Markanızın İletişim Stratejisini Nasıl Geliştirmelisiniz?

Ürün odaklı pazarlamadan müşteri odaklı pazarlamaya geçişle birlikte iletişim stratejileri de değişti. Sosyal medya pazarlamasındaki yükselişle de markalar direkt olarak tüketicilerle ürün geliştirmeye başladılar. Aslında temelde müşteriler ürünün ortak yaratıcıları oldu.  Bugün online içeriğin %80’i kullanıcılar tarafından oluşturuluyor ve içerikler müşteri gruplarından gelmeye hızlıca devam ediyor. Edecek de. Tam da bu noktada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Markamızın büyümesini, ağızdan ağıza dolaşmasını, ünlü olmasını sağlayacak müşterilerimize nasıl ulaşacağız? Müşterilerinizle marka iletişiminizi geliştirmenize yardımcı olacak işte birkaç samimi anahtar nokta:

  • İletişim kurmak:

Unutmayalım ki müşterilerle iletişimin tonu ve derecesi önemlidir. Onlar, sizin markanıza bir kişilik oturtur ve onu insanlaştırır. Bu yüzden bizde doğal konuşmalar içerisine markamızın girmesini sağlamalıyız. Marka stratejisinin bir kısmını eş zamanlı olarak Twitter’da müşterileriyle etkileşime geçerek eğlenceli bir konuşma içerisinde sürdüren Oreo bu konuda harika bir örnektir. Çünkü markalar, müşterilerle birebir konuşmaya başladığı zaman müşteriler kendilerini değerli hisseder ve böylece marka sadakatini de arttırmış olurlar.

  • Müşteri Kişiliği Oluşturmak:

İdeal ve geniş pazarlar oluşturabilmek için müşterilerinizin genel karakterlerini belirlemek son derece önemlidir.  Hedef alıcılarınızı belirleyebilmek içinde öncelikle araştırmaları organize ederek, yapılmış anket ve röportajlarla işe başlayabilirsiniz. Sonrasında bu araştırmaları organize edip şekillendirebilir, segmentasyon ve içerik haritası oluşturmak için hedef alıcılarınızın kişiliklerini kullanabilirsiniz.  İdeal müşterilerinizi gerçekten bildiğiniz zaman, daha ikna edici ve ilgi çekici içerikler oluşturulabilir.

Müşterilerinizi nerede yakalamanız gerektiğini gösteren tipik iyi örneklerden Walt Disney, nerede, ne zaman, kiminle konuşacağını gerçekten iyi bilen bir marka.  Facebook kullanıcıları arasında en yüksek yüzde yaşları 34-35 arasında olup, bu kullanıcıların çoğunu kadınlar oluşturuyor.  Aileleri için büyük bir olasılıkla tatil rezervasyonlarını ve planlarını yapanlar elbette ki anneler! Walt Disney bunu çok iyi bildiği içinde Facebook üzerindeki bütün çalışmalarını bu grup üzerine odaklıyor.

  • Şeffaf Olmak:

İletişimde şeffaflık ve açıklık büyük bir kazançtır. Bazı şirketler, samimi bir şekilde kendileri ile ilgili detayları paylaşarak dikkat çekmeyi başarmışlardır. Açıklık ve şeffaflıkla yazmak, müşterilerle güvenle iletişim kurmanın anahtarıdır. McDonald’s Kanada’da “Bizim yiyeceğimiz, Sizin sorularınız” dijital platformuyla müşterilerden zorlu sorular sormasını istedi. Karşılığında da açık ve anlaşılır cevaplar vereceğine söz verdi.  Bu açık, dürüst ve nazik bir yaklaşım olarak karşılanabilir.

  • Müşterilerin Oluşturduğu İçerikleri Kullanmak:

Markaların ürünlerini ve mesajlarını geliştirmek için müşterilerini odak almaları gerekir. Markanızın fanlarının paylaşımları, gördükleri, beğendikleri ve deneyimlerini önemsemek ve bunları içeriklere uyarlamak markanız için önemli bir fırsattır.  Starbucks, bu konuda her zaman fanlarıyla etkileşimde olan ve onların paylaştıkları fotoğrafları sosyal medyada kullanmasıyla dikkat çeken bir markadır. Sonuç olarak, Starbucks bu paylaşımlarla Facebook,  Instagram ve Pinterest sayfaları için harika görsel içerikler oluşturuyor, hem de sosyal medya erişimini arttırıyor.

Her zaman müşterilerle işbirliği içerisinde olmak, her açıdan markalara olumlu kazanç olarak geri dönecektir. Markaların en büyük, en organik pazarlamacılarının sadık ve mutlu müşteriler olduğu unutulmamalıdır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Snickers, 14 Şubat’ı Unutan Çiftlerin İmdadına Yetişti

Snickers

Bir klişe hâline gelse de gerçek şu ki sevginin, aşkın belli bir günü olamaz. Sevginizi her gün gösterebilir, âşık olduğunuz insanı mutlu etmek için her günü yeni bir sürpriz için değerlendirebilirsiniz. Yine de iki gün önce kutlanan Sevgililer Günü, bazı çiftler için tüketim çılgınlığı üzerine temellenmiş piyasa ekonomisinin bir dayatmasıyken, bazıları içinse sevgilisiyle özel ve baş başa zaman geçirmek için güzel bir fırsat olarak görüldü. Peki, ya 14 Şubat’ta gideceği mekân için rezervasyon yapmayı ya da günün kendisini unutanlar? Ünlü atıştırmalık markası Snickers, bu özel günkü planı için yer ayırmayı unutanların yardımına, Sevgililer Günü kamyonetiyle koştu.

Snickers’ın Sevgililer Günü’nü unutan sevgililerin imdadına yetişen kamyoneti.

Kamyonette ağırlanan çiftlere, Londra’nın en iyi şeflerinden birinin ellerinden çıkan ve üç çeşit yemekten oluşan menü servis edildi. Çalışma en çok da romantik bir atmosferde yemek yemek için rezervasyon yapmayı unutan veya bunun için çok geç kalan çiftler için güzel bir telafi oldu.

Snickers ve birlikte çalıştığı ajans AMV BBDO’nun ortaklaşa projesi olan çalışma, Sevgililer Günü kamyonetinin 14 Şubat’ta, Londra’daki Shoreditch High Street caddesine park etmesiyle başladı. Üzerinde “Bu gece için bir masaya ihtiyacınız var mı?” sorusu yazılı kamyonet, yoldan geçenlerin dikkatini çekti. Kamyonetin üzerindeki kartlara gözü ilişenler, bunların iki kişilik restoran rezervasyonu olduğunu fark etti.

Oublié, Sevgililer Günü için tam da istenen atmosferi yansıtan bir mekân olarak hazırlandı.

Kartlar, Oublié (Fransızcada “unutmak” anlamındaki sözcük) adlı, bu proje için dekore edilmiş geçici bir restorandaki Sevgililer Günü yemeğine davet ediyordu. Oublié, Sevgililer Günü boyunca hizmet verdi ve Londra’nın oldukça tanınan bir aşçısı tarafından yapılan üç çeşit yemekten oluşan ücretsiz menüsünün yanında, gürültüden uzak atmosferiyle de çiftler için mükemmel bir ortam sundu.

Snickers, kamyonetin diğer tarafına ise “Açken unutursun.” ifadesini taşıyarak hem geçen yılki Sevgililer Günü’nde 14 Şubat mesajlarının yazılı olduğu küçük kutlama kartlarından oluşan billboard reklamını hem de hepimizin bildiği o ünlü “Açken sen, sen değilsin.” mottosunu hatırlatmış oldu.

Üç çeşit yemekten oluşan menünün sunulduğu restoranda, yemekler usta bir şefin ellerinden çıktı.

Sevgililer Günü sizin için gerçekten bir tüketim çılgınlığı mı, yoksa sevdiklerimize sevgimizi farklı şekillerde ifade etmemize bir bahane mi bilemiyoruz. Fakat Snickers markasının güzel düşünülmüş, dikkat çeken ve işe yarar bir içgörüye dayanan bu çalışmasını, uygulanabilirlik ve tüketicileirn gönlüne girme açısından da oldukça başarılı bulduğumu söylemeliyim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama ve Teknoloji Dünyasında Şimdiye Dek Yapılmış En Kötü 6 Tahmin

Dönemin ünlü iş adamları ya da pazarlamacıları tarafından söylenmiş bazı sözler var ki söyleyenin ismi duyulduğu anda akıllara bu sözler geliyor. Ancak  iyi anlamda değil; kötü anlamda akıllara gelen sözlerden bahsediyorum.

1759 yılında reklamcılığın artık gelişme kat edemeyeceğini söyleyenden tutun da 1899 yılında icat edilebilecek her şeyin icat edildiğini söyleyene kadar birçok ünlü kişi tarihi yanılgıya düşmüş. Örneğin Microsoft Kurucusu Bill Gates 2004 yılında  “İki yıl sonra spam sorunu ortadan kalkacak.” demişti.

En son yapılan araştırmalar, dünya çapında gönderilen tüm e-postaların yaklaşık %92’sinin spam olduğunu ortaya koyuyor. Bill Gates’in tahminine göre günümüzden yakşalık 10 yıl  önce ortadan kalkmış olması gereken spam’lerin geldiği seviye gerçekten de korkunç.

Peki yanılgıya düşen diğer kişiler kimler? Pazarlamasyon olarak geleceği tahmin edemeyen iş adamları, pazarlamacılar ve reklamcıların sözlerini derledik. İşte tarihe kötü izler bırakan, nam-ı diğer “Epic Fail” sözler.

steve-ballmer-580

“There’s no chance that the iPhone is going to get any significant market share.”

Steve Balmer / USA Today, 2007

“iPhone’un pazardan pay kapabilmek için hiç bir şansı yok.”

ken-olsen

“There is no reason for any individual to have a computer in his home.”

Ken Olson / Digital Equipment Corporation (DEC) Kurucusu, 1977

“Bir bireyin evine bilgisayar alması için herhangi bir neden yok.”

johnson

“The trade of advertising is now so near perfection that it is not easy to propose any improvement. “

Dr. Samuel Johnson, 1759

“Reklamcılık piyasası artık mükemmelliğe öyle yakın ki herhangi bir gelişme sağlamak kolay değil.”

charles-h-duell-1

 “Everything that can be invented has been invented.”

Charles H. Duell / ABD Patent Enstitüsü Başkanı, 1899

“İcat edilebilecek her şey icat edildi.”

120919071727-ibm-ceos-tom-watson-sr-large-gallery-horizontal

“I think there is a world market for maybe five computers.”

Thomas Watson / IBM başkanı, 1943
“Tüm dünya çapında sadece 5 bilgisayarlık bir piyasa olacak.”

 

99n/36/huty/13510/16

 “Television won’t be able to hold on to any market it captures after the first six months.”

Darryl F. Zanuck / 20th Century Fox yöneticisi, 1946

“Televizyonlar altı ay içinde ortadan kalkacak. İnsanlar gece boyunca bir kutuya bakmaktan sıkılacaklardır.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link