Marka Vaadinde ‘Neden’ ve ‘Çünkü’ İlişkisi

 

Neredeyse her yazıda bahsettiğimiz bir şey var; bir reklam kirliliği mevcut günümüzde, bir gün içinde isteyerek ya da istemeyerek yüzlerce reklama maruz kalıyoruz. Böyle bir durumda da markaların hayatta kalmaları için yapmaları gereken en önemli şey rakiplerinden farklı şeyler söylemek oluyor.

Markanın ağzından çıkan ilk söz sloganıdır. Bir markanın bize ne vadedeceğini sloganından anlarız. Bu noktada marka sloganlarının oluşturulmasında genellikle 2 unsur etkili oluyor. Birincisi fiziksel fayda… Yani o ürünü aldığımızda fiziksel olarak hangi ihtiyacımızı karşılayacak? Bizim karnımızı mı doyuracak, ağzımızda bir tat mı bırakacak, çamaşırlarımızı tertemiz mi yapacak, bizi bir yerden bir yere mi taşıyacak? Bunlar gibi soruların cevabı markanın bize kattığı fiziksel fayda ile ilgilidir.

‘Yağları da dize getirir dağları da’ diyen Fairy, yağlarla baş etmekte ne kadar güçlü bir marka olduğunu söylüyor. Yani direkt olarak ürünün bize sunduğu fiziksel faydadan bahsediyor. ‘İlk bilen siz olun’ diyen CNN Türk güncel haberleri ilk olarak kendisinin verdiğini iddia ediyor. Ürünün fiziksel faydasını anlatan marka sloganları içinde belki de en doğru söyleyeni Duracell; ’10 kata kadar daha uzun ömürlü’ diyor Duracell. Peki bu doğru mu? Kesinlikle doğru. Yani hem tüketiciyi hem de rakiplerini en önemli özelliğinden vuruyor. Tabi fiyatları da 10 kata kadar daha pahalı mı? Pahalı. Ama reklamda onu söyleyemeyiz tabi ki :) Bu alanda diğer bir güzel örnek ise BİM. ‘Toptan fiyatına perakende alışveriş’ diyor bize BİM. Baktığınız zaman bu vaat de oldukça doğru bir vaat. Tüm perakendeciler içinde neredeyse en ucuzu. Bir ürünü toptan fiyatına alıyormuşsunuz gibi alabiliyorsunuz.

İkinci unsur ise duygusal fayda… Ürünü kullandığımızda duygusal olarak bizde ne gibi değişimler yaratacak, bunun cevabını vermeye çalışır. İlk kategoriye göre daha iddialı sözler söyler. Tabi bu yüzden bu markaların iletişim çalışmalarını yürütmek de oldukça zordur. Markanın vadettiği şeyi her reklamda ya da halkla ilişkiler çalışmasında gerçekleştirmeye çalışırsınız. Şimdi bu markalardan örnekler verelim:

İlk kategoriye bir bulaşık deterjanı örneğiyle başlamıştık. Buna da bir çamaşır deterjanı örneğiyle başlayalım. Yıllardır çamaşır deterjanı denilince aklımıza gelen ilk marka aynıdır; Omo. Daha iyi temizler, tertemiz yapar, bembeyaz çamaşırlar gibi klişe sözler söylemiyor  Omo. Onun yerine ‘Kirlenmek güzeldir’ diyor. ‘Siz kirlemekten korkmayın, çocuğunuzun kıyafetleri batacak diye sokaklarda gönlünce oynamasına engel olmayın, temizliği bize bırakın’ diyor. Ve bu doğrultuda birçok iletişim çalışması gerçekleştiriyor:

 

Neden kirlenmek güzeldir sorusunun cevabını da burada bulabilirsiniz:

http://www.kirlenmekguzeldir.com/kirlenmek-guzeldir/neden-kirlenmek-guzeldir/

İkinci örnek Coca Cola’dan. ‘Hayatın Tadı’ diyerek sürekli mutluluk temalı iletişim çalışmaları yürüten Coca Cola vaadini en iyi uygulayan markalardan.

Son  yılların en çok konuşulan işlerinden olan, milyonlarca kişinin izlediği bir olaya geldi sıra: Felix Baumgartner’ın uzaydan dünyaya atlayışı. Red Bull bu özel olayı gerçekleştirmek için tam 5 yıldır hazırlandı ve 5 yılda 5 milyon dolar para harcadı bunun için. Sonucunda ne oldu peki? “Red Bull Felix’i kanatlandırdı.” Bu doğrultuda Red Bull’un birçok iletişim çalışması var. Özellikle bireysel sporlarda neredeyse kanatlandırmadığı sporcu kalmadı.

Bunlar gibi örnekler çoğaltılabilir. Bu noktada gelelim yazının başlığına; peki tüm bunların ‘neden’ ve ‘çünkü’ ile ne alakası var. Marka vaatlerine şu açıdan bakalım. ‘Felix neden uzaydan atlıyor? Çünkü Red Bull kanatlandırır.’ ‘Coca Cola neden sokaklarda mutluluk kamyonu dolaştırıyor. Çünkü Coca Cola hayatın tadı.’ ‘Omo neden Survivor Minik Kahramanlar Projesi yapıyor. Çünkü kirlenmek güzeldir.’ ‘Fairy neden hamsi tava şenliği gerçekleştiriyor. Çünkü yağları da dize getirir dağları da.’

Gördüğümüz gibi tüm bu markalar pazarlama iletişiminde kategorilerindeki lider olan markalar. Neden? Çünkü ‘çünkü’nün altını en iyi onlar dolduruyor da ondan.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Editörü

Bir Cevap Yazın

Amazon Tarihinin En Büyük Teslimatını Jurrasic World’e Yaptı

  • Aynı anda hem dünyanın en büyük teslimatlarından birisini yapıp, hem bir filmin gişesine mükemmel bir destekte bulunup hem de e-ticaret adına yapılabilecek neredeyse her şeyi yapabileceğinize müşterilerinizi ikna edersiniz?
  • Amazon’un geçen sene Jurassic World: Fallen Kingdom ile yaptığı işbirliğinden ilham alalım.
  • Benzeri yazılar için; 2018’in En Değerli Markası Amazon’un Başarısı Nereden Geliyor?

Her şey devasa bir kargo kutusuyla başladı aslında. Ancak dünyanın en değerli markası seçilen Amazon’un en büyük teslimatı sayılan Jurassic World: Fallen Kingdom’ın yankıları ise üzerinden bir sene geçmesine rağmen hala devam ediyor.

Bu devasa teslimat 29 Mayıs’ta Los Angeles’a ulaştırılırken tüm şehri gezmeyi, aralarda molalar verip halkın ilgisini çekmeyi de ihmal etmedi tabii. Gittiği her yerde yoğun bir ilgiyle karşılaşan ve sosyal mecralarda fazlaca paylaşılan bu kutunun mükemmel bir fısıltı pazarlaması olarak tabir edilen buzz marketing’e güzel bir örnek olduğunu söyleyebiliriz.

Üzerinde kocaman bir Jurassic Park logosu ile beraber Alexa, Jurassic World’e kutunun içinde ne olduğunu sor”  yazısı ve smile code olarak adlandırılan QR kod da bulunan kutunun üstündeki kodu Amazon mobil uygulamasından okutanlar bir mikro siteye yönlendirilerek minik bir video izleyip üzerine Jurassic Park filmine indirim kazandılar.

Los Angeles’ın ünlü alışveriş merkezlerinden The Grove LA’ya teslimatı yapılan devasa bir t-rex heykeline Fallen Kingdom oyuncuları Chris Pratt ve  Bryce Dallas Howard’ın eşlik etmesi ile mükemmel bir kampanya gerçekleştirilmiş oldu.

Amazon’dan Jeremi Gorman fikrin bulunuluşu ile ilgili amaçlarının hem müşterilerin hoşuna gidecek hem de Jurassic World Fallen Kingdom ile ilgili söylentiler yaratabilecek bir kampanya istediklerini bu nedenle de teslimat kutusunu gerçekten devasa hale getirdiklerini ifade ediyor.

Tabi kutu üstünde yer alan Smile Code ile hem fiziksel hem de dijital bir etkileşim yakalayan kampanya, sürecin her aşamasında her iki ekibinde mükemmel bir iletişim içinde olmaları sayesinde bu büyük başarıya ulaşmış.

Tabi Amazon’un kendisinin geliştirdiği sesli asistan Alexa’nın hem bu vaka da hem de daha iyi bir müşteri deneyimi yakalanabilecek her yerde kullanılabileceğini ifade eden Amazon’un reklam satışın başındaki Jeremi Gorman bu tarz işbirliklerinin de süreceğinin sinyalini veriyor.

Kaynak: Adweek

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Ekip Ruhu Geliştirmede Sıra Dışı Yöntemler Uygulayan 5 Ünlü Patron

Takım ruhu veya ekip ruhu dediğimiz kavram, aslında ne göründüğü kadar basit ne de karmaşık kurgular düşündürecek bir tanım. Çünkü ortak çalışma ve iş birliği kültüründen doğan ekip ruhu, çalışanlarınızı görev tanımlarına göre yan yana getirip “Haydi, şimdi şirketimiz için bir şeyler üretin.” demekle kotarılacak bir durum değil. Ekibinizin sadece fiziksel değil, anlayış olarak da ne kadar yan yana çalışabileceğini anlamanız ve bunu geliştirmeniz için onları mesai saatleri dışında da eğlenceli aktivitelerle bir araya getirmelisiniz.

Peki uluslararası bilinirliğe kavuşmuş, dünyanın başarılı şirketleri, aradıkları ekip ruhunu yakalamak için hangi yöntemleri seçiyor? Colonial Life’ın bu konu üzerine hazırladığı infografik, işte bu büyük markaların başındaki isimlerin, çalışanlarını birbirine daha çok kenetlemek için seçtiği sıra dışı etkinlikleri anlatıyor.

Muhtar Kent (Coca-Cola)

Örneğin içeceğin dev markası Coca Cola, bu noktada flash mobbing’in âni, alışılmadık ve farklı insanlar arasında etkileşim yaratan enerjik yapısına güveniyor. Düşünsenize! Belki de ekip ruhu ile dolu bir Coca Cola çalışanı olarak, İstiklal Caddesi’ndeki toplu bir yastık savaşında Muhtar Kent ile karşı karşıya gelirsiniz.

Coca-Cola Yönetim Kurulu Başkanı Muhtar Kent

Marissa Mayer (Yahoo)

İnternetin kıdemli oyuncularından Yahoo ise konuya yemek kamyonu yarışmasıyla giriyor. Yemek kamyonunu kendi zevkine göre dekore eden çalışanlardan hayali yemek şirketleri için bir logo ve isim bulmaları da isteniyor ve takım üyeleri yaptıkları yemeklerle bir adım öne çıkmak arkadaşlarıyla rakip oluyor. Ne o? Yoksa CEO Marissa Mayer’in yaptığı çorbayı beğenmediniz mi?

Yahoo CEO’su Marissa Mayer

Ryan Mack (Facebook)

Facebook Boston Lideri Ryan Mack ise çalışanların birbiriyle sosyal iletişimini güçlendirmek için yeri geliyor çalışanlarının Boston Limanı’nda yelken öğrenmelerini sağlıyor, yeri geliyor havalar ısınınca onları Fenway Park’ta bir yaz partisine davet ediyor. Farklı planları olan çalışanlara gelince, onlar boks antremanlarına gidiyor, o da kafalarına yatmazsa bowling oynamaya ya da kokteyl karışım atölyelerine gidiyor. Bir Facebook Boston çalışanı olarak bir gün Bay Zuckerberg ile yelken turuna çıksanız fena mı olurdu?

Facebook Boston Lideri Ryan Mack

Brent Smart (Saatchi&Saatchi)

Uluslararası yaratıcı ajans Saatchi&Saatchi‘nin CEO’su Brent Smart ise ekip ruhu yakalamada lezzetin birleştirici gücüne inanıyor. Her ay farklı departmanlardan 20 çalışanın katıldığı aile yemeklerinde, o güne dek aynı ajansta olmalarına rağmen tanışmamış ya da yakın iletişim kurmamış kişiler nefis yemekleri tadarken bir yandan da karaoke performaslarına katılarak şarkılara eşlik ediyorlar. Karaoke dedik diye, herhalde Bay Smart’ın Serdar Ortaç şarkısı söyleyeceğini düşünmüyorsunuz değil mi?

Saatchi&Saatchi CEO’su Brent Smart

Mark Josephson (Bit.ly)

O upuzun adresleri onlar olmasa nasıl kısaltacağımızı bir düşünün. Bit.ly çalışanlarının, bizi bu sorundan kurtarırlarkenki motivasyonu, katıldıkları kokteyl buluşmalarından geliyor. Şirketin CEO’su Mark Josephson’ın ev sahipliğini üstlendiği haftalık Cocktails&Dreams etkinliklerinde, bir çalışan barmen ya da barmeyd oluyor ve tüm ekip kokteyllerini onun elinden alıp yudumluyor. İşte gerçek ekip ruhu!

Bitly CEO’su Mark Josephson

İnfografikte, Uber, GlaxoSmithKlein (GSK) ve daha birçok farklı firmanın, ekip üyelerini birbirine yakınlaştıran birçok farklı etkinliği de bulunuyor. Umarız, ülkemizde nadiren görülen bu ilginç ekip deneyimleri bizde de yaygınlaşır ve iş yerlerimizde her gün daha yüksek motivasyonla çalışırız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link