Markalar da Artık Facebook’tan Hikaye Yayınlayabilecek

Facebook uzun zamandır geliştirmeye ve kullanımını artırmaya çalıştığı Hikayeler özelliği için yeni bir adım daha attı. Daha öncesinde Facebook Hikayelerini Instagram’a entegre etmiş ve kullanıcıların iki platformda da hikayelerini paylaşabilmelerini sağlamıştı.

Facebook uzun zamandır üzerinde çalıştığı Hikayeler özelliğinden hala istediği verimi almış durumda değil. Kişisel hesap sahiplerinden istediği verimi alamayan Facebook şimdi ise bu özelliği markalara açarak onlar üzerinden bir etkileşim yaratmayı amaçlıyor. Markalar artık resmi Facebook sayfalarında hikaye paylaşabilecek ve bu hikayeler üzerinden takipçileriyle etkileşime girebilecek. Bu özellik daha önce Instagram üzerinde kullanılmış ve markalar için önemli bir duyuru mecrası haline gelmişti. Markalar hali hazırda etkinliklerini, kampanyalarını vb. Instagram Hikayeleri üzerinden sıklıkla paylaşır durumdalar.

Facebook’un bu yeni hamlesi Hikayeler özelliği konusunda ne kadar ısrarcı olduğunun kanıtı. Görünen o ki şirket bu özelliği öldürmemeye kararlı. Ancak bize göre insanlar tüm özelliklerin bir mecrada toplanması durumuna alışmış değil. İnsanların algısında Hikayeler özelliği Snapchat ve Instagram’a özel ve o mecrada kullanılınca daha etkileşimli. Facebook bunu kırmak için yüksek takipçili marka hesaplarına yatırım yapsa da bu konuda ne kadar başarılı olacağı hala bolca soru işaretleriyle dolu.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümü Mezunu.
Reklam Yazarlığı kariyerinden sonra, Pazarlamasyon’da içerik editörlüğü.

Bir Cevap Yazın

İnsanlara Acı Çektirerek Satışlarını Arttıran Marka

Bugün sizleri 1960’lı yılların sonunda yaşanan gerçek bir hikayeye götüreceğiz. Biliyorsunuz, çocukluk yıllarımızda herhangi bir yara aldığımızda eve gitmemek için her yolu denerdik. Çünkü evde bizi tentürdüyot ile bekleyen annelerimiz vardı. Bu durum çocuklar için düştüğünüzde çektiğiniz acıdan daha büyük bir eziyetti.

Pazarlamacılar, noktaları birbirine kolaylıkla bağlayabilen, akıllı insanlardır; Johnson&Johnson da yukarıdaki içgörüden yola çıkarak tüm ufak çaplı yaralara karşı kullanılan tentürdiyotun veya kolonyanın yakıcı etkisinden kurtarmak için bir antiseptik krem geliştirdi. Yani artık düştüğünüzde acı yok, mutluluk vardı. Bu mucizevi bir üründü, beklenenden çok daha fazlasıydı.

Johnson & Johnson şirketi muhteşem bir başarı yakalamıştı. Tahmin edilenden çok daha fazla satış yapıldı, ürünü satın alan herkes üründen çok memnun kaldı. Gerçekten hiç acı vermeden yaraları tedavi edebiliyordu. Krem satış rekorları kırdı.

Fakat bir süre sonra satışlar azaldı. İnsanlar ürünü ikinci kez almıyorlardı. Şirket bu tüketici davranışının sebebini anlayamadı. Herkes üründen memnun kalmıştı neden satışlar durmuştu?

Bunun üzerine Johnson & Johnson bir tüketici araştırması yapıp neler olup bittiğini anlamak istedi. Araştırmanın sonuçları ise çok ilginçti: “İnsanlar iyileşme sürecinde acı hissetmediklerinde gerçekten iyileştiklerine inanmıyordu.”

Bu sonucu elde eden Johnson & Johnson şirketi ürettikleri kreme bir miktar alkol ekleyip kremi o şekilde piyasaya sürdüler ve sonuç: Satışlar inanılmaz bir ivme ile yükseldi.

Tamamen pürüzsüz ürünler veya hizmetler bazen kusursuz olmaları nedeniyle kusurlu olabiliyor. Bu gibi durumlarda yapılan yavaşlatma ve kusur ekleme taktiği genelde başarıyla sonuçlanır.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Twitter, Video Izlenme Sayısı Gösterecek

Mikroblog kavramını hayatımıza sokarak, özellikle de haber yayılımında çığır açan dev sosyal ağ Twitter, video izlenme sayısı göstermeye başladı. Bu yeni özellik küçük bir değişim gibi görünse de, sosyal medya devinin kullanıcıları video paylaşmaya daha fazla teşvik etmek istediğini gösteren önemli bir gelişme olarak yorumlanıyor.

Twitter, paylaştığı video içeriğin geniş bir kitleye ulaştığını gören kullanıcıların motivasyonunun artacağını umuyor. Yeni özelliğe, video popülerliğini somut olarak görmek isteyen medya şirketleri ve yayıncılar da oldukça olumlu bakıyor. Madalyonun öbür yüzünde ise video izlenme sayısının iç açıcı olmadığı paylaşımlarda, özellikle de reklam verilen içeriklerde, paylaşımcının motivasyonunu düşürme ihtimali de mevcut.

Twitter video view count
Twitter’ın video izlenme sayısını gösterecek olması, markaların bugün de ulaştıkları bir bilgiyi yeni bir özellikmiş gibi göstermesi olarak yorumlanıyor.

Reklamverenler içinse değişen bir şey olmadığını söyleyebiliriz. Zira çoğu marka, kullandığı özel araçlar ya da aldıkları bazı hizmetler yoluyla, Twitter’da paylaştıkları videoların izlenme sayısını hâli hazırda öğrenebiliyor. Hatta Twitter’ın getirdiği bu özellik, kimilerince gösterişten başka bir şey olmayan ve “yeni” olarak tanıtılan bir özellikten başka bir şey değil.

Yeri gelmişken, Twitter’ın izlenme sayısı kıstaslarında Medya İzlenme Konseyi (Media Rating Council) standartlarına bağlı olduğunu da belirtelim. Bu standartlara göre, video süresinin yarısı ekrandayken iki saniyelik bir seyir bir izlenme olarak hesaplanıyor. Ayrıca Twitter video izlenme sayısının canlı yayınlarda ve platformun BuzzFeed ya da Bloomberg gibi medya ortaklarına ait özel yapımlarda kullanılamayacağı belirtiliyor.

Twitter video
Twitter, video izlenme sayısını göstererek kullanıcıları, video içerik paylaşmaya teşvik etmek istiyor.

YouTube ve Facebook başta olmak üzere pek çok platform zaten izlenme sayısını gösteriyor. Fakat bunlar ne kadarlık bir sürenin “izlenme” sayılacağını belirlerken kendi kriterlerini uyguluyor. Bu da çoğu zaman, organik olarak paylaşılan bir video ile ödeme yapılarak öne çıkarılmış bir video arasında izlenme sayısı farkına neden oluyor.

YouTube, video izlenme sayısının kötü niyetli kişilerce şişirilebileceğini öne sürerek, nasıl bir izleme eyleminin gerçekten “izleme” olarak kabul edileceğine dair bir kriter getirmeyi reddediyor. Facebook ise paylaşılan video izleyenlerin ekranında bir saniyeliğine oynatılsa bile bunu “izlenme” olarak kabul ediyor.

Kısacası, kulağa tuhaf gelse de, sosyal medya platformlarında paylaşılan video izlenme sayısı kavramının tam olarak ne olduğuna dair herhangi bir kıstas bulunmuyor. Twitter her ne kadar bunu yeni bir özellik olarak tanıtsa da pazarlama ekiplerinin kullandıkları yöntemlerle bu veriye eriştiği zaten bilindiğinden, bu yeniliğin heyecan yaratmadığı da bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Platformun tweet fırtınası gibi daha işlevsel yenilikler üzerine odaklanması gerekiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link