Markaların Türkiye’deki “Mutluluk” Savaşı

20 Mart “Dünya mutluluk günü” olarak kutlanıyor. 20 Mart 2017’de açıklanan dünya mutluluk araştırmasına göre  en mutlu ülke olarak Norveç ilk sırayı alırken sırasıyla Danimarka, İzlanda, İsviçre onu takip ediyor. Dünyadaki en mutlu ülkeler arasında Türkiye ise 69. sırada geliyor.

Türkiye’nin durumunun pek parlak olmamasının avantajıyla mı bilemiyoruz, son birkaç senedir Türkiye’de markalar mutluluk savaşı içerisine girdiler. Gerek reklamları gerek sloganlarıyla mutluluğu temsil ettikleri anlayışını oluşturmaya çalışıyorlar. Bu anlayışı global markaların Türkiye’deki reklamlarında da yerel markaların reklamlarında da görebiliyoruz. Bu savaşa mutluluk savaşı demek yanlış olmayacak çünkü bahsedeceğimiz markalar mutluluk konumlandırmasında ilk sırada olmak için oldukça çaba harcıyorlar.

Coca Cola 2009 yılının ilk yarısında ‘mutluluğa kapak aç’ isimli kampanyasını başlatmıştı. Daha sonra tüm dünyaya kırmızı kamyonlarıyla mutluluk dağıttığı reklamıyla oldukça ilgi gördü.

Coca-Cola’nın ülkemizde en doğru uyguladığı strateji değerlerimize ve duygularıma seslenmesi. Ramazan’larda bayramlarda da aynı stratejiyi kullanarak “bizden biri” imajını vermeye çalışıyor. Kırmızı kamyon kampanyasında da aynı durum söz konusu, yine aynı stratejiyle yerel insanı, ülkenin değerlerini, problemlerini paylaştı ve sahiplendi. Hal böyle olunca “Coca-Cola mutluluk taşıyorum diyorsa mutluluk taşıyordur, doğrudur” şeklinde algımıza işledi ve bu algı oyunu Coca-Cola’yı mutluluk savaşlarında güçlendiriyor.

Fakat Türkiye’de mutluluk konumlandırması yapmak isteyen yerel bir marka daha var. “Mutluluk denince akla hemen onun adı gelir” desek sanırım siz de hemen hatırlayacaksınız. Eti’den bahsediyoruz. Eti, 2013’ten beri cıngıllarıyla reklam filmlerinde, afişlerinde sorduğu “mutluluk denince akla ne gelir?” sorusuyla tüketicinin adeta aklına kazıdığı şarkıyla mutluluk denince akla kendi adını getiriyor.

Mutluluk stratejisinden önce Eti’nin çok uzun yıllardır “Bir bilmecem var” cümlesiyle yaptığı konumlandırma da son derece başarılı olmasına rağmen Eti yine de kendisini mutlulukla özdeşleştirmek istedi.

Eti’den sonra Ülker de “Mutluluk Her Yerde” sloganını kullanmaya başladı. Reklam cıngılıyla da kendisini benimsetti ve hatırlattı. Şu an yazıyı okuyanların çoğunun içinden şarkıyı söylediği duyuluyor sanki; “Mutluluk orada, mutluluk burada,  mutluluk her zaman her yerde var…”

Mutluluk stratejisi tutuyor belli ki. Bahsettiğimiz reklamlar ülkemizde çok ilgi gördü, beğenildi, akılda kaldı. Ancak asıl soru mutluluk denilince akla kimin adı geliyor? Böyle sorunca muhtemelen Eti gelecektir fakat Eti mutluluk iletişimini en iyi yapan marka mı?

Mutluluğu alıp markaya yapıştırmak, sahiplenmek elbet kolay değil ama bu markalar bu amaç uğruna epey çalışıyorlar. Mutluluk konumlandırmasından pes etmek istemiyorlar. Peki sizce bu savaşın kazananı kim olacak? Ya da belki soruyu şöyle sormak gerekir; Bu savaşın bir kazananı olacak mı?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

5 Coca-Cola Sloganı ile Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

İnsan davranışlarını harekete geçiren temel güdülerin ne olduğu, pek çok sosyal bilim tarafından incelenen bir konudur. Dolayısıyla pazarlama ve reklamcılığı da yakından ilgilendiren bu konu; ilk defa 1943 yılında insan psikolojisi akımının öncülerinden kabul edilen Abraham H. Maslow tarafından kategorize edilmiştir.

Maslow İhtiyaçlar Hiyerarşisi olarak bilinen piramide göre insan ihtiyaçları; aralarında hiyerarşi bulunan 5 basamaktan oluşur. Bunlar fizyolojik, güvenlik, sevgi/ait olma, değer ve kendini gerçekleştirme şeklindedir. Kurama göre kişi bu basamakları bir merdiven gibi aşağıdan yukarıya doğru sırayla tırmanır ve bulunduğu ihtiyaç düzeyinde tatmin olmadan diğerlerinin eksikliğini yaşamaz. Böylelikle kişi, zirve kabul edilen kendini gerçekleştirme noktasına ulaştığında doğallık, hakikatin kabulu, tatmin, başarı gibi duygular içerisindedir.

Peki 1892 yılında kurulan ve bugün dünyanın en büyük içecek şirketlerinden biri haline gelen Coca-Cola, marka konumlandırma ve reklam stratejilerinde bu teoriden faydalanmış olabilir mi? Gelin bunu kampanya sloganlarından örneklerle birlikte inceleyelim.

1- Fizyolojik İhtiyaçlar

coca-cola slogan1

Marka ilk sloganını ”Drink Coca-Cola” diyerek 1886 yılında oluşturdu ve günümüze kadar bunu yaratıcı ve insanların kolaylıkla benimseyebileceği pek çok kampanya izledi. 1904 yılında yayınlanan Delicious and Refreshing sloganı, içeceğin lezzetli ve ferahlatıcı olma özelliklerine dikkat çekerek tüketicinin fiziksel ihtiyaçlarına hitap ediyordu. Bu şekilde belki de tıpkı Maslow’un ilk basamağı gibi marka konumlandırmanın da ilk basamağı atılmış oldu.

2- Güvenlik İhtiyacı

coca-cola slogan2

1927 yılında lanse edilen Pure as Sunlight sloganlı kampanya, hem içeceğin her yerde bulunabileceğine hem de susuzluğu tamamen gidereceğine dair adeta taahhütte bulunuyordu. Ancak bunların yanında dikkat çekmek istediği en önemli nokta; daha önce benzerine rastlanmamış bu formülün güvenilir olduğuydu. Bunu ‘güneş ışığı gibi saf’ benzetmesiyle yaparak piramidin 2. basamağında bulunan, insanların güven duyma güdüsünü tatmin etme yoluna gitti.

3- Ait Olma ve Sevgi İhtiyacı

coca-cola slogan3

İhtiyaçlar teorisinin 3. basamağı olan ait olma ve sevgi ihtiyacı; başkalarıyla ilişki kurma, kabul edilme ve bir yere ait olma gibi duyguları içinde barındırır. 1937 yılında gündeme gelen America’s Favorite Moment slogan ve afişi bize tüm bu hisleri verir gibi. Ülke adının geçmesi ve Coca-Cola’nın ülkenin tercihi olduğuna dair vurgu, hedef kitlenin bu topluluğa ait olma ihtiyacına yöneliktir. Resimle ise sevgi ve paylaşım güdüleri desteklenmiş gözüküyor.

4- Değer İhtiyaçları

coca-cola slogan4

Coca-Cola’nın sloganları saymakla bitecek gibi değil ancak günümüze biraz daha yaklaşırsak 2006 yılında Türkiye’de ”Coca Cola Tadında Hayat” sloganı ve ”Mutluluk Fabrikası” reklam filmiyle başlayan The Coke Side of Life kampanyasını ele alalım. 4. basamağa yükseldiğimizde, insanların değer verme-görme ve saygı güdüsü ile karşılaşıyoruz. Afişleriyle insanların değer verdiği kavram ve aktivitelere değinirken, animasyon reklam filmi ile ise, tek bir kolayı bir kişiye ulaştırabilmek için her zorluğu göze alabileceğini, yani müşterilerine ne kadar değer verdiğini vurguluyor. Bu çalışma aynı zamanda 21. yüzyılın ilk dünya çapındaki reklam kampanyası olma özelliğine sahip. Dolayısıyla Coca-Cola kendine, tüm dünyadaki insanların değer güdüsünü karşılama amacı edinmiş olabilir.

5- Kendini Gerçekleştirme

Taste the Feeling 7

Görünüşe göre Coca-Cola güdülerimizi, ürünü ve markasıyla bağdaştırarak 4 ihtiyacımızı da başarılı bir şekilde karşıladı ve bizi zirve olan kendini gerçekleştirme evresine taşıdı. 2009-2015 yılları arasında sürdürdüğü, tüketiciyi mutlu etme mottosuyla değer basamağını pekiştiren kampanyası Open Happiness (Mutluluğa Kapak Aç) bir sonraki basamağa da geçiş niteliğindeydi. Bu son aşamaya hakim olan duygular kişisel tatmin, kişisel başarı, kişinin potansiyelini ortaya çıkarması şeklindedir. 2016’daki son kampanyası Taste the Feeling (Tadını Çıkar) reklamları ile, hedef kitlesinin hayat tarzını yansıtmasını ve hayatın tadını kendi isteği doğrultusunda çıkarmasını destekliyor. Yani kendisini gerçekleştirmesini…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bankaların Yarattığı Başarılı Reklam Karakterleri

Markalar, tüketicinin zihninde doğru yere konumlanabilmek ve bu konumu devamlı olarak muhafaza edebilmek için belli araçlar kullanırlar. Bu noktada en önemli araçları ise genellikle logo, slogan veya marka maskotları oluyor. Günümüz pazarlama dünyasına göz atmak gerekirse bu araçların içinden sıyrılan marka maskotu markaya kazandırdığı kimlik ve tüketicide yarattığı etki ile çok daha önemli bir konuma gelmiştir.

Başarılı bir marka maskotu yaratmanın anahtarı ise elbette ki markanın stratejileri ve hedefleri ile özdeşleşebilecek, tüketici tarafından kolayca ayırt edilebilecek sevilen bir maskot kimliği yaratmaktır. Tüketici, markanın kimliğini maskotun karakteri ile kolayca eşleştirilebilmelidir. Markanın değerleri, bulunduğu konum ve vermek istediği imaj ile çelişmemelidir. Doğru maskot çalışmasının getirdiği faydayı ilk maskot­lardan olan ve Planters Peanut firmasının 1917’de yarattığı Mr.Peanut (Bay Fıstık) maskotunu kullanması beş yıl içeri­sinde 1 milyon dolardan 7 milyon dolara çıkardığı cirosuyla yakından görebiliriz.

Türkiye’de ise incelediğimizde başarılı marka maskotları olarak; Turkcell’in Emocanlar’ını, Arçelik’in Çelik ve Çeliknaz’ını örnek verebiliriz. Globalde düşündüğümüzde ise Milka’nın Mor İneği’ni, Mc Donalds’ın Palyaço McDonald’sı, Michelin’in Bibendum’u örnek olarak gösterebiliriz.

Ve çocukluğumuzun maskotu “Vadaa”… Yapı Kredi World’ün marka maskotu olarak tam 16 yıldır hayatımızda. Bu da Vadaa’yı Türkiye’nin en iyi tanınan maskotu haline getirdi. Sanıyoruz ki Vadaa’nın başarısını gören diğer bankalar geç de olsa güzel bir başarı gerçekleştirmeyi hedefliyorlar.

Türkiye İş Bankası ve Cem Yılmaz

 

 

 

 

 

 

İş Bankası ve bir animasyon karakteri olarak Cem Yılmaz… Türkiye İş Bankası‘nın mobil bankacılık uygulaması İşCep için hazırlanan reklam filminde Cem Yılmaz izleyicinin karşısına alışılagelmedik bir tarzda çıkıyor.

Türkiye İş Bankası‘nın mobil bankacılık uygulaması İşCep için hazırlanan reklam film serisinde Cem Yılmaz izleyicinin karşısına alışılagelmedik bir tarzda, bir animasyon karakteri olarak çıkıyor. İş Bankası‘nın yeni reklam kampanyasında Cem Yılmaz’ı bir animasyon karakteri olarak akıllı telefonlar üzerine esprileriyle stand-up yaparken izliyoruz. Örneğin bir reklam filminde konu Siri’ye geliyor; Cem Yılmaz da sahnede Siri yardımı ile havale işlemini kolaylıkla gerçekleştiriyor. Seyirciler ile diyalogların da renk kattığı reklam filmlerinde karakteri Cem Yılmaz kendisi bizzat seslendiriyor.

Reklam filmleriyle fark ediyoruz ki Cem Yılmaz, bankanın mobil bankacılık uygulaması olan İşCep’i temsil ediyor. Sahnede İşCep’in hayatı kolaylaştıran taraflarını seyirciye güldüren kişiliğiyle anlatıyor. Hayatımızın dijitalleşmesi ile birlikte yaşadığımız komik olaylara da değinen Cem Yılmaz’ın bu animasyon hali İş bankası için başarılı bir marka maskotu kıvamında şimdilik bizlerde yerini almış gözüküyor.

Yapı Kredi Bankası ve Robot Gary ile Metin

Robot Gary, Silikon Vadisi’nden zekâ yüklemesi tamamlanmadan kaçan yapay zekâlı robot. Bir de Yapı Kredi teknolojisini hayatının her alanında kullanan Metin. İşte Ahmet Kural ve Murat Cemcir’in hayat verdiği bu karakterler, Yapı Kredi’nin “Hizmette Sınır Yoktur” anlayışını dijital çağa taşıyan yeni iletişim konseptinin yüzleri.

Güldüren diyalogları ile karşımıza çıkan ikili, ilk reklamında tanıttıkları Yapı Kredi’nin “Göz-ID” uygulaması ile hayatımızda yavaş yavaş yer edinmeye başladı diyebiliriz. Robot Gary’nin maceraları ile eğlenceli diyalogları, günlük olarak bizlerin de dijitalle yaşadığımız zorluklara bulduğu çözümler ile hayatımızın bir parçası haline geldi.

EnPara.com ve Kıllanan Adam

Finansbank tarafından Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen ve temel bankacılık hizmetlerini, fiziksel şubeleri kullanmaksızın sadece dijital kanallar üzerinden sunan dijital bankacılık hizmeti Enpara.com’un kuruluşunun ikinci yılıyla birlikte görmeye başladığımız “Kıllanan Adam” karakteri Enpara.com’da hesap işletim, EFT ve havale ücretlerinin alınmaması, Çözüm Merkezi’nde müşteri temsilcisine 30 saniye içinde bağlanılması, her miktar paraya her zaman yüksek faiz verilmesi eğlenceli bir dille anlatılıyor.

Garanti Bankası ve Ugi 

Garanti Bankası, yeni iletişim platformunu hayata geçirmesi ile birlikte hayatlarımızda yer edinmeye başlayan Garanti’nin DNA’sında olan teknolojiyi yansıtan Ugi, hayatın içine karışarak insanlara kulak kabartıyor, finansal konularda kendini yalnız hissedenlere Garanti’nin çözümlerini hatırlatıyor, önerileriyle hayatlarını kolaylaştırıyor.

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link