Markaların Black Friday ve Cyber Monday Çılgınlığı Başlıyor! 0

“Kış geliyor!”  diyerek, yazıya HBO’nun sevilen dizisi Game of Thrones’un neredeyse slogan haline gelen söylemi ile başlayalım. Peki, kışın gelmesi markalar için ne ifade ediyor? Aslında özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri pazarında bizden çok daha büyük anlam ifade ettiği yadsınamaz bir gerçeklik. Markalar, pazarlama stratejilerini her ne kadar glokalize etmeye  çalışsalar da bazı noktalarda küresel uygulamalar tüm dünyada etki uyandıracak kadar güçlü hale gelebiliyor. Tıpkı “Black Friday” ve “Cyber Monday” promosyonlarının yalnızca tatil sezonu yaklaşan Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde  yerleşik bir kültür olmaktan çıkıp, tüm dünyada uygulanır hale gelmesi gibi.

Peki, “Black Friday” ve “Cyber Monday” kavramları neyi ifade ediyor? Aslında Türkçe’ye “Kara Cuma” olarak çevirdiğimiz Black Friday ,şükran gününün ertesi günü gerçekleştirilen ve insanların alışveriş yapmak için sabırsızlıkla bekleyip çoğu zaman mağazalarda yığınlar oluşturduğu bir indirim günü. Black Friday, perakendecilere yılın son çeyreğinde yeni müşteriler edinme imkânı  yaratırken aynı zamanda mevcut müşterilerin marka bağlılığını artırarak satış hacimlerini yükseltme fırsatı yaratıyor. Black Friday’i kaçırırsanız da üzülmeyin, Cyber Monday (Siber Pazartesi);  indirimin gerçekleştiği Cuma gününü takip eden Pazartesi indirimi kaçıranlar için yapılıyor.

E-ticaret Yükselişte

Amerika Birleşik Devletleri’nde 2015 yılında online ortamda gerçekleşen Black Friday gelirlerinin bir önceki yıla göre %16.2 artması sonucunda, bu yılki Black Friday online satışlarının daha da yükseleceği öngörülüyor. Bu doğrultuda markalar, fiziki satışlardan çok online satışlara yönelik pazarlama stratejilerini geliştirme eğilimindeler.

Müşterilerin kış gününde, mağaza önünde sıralar oluşturmak yerine ev ya da işyerlerinden alışveriş keyfi yaşamak istemesi, e-ticaretin öneminin her geçen gün artmasına neden oluyor. Bu yüzden markaların fiziki mağazalar için sundukları fırsatları dijital ortamlara da taşımaları, teslimat ve iade özelliklerinin ücretsiz olması gibi uygulamalara dikkat etmeleri gerekiyor.

 

black-friday-gift-box_1017-1142

E-posta Pazarlamanın Gücü

Markaların dijital ortamda müşterilere ulaşarak Black Friday ve Cyber Monday promosyonlarını duyurmalarının en etkili yöntemlerinden biri ise e-posta pazarlama. Movable Ink raporuna göre; 2015 yılında kullanıcılar, Black Friday e-postalarının %76’sını Cyber Monday e-postalarının ise %63’ünü açmış.

E-posta pazarlama hala müşterilerle iletişime geçmenin en etkili, doğru ve gerçek zamanlı kanallarından birisi. Markalar, Black Friday ve Cyber Monday için farklı pazarlama stratejileri geliştirerek, müşterilerin e-postaları okuma ve tıklanma oranlarını optimize etmeye çalışmalılar.

Mobilin Web Üstünlüğü

Movable Ink raporundaki diğer bir analize göre; e-postaların %63’ünün mobil ve tablet cihazlardan açılması, kullanıcıların Web yerine mobil uygulamaları tercih ettiğinin en önemli kanıtlarından biri.

Nitekim, StatCounter’ın ay başında gerçekleştirdiği basın toplantısında sunduğu üzere; tarihte ilk kez mobil ve tablet üzerinden internet kullanımının masaüstü kullanımını geçtiğini görmüştük. Bu analiz, markalar için mobil uygulamalara yönelik yatırımların yükselme trendinde olması yönünde bir vizyon oluşturmasının yanı sıra, pazarlama stratejilerinde mobil uygulamaların önem kazanması anlamına geliyor.

Müşterilerin Dikkatini Çekin

Gün içinde binlerce mesaja maruz kalan kullanıcıların dikkatini çekmek, markalar için her geçen gün zorlaşıyor. Bu doğrultuda Black Friday gibi promosyon günleri, markaların yeni müşteriler kazanması ve marka bilinirliği oluşturması için eşsiz fırsatlar yaratıyor. Bu yüzden işletmelerin, geleneksel yöntemler ile dijital araçlarının gücünü birleştiren ve destekleyen pazarlama stratejileri seçerek bütünleşik uygulamalar tercih etmeleri gerekiyor. Örneğin; dijital ortamda hazırlanan kataloglar, müşterilerin ürün özellikleri ve seçtikleri ürüne hangi mağazalarda erişebilecekleri konusunda alışveriş öncesi fikir geliştirmelerine katkı sağlıyor.

Sonuç olarak; Black Friday ve Cyber Monday’ in her yıl dünyanın her yerinde en çok alışveriş yapılan günler olması, özellikle perakendecilerin iştahını kabartıyor. Ancak markaların, Black Friday ve Cyber Monday gibi günleri kısa dönemde satış hacimleri üzerinden kârı artırmaya yönelik uygulamalar olarak görmenin ötesinde, uzun dönem müşteri sadakati yaratma potansiyelinin farkına vararak stratejilerini belirlemeleri ve mobil kanallardan gerçekleştirilen dijital araçların artan önemine uygun yöntemler tercih etmeleri önemli. Bu durumda sizce Black Friday ve Cyber Monday için müşteriler mi yoksa markalar mı daha sabırsız?

Tartışılır.

Bu yazı konuk yazarımız ‘Tuba Ulaştıran’ tarafından kaleme alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link