacak. Fakat talep arttığı sürece, bu alanlarda daha çok insanın çalıştığını görebiliriz.

En büyük mücadelemiz en uygun dengeyi bulmak olacak. En iyi restoranlar verimliliği artırmak için robot kullanacaklar, en iyi sanatçılar daha iyi sanat üretmek için robot kullanacaklar ve en iyi müzisyenler ve atletler robotlara karşı olmak yerine onlarla birlikte çalıp oynayacaklar.

Teknolojide çok hızlı gelişmeler yaşanıyor ama pek çok anlamda en yıkıcı dönüşümü “yapay zeka” yaratıyor gibi gözüküyor. Sizce önümüzdeki 10-20 yılda yapay zeka günlük hayatımızı nasıl değiştirecek?

Yapay zeka aslında son birkaç on yılda geliştirdiğimiz teknolojilerin iç içe geçmesiyle ulaştığımız bir nokta ve artık tamamen kullanılabilir bir noktaya geldi. Bu teknolojinin kısa dönemde yapabilecekleri biraz abartılırken, uzun dönemde yapabilecekleri de göz ardı ediliyor.

Yapay zeka sürücüsüz araçlarda, insansız hava araçlarında kullanılacak. Bu aslında bizim dar kapsamlı yapay zeka diye tabir ettiğimiz, yani belirli bir beceriye yönelik yapay zeka kullanımı. Burada her şeyi yapabilen genel bir yapay zekadan bahsetmiyoruz.

Dolayısıyla çamaşırlarımızı katlaması için bir yapay zeka kullanırsak, sadece o beceriye sahip olacak. Bankadaki hesaplarımızı boşaltması, komşularımıza saldırması vs. mümkün değil.

Ama tabi ki bazı problemler de var.Yapay zekanın silah olarak kullanılması da mümkün. Şuan daha emekle aşamasında olsa da önümüzdeki yıllarda ciddi sorun oluşturması mümkün.

Bence yapay zeka çok iyi amaçlarla kullanılabilir ama her gelişmiş teknoloji gibi bunu kötü yönde kullanmaya çalışacak insanlar da olacaktır. Aslında bu tehlikenin çözümü de yine yapay zekada. Daha akıllı yapay zeka daha az akıllı olanı alt edecektir.

Sizce başka hangi yüksek teknolojiler önümüzdeki yıllarda bizi derinden etkileyecek?

Yapay zekanın etkili olacağı bir diğer gelişme robot öğretmenler olacak. Bunlar bizi çok iyi tanıyacak, ilgimiz olan konuları bilecek ve bir konuyu bize daha hızlı öğretmenin yöntemlerini keşfedecek.

Benim bir öngörüme göre 2030 yılında internet dünyasındaki en büyük şirket henüz adını duymadığımız bir eğitim şirketi olacak. Ben eğitim konusunun, internet dünyasının henüz çok da fazla çözemediği büyük fırsatlarından biri olduğunu düşünüyorum. Eğer her şey öngördüğüm gibi giderse bu şirket bir anda Facebook’tan, Google’dan, Apple’dan daha büyük bir şirket haline gelebilir.

Eğitim hepimizi derinden etkiler. Hepimizin düşünce şeklini, yeteneklerini geliştirmesi gerekiyor.

Peki eğitim demişken, yıkıcı dönüşümlerin yaşandığı bu çağda, değişime ayak uydurmak için insanların, özellikle de yeni neslin ne gibi niteliklere sahip olması lazım? Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var?

En önemlisi programlama, kodlama becerilerine sahip olmamız. Eğitim sistemine bunu adapte etmek için hangi başlıklardan vazgeçeceğiz, bunu tartışmamız lazım. Kodlama sahip olmamız gereken temel beceri alanlarımızdan biri olacak.

Bence ciddi bir sorun bugün hala üniversitelerde insanlara girişimci olmayı öğretemiyor oluşumuz. Herkesin kendi işini yönetmeyi öğrenmesi lazım. Kendini nasıl tanıtacaksın, doğru kararları nasıl alacaksın, finansal analizleri nasıl yapacaksın, neyi yapmak istediğini nasıl seçeceksin? Yeni nesillere bunların hepsini öğretmemiz lazım.

Ortaya yeni meslekler çıkacak mı? Şu an popüler olan mesleklerden kaybolacak olanlar olacak mı?

Kısa ve orta vadede, makineleşmenin ana etkisi meslekleri ortadan kaldırmak değil, onları yeniden tanımlamak. Ekonominin gerektirdiği yetenekler ve görevler değiştikçe, buna karşı olan tepkimiz telaşa kapılmak ve korumacılık olmamalıdır, eğitime stratejik yatırımlar yapılmalıdır.

ATM makineleri, banka çalışanlarının görevlerinin çoğunu değiştirdi, ama hepsini değil. Sonuç olarak ATM’ler banka çalışanlarının başka işleri daha verimli yapmasına olanak sağladı.

Gelecekte pek çok benzer meslek olacak ama iş yapma şekillerimiz farklı olacak. Mesela sürücüsüz kamyonlar, şoförleri işsiz bırakacak diyoruz ama kamyon sürücüsü sadece kamyon kullanmaz. Aynı zamanda yükün güvenliğini sağlar, yükün gideceği yerle ilgili koordinasyonu sağlar. Dolayısıyla kamyon şoförlüğü ortadan kalkınca yük belki 10 saat otonom araçla gideceği yere gidecek ama varış noktasında koordinasyonu sağlamak için yeni insanlara ihtiyaç olacak. Dolayısıyla her şeyi otonom hale getirmek daha uzun zaman alacak.

Makineleşme, spesifik bir meslek için gereken insan sayısını azaltsa da o işi nadiren yok eder.

Bu yazı ilk olarak cnnturk.com.tr’de yayımlanmıştır.

Pepsi Kör Tadım Testinin Sonucu Tüketici Davranışına Yansır Mı? 0

Herkese merhaba,

Pepsi 30.04.2016-03.07.2016 ve 07.04.2017-21.06.2017 tarihlerinde olmak üzere iki ayrı yılda Türkiye’nin 59 farklı şehrinde kör tadım testleri uyguladı. Test uygulaması, deneğin göremeyeceği bir ortamda iki farklı bardağa konan kolalardan hangisini beğendiğinin sorulması ile yapılıyordu. Pepsi, bu teste katılan 125.247 kişinin %59’unun Pepsi’yi tercih ettiğini geçtiğimiz aylarda yürüttüğü reklam kampanyası ile duyurdu.

Peki, bu çalışma ne kadar başarılı olmuş olabilir? Bunu anlamak için şu soruların cevaplanması gerektiğine inanıyorum:

1) Pepsi’nin hedefi olan Türkiye genel evreninde, 59 şehirden oluşan çalışma evreni genelleme yapmak için yeterli miydi?

2) Pepsi’nin potansiyel tüketici olarak gördüğü toplam tüketici sayısı ile 125.247 kişiden alınan sonuç, örneklem için yeterli mi? Bu kişilerin Türkiye genel evrenini temsil etme yeteneği var mı?

Soruların akademik ve biraz sıkıcı olduğunun farkındayım. Fakat, Pepsi’nin önemli bir çaba harcayarak yaptığı bu kampanyanın sonucunu anlayabilmek için bu sorulara cevap verilmesi gerekiyor. Şahsen, 59 şehre yayılan bir araştırmanın önemli olduğuna inanıyorum. Bu çalışma için partnerle bir çalışma yürütüldüğünü düşünüyorum. Aynı zamanda iş gücü ve uygulama anlamında da büyük emek verildiği muhakkak. Ülke nüfusunun 80 milyona yaklaştığı günümüzde, 29 yaşın altındaki nüfusun ülke toplam nüfusuna oranı neredeyse %50 ve içecek sektöründeki markaların önemli satış potansiyelini oluşturan nüfus 15-29 yaş arası. Bu noktada 59 şehirde örneklemdeki kişi sayısı artırılabilirdi.

Sonucun tüketici davranışına yansıması ise başka bir boyut çünkü duygusal faktörler konuya dahil olacak. Tüketicilerin bir kısmı Coca-Cola ve Pepsi’nin tadını ayırabileceklerini iddia edebilir ve daha önceden tercih ettiği markayı tahmin ederek tercihini korumak isteyebilir. Bu testte tüketiciler, bardaklardan bir yudum aldıktan sonra hangisini beğendikleri soruldu. Ürün ilk yudumda beğenilse de tüm bardağın tüketiminde sonuç değişebilir mi? Pepsi’nin Coca-Cola’ya göre daha şekerli olduğu biliniyor. Şeker farkı, üründen ilk yudum alındıktan sonra tercihi ne kadar etkileyebilir? Bu yılın Mayıs ayında Serdar Altan’ın pazarlamasyon.com yazısında Pepsi’nin tadım testlerini kazanmasının nedeninin Coca-Cola’ya göre daha tatlı olması ve turunçgil tadı içermesi olarak açıklanmıştı. Son olarak, bu kampanyadan sonra başka markaları tercih eden tüketicilerden kaçı Pepsi satın almaya başladı? Bunun takibi ve tespiti yapılabilir mi emin değilim. Yazıyı ilginç ama belki de karşılaştığınız bir tespitle kapatmak istiyorum:

“Restoranda tercih etmediği kola markasını görünce istediği kolayı dışarıdan aldırtan bir Türkiye’de yaşıyoruz.”

Coca-Cola ve Pepsi rekabetinde iki markaya da başarılar.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link