Markaların Hayatı Arketiple Daha Kolay

Zayıf kişilikli insanların kalabalık içinde kaybolması, silik durması ve hayatı etkisiz eleman gibi yaşaması kaçınılmazdır. Akılda kalmazlar, iz bırakmazlar ve gün gelir unutulur giderler. İşte marka kişiliği de böyle bir şey. Bir markanın çevresiyle olan iletişimine yön veren çok önemli bir araçtır “kişilik”. İletişimin önemli bir unsurudur, kılavuzudur.

Markalar kendilerini kişilikleriyle anlatır ve tanıtır. Kişiliğiyle ayrışan bir marka kendini rahat ifade ederek rakiplerinden ayrışır. Marka kişiliği bir arketipe dayandığında ise daha kolay fark edilir ve zihinlerde kalıcı bir yer edinir. Arketip karakteristik özelliklerin sembolik anlatımdır, farklı ruh hallerinin gruplandırılarak evrensel tanımlamasıdır. Güçlü kişilik kalıplarını temsil eden arketipler herkesin kolayca anlayabileceği, bilinç altımızda yaşayan ortak imgelerdir.

Örneğin biz nerede “sevgisi için mücadele eden aşık” ya da “kurallara karşı çıkan bir asi” görsek tanırız. İşte bu tanışıklığı kolaylaştıran araçtır arketip. Markalara baktığımızda ise; Harley Davidson asi, Magnum aşık arketiplerini kullanarak bizim içimizdeki asiyi ve aşığı temsil ederler. Arketipler, doğru iletişim için sihirli bir güçtür adeta. Markalar istedikleri özellikleri bizim zihnimizde kendileriyle eşleştirirler ve bunu da arketipler sayesinde başarırlar.

Markayı bir arketiple anlatmak markanın iletişiminde kolaylığın yanı sıra, inanılmaz bir tutarlılık da sağlar. Zaten bilinen bir dille yaklaştığı için, tüketiciye doğrudan ulaşır. Örneğin; Dove nasıl bir reklam kampanyası yaparsa yapsın “masum” karakterlidir.

Magnum bütün iletişim çalışmalarında bir aşığı anlatır. Virgin, Nike , Johny Walker kahramanlığı vurgular.

İnsanlarda olduğu gibi bir markanın da birden fazla karakteri olabilir. Örneğin Apple asidir ve Havva‘yı cennetten kovduran “ısırılmış elma” logosu bize bunu anlatır.  Ancak bu marka ürün ve hizmetleriyle aynı zamanda yaratıcıdır.

Markalar, zaman zaman iletişim dillerini yenileyerek değişik anlatım biçimleri geliştirir. Bu gibi süreçlerde arketipler markaların özünü korur; çünkü arketiplerin anlamı eskimez ve her zaman evrenseldir. Bu da markaların arketipe sahip olmasının başka bir gerekçesidir. Yaklaşık 15 yıl önce,  C. Pearson ve M. Mark, sayısı yetmiş olan arketipleri on iki ana arketipe indirgeyerek basit bir gruplama yaptılar. Buna göre:

Yaratıcı (Creator): Hayal gücüne inanır, müşterilerin kendilerini ifade etmelerini destekler. (Doritos, Lego)

Bilge (Sage): Bilgi ve ustalığı savunur, müşterilerini düşünmeye ve öğrenmeye yönlendirir. (Discovery Channel, İş Bankası)

Yardımsever (Caregiver): Sahip olduğu gücü müşterilerine kullandırır, onlara güç verir, yol gösterir. (OMO)

Hükümdar (Ruler): Güç, prestij ve yüksek statüyü temsil eder. (Turkcell, THY)

Masum (Innocent): Masumiyet, iyilik ve saflığı temsil eder, karmaşık sorunlara yalın ve etkili çözüm üretir. (Dove)

Kaşif (Explorer): Sürekli yeni yollar keşfeder, müşterilerini özgürleştiren çözümler üretir.  (Harley Davidson, Hazırkart)

Sihirbaz (Magician): Mucizevi sonuçlar üretir , sağladığı imkanla müşterilerine  “dönüşümü” vaat eder. (Loreal, Axe)

Kahraman (Hero): Öncülüğü temsil eder, müşterilerinin kendi sınırlarını zorlayacakları çözümler üretir. (BMW, Backup)

Sıradan insan (Ordinaryman): Sessiz çoğunluğa hitap eder ve müşterilerine ait olma duygusu yaşatır. (Ülker, Selpak)

Aşık (Lover): Romantizmi, aşkı, tutkuyu, güzelliği, estetiği temsil eder. (Magnum, Alfa Romeo)

Palyaço (Jester): Neşeli, şakacı özelliklere sahiptir, insanlara hoş ve güzel vakit geçirmeyi vaat eder. (Disney)

Asi (Outlaw): Baş kaldırır, düzeni değiştirir, kurallara meydan okur. (Diesel)

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

1 Comment

  1. Apple’ın ısırılmış elmasının anlamını gözden geçiriniz. Burada yer verdiğiniz yorum doğru değil.

Bir Cevap Yazın

Markalar, Lokasyon Verisini Kullanarak Nasıl Daha İyi Kullanıcı Deneyimi Sunabilir?

  • Birçoğumuz servisler ve uygulamalarla kişisel bilgilerimizi paylaşma konusunda rahat hissetmesek de, bu servislerden ya da uygulamalardan faydalanabilmek için kişisel bilgilerimize erişim izni veriyoruz.
  • Bazı markalar ise bu kişisel bilgileri müşterilerine daha iyi bir deneyim sunmak için kullanarak insanların bu konudaki endişelerini azaltmaya çalışıyorlar.
  • PSFK’in belirttiğine göre, veri paylaşımı karşılığında kullanıcılarına ek hizmetler ya da ürünler sunan markalardan üçü Nike, KLM ve United Airlines.
  • İlgili yazı; Kullanıcı Deneyimi (UX) Türkiye Pazar Araştırması Tamamlandı

Son dönemde birçok insan, kullandığı hizmetler ve uygulamalarla bilgilerini paylaşma konusunda rahat hissetmiyor. Facebook‘ta yaşanan Cambridge Analytica skandalı da aslında bu insanların bu konuda rahat hissetmemekte ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösterdi.

Ancak bütün bunlara rağmen, kullandığımız internet tabanlı servislerin ve uygulamaların birçoğunu kullanmadan önce çeşitli bilgilerimize erişim izni isteniyor ve biz de o servisi ya da uygulamayı kullanabilmek için bu izni paşa paşa veriyoruz. Yine de bazı markalar, katma değerli teklifler oluşturmak ve genel deyimlerini geliştirmek için bu verileri kullanarak insanların bu konudaki tereddütlerini azaltmaya çalışıyorlar. PSFK, buradan yola çıkarak sürekli veri paylaşımı karşılığında tüketicilere ek hizmetler ya da ürünler sunan üç markayı sıraladı.

Nike

Spor giyim markası, NikePlus üyeleri için Nike Unlocks adını verdiği bir deneyim meydana getirmek amacıyla ticaret odaklı Nike uygulamasıyla birlikte, Nike Run Club ve Nike Training Club uygulamalarını sunuyor. NikePlus üyeleri, Nike Run Club ve Nike Training Club uygulamalarındaki yeni bir koşu kilometre taşına erişmek ve yeni bir antrenman programını tamamlamak gibi çeşitli hedefleri tamamlayarak Apple Music, Headspace meditasyon uygulaması ve ClassPass stüdyo fitness üyelik programından teklifler alıyorlar.

KLM

Hollanda merkezli hava yolu şirketi KLM, gezginlere Amsterdam’da dolaşmak için püf noktaları sunan bir GPS ile donatılmış sesli bir bagaj etiketi olan KLM Care Tag‘i geliştirdi. Bu sesli bagaj etiketi, GPS koordinatlarını kullanarak belirli bir lokasyonda otomatik olarak sesli ipuçları sağlıyor. KLM Care Tag ayrıca kullanıcılara bisikletlerini kilitlemelerini hatırlatmak ya da yoğun kavşaklardaki trafik uyarıları gibi kullanıcı dostu güvenlik hatırlatmaları da sağlıyor.

United Airlines

ABD merkezli hava yolu şirketi United Airlines, uygulaması içerisinde mobil çanta takibini başlattı. Bu mobil çanta takibi özelliği, geri bildirimleri dinleyerek ve uygulamanın başlatılmasını takip ederek müşterilere tatmin edici bir deneyim sunmayı ve de benzer uygulamalardaki geçmiş başlangıçlardan bir şeyler öğrenmeyi hedefliyor. Hava yolu şirketi, daha kullanıcı dostu ve çekici olması gereken özellikleri belirliyor ve nelerin işe yaradığını ve nelerin iyileştirilmesi gerektiğini anlamak için bu özelliklerin başlangıcını sürekli olarak takip ediyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

E-Ticaret Savaşları: Amazon vs Alibaba

  • Global e-ticaret sektöründe Amazon ve Alibaba kıyasıya bir rekabet içerisinde.
  • Amazon ABD’deki perakende pazarının sadece %3’ünü elinde bulundururken Alibaba ise Çin’deki perakende pazarının %11,18’ine hakim.
  • Alibaba Çin’deki bütün online alışverişin %80’ini elinde tutuyor. Ancak Çin’in 1 milyar 371 milyonluk nüfusunun sadece %53’ünün internet kullanıcısı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak, Alibaba’nın kendi ülkesinde hala büyük bir büyüme potansiyeli barındırdığını söyleyebiliriz.
  • Amazon ve Alibaba’nın toplam piyasa değerleri Mart 2018 itibarıyla 1,1 trilyon doların üzerindeydi.
  • CB Insights’a göre, iki dev şirketin rekabetinde yeni girdikleri Hindistan, Avustralya ve Singapur pazarları çok büyük önem taşıyor.
  • İlgili Yazı: Kola Savaşları: Coca-Cola vs Pepsi

E-ticaret sektörü söz konusu olduğunda, global anlamda iki markanın ön plana çıktığını görüyoruz: Amazon ve Alibaba. Bu arada her ne kadar genel olarak Alibaba Çin’in en büyük e-ticaret şirketi olarak görülse de, JD isimli firmanın da azımsanmayacak büyüklükte olduğunu ve bazı kaynaklar tarafından Alibaba’dan daha büyük bir firma olarak gösterildiğini belirtelim. Ancak global pazardaki rekabete baktığımızda, Amazon ve Alibaba arasındaki rekabet genel anlamda daha çok dikkat çekiyor. Peki, bu rekabetteki son durum nedir?

Ecommerce-platforms.com tarafından hazırlanan ve 2017 yılının sonunda paylaşılan infografik iki şirket arasındaki rekabete ışık tutan önemli bilgiler barındırıyor. İnfografiğe göre 2013 yılında, Alibaba’nın internet sitesindeki satışlardan elde ettiği gelir 240 milyar dolardı ve bu rakam Amazon’un satış gelirlerini ikiye, eBay’in satış gelirlerini ise üçe katlıyordu. Ancak aradan geçen süre zarfında Amazon’un yaptığı atılımlarla hızlı bir şekilde büyümesi aradaki bu büyük farkın kapanmasını sağladı.

Bununla birlikte infografikteki verilere göre, o dönem için Amazon’un piyasa diğeri 427 milyar dolar iken Alibaba’nın piyasa değeri ise 264,9 milyar dolardı. İki şirketin toplam çalışan sayılarına baktığımızda, burada da Amazon’un ciddi bir üstünlüğü olduğu göze çarpıyor. Zira Amazon’un toplam çalışan sayısı, Alibaba’nın toplam çalışan sayısının neredeyse 7 katı. Tam bir rakam vermek gerekirse, Amazon’un toplamda 341.400, Alibaba’nın ise 50.092 çalışanı bulunuyor.

Alibaba’nın 2012 – 2017 Yılları Arasındaki Tam Zamanlı Çalışan Sayısı

Bunların yanı sıra iki e-ticaret devinin faaliyet gösterdikleri ülkelerin sayısı da bir başka dikkat çekici bilgi. Belirtilene göre, Amazon dünya çapında 100’den fazla ülkeye teslimat yapıyor. Buna karşılık Alibaba’nın ise 200’den fazla ülkede tedarikçileri ve müşterileri bulunuyor.

Alibaba, Çin’de Hala Yüksek Bir Büyüme Potansiyeline Sahip

İki e-ticaret şirketinin arasındaki rekabete göz atarken ana vatanlarındaki performanslarına bakmamak olmaz. Amazon ABD’deki perakende pazarının sadece %3’ünü elinde bulundururken Alibaba’nın ise Çin’deki perakende pazarının %11,18’ine sahip olması dikkat çekiyor. Bununla birlikte Amazon, 2016 yılı içerisinde ABD’deki online satış artışının %53’ünü tek başına üstlendi. Ayrıca Amazon, 2016 yılı içerisinde Amerikanlar’ın online olarak harcadığı her bir doların 53 cent’ini kendi kasasına koydu.

Amazon ile ilgili bir başka önemli bilgi ise şirketin büyüme hızıyla ilgili. İnfografikte yer alan bilgiye göre, Amazon’un online satış hacmindeki büyüme, en büyük 8 perakende şirketinin online satış artışının birleşiminden 10 kat daha fazlaydı. Bunun yanı sıra Amazon, en büyük 8 perakende şirketinin toplamda gerçekleştirdiği online satıştan 6 kat daha fazla online satış gerçekleştirdi.

İki dev şirketin internet sitelerinin trafikleri söz konusu olduğunda burada da Amazon’un büyük bir üstünlüğü bulunuyor. Amazon’un aylık 2,2 milyar ziyaretçi sayısına karşılık, Alibaba’nın aylık 867,7 milyon ziyaretçisi bulunuyor. Aktif müşteri sayısında ise Alibaba’nın Amazon’a karşı bir üstünlüğü bulunuyor. Amazon’da 310 milyon müşteri hesabı bulunurken Alibaba’nın ortalama olarak aylık 493 milyon kullanıcısı bulunuyor ve bunların 443 milyonu bir satın alma gerçekleştiriyor.

Hem Amazon hem Alibaba’nın kendi ödeme sistemleri bulunuyor. Amazon’un ödeme sistemi “Amazon Pay” olarak isimlendirirken Alibaba’nın ödeme sisteminin ismi ise “Alipay“. Ancak bu alanda Alibaba’nın sahip olduğu kullanıcı sayısı, Amazon’un sahip olduğu kullanıcı sayısının yaklaşık olarak 12 katı. Amazon Pay’in toplamda 33 milyon kullanıcısı bulunurken Alipay’in ise toplamda 400 milyon kullanıcısı mevcut. Zaten Alipay sahip olduğu bu kullanıcı sayısıyla Çin’deki bir numaralı ödeme hizmeti konumunda.

Son olarak Amazon, ABD’de ilk kez online harcama yapan bütün tüketicileri kendi müşterisi yaparken Alibaba ise Çin’deki bütün online alışverişin %80’ini elinde tutuyor. Ancak Çin’in 1 milyar 371 milyonluk nüfusunun sadece %53’ünün -ki bu da yaklaşık olarak 731 milyona tekabül ediyor- internet kullanıcısı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak, Alibaba’nın kendi ülkesinde hala büyük bir büyüme potansiyeli barındırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Amazon için ise benzer bir durumdan bahsetmek zor. Zira 321 milyonluk ABD nüfusunun 286 milyonu halihazırda internet kullanıcısı. Tabii ki Amazon da kendi ülkesi içerisinde hala bir büyüme potansiyeline sahip, ancak bu büyüme potansiyelinin Alibaba’nınkine kıyasla oldukça düşük olduğu kesin.

Amazon ve Alibaba’nın Yeni Savaş Alanları: Hindistan, Avusturalya ve Singapur

Özel şirketlere dair önemli verileri derleyen analiz platformu CB Insights’ın belirttiğine göre, dünyanın en büyük e-ticaret şirketleri olan Amazon ve Alibaba, Mart 2018 itibarıyla birlikte 1,1 trilyon doların üzerinde bir piyasa değerine sahipti. CB Insights’a göre, iki dev şirketin rekabetinde üç pazar çok büyük önem taşıyor: Hindistan, Avustralya ve Singapur.

Şu anda Kuzey Amerika ve Avrupa’yı hakimiyeti altında bulunduran Amazon, Hindistan pazarına agresif bir şekilde girmesinin yanı sıra, Avustralya ve Singapur’da da önemli hamleler yapıyor. Çin pazarını kontrol eden Alibaba ise Güneydoğu Asya’da stratejik ortaklık ağı oluşturdu ve çeşitli yatırımlar yaptı. Ancak daha da önemlisi Alibaba da aynı Amazon gibi Hindistan pazarında büyük oynuyor ve Avustralya’ya giriş yapıyor.

CB Insights’ın belirttiğine göre, e-ticaret devleri şu üç önemli trendden yararlanıyorlar:

  • Global finansal sistemler, dijital ve mobile doğru ilerliyor.
  • Küresel servet büyüyor.
  • İnternet penetrasyonu artıyor.

İki şirket, bu yeni fırsatlara farklı stratejilerle yaklaştılar. Genel olarak Amazon satın alma gerçekleştirirken Alibaba ise yatırım yapıyor. ABD ve Çin’in dışında, Alibaba, Amazon’dan iki kat fazla şirkette azınlık hissesine sahipken Amazon ise Alibaba’dan 5 kat daha fazla şirket satın aldı.

Amazon ve Alibaba’nın ABD ve Çin Dışında Yaptığı Azınlık Yatırımlarının Yıllara Göre Dağılımı
Amazon ve Alibaba’nın ABD ve Çin Dışında Satın Aldığı Şirketlerin Yıllara Göre Dağılımı

Şirketler farklı stratejiler izleseler de, ikisi de hakimiyetlerini dünya çapında daha geniş bir alana yayma derdinde. Amazon düşük fiyat, geniş ürün yelpazesi ve hızlı teslimat modelini dünyanın geri kalanına getirmek için yaklaşık olarak önümüzdeki on yıllık süre boyunca milyarlarca dolar harcayacak. Diğer tarafta Alibaba ise dünya çapındaki lojistik ağını genişletiyor ve dünyada e-ticaret pazarlarını birleştirmek için yan kuruluşları bir araya getiriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link